00:00Evet değerli basın mensupları iki bin yirmi dört yılının son
00:04basın toplantısında sizlerle beraberiz. Sizlerin
00:08karşısındayım. Iki bin yirmi dört yılını kısaca bir
00:12değerlendirmek istiyorum. Çok zor bir süreç geçirdik iki bin
00:17yirmi dört yılında. Türkiye her geçen gün daha da zorluğun ve
00:22yokluğun içine itildiği bir dönemde. Türk Dil Kurumu iki bin
00:28yirmi dört yılının kavramı olarak kalabalık, yalnızlık
00:32ifadesini seçmiş. Tabii biz de diyoruz ki AK Parti için iki
00:36bin dört yılının kavramı da bizce istikrarsızlık olmalı.
00:40Neden bunu söylüyoruz? Birazdan örnekleriyle bunu sizlere
00:44anlatmaya çalışacağım. Böyle diyoruz çünkü sözde istikrar
00:49sürsün, Türkiye büyüsün anlayışına, sloganına dayanan
00:53iktidar istikrarsızlığı bir politika haline getirmiş ve
00:58Türkiye'yi de yerinde tutmak için elinden geleni her şeyi
01:03yapar durumdadır. Her şeyde her alanda korkunç bir belirsizlik
01:09ve kaos beraberinde de istikrarsızlık var. Onun için
01:14biz bu kavramı AK Parti için uygun gördük. Iki bin yirmi
01:18dört yılı bir istikrarsızlık yılı oldu. Bütün bu
01:22istikrarsızlıkları hemen hemen her yerde gördüğümüz bir iki
01:27bin yirmi dört yılı yaşadık. Bakın kanun tekliflerinde de
01:31gördük bunu. Şöyle bir hatırlayacak olursak mesela bir
01:35etki ajanlığı yasası gelmişti. Konuşuldu. Tepkiler üzerine bu
01:40etki ajanlığı yasası geri çekildi. Muhalefet olarak
01:43kendimizi ifade edebildiğimiz anlatabildiğimiz işte etki
01:49ajanlığında görüldüğü gibi muvaffak olabildiğimiz maddeler
01:52olduğu kadar maalesef bütün mücadelelerimize rağmen mesela
01:56bir sokak hayvanları kanununda arzu ettiğimiz neticeyi
02:00almadık. Beraberinde kanun çıktı. Tabii hafıza çok çabuk
02:05kayboluyor Türkiye'de. Eee birçok haberi hem sosyal medyada hem
02:10kendi çevrelerimizde görüyoruz. Maalesef çıkan kanunla bu
02:14problemin çözülmeyeceğini bas bas bağırmamıza rağmen çözülmediği
02:18gibi bir sürü de hepimizin vicdanını sızlatan birçok kötü
02:24ve hayvanların katledildiği görüntülerle de
02:26karşılaşıyoruz. Gene bu süreç içerisinde bize göre
02:31istikrarsızlığın savrukluğun bir başka göstergesi olan
02:35Cumhurbaşkanı kararnameleriyle meclise gelen birçok kanun
02:39teklifinin anayasaya aykırılık üzerine gelen birçok kanun
02:43teklifinin mevcut olduğunu gördük. Daha geçtiğimiz gün
02:46meclise gelen otuz maddelik kanun teklifinin neredeyse
02:50yarına yarıya yakını Cumhurbaşkanlığı
02:53kararnameleriyle yayınlanmış olan ama anayasa tarafından
02:57anayasa mahkemesi tarafından bu kanunların meclisten çıkması
03:01gerekir gerekçesiyle meclise gelmiş kanunlardı. Öyle bir
03:05hale geldi ki Cumhurbaşkanı kararnameleri adeta bu tek adam
03:09rejimine destekleyecek, Cumhurbaşkanı'nın bir
03:13kararıyla alınacak, alınmış olan kararlar fiili olarak
03:17yürürlüğe giriyor. Ondan sonra da tabii o altı ay, yedi ay,
03:21bir yıl, belki daha da fazla süre yürürlükte olan bu
03:24kanunlar meclise geliyor ve meclis tarafından onaylanması
03:28isteniyor. Ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yetkisi adeta
03:33suistimal edilir hale gelmiş. Biz bu istikrarsızlığı
03:37özellikle ekonomi alanında çok yoğun olarak gördük, yaşadık.
03:42Bakın daha dün asgari ücretle ilgili bir açıklama yapıldı.
03:47Tabii bu açıklama hepimizi şok etti, hepimizi üzdü,
03:51hepimizi yoksullar ve açlık sınırında yaşayan insanlarımız
03:57adına adeta kahretti. Ve sürecin kendisi de zaten
04:02anlaşılabilir bir süreç değildi. Toplumsal katılım var
04:05mıydı? Yoktu. Sendikaların katılımı var mıydı? Yoktu ki
04:10zira Türkiş son toplantıya ııı katılmadı. Konuyla ilgili
04:14ciddi bir tepki gösterdi. Ve sonuç itibariyle bilim
04:18insanlarının da dahil olmadığı bu sürecin sonunda yirmi iki
04:21bin yüz dört liralık bir asgari ücret açıklandı. Bu asgari
04:25ücretle Türkiye şartlarında geçinebilmek mümkün değil. Tabii
04:31hiç kusura bakmasınlar, bazı işletmelerde bu ekonomik
04:36istikrarsızlığı fırsat bilip zam üstüne zam yapıyorlar. Onu
04:41da burada ayrıca vurgulamak gerekir. Tabii merakta hepimiz
04:46emekli zamlarını bekliyoruz. Asgari ücretle ilgili zam
04:49yapılırken elbette işin hem işveren tarafı var, hem emekçi
04:53tarafı var, birçok faktörü var. Iıı bütün sıkıntılarına rağmen
04:59bu faktörler düşünülmek durumunda ama emekli
05:01maaşlarında böyle bir durum yok. Emekli maaşlarında işin çok
05:05tarafı yok. Emekli maaşlarında işin sadece bir tarafı var.
05:09Yıllarca emek vermiş. Yıllarca bu ülke için koşturmuş. Torununa
05:15bir harçlık vermek isteyen emeklilerimizden başka ortada
05:18hiçbir ilgili taraf yok. Bakalım bununla ilgili nasıl
05:23bir karar alınacak? Bunu da merakla bekliyoruz. Ama asgari
05:27ücretle ilgili alınmış olan karar maalesef emeklilerle
05:30ilgili alınacak olan kararında adeta bir habercisi. Öyle bir
05:36cenderenin içine girmiş ki Türkiye enflasyonla mücadele
05:39kapsamında bir program uygulanıyor ve maalesef bu
05:45mücadelenin müsebbibi olan saray faiz sebep enflasyon
05:50sonuçtur gibi abuk bir teorinin peşinden giden yıllarca bunun
05:57peşinden giden ve bugünkü bu enkazı yara kıtanlar hiçbir
06:01şekilde bu faturayı bu bedeli ödemiyor. Faturayı bedeli
06:04ödeyenler de garibanlar, çalışanlar, emekliler biz buna
06:09yazıklar olsun diyoruz. Kabul edilemez buluyoruz. Ve emeklim
06:13ağaçlarıyla ilgili bari orada bir beklentileri karşılayacak
06:18adım atılsın, ümidimizi de muhafaza etmek istiyoruz. Bugün
06:23para piyasası kurulu faiz oranlarını açıklayacak. Tabii
06:27beklentiler hep şu yönde. Madem enflasyonla mücadele
06:30konusunda bütün bu ağırlığı emekçilerin çalışanların
06:34sırtına yüklüyorsunuz. Eee ve bunun sonucunda da enflasyonla
06:38mücadelede bir olumlu sonu çıkacağını umuyorsunuz. Herhalde
06:42para piyasası kurulu, bilmiyorum açıklama yapıldı mı?
06:45Henüz yapılmadı. Faiz oranlarıyla ilgili muhtemelen
06:48faizi aşağı çekecek bir adım atar. Eee zira bu program
06:54uygulanıyorsa beraberinde bütün bu uygulamaların, bütün bu
06:58standartların gelmesi de gerekir. Tabii bu istikrarsızlığın
07:02sebebi bu yanlış teorilerin akıl dışı, bilim dışı
07:06teorilerin peşinden gitmek olduğu kadar aynı zamanda biz
07:12istikrarsızlığın bir başka sebebi olarak da yapılan
07:16değişiklikleri görüyoruz. Şöyle bir bakın son dört yıla,
07:19beş yıla kaç tane Maliye Bakanı değiştirdik? Kaç tane Merkez
07:23Bankası Başkanı değiştirdik? Böyle bir ortamda bırakın bir
07:26ülkeyi herhangi bir şirkette bu kadar fazla yönetici
07:30değiştirdiğinizde o şirketin yıl sonunu sağlıklı doğru bir
07:34mali bilançoyla kapatmasını beklemezsiniz. Koca Türkiye
07:38Cumhuriyeti'nden bahsediyoruz. Ve sürekli bakan değişiyor. Ve
07:42bakın değişen bakanlar arasında da muazzam bir görüş ayrılığı
07:46var. Ve bu görüş ayrılıklarına rağmen AK Parti milletvekillerinin
07:50biz bütçe görüşmelerinde şunu yaptıklarını gördük. Mehmet
07:55Şimşek'i hangi coşkuyla, hangi motivasyonla alkışlıyorlarsa
07:59mesela bakan Nebati'yi de aynı coşkuyla, aynı heyecanla
08:03alkışlamışlardı. Ondan önce Berat Albayrağı da aynı coşku,
08:08aynı heyecanla alkışlamışlardı. Bu üç bakan
08:11arasında o kadar büyük fark var ki birisi siyah derken öteki
08:15diyor. Birisi yukarı gidelim derken öteki aşağı gidelim
08:18diyor. Birisi faizleri aşağı çekerken diğeri faizleri yukarı
08:23çekiyor. Birisi bambaşka bir para politikası uygularken bir
08:27diğeri tamamen tersi bir para politikası uyguluyor. Ama AK
08:30Parti sıraları hepsini aynı coşkuyla alkışlıyor. Hepsini
08:34aynı heyecanla alkışlıyor. Bunun tek açıklaması var. Biz
08:38aklımızı tek bir kişiye teslim ettik. O ne derse ona inanır.
08:42Onun yaptığı her şeyi doğru buluruz. Kim gelirse gelsin
08:46alkışlarız. Ve öyle rakamlar açıkladı ki Meme Şimşek bütçe
08:50görüşmelerinde. Biz inanamadık. Mesela Türkiye'nin kredi notunu
08:55yükseldiğine işte risk priminin aşağı düştüğünü söyledi. Ya
09:01halen Türkiye dünyanın en fazla faiz ödeyerek borçlanan
09:05ülkelerinden bir tanesi. Bunu alkışlıyorlar. Bunda
09:09alkışlanacak ne var arkadaşlar? Yani o kadar kötüydük ki biz.
09:13Şimdi biraz daha kötüyüz. Yani daha kötüydük. Azıcık
09:17iyileştik ama halen kötüyüz. Bu gurur duyulacak,
09:19alkışlanacak bir durum değil. Böyle bir ekonomi yönetiminde
09:23de elbette istikrardan bahsetmek mümkün değil. E kur
09:27korumalı mevduat uygulandı yıllarca. Şimdi iki bin yirmi
09:29beşte bunun tamamen kaldırılacağı söyleniyor. Bu mu
09:32istikrar? Bunlardan bu anlattıklarımdan daha büyük bir
09:36istikrarsızlık olabilir mi? Bir ülkenin ekonomisini biz
09:40mahvetmek istiyoruz diyorsanız işte bunları yaparsınız. Faiz
09:43sebep enflasyon sonuçtur gibi garip bir ııı bir teorinin
09:48peşine takılırsınız. Işte sürekli bakanı değiştirirsiniz.
09:51Merkez Bankası'nın bağımsızlığına müdahale
09:53edersiniz. Merkez Bankası Başkanı'nı değiştirirsiniz.
09:56Inanın bana deseniz ki bu ülkenin ekonomisini nasıl bozarız?
Yorumlar