00:00İstanbul'da Aydın ve yazarlar Kürt sorununun çözümüne dair bir barış ve demokrasi sürecinin
00:26başlatılması için gereken adımların acilen atılması için çağrıda bulunuyoruz açıklaması
00:32gerçekleştirdi. Çok sayıda imzacısı bulunan metni Samsun Emek ve Demokrasi güçleri olarak
00:42değerli basın emekçileri ve Samsun halkı ile paylaşıyoruz. Barış çağrısı Türkiye güç bir
00:52açısından geçmektedir. Bir yanda artan yoksulluk ve hukuksuzlukla birlikte halktan gördüğü destek
01:01zayıfladıkça sorunlarını şiddete başvurarak çözmeye çalışan bir iktidar var. Seçilmiş
01:08belediye başkanlarını görevden alıp yerlerine devlet memurlarını kayyum atamak her türlü
01:17polis şiddetiyle karşılık vermek en ufak bir eleştiride bulunanları ceza evine göndermek
01:26Kürt sorununu şiddet yoluyla çözmeye çalışmak şiddet siyasetinin değişik yönleri. Öbür yanda
01:36Türkiye bir savaş çemberiyle sarılmış durumda. Bunun en büyük acısını sivil halk kadınlar ve
01:45çocuklar çekiyor. Türkiye'yi bu şiddet ortamından çıkaracak bir barış hareketine her
01:53zamandan fazla ihtiyacımız var. Barış sadece silahlı çatışmaların sona erdirilmesi değil,
02:01aynı zamanda savaşa yol açan uyuşmazlıklara çözüm bularak çatışma nedeninin ortadan
02:10kaldırılması demektir. Kürt sorununun barışçı yollardan çözümü toplumsal ve siyasal barışın
02:19vazgeçilmez bir öğesidir. Barışın silahla sağlanamayacağına inanıyoruz. Öte yandan
02:27Kürt sorununu sadece Türkiye'nin sınırları içindeki bir sorun olarak görmek yanıltıcı olur.
02:35Suriye'de savaş ve çatışma ortamı ile Kürt sorunu konusunda Türkiye bölgedeki bütün halkların
02:44yararına olacak barışçı bir siyaset izlemediği sürece Türkiye'de Kürt sorunuyla ilgili gerçek
02:53bir barışın sağlanması da güçtür. Ekim başından itibaren ortaya çıkan gelişmeler barış
03:01yaratmakla birlikte iktidarın Kürt sorununda barışçı ve demokratik bir çözüm arayışı olduğuna
03:10dair belirti yoktur. O nedenle Samsun emek ve demokrasi güçleri bir barış sürecinin başlaması
03:19için çağrıda bulunmak istiyoruz. Bu aynı zamanda bir demokrasi, ekmek, adalet, özgürlük,
03:27insan hakları ve hukuk devleti çağrısıdır. Yaşadığımız deneyimlerden biliyoruz ki Kürt sorunu
03:35ancak demokrasi çerçevesinde ve insan hakları temelinde çözümlenmelidir. Kürtlerin hakları
03:48ancak Türkiye'de yaşayan her bireyin temel hak ve özgürlüklerinin hukuk devletiyle güvence
03:56altına alınmasıyla korunabilir. Katılımcı bir demokrasi ancak yerel yönetimleri bu an katı
04:04merkeziyetçiliğin gevşetilmesiyle sağlanabilir. Eşit yurttaşlık ancak bütün kimliklere saygı
04:12gösteren çoğulcu bir demokrasiyle gerçekleşebilir. Barış savaşın bitmesiyle gerçekleşmez. Barışın
04:22inşa edilmesi üzerinde duracağı yapıların oluşturulması gerekir. Bu bağlamda barışı her
04:30şeyden önce hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası hukuk standartları eksenine oturtmanın
04:38önem taşıdığı düşüncesindeyiz. Sürekli kalıcı bir barışın inşa edilmesinde demokratik toplum
04:47örgütlerinin önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz. Şimdiye dek Kürt sorununa ilişkin
04:53bütün girişimler devlet ya da siyasal aktörler tarafından yapıldı. Oysa toplumun demokratik
05:00birey ve örgütlerinin ön ayak olarak halkla birlikte başlatacağı bir barış süreci barışın
05:09toplumsallaştırılmasına barış sürecine toplumsal destek sağlanmasına toplumdaki şiddet kültüre
05:17yerine barış kültürünün yerleşmesine yol açacaktır. Barış sadece savaşan tarafları
05:24kapsayan bir kavram değildir. Bütün toplumu içine alan toplumsal bir kavramdır. O nedenle
05:30barış sürecinin başarısı toplumsal desteğe bağlıdır. Kalıcı bir barışın toplum nezdinde
05:38inşa edilebilmesi için özgür, eşitlikçi ve demokratik bir toplumsal yaşantının da
05:46sağlanması gerekir. Bunun için de ekonomide bölüşümün yoksullar ve çalışanlar lehine yeniden
05:54düzenlenmesine açlığın, yoksulluğun, işsizliğin, kadın katliamlarının, iş cinayetlerinin,
06:03bebek istismarlarının, eğitim, sağlık ve barınma sorununun yaşanmadığı bir ülkenin inşa edilmesine
06:11gereksinim vardır. Barış içinde yaşama hakkı bir temel insan hakkıdır. Nürnberg Mahkemesi'nde
06:20savaşçının barışa karşı işlenmiş bir suç olduğu kabul edilmiştir. 12 Kasım 1984 tarihli
06:29Birleşmiş Milletler Genel Kurul kararında tüm insanların kutsal bir hak olan barış içinde
06:38yaşama hakkına sahip olduğu ifade edilmektedir. 10 Aralık 2010 tarihinde İspanya'nın Santiago de
06:46Compostela kentinde düzenlenen barış içinde yaşama hakkı kongresinde kabul edilen bildiri de
06:53bireylerin, grupların, halkların adil, sürdürülebilir, kalıcı barış içinde yaşama hakkına
07:02sahip olduğu belirtilmekte ve bu hakkın sağlanması ve kurulması sorumluluğunun devlete ait olduğu
07:10altı çizilmektedir. Bildiri de ayrıca halkların ve bireylerin devlet tarafından düşman olarak
07:18görülmeme hakkından söz edilmektedir. Bu düşüncelerden hareketle Samsun emek ve demokrasi
07:31güçleri olarak barış içinde yaşama hakkımızı kullanıyor. Kürt sorunuyla ilgili olarak silahların
07:39susması ve bir barış ve demokrasi sürecinin başlaması için gereken adımların acilen atılması
07:46çağrısını destekliyoruz.
Yorumlar