00:00Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, şahsım ve İyi
00:07Parti adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygı ve
00:11muhabbetle selamlıyorum. Iki bin yirmi beş yılı bütçesinin
00:15ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.
00:18Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yedinci bütçesini
00:22tartışıyoruz. Aslında yeni bir başlayan kabusun habercisi gibi
00:27adeta nitekim sistem değiştikten sonra her bütçe adeta bir
00:33felaket habercisine döndü. Tabii bizi felakete götürecek
00:37hiçbir teklife bugüne kadar evet demediğimiz gibi bu bütçeye de
00:42bu zulüm bütçesine de hayır diyoruz. Bir nokta dokuz yüz
00:47otuz trilyon açığın ki daha üç yıl önce bu açık sadece yüz
00:51yetmiş beş milyardı. Faiz giderinin bir nokta dokuz yüz
00:55elli trilyon olduğu bu zulüm bütçesine elbette ki hayır
00:59diyoruz. Tabii bununla beraber Milli İstihbarat Teşkilatımızın
01:04Milli Savunma Bakanlığının, Savunma Sanayi Başkanlığı ve
01:07Emniyet Genel Müdürlüğü'nün jandarma genel komutanlığı ve
01:10sahil güvenlik komutanlığının bütçelerine evet dedik. Onu da
01:15buradan vurgulamak isterim. Meclisin bütçeyi değiştirme
01:19hakkı yeni sistemle elinden alındı. Bütçe kanun teklifinin
01:23reddedilmesinin herhangi bir zaten pratik sonucu da yok. Yani
01:28milletin kendi parasını kullanma hakkı elinden alınmış
01:32milli iradenin en önemli unsuru olan bütçe hakkı gasp
01:37edilmiştir. Milyonların hayatını ilgilendiren her bir
01:40bakanlık bütçesi çok dar bir zamanda ve son derece verimsiz
01:45bir ortamda görüşüldü. Muhalefetin net sorularına ya
01:49kaçamak cevaplar verildi ya da hiç cevaplanmadı. Kıyaslama ve
01:54karşılaşma kısmı çok enteresandı. Buraya gelen
01:58bakanlar genelde kendilerini bir önceki dönemle
02:02kıyasladılar. Zira ülkenin hali iki bin ikiden daha da geriye
02:08gitti. Onun için kıyas hep iki bin on yedi iki bin yirmi iki
02:12arasındaki dönemdeydi. Aslında bu bütçe görüşmelerinde biz AK
02:16Parti'nin örtülü itiraflarını dinledik. Hani yaparsa AK Parti
02:21yapardı diyorsunuz ya bu bütçe görüşmeleri adeta mahvederse
02:27AK Parti mahvederin bir ifşası oldu. Tabii kabin üyeleri
02:34parlamenter sistemdeki bakanlar gibi karar verici bir statüye
02:38sahip değiller. Yeni sistemde cumhurbaşkanlığı hükümet
02:41sisteminde bakanların statüsünü aslında bakan değil en doğru
02:46ifadeyle yüksek bürokratlık sıfatıyla ifade etmek daha
02:50doğru olacaktır. Kendi kaderini bile bir kişinin iki dudağı
02:55arasına bırakan bakanların bir milletin kaderine sahip
02:59çıkmasını nasıl bekleyebiliriz? Ve bir kez daha anladık ki
03:03sorunu sebebi olan çözümün aracı olamıyor. Tabii şöyle bir
03:10sordum kendime bu bütçenin enleri vardı. Mesela en çok
03:14yorulanlar vardı bu bütçede. Sinograflarımız, kavaslarımız,
03:18meclis personeli, idari teşkilatımızın tüm personeli,
03:22meclis TV çalışanlarımız, emniyet mensuplarımız,
03:25restoranlarda bize servis yapan çalışanlar, personelimiz
03:29danışmanlarımız, parti gruplarında çalışan
03:32danışmanlarımız ve özellikle muhalefet milletvekilleri bu
03:36bütçe sürecinde çok yoruldular. Tabii bir başka en daha vardı.
03:41Adeta Beşiktaş Çarşı grubunu aratmayacak şekilde tezahürat
03:46yapan bir AK Parti grubu gördük biz. Özellikle Spor
03:49Bakanlığı'nın bütçe görüşmelerinde. En cesur
03:52milletvekili kimdi diye soracak olursanız en cesur
03:56milletvekili AK Parti'nin Burdur Milletvekili'ydi. Çünkü
03:59ilk defa biz iktidardan bir milletvekilinin emekli
04:03maaşlarının düşük kaldığı itirafını duyduk. En çok
04:06zorlanan bakan sayın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ti. Zaten
04:11koltuğa otururken zorlanmıştı. Bütçeyi savunurken de çok ama
04:15çok zorlandı. Tabii en ağır hakaretlerde bulunan da bir
04:20bakan vardı. O da kimdi? Türkiye Cumhuriyeti tarihinin
04:24en büyük sağlık skandalını savunan Sağlık Bakanı döndü.
04:28Kendisine soru soran muhalefet milletvekillerine nitomani
04:33dedi. Yani patolojik yalancı dedi. Kendisi de bu bütçe
04:39döneminin en fazla hakaret yapan bakanı olarak tarihe
04:43geçti. Tabii en çok yorulanlar yanında bir de bu bütçe
04:47konusunda en az yorulan öyle birisi vardı ki aslında bu
04:52kişi bütçenin sahibi. Ne geldi ne gitti ne bu konuyla ilgili
04:57herhangi bir beyanat verdi. Kimde biliyor musunuz? Ben
05:01Sayın Akbaşoğlu gibi çok içten söyleyemeyeceğim ama yürütmenin
05:06başı AK Parti Genel Başkanı Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
05:11Erdoğan. Bu noktada sizlerle bakanlıklar konusunda yapmış
05:19olduğum bazı tespitleri paylaşmak istiyorum. Sanayi ve
05:22Teknoloji Bakanlığı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'yla ilgili
05:25konuşmayı dinledik. Ancak dinlediğimiz zaman şöyle bir
05:29intivaya kapıldık. Hükümet Sanayi Bakanı'nı evde unutmuş.
05:33Sadece Teknoloji Bakanı gelmiş. Bakın sanayinin üç temel
05:36problemi var. Bunlardan bir tanesi ki en önemlisi yarı ve
05:41tamam maddeye yurt dışına bağımlı bir halde sanayicimiz.
05:45Bununla ilgili ta Ali Babacan döneminde başlatılmış bir
05:48kentport projesi vardı. Bununla ilgili doğru dürüst tek bir
05:52kelam edilmedi. Sanayicinin ikinci büyük problemi kur ve
05:56enflasyon arasındaki dengesizlikten dolayı onlarca
05:59yıl çalışıp yurt dışında pazar edilen edinen
06:02ihracatçılarımız edindikleri pazarları kaybettiler. Bununla
06:06ilgili iktidarın çözümü nedir? Yok. Bir başka sanayinin büyük
06:11problemi ara eleman bulamıyor sanayici. Bununla alakalı ne
06:16yapılacak? Bununla ilgili de biz tek bir kelam duyamadık. Sayın
06:21Cevdet Yılmaz konuşmasında dedi ki savunma sanayi çok önemli.
06:25Savunma sanayi elbette önemli. Biz de savunma sanayinde olan
06:29gelişmelerle gurur duyuyoruz. Ve dediler ki aslında savunma
06:32sanayindeki gelişmeler tüm sanayiyi destekler. Bu belki
06:37yetmiş yıl, seksen yıl önce çok doğru bir tespit olabilir.
06:41Ancak bugün savunma sanayindeki gelişmelerden ziyade hukuk ve
06:46güven lazım. Sürdürülebilir bir ekonomi lazım. Sizin yüksek
06:51teknoloji ürünlerini üretecek genç dimaları bu ülkede
06:56tutabilecek ortamı var etmeniz lazım. Savunma sanayinin
07:01önemini, gururunu vurguladık. Ancak buraya gelen elinden
07:06gelse Sağlık Bakanı da bahsedecekti. Her bakan
07:09tutunacak bir dalları olmadığı için hemen hemen herkes
07:12istisnası savunma sanayinden bahsetti. Ekonomi Bakanı,
07:16Maliye Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Eğitim Bakanı hepsi bir
07:21tek sağlık bakanından duymadık. Çünkü öyle bir hale gelinmiş ki
07:24savunma sanayi dışında herhangi bir konuya başarıya
07:30değinemiyorlar, bahsedemiyorlar. Bakın bu neye
07:33benzer biliyor musunuz? Hani kol kasları çok gelişmiş ama
07:37bacakları zayıf, bünyesi zayıf, zihni çok yerinde olmayan bir
07:41insana benzer. Sadece bir alanda sağlanacak gelişmeyle ülkede
07:46arzu ettiğiniz verimliliği kalkınmayı da sağlayamazsınız.
07:50Çevre ve Şehircilik Bakanı geldi. Çevre ve Şehircilik
07:53Bakanlığı geldiğinde dedik ki herhalde şu konulara değinir.
07:58Mesela kaz dağlarında kesilen milyonlarca ağaçla ilgili bir
08:02cümle kurar. Kurdu mu? Kurmadı. Herhalde dedik il içte
08:07emekçilerin nasıl öldüğüyle alakalı bir iki kelam eder,
08:11konuşuldu mu? Konuşulmadı. Onun yerine ki bana düşmez
08:16Cumhuriyet Halk Partisi kendi belediyelerinle ilgili kendi
08:18savunmasını yapar. Onun yerine Çevre Bakanı çıktı, yapay
08:22zekadan almış oldu. Iki bin otuz beş İzmir fotoğrafını
08:26gösterdi. Yani bütün eleştirilere şöyle cevap verdi.
08:31Dedi ki ben batırdım, ben mahvettim ama siz daha
08:35kötüsünü yapacaksınız. Ya böyle bir savunma olabilir mi?
08:38Sana kendisine soruları cevaplamak yerine diyor ki
08:42Sayın Bakan, bakın iki bin otuz beşte İzmir böyle olacak. Yani
08:45bizim yaptığımızdan daha kötü bir hale gelecek. Işte iki
08:51parti arasına sıkışmış Türkiye'nin hali. Genel
08:54Başkanımız biz bütçe görüşmelerini yaparken deprem
08:57bölgesini ziyaret etti. Insanlar halen konutlarını
09:01almakta zorlanıyorlar. Konteynerlerde kalıyorlar.
09:04Buradaki şartların ağır olduğu bazı deprem zedelere bir buçuk
09:08yıl sonrasına konut teslim edilme sözü verildiği bu gezide
09:12öne çıkan başlıklar oldu. Bununla beraber iki bin yirmi
09:15üç Mart ayında bir yıl içinde üç yüz on dokuz bin deprem
09:19konutunun teslim edileceğini söyleyen Sayın Cumhurbaşkanı'nın
09:22bu taahhütüyle ilgili de bir yerde hiçbir şey duymadık.
09:25Ancak yüzde yirmi beşinin bir yıl sonunda tamamlandığını
09:29gördük. Bakın bu konu her açıldığında biz şunu duyuyoruz.
09:32Haftaya şu kadar teslim edilecek. Önümüzdeki ay bu
09:35kadar teslim edilecek. Bir yıl sonra şu kadar teslim edilecek.
09:39Bir yıl içerisinde teslim edilecek konut sayısını biz
09:42daha görmedik. Yani neymiş? Yaparsa AK Parti yapar değil.
09:46AK Parti ancak söylediğinin dörtte birini yapabiliyormuş.
09:50En soğuk kanlı bakan Milli Eğitim Bakanı'ydı. Tüm
09:54savunması neredeyse arkadaşlar başörtüsü üstüne kuruluydu.
09:59Geçmiş
Yorumlar