00:00Sayın Başkan, sayın vekiller ekranları başında bizleri
00:10izleyenleri ve cezaevlerindeki arkadaşlarımızı sevgiyle,
00:13saygıyla selamlıyorum. Hep söyledik, bir kez daha
00:18söyleyeceğiz. Bu iktidarın yasa yapım süreçleri, demokratik
00:23süreçlerin işletildiği, toplumsal katılımın sağlandığı
00:27diyalog ve müzakerelerin yürütüldüğü şeffaf ve
00:31demokratik ve nitelikli yasa yapım süreci değildir. Maalesef
00:35böyle bir durumla karşı karşıyayız. Adalet ve
00:39Kalkınma Partisi iktidarının deyim yerinde ise olağan hale
00:42getirdiği yasa yapma biçimi ihlali torba yasalarda görüşülen
00:47kanun maddelerinin gerekli şartları sağlamaması ve
00:50anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmesine ve aynı
00:54konuların düzeltilmek üzere meclis gündemine tekrar
00:57getirmesine neden olmaktadır. Bu ciddi bir sorun. Bunu
01:00defalarca konuştuk, defalarca söyledik fakat Adalet ve
01:04Kalkınma Partisi grubunun bu meselede herhangi bir adım
01:07atmaya niyeti olmadığı çok açık ve net ortada. Torba yasalarla
01:12hukuk devletinin dayandığı hukuki güvenirlik, hukuki
01:16belirlik ve hukuki tutarlılık ilkeleri açıkça ihlal
01:20edilmektedir. Torba yasa yöntemiyle meclise getirilen
01:23kanun teklifleri aracılığıyla onlarca farklı yasada ve birçok
01:27farklı konuda aynı anda düzenleme yapılmakta ve bu da
01:32yasama bütünlüğünü bozarak milletvekillerinin kanunu
01:36denetleme ve düzeltme olanağını zorlaştırmakta hatta
01:39neredeyse ortadan kaldırmaktadır. Sayın
01:42vekiller, durum budur. Ama sizin için önemli değil çünkü
01:45siz zaten saraydan gelen kanun tekliflerini imza atmak
01:50suretiyle burada kendi kanun teklifini sunuyorsunuz ve
01:54tartıştırıyorsunuz ama çok ciddi bir sorun yarattığınızın
01:58farkında değilsiniz. Iktidar daha evvel de dile getirdiğimiz
02:03gibi torba yasa yapmayı gelenek haline getirdi. Bu yolda
02:06toplumun ihtiyacı değil, yürütmenin ihtiyacı olan
02:09düzenlemeler sistematik ve düzenli bir şekilde
02:12komisyonlardan hızlıca geçirilerek genel kurulda
02:15kanunlaştırılmaktadır. Bu nedenle etki analizine sahip
02:18olmayan birçok zaman etki analizi olmadan gelmektedir
02:22teklifler önümüze. Ibedilikle oldu bittiye getirilen hızla
02:26komisyonlardan geçirilen yasaların sonrasında yeniden
02:29düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca bu
02:32yöntemde farklı alanlara ilişkin birçok düzenlemenin
02:36arasında gizlenen bazı düzenlemelerin toplumsal ve
02:39politik muhalefetin direncine takılmadan yasalaştırılması da
02:43amaçlanmaktadır. Zaman zaman bu durumlarla da karşı karşıya
02:46kalıyoruz. Yasama etiğini ayaklar altına alan ve yasama
02:50kalitesini düşüren bu yasa yapma tekniği aynı zamanda
02:54halkın temsilcilerinin halkın sorunlarına çözüm
02:56bulabilmesini engelleyen sonuçlar da doğurmaktadır. Bu
03:00sebeple torba yasa uygulamasından vazgeçilmelidir.
03:03Bunu bir kez daha vurgulamış olalım. Zorunlu olmadığı
03:07sürece böyle bir şeye başvurulmamalıdır. Bu birinci
03:10meselemiz. Bu kanun teklifiyle de ilgili. Ama bu teklifte bir
03:14başka önemli sistemsel sorun var. Oraya gelmek istiyorum.
03:18Şimdi sayın vekiller, Cumhurbaşkanlığı Hükümet
03:20Sistemi'nin inşa edildiği süreçte yapılan anayasal
03:24değişiklerlerden birisi de millet iradesinin temsil
03:28edildiği meclisin kanun yapma yani yasama yetkisinin
03:31sembolik bir hale getirilmesi oldu. Neden bunu söylüyoruz? Bu
03:36süreçte kanunla düzenlenmesi gereken birçok husus
03:39cumhurbaşkanı kararnameleriyle düzenlenmeye çalışılmaktadır. Ve
03:43bu kararların önemli bir kısmı ise anayasa mahkemesinden
03:46dönmektedir. Işte ikinci meselemiz bu kanun teklifinde
03:50karşımıza çıkmış olan çok ciddi bir meselemiz budur. Şimdi
03:54Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçici sağlayan iki
03:57bin on yedi anayasa değişikliğiyle yürütme organının
04:00kanun hükmünde kararname çıkartma yetkisi kaldırılmış
04:03yerine cumhurbaşkanı kararnameleri çıkartılması
04:06ikram edilmiştir. Ve bu CBK'lar kanunlarla düzenlenmemiş ve
04:11anayasada kanunla düzenlenmesi öngörülmemiş olma kaydıyla
04:16yürütme yetkisine ilişkin konularda ve ayrıca anayasada
04:21belirtilen münhasır alanlarda Cumhurbaşkanı'nın doğrudan
04:24doğruya anayasadan aldığı yetkiye dayanarak çıkardığı
04:28düzenleyici işlemler olarak tanımlanmasına rağmen kanunla
04:32düzenlenmesi gereken alan ve konularda kararnameler
04:36çıkartılmıştır. Işte bu bir değil, iki değil, defalarca
04:40olmuştur ve bugünkü kanun teklifinin içindeki en az
04:44yarısı on dört madde on dört madde bununla ilgilidir.
04:48Düşünebiliyor musunuz? Anayasa mahkemesi anayasaya aykırı
04:53olarak çıkartılan CBK'ları bozuyor, bozuyor, tekrar
04:56gönderiyor ve siz burada onu tekrar kanun teklifinin içine
05:00alarak kanunlaştırmak durumunda kalıyorsunuz. Neden peki böyle
05:03oluyor? Bu soruyu hiç kendinize soruyor musunuz? Bu sistemsel
05:07bir sorunla karşı karşıyayız. Neden böyle oluyor? Saraydaki o
05:12çok fevkal beşer hukukçular yetersiz mi acaba? Anlamıyorlar
05:18mı bu meseleyi? Anayasaya aykırı adımlar attıklarının farkında
05:21değiller mi? Yoksa hukukun üstünlüğüne mi karşılar? Yani
05:26anayasaya rağmen can yolları tercih ederek ülkeyi yönetmeye
05:31mi çalışıyorlar? Yoksa fırsatçı bir anlayışla biz kararnameyi
05:35çıkaralım anayasa mahkemesi bozana kadar bunları kullanalım
05:39mı diyorlar? Hangisi bunlardan? Bunu hiç düşündünüz mü? Bunu
05:42hiç kendinize sordunuz mu? Hayır bunları yapmıyorsunuz. Şimdi
05:46anayasaya göre yürürlükteki kanunlar da açıkça düzenlenmiş
05:50bulunan konularda biraz evvel de belirtim kararnameyle
05:53düzenleme yapılamaz. Çok açık ve net bir şekilde ııı burada
05:58belirtilmiş vaziyeti. Bu şekilde yapılan düzenlemeler
06:02anayasaya ve kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle anayasa
06:06mahkemesine taşındığında mahkeme tarafından iptal
06:09ediliyor. Işte bir kez daha burada bu durumla karşı
06:12karşıya kalmış vaziyetteyiz. Şimdi meclisi bu tutumunuzla
06:16iyice itibarsızlaştırdınız. Iyice itibarsızlaştırdınız.
06:20Denge denetleme mekanizmaları çalışmıyor derken kuvvetler
06:25ayrılığı işlemiyor derken ve hukukun üstünlüğü yok derken
06:30işte tam buna işaret ediyoruz. Önümüzde sistemsel bir sorun
06:35var ve bu sistemsel sorun karşımıza bir kez daha bu kanun
06:39teklifiyle de çıkmış vaziyette. Şimdi ııı bakın iktidarın son
06:44yıllarda benimsediği bu çalışma yöntemi ya da dayatması yasama
06:49kalitesini düşürüyor, niteliksizleştiriyor ve
06:52gereksiz mesai ve meşguliyete sebep oluyor. Işte bugün
06:55yaptığımız gibi ve yarın öbür günde yapacağımız gibi. Bu
06:59torba yasa teklifindeki maddelerin yarısı neredeyse
07:03anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmiş ııı maddelerdir
07:08ve bu durum dehşet vericidir. Sizin ama umurunuzda bile
07:12değil. Çünkü sizin için anayasa mahkemesi de aslında çok
07:16gerekli bir mahkeme değil. Öyle bakıyorsunuz meseleye. Şimdi bu
07:21kanun teklifindeki ııı özellikle üç maddeye işaret etmek
07:26istiyorum. O da Devlet Denetleme Kurulu'yla ilgili
07:29olan on, on bir ve on ikinci maddeler. Çok açık bir şekilde
07:34anayasaya aykırılık var. Özellikle on ve on ikinci
07:38maddede. Çok açık bir şekilde. Devlet Denetleme Kurulu
07:41denetçilerinin görev ve yetkilere anayasaya aykırı bir
07:45şekilde genişletilmek isteniyor. Devlet deneme
07:48denetleme kuruluna vakıflarda, kooperatiflerde, birliklerde ve
07:51bu kurum ve kuruluşların her türlü ortaklık ve iştirakinde
07:55her türlü idari soruşturma, araştırma, inceleme yetkisi
07:59verilerek anayasanın yüz sekizinci maddesi açıkça ııı
08:03maddesinde açıkça belirtilen yetkinin dışına çıkılmak
08:06isteniyor. Iıı kabul edilebilir bir durum değil. Yani zaten
08:10anayasaya aykırı olarak düzenlenmiş olan CBK'yla Devlet
08:15Denetleme Kurulu'nun yetkileri ııı bozulmuş anayasa
08:18mahkemesinde siz şimdi anayasaya aykırı bir şekilde
08:21tekrardan ııı getiriyorsunuz. Bu düzenlemeyle Cumhurbaşkanı'na
08:25bağlı devlet denetleme kurulunun inceleme ve denetim
08:28işlevini aşarak kurulun yargının yerine geçmesin. Bakın
08:32kurulun yargının yerine geçmesinden söz ediyorum. Ve
08:36kendi özel keyfi ceza hukukuna tabi kılmasının yolunu açma
08:41riski taşıyor. Anayasaya aykırı olarak getirdiğiniz madde.
08:45Söz edilen kurum ve kuruluşlar adeta Cumhurbaşkanlığı
08:49bürolarına dönüşebilecek her türlü belge ve bilgileri hiçbir
08:52sınırlama olmaksızın idare bir birim olan ve yargısal niteliği
08:56olmayan kurul tarafından denetlenebilir hale
08:59gelecektir. Bunu istiyorsunuz bu ııı yasa maddeleriyle. Bu
09:03dürüm anayasanın dokuzuncu maddesinde belirtilen yargı
09:06yetkisinin bağımsız mahkemeler tarafından kullanılacağı
09:09hükümüne de aykırıdır ayrıca. Yani sadece yüz sekize değil.
09:13Dolayısıyla devlet denetleme kurulunun ilgili kurul üyesiyle
09:18denetçisine özel hukuk düzel kişilikleri olan ve örgütlenme
09:22özgürlüğü ve hak arama hürriyeti kapsamında korunan
09:26haklara aykırı bir biçimde görevden uzaklaştırma yetkisi
09:30de tanınıyor. Bir tür kayyum atama yetkisi tanınıyor. Bu
09:34hüküm de anayasaya açıkça aykırıdır. Dolayısıyla ııı
09:37baktığımızda özellikle onuncu ve on ikinci maddeler devlet
09:42düzenleme kuruluyla ilgili düzenlemelerin yapıldığı bu
09:44maddeler açık bir şekilde anayasaya aykırıdır. Ve siz
09:48bunu getirdiniz ve burada bunu tartıştırıyorsunuz. Umarım bu
09:52konuda ııı aklı Selim öne geçer ve bu maddelerle ilgili yeni
09:58bir çalışma yapmak üzere bu maddeler
Yorumlar