00:00Sayın Başkan, değerli milletvekilleri iki bin yirmi
00:06beş merkezi yönetim bütçe kanunu teklifi üzerine söz
00:10almış bulunmaktayım. Bizleri ekran başında izleyen, sosyal
00:15meydana takip eden çok kıymetli yurttaşlarımızı Cumhuriyet
00:19Halk Partisi grubu adına saygıyla, sevgiyle
00:21selamlıyorum. Sözlerime başlamadan önce bütçenin son
00:27günü on iki gün boyunca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çok
00:32kıymetli personeline teşekkürlerimi sunmak
00:35istiyorum. Büyük emek verdiler, bizlere yoldaşlık yaptılar. Bir
00:40bir bir teşekkür de yine on iki gün boyunca konuşmalarımızı
00:44buradaki söylemlerimizi seksen altı milyonla buluşturan çok
00:49kıymetli basıla televizyonlara söylemek istiyorum. Grubum adına
00:52onlara da teşekkür ediyorum. Değerli arkadaşlar bütçenin son
00:58günü. Büyük sorunlar konuşuldu, rakamlar verildi. Ben bir iki
01:04bin ikiye dönmek istiyorum. Adalete Kalkınma Partisi iki
01:08bin ikide seçimlere giderken ekonominin en temel ve kronik
01:14sorunlarını eleştirmişti. O gün meydanlarda bu sorunları
01:19çözeceğini vaat etmişti. Neydi bunlar? Yüksek enflasyon,
01:25yüksek faiz, işsizlik, emekli ve emekçinin çektiği
01:29sıkıntılardı. Şimdi bakalım yirmi iki yılın sonunda Adalet
01:35ve Kalkınma Partisi bu sorunların ne kadarına çözüm
01:38olabilmiş? Bugün neredeyiz? Bakın enflasyon üzülerek
01:43söylüyorum ki ülkemizin ve dünyadaki birçok ülkenin en büyük
01:47sıkıntılarından biri enflasyon evet. Enflasyon büyük bir sorun.
01:53Eğer bir ülkede enflasyon varsa açlık, yoksulluk oluyor.
01:58İnsanların kurumlara, adalete, devlete olan güveni sarsılıyor.
02:04Ahlaki bir yozlaşma yaşanıyor. Çünkü yoksul insanlar
02:09geçinemiyorsa, karnını doyuramıyorsa, çocuklarına
02:12bakamıyorsa, emekli, işçi aldığı maaşla on beş gün
02:16geçinemiyorsa bir sefer bu kuruma, devlete, yönetenlere
02:22olan inancı kayboluyor. Şimdi değerli arkadaşlar şuradan
02:26başlayalım. Bugün TÜİ'ye göre enflasyon yüzde kırk yedi. ENA
02:31göre yüzde seksen yedi. Şimdi hangisi doğru söylüyor
02:36diyeceksin? Bugün spor kulüplerine bakalım. Özel
02:39kurumlara bakalım. Büyük şirketlere bakalım. Reklam
02:43sponsorluk sözleşmelerindeki yıllık artışlarda enak ve TÜİ'nin
02:48ortalamasını alıyor. Çünkü TÜİ'nin yanlış bilgi
02:52verdiğini doğru bilgi vermediğini halkı yanılttığını
02:56onlar da biliyor. Ne yazık ki kurumlara geleceğim ama bir
03:03ülkenin istatistik kurumlarına şirketler yurttaşlar kurumlar
03:09parlamento güvenmiyorsa sözün bittiği yerdeyiz. Değerli
03:13arkadaşlar yine on dokuz ay önce göreve gelen Mehmet
03:18Şimşek nerede? Kurumsal, yapısal, radikal değişikliklerle
03:24enflasyonu düzelteceğiz, indireceğiz, ekonomiyi rayına
03:28oturtacağız dedi. Ya TÜİ'ye göre söylüyorum. Mehmet Şimşek
03:34geldiğinde on dokuz ay önce enflasyon neydi? Yüzde otuz
03:36sekiz. Bugün ne? Yüzde kırk yedi. Şimdi soruyorum. Kıymetli
03:42milletvekilleri. Ne işe yarıyor bu adam? Üzüntü verici bir
03:48tablo değil mi? Kurumları mı değiştirdin? Nerede radikal
03:53kararlar? Nerede kuranlar? Ve ülke günden güne büyük bir
03:59felakete gidiyor. Şimdi değerli arkadaşlar biz seksen altı
04:04milyonu büyük bir aile olarak görüyoruz. Bu bütçeyi de bizim
04:09bizim hepimizin bu ülkenin bekçisinin, polisinin,
04:14valisinin, meclisin, emeklisinin, işçisinin,
04:17engellisinin rızkı olarak görüyoruz. Bu para nasıl
04:22dağıtılıyor? Bu bütçe neye dağıtılıyor? Bunu bilmek
04:27zorundayız. Bakın ikinci büyük sorun iki bin ikide
04:31konuştuğunuz faiz yüksek faiz faiz ödemeleriydi. Bu bütçenin
04:36on dört trilyon yedi yüz milyarlık bu bütçenin bir
04:40trilyon dokuz yüz elli milyarı faize veriyoruz. Bütçenin yüzde
04:45on dört neredeyse arkadaşlar. Inanılmaz bir durum bakın.
04:49Değerli arkadaşlar yirmi iki yılda toplam altı yüz milyar
04:54dolar faiz ödemişiz. Yandı bittirediğiniz Türkiye
04:59ekonomisinin iki bin ikideki dış borcu yüz otuz iki milyar
05:02dolar. Bugün beş yüz on iki milyar dolar arkadaşlar. Ya
05:07bunun bir izah alması lazım. Birinin gelip bunu anlatması
05:10lazım bize. Ve ve Türk Telekom, limanlar, demir, kelik
05:16fabrikaları, kağıt fabrikaları özelleşmiş özelleşmiş toplamda
05:21altmış beş milyar dolarlık da özelleştirme yapmışsınız. Şimdi
05:28bunun bu borcu ülkenin yirmi iki yıl sonra geldiği noktayı
05:34faizi lütfen Sayın Bakan Cumhurbaşkanı yalnız
05:38açıklasın. Yaklaşık altı yüz dakika konuştu. Burada da yok.
05:44Altı yüz dakika konuştu arkadaşlar toplamda plan
05:47bütçede burada. Şimdi şunu söyleyebilirsiniz. Bu ülkede
05:53pandemi oldu. Deprem oldu. Bütçe açığı var. Ülkede büyük
05:59sorunlar yaşadık. Emekli, işçi, engelli, gençler ezildi. Biz bu
06:07yüzden borçlandık. Faiz ediyoruz. Emekliye veriyoruz,
06:11emekçiye veriyoruz diyebilirsiniz. Ama öyle bir
06:16tablo yok. Az önce Rahmi Bey söyledi. Kur korumalı mevduat
06:22denen bir rezalete bir trilyon sekiz yüz elli milyar ödemişiz.
06:31Bunu hangi icat, hangi akıllı icat ettiyse bir avuç zengin o
06:38parayı vermeseydik bugün faiz edemeyecektik belki bu kadar
06:42arkadaşlar. Bakın bir trilyon sekiz yüz elli milyardan
06:46bahsediyorum. Üç trilyonluk bir vergi istisnası var. Bunun
06:52bir trilyonla yakını ne? Asgari ücret maaşlara verildiğini
06:56kabul ediyorum. Bir kısmı dezavantajlı yurttaşlarımız
07:02engelli vatandaşlarımız onlara veriliyor. Ama yaklaşık bir
07:08buçuk trilyonu bir avuç zengin bu ülkenin yerinin altını
07:14madenlerini, arsalarını, ihalelerini verdiğiniz
07:17şirketler için kullanmışsınız, vergi almamışsınız.
07:20Arkadaşlar. Deseniz bana evet ya Mahir Bey, biz emekli için
07:27borçlandık, çiftçi için borçlandık anlayacağım.
07:30Rakamlarla konuşuyorum bakın. Üzüntü verici bir tablo. Şimdi
07:35bir sistem eleştirisi daha yapmak isterim. Iki bin on
07:41yedide faizi ne kadar ödemişiz? Cumhurbaşkanlığı hükümet
07:46sistemi denen bu hücumet sisteme geçmeden önce yüzde
07:50yedi. Bugün bu beş yıllık performansta nereye gelmiş? Iki
07:57katı yüzde on dörde gelmiş. Ama o gün bunları söylediğimizde biz
08:02suçlu oluyorduk. Arkadaşlar faiz bir felaket ve ülkeyi bir
08:06felakete getiriyor. Bakın faizi daha iyi anlamak için birkaç
08:11örnek vermek isterim. Uzay ve havacılığa iki bin yirmi beşte
08:16beş beş milyar elli iki milyon ayırmışız. Güzel. Iki bin
08:22yirmi üçte Ay'a sert bir iniş yapacaktık. Güzel. Hayali bile
08:26güzeldi. Peki bir yıllık uzay birimlerine Ay'a ayırdığımız
08:33para ne? Beş beş milyar elli iki milyon. Bir günlük
08:38ödediğimiz bir avuç tefeciye faiz ne? Beş buçuk milyar
08:42arkadaşlar. Ya biz Ay'a sert bir iniş yapmamışız, faize
08:49düşmüşüz. Geliyorum. Övünerek Cumhurbaşkanı söyledi. Iki bin
08:56liralık kredi burs miktarını öğrencilerimizin üç milyara
09:02çıkartıyorum. Bravo. Üç bin. Çok oldu. Güzel. Kaç öğrenci
09:12burs oluyor? Kredi ve burs. Bir buçuk milyon öğrenci. Yılda
09:16toplam ne kadar veriyoruz? Elli dört milyar veriyoruz.
09:21Arkadaşlar bir grup tefeciye ödenen on günlük faiz bu
09:27arkadaşlar. Bir buçuk milyon öğrenciye bin lira zam
09:32yaptığımız için övünüyoruz. Oradan elli dört milyarı on
09:38günde bir grup tefeciye veriyoruz. Geliyorum. Çok
09:41suçladığınız İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir
09:45yılda sosyal yardımlara ne kadar ayırıyor? On bir milyar.
09:52Ulaşım, halk ekmek, kreş, kırtasiye, burs veriyor. Bu ne
Yorumlar