00:00Bilindiği üzere on dört Mayıs iki bin yirmi üç seçimleri
00:03öncesinde Cumhurbaşkanı bir söz vermişti. Temmuz iki bin
00:07yirmi üçte en düşük emekli maaşının yirmi iki bin liraya
00:10yükseltileceğini ve memurlara yapılan artışın aynısının memur
00:14emeklilerde yapılacağını taahhüt etmişti. Bunun sözünü
00:17vermişti. Bununla ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanı'nın atmış
00:20olduğu tweet şu anda hala ortada duruyor. Fakat bu söz
00:23tutulmadı. Bu sözün tutulmaması üzerine HKP Danıştay'a dava
00:28açtı. Yani davanın konusu şuydu. Memurlarla memur
00:32emekliler arasında bir eşitsizlik yapıldığı anlamında
00:35bir dava açıldı. Danıştay meseleyi bir yıl beklettikten
00:39sonra bunun kendisinin bu konuda yetkili olmadığını ve
00:42Bölgedelen Mahkemesinin konuya bakması gerektiğini söyledi.
00:45Ama bir yıl bekledi. Bu kadar acil bir konuda memur emeklileri
00:48gasp eden haklarını almayı beklerken tabii Danıştay bir
00:52yıl beklemesini çok anlamak mümkün değil. Neyse bundan
00:55sonra konu dokuzuncu idare mahkemesine gitti. Dokuzuncu
00:58idare mahkemesi de bir süre sonra bir karar verdi. Karar da
01:02dedi ki bunun parti adına açılan davayla kişi adına
01:05açılan davanın ayrılması gerektiğini söyledi. Bunun
01:07üzerine HKP davaları birbirinden ayırarak tekrar dava açtı. Ve
01:12en sonunda dokuzuncu idare mahkemesi ehliyet yönüyle
01:15partinin açtığı davayı reddetti. Şimdi bir hukuk
01:19mücadelesi sürüyor. Iş bekletiliyor. Yani hukuki yönden
01:22aslında memur emeklilerin hakları gasp ediliyor. Bu iş
01:25işin birinci boyutu. Aslında işin daha önemli boyutu da şu.
01:28Bir siyasetçi ülkeyi yöneten birisi bir söz veriyor. Diyor
01:32ki memurlarla memur emeklileri arasında bir ayrım yapmayacağım
01:36diyor. Temmuz iki bin yirmi üçte bildiğim üzere memurlara
01:39sekiz bin yetmiş yedi lira seyahate zam yapılmıştı. Bu
01:42zammı memur emeklilere de verilmesi gerekiyordu. Bugün bu
01:45sekiz bin yetmiş yedi lira bugün tekabül ettiği rakam
01:47yaklaşık on altı bin yüz lira civarında yani memur
01:51emeklilerinin aslında verilen sözü tutulmuş olsaydı bugün
01:54maaşları on altı bin yüz lira daha fazla olacaktı. Veya
01:56tersinden okursak memur emeklilerin on altı bin yüz
01:59lira hakkı bu şekilde eee verilen sözün tutulmaması
02:02yönüyle ve mahkemelere müdahale edilmesi yönüyle aslında memur
02:06emeklilerin bu hakkı gasp edilmiş oldu. Şimdi bu yapılan
02:10işlem hukuken yanlıştır. Yani anayasanın eşitlik ilkesine
02:15aykırı bir eee aslında karar veriyor mahkemeler. Işin bir
02:18boyutu bu. Dediğimiz gibi ikinci boyutu da verilen
02:21sözlerin tutulmaması ve memur emeklilerinin mağdur edilmesidir.
Yorumlar