00:00Teşekkürler Sayın Başkan, Genel Kurulumuzu ve tüm Türkiye'yi
00:09saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. Bugün burada
00:12ülkemizin çevre politikalarındaki yetersizlikleri,
00:14bütçe harcamalarındaki yanlışlıkları, bunun
00:17çevremize, sağlığımıza, ekonomimize ve çevrenin yatay
00:21kestiği tüm alanlara verdiği zararları konuşmak için
00:25buradayım. Değerli milletvekilleri, bir ülkenin
00:28çevre bütçesi o ülkenin çevreye verdiği önemin en somut
00:32göstergesidir. Avrupa Birliği ülkeleri toplam bütçelerinin
00:36ortalama yüzde beşini çevreye ayırıyor. Türkiye'de ise bu
00:39oran sadece binde bir nokta üç yüzde değil, binde, binde.
00:44Almanya iki bin yirmi beş yılında çevre koruma
00:47projelerine yaklaşık otuz beş milyar euro ayırdı. Türkiye'nin
00:51sürdürülebilir çevre bütçesi ise bu rakamın sadece yüzde bir
00:55buçuğu. Ben sormak istiyorum. Bu rakamla iklim değişikliğinin
01:00hangi etkisini önlemeyi düşünüyorsunuz? Orman
01:03yangınlarını mı? Seli mi? Kuraklığı mı? Çölleşmeyi mi?
01:08Değerli milletvekilleri Türkiye'nin yeni bir kalkımlı
01:11hikayesine ihtiyacı var. Yeşil ekonomi artık bir seçenek değil,
01:15bir zorunluluktur. Dünya Bankası yeşil ekonomiye yatırım yapan
01:19ülkeleri karbon emisyonlarını yüzde yirmi olarak azaltırken
01:24aynı zamanda işsizliği de önemli ölçüde düşürdüğünü
01:27söylüyor. Örneğin Çin ne yaptı? Iki bin yirmi iki yılında
01:31yenilenebilir enerjiye beş yüz kırk altı milyar dolar yatırım
01:35yaptı. Yani Türkiye ekonomisinin yarısı kadar. Sonuç ne oldu?
01:40Sadece karbon salımını azaltmakla kalmadılar. Bir bu
01:43milyon yeni istihdam da yarattılar. Peki biz ne
01:47yapıyoruz? Iki bin yirmi üçte yenilenebilir enerjiden
01:50sağladığımız istihdam sadece yüz on sekiz bin kişi. Temiz
01:54enerji yatırımları eğer doğru ve düzenli planlanırsa
01:58işsizliğin rekor kırdığı ülkemize istihdama da katkı
02:02sunacaktır. Bu nedenle yatırımları planlarken enerji
02:06sektörünü dönüştürmemiz emisyonların azaltımı ve
02:09ekonomimiz için evzen. Diğer yandan yanı başımızda dev bir
02:13pazar olan Avrupa Birliği ne yapıyor? Iki bin yirmi altı
02:16yılında sınırda karbon vergisi başlatıyor. Bu vergiler
02:20çelik gibi karbon yoğun ürünleri ihraç eden Türk
02:23firmaları için ciddi bir ek maliyet. Türk ihracatçısının
02:27rekabetçi olabilmesi için ürünlerinin karbon yoğunluğunu
02:30azaltabilmeleri için gerekli teknik, finansal ve diplomatik
02:34desteğin sağlanması şart. Türkiye bu sürecin kaybedeni
02:38değil kazananı olmalı. Ödenecek vergilerin ülkemizde kalmasını
02:43başarabilmeliyiz. Buradan elde edilecek gelirlerse hırsal
02:47bölgelerde enerji verimliliği ve tarım modernizasyonu gibi
02:51projeler için harcanmalı. Tabii tüm bu dönüşümü yaparken
02:55kaynaklarımızı akıllıca kullanmamız gerekiyor. Dünyanın
02:59önde gelen merkez bankaları yeşil dönüşüm için aktif bir
03:02rol üstleniyor. Örneğin Avrupa Merkez Bankası yeşil tahvil
03:06alımlarıyla elli milyar euroluk bir finansman sağladı. Ayrıca
03:11düşük karbonlu projelere de öncelik verdi. Türkiye
03:14Cumhuriyet Merkez Bankası da benzer bir rol üstlenerek yeşil
03:17finansman araçlara teşvik edebilir. Bu araçlar özel
03:21sektörü çevre dostu projelere yönlendirmek için düşük faizli
03:24krediler ve yeşil tahvil ihracı bir mekanizmaları içerebilir.
03:28Değerli milletvekilleri, dünyada iklim değişikliği
03:31finansman mekanizmalarında büyük bir hareketlilik söz konusu.
03:34Kurallar tekrardan belirleniyor. Birleşmiş
03:37Milletler İklim Değişiklik Konferansları'nda finansmana
03:40erişim konuları ağırlık kazanıyor ve çok çeşitli fonlar
03:43oluşturuluyor. Ülkemizin bu farklı fonlardan
03:46yararlanabilmesi için diplomasi yürütme yeteneği olan iyi
03:50müzakere edebilecek uzman bir ekip şeffaf bir yönetim ve güçlü
03:54bir stratejiye ihtiyacı var. Bu finansman merkezi
03:59mekanizmasıyla hem bütçemizi destekleyebilir hem de Türkiye'nin
04:03iklim değişikliği mücadelesini güçlü bir konuma taşıyabiliriz.
04:07Iıı Sayın Çevre Bakanı sürekli olarak iklim diplomasisi
04:11yapıyoruz diyor ama diplomasi öyle sözde değil, liyakat,
04:14bilgi ve şeffaflıkla gerçek bir güce dönüşür. Bizim daha
04:18iklim diplomasisi kültürünü iyi bilen uluslararası
04:22müzakerelerde aktif rol alabilecek ve Türkiye'yi asla
04:25oyuncu yapabilecek özel bir iklim elçimiz bile yok. Değerli
04:30milletvekilleri bütçe eksik ama çok daha eksik olan bir şey var,
04:33samimiyet. Çet kararları beklemeden projelere başlamak,
04:37yargının yapamazsınız dediği projeleri bakanlığın eliyle
04:40arkadan dolanarak yapmak, ülkeyi Avrupa'nın plastik
04:44çöplüğü haline getirip biz plastik kirliliğiyle mücadele
04:47ediyoruz demek, asırlık ağaçları kesip ormanları bir
04:51gecede tek bir kişinin imzasıyla ranta açıp fidan
04:54dikimi yapıyoruz demek, termik santralleri kontrol ediyoruz
04:58deyip emisyonu yasal sınırı sekiz kat fazlası ölçülen ve
05:02halkı zehirleyen afşin lütfen tamamlayın Sayın Rıza. Tamam.
05:07Afşin Elbistan termik santralini genişletmek. Işte bunlar
05:11samimiyetsizliğin tarifidir. Çünkü samimiyet sözle eylemin
05:16bir olduğu yerde başlar. Değerli milletvekilleri,
05:19Türkiye'nin yeni bir hikayesi için bir çevre rönesansına
05:23ihtiyacı var. Bu ne demek? Nedir bu rönesans? Doğanın
05:27akılcı kullanımıyla ekonomiyi büyütmek, enerjiyi yeşile
05:31yönlendirmek, halk sağlığını güvenceye almak ve adil bir
05:36toplumsal düzen inşa etmektir. Ancak bu şekilde Türkiye
05:39çevre ve iklim mücadelesinden başarıyla çıkabilir, çağı
05:43yakalayabilir ve sürdürülebilir bir kalkınma sağlayabilir.
05:46Teşekkür ediyorum. Genel kurulu saygıyla selamlıyorum.
Yorumlar