00:00Merhaba değerli basın emekçileri. Demokratik çözüm ve
00:05özgürlük yürüyüşü heyeti olarak hepinizi saygıyla,
00:09sevgiyle selamlıyorum. Ayın on altısında Ahmet'ten başlayıp
00:14daha sonra Rıha'da, sonra Dilok'ta, Adana'da ve Mersin'de
00:19Kürt sorunun demokratik çözümünün mümkün olduğunu ve
00:22Kürt sorunun demokratik çözümünde esas muhatabın Sayın
00:26Abdullah Öcalan olduğunu vurguladığımız yürüyüşü bugün
00:29Ankara'da tamamlayarak yaptığımız görüşmelerin
00:33sonucunu yürüyüşümüzün sonucunu basınla paylaşmak üzere
00:37huzurlarınızdayız. Sözüme başlamadan önce dün Türkiye'nin
00:44sihalarıyla katledilen özgür basın emekçileri Kürt basın
00:48emekçileri Cihan Bilgin'i ve Nazım Daşlan'ı saygıyla
00:53ifade etmek isterim. Bu vesileyle hem Kürt basınına hem
01:00özgür basına hem de Kürt halkına başsağlığı dileklerimi
01:05iletmek istiyorum. Bir yandan çözüm varmış gibi konuşmalar
01:10ama bir yandan da çözüm için çaba harcayan basın alanına
01:15dönük bu saldırılardan hiç vazgeçilmedi. Ama biz de
01:19biliyoruz ki Kürt basını da özgür basında Rojava'da,
01:23Suriye'de, Orta Doğu'da ve Türkiye'de gerçekleri yazmaya
01:28devam edecek. Biz de onları izlemeye onların gerçeklerini
01:32takip etmeye devam edeceğiz. Heyetimiz adına ortaklaştığımız
01:37bir deklarasyonumuz var. Onu sizlerle paylaşmak istiyorum.
01:43Türkiye'de demokratik çözüm iradesinin iktidar tarafından
01:48askıya alınmasıyla birlikte İmralı'da Sayın Abdullah
01:53Öcalan üzerinde başlayan mutlak tecrüt rejimi bugün hala en
01:58yoğun şekilde devam ettiriliyor. Uluslararası
02:02hukuk, insan hakları ve ulusal hukukun askıya alınması
02:07anlamına gelen tecrüt Kürt sorununun demokratik çözümü ve
02:12Türkiye'nin demokrasi, hukuk, adaletten uzaklaşmasının
02:17vesikasıdır. Tecrütle birlikte Türkiye'de hukuk askıya
02:22alınmıştır. Sayın Öcalan'a karşı devreye konan mutlak
02:27tecrüt ile Türkiye'de otoriterleşme arasındaki
02:31paralellik iktidarın siyasi tercihleridir. Hukuksuzluk ve
02:37demokratik çözümün reddedilmesi anlamına gelen mutlak tecrüt
02:42iktidarın adil bir yaşamı sağlamayı değil siyasi
02:47tercihlerine esas aldığının kanıtıdır. İmralı tecrüdi
02:52otoriterleşmenin ve toplumsal kutuplaşmanın kaynağını
02:56oluşturmaktadır. Hukuksuzluk ve adaletsizlik Türkiye
03:02halklarının birlikte yaşam umuduna vurulan en büyük siyasi
03:07darbedir. Toplumları bir arada tutan ve yaşatan değerler
03:12demokrasi, adalet ve hukukun üstünlüğüdür. Bir iktidar
03:17toplumsal kesimlerin bir arada yaşamasını sağlayan değerlerden
03:22uzaklaştıkça toplumsal meşruiyetini kaybetmektedir.
03:27Hiçbir kurala, yasaya, norma, uygun olmayan tecrüt her şeyden
03:33önce Kürt sorunun da çözümsüzlüğü derinleştirmektedir.
03:38Orta Doğu'da yüzyıllık düzen değişirken kaos ve karmaşa
03:44bölgeye hakim hale gelmişken Türkiye'nin sorunlardan uzak
03:50kalmasını sağlayacak tek gerçek hukukun uygulanması, adalet ve
03:55Kürt sorunun da demokratik çözüm rotasına girilmesinden
03:59geçmektedir. Bu kaos ve karmaşa durumuna karşı iç barış ancak
04:06hukuk, demokrasi ve özgürlüklerle sağlanabilir.
04:10Birlikte yaşam deneyimi bir yüz yıl daha ancak bu değerler
04:16etrafında örülebilir. Bu değerleri esas almayan her
04:19uygulama Türkiye haklarına yapılmış en büyük kötülüktür.
04:24Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve barış sürecinin temelindeki
04:29krizi çözmenin ilk ve esas temeli mutlak tecrütin
04:34kaldırılmasıdır. Bu kapsamda Sayın Öcalan üzerindeki mutlak
04:39tecrüt derhal kaldırılmalı ve özgür koşullarda barış ve
04:44çözüm için rolünün oynamasının zemininin sağlanmasına çağrı
04:49yapıyoruz.
04:53İmralı tecrütinin kaldırılması, hakların kardeşliği, eşitlik ve
04:59adalet temelinde toplumsal barış ve uzlaşmanın sağlanması
05:03için hayatı önem taşımaktadır. Iktidarı mutlak tecrüti
05:08bitirmeye hukuk ve demokrasi rotasına girmeye davet
05:12ediyoruz. Iktidara Orta Doğu'daki konjöktürel ve
05:17geleceği belirsiz gelişmeler karşısında içeride hukuktan ve
05:22demokratik müzakereden uzaklaşmama uyarısı yapıyoruz.
05:26Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları mutlak
05:31tecrüdin kaldırılmasıyla ilgili tarihsel sorumluluklarını
05:35yerine getirmeye davet ediyoruz. Mutlak tecrüte karşı
05:39sessiz kalmak, hukuksuzluğu ve savaşı demokrasiden uzaklaşmayı
05:44onaylamak anlamına gelmektedir. Bugün mutlak tecrüte karşı
05:49olmak, hukuksuzluklara karşı olmak, barışı ve demokrasiyi
05:54savunmaktır. Toplumsal uzlaşı ve barışın temel hak ve
05:58özgürlüklerin sağlanmasından geçtiğini kimse unutmamalıdır.
06:02Aydın, yazar, bilim insanları, Türkiye halklarının demokratik
06:08bir arada yaşamı için tarihsel bir sorumlulukla karşı
06:12karşıyadır. Düşüncesi ne olursa olsun hukukun uygulanmasını
06:17istemek ortak faydamızdır. Bu ortak faydanın açık ve aleni
06:22şekilde ihlal edildiğini mutlak tecrüte karşı herkes kalemini
06:27oynatmalı, sözünü söylemelidir. Son olarak halk egemenliğinin
06:32tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin mutlak
06:37tecritin kaldırılması, Kürt sorununun müzakereye dayalı
06:41çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesi için
06:44sorumluluk alması tarihi bir görev olarak önümüzde
06:48durmaktadır. Barış ve demokrasi isteyen herkes tecrite karşı
06:53sesini yükseltmelidir diyor. Demokratik, adil ve hukukun
06:58üstünlüğüne esas alan bir ülke için mutlak tecritin
07:01kaldırılmasını sağlamaya dair herkesin çağrımızı büyütmeye
07:06davet ediyoruz.
07:13Savaşla hayır karış hemen şimdi
07:23Savaşla
07:32Evet. Değerli basın mensupları, değerli arkadaşlar ben de
07:39savaşın katlettiği SİHA'ların adeta uçan katiller olarak iki
07:46gazeteciyi katlettiği meselesiyle ve gerçeğiyle önce
07:51başlamak istiyorum. Nazım Daştan, Cihan Bilgin. Tıpkı
07:56buradaki basın mensupları gibi halka hizmet eden, hakikatin
08:01peşinden koşan, haberleri anı anına takip eden iki çok
08:06değerli gazeteciydi. Ve SİHA'lar onları katletti. Evet,
08:12bilerek, isteyerek, hedef alarak gazetecileri öldüren bir
08:17realiteyle karşı karşıyayız. Öncelikle Nazım ve Cihan
08:22şahsında bugüne kadar gazetecilik yıllarında yaşamını
08:28yitiren, bu uğurda büyük bedeller ödeyen ve şu anda
08:32bizlerle olmayan bütün gazetecileri saygıyla ve
08:37minnetle anıyorum. Ve SİHA'ları
08:43SİHA'ların bu katletme pratiğini, katilliğini de
08:48kınıyorum. Gazeteciler öldürülecek insanlar değil, tam
08:54tersine onların önünün açılması, hakikatlerle halkların
08:59buluşması, toplumun buluşması en büyük görev olarak onların
09:04da bizim de önümüzde duruyor. Yandaş medya sabahtan akşama,
09:09akşamdan sabaha ellerinde çubuklarla haritalar önünde
09:14halkı manipüle etmeye, yanıltmaya, algı yaratmaya
09:19devam ediyor. Ne savaş realitesini, ne Kürt
09:23meselesini, ne tecrit meselesini, ne Rojava'da
09:26yaşananları objektif bir şekilde vermiyorlar. Ama onlar
09:31ayrıcalıklı gazeteciler. Gazeteciler demeye de tabii ki
09:36binlerce tanık ister. Buradan şunu söylemek istiyorum.
09:41Demokratik çözüm ve özgürlük yürüyüşü de bulunan arkadaşlar
09:47bugün Ankara'ya ulaştılar. Öncelikle bu yürüyüşün
09:51Türkiye'de seksen beş milyon tarafından aslında duyulması,
09:55görülmesi gerekiyor. Türkiye'yi aydınlığa çıkaracak
Yorumlar