00:00Sayın Başkan, Sayın Milletvekilleri gecenin
00:11ilerleyen saatlerinde hepinize iyi bir akşam diliyorum.
00:15Ekranların başında bizi izleyen, zindandan sürgüne ve
00:20kalbi kardeşlik ve barış için atan herkese çok selam, çok
00:25sevgiler. Burada bütçe görüşmeleri yapılıyor. Ben bu
00:30bütçe görüşmelerinde yine Kürt sorunlarını ilgili
00:34düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isteyeceğim. Bakın
00:38geçmişten bugüne kadar Kürtler hiçbir dönem bin yıllık tarih
00:44boyunca Türkiye halklarıyla farklı düşünmediler. En zor
00:49günlerde Malazgirt'ten başlayan Kurtuluş Savaşı'na kadar ve
00:54oradan Lozan'a gelen süreçte biz kaderimizi Türkiye
00:59halklarıyla birleştirdik ve bu vatan bizim vatanımız, biz bu
01:05topraklara aitiz, bu toprakların sahibiyiz dediler.
01:09Bundan asla geri adım atmadılar. Bir başka geri adım
01:14atmama bizim dilimiz var, bizim kültürümüz var. Biz bu dil için,
01:21bu kültür için bir ortak vatanda, ortak bir hukuktan
01:26yaşamak istiyoruz. Hep bunları söylediler. Ama ne yazık ki bu
01:31yüz yıllık süre içerisinde bu devletin yöneticileri Kürtlere
01:38acı dolu yıllar yaşattılar. Yüz yıl hayal kırıklığı oldu,
01:43kavgalar oldu, şiddet oldu, kan oldu, göç oldu, hep bunlar
01:49oldu. Ve yıl bin dokuz yüz yirmi üç Kürt siyasetçileri
01:55hep barış istedikleri için ya zindanlarda ya da dar
02:00ağaçlarında oldular. Bin dokuz yüz yirmi üçlerde bu
02:03parlamentoda daha önce de söylemiştim zaman zaman
02:07tekrara gireceğiz çünkü sorunumuz yerli yerinde durduğu
02:11müddetçe biz tekrar düşmek gibi bir zorunluluğumuz var. O
02:16tarihte Lozan'da bulunan İsmet Paşa Lozan'da Mustafa Kemal'i
02:22arıyor. Diyor ki eğer Kürtler dönüp demezlerse İsmet Paşa
02:29Kürtlerin ve Türklerin ortak temsilcisidir. Lozan'da
02:34başaramayız. O dönem Mustafa Kemal Kürt milletvekillerini
02:38Hasan Hayri'yi ve Yusuf Ziya'yı çağırıyor. Ulusal
02:42giysileriyle oradan geliyorlar. Ve bu kürsüye
02:47çıkıp konuşma yaptıklarında Mustafa Kemal bir taraftan
02:51alkışlıyor, bir taraftan da ayaklarıyla yeri dövüyor. Işte
02:55Kürt Türk kardeşliği budur diyor. Ve sonra kısa bir süre
02:59sonra Hasan Hayri Elazığ'da dar ağacına çekiliyor. Ulusal
03:06giysilerini giydiği için ve o gün yaptığı konuşma için
03:09Elazığ'da idam ediliyor. Yusuf Ziya'da Bitlis'te. Işte
03:15böylesi acı dolu bir süreç yaşanıyor. Yani Kürt
03:19siyasetçilerinin nasıl ağır bir bedel ödediğini yıl bin
03:24dokuz yüz doksan üç çok genç bir milletvekiliyim Çankaya'da
03:29bir resepsiyondayız. Rahmetli Özal'la sohbet ediyoruz,
03:33tartışıyoruz. Kürt sorunu nasıl çözülür? Kendisine şunu
03:37söyledim. Bugün bölgede uygulanan bütün
03:40antidemokratik uygulamaların mimarı sizsiniz. Olağanüstü hal
03:45uygulaması, bölge valiliği, özel tim, köy koruculuğu evet
03:52döndü bunun mimarı benim. Ama biz bunları yaptık. Bunlarla
03:57Kürt sorununu çözemeyeceğimizi de gördük. Şimdi size ve bize
04:02önemli görevler düşüyor dedi ve siz Şam'a gideceksiniz
04:07dedi. Gidip ateşkes sürecini ve gidip konuşacaksınız Sayın
04:12Öcalan'la. Silahları bıraksınlar, gelsinler siyaset
04:16yapsınlar, gelsinler konuşalım. Bak yıl bin dokuz yüz doksan üç
04:22biz Şam'da bir görüşmedeyiz. Ve bu görüşmede ülkenin Irak'ın
04:29Cumhurbaşkanı olan Mam Celal Talabani var, Sayın Öcalan var,
04:34Kürt siyasetinin önemli şahsiyetleri var. Ve biz
04:38oradaydık. Sayın Öcalan da bana ne görev düşüyorsa varım,
04:43geleceğim ben çünkü Türkiye'liyim. Ben sorunu
04:47Türkiye'de çözmek istiyorum dedi. Ama döndük, geldik. Ne
04:52oldu biliyor musunuz? Geldik Özal öldü ve hatta biz Şam'daydık
04:58Özal öldü. Hemen Öcalan şunu söyledi. Türkiye'de öyle bir
05:02güç var ki dedi, Özal'ı onlar öldürdü dediler. Ben de
05:06inanıyorum buna. Çünkü bu topraklarda barışın olmasını
05:09istemeyen güçler var. Kandan, şiddetten ve beslenen güçler
05:14var. Geldik alelacele bizim dokunmazlıklarımız kaldırıldı,
05:20partimiz kapatıldı, biz cezaevine gittik. Sonrası ne
05:24oldu? Yıl iki bin on üç. Bakın o süreçte o sürecin siyasi
05:34aktörleri başta Selahattin Demirtaş, İdris Balıkentler
05:38cezaevinde hala Selahattin cezaevinde. O barış sürecinin
05:43aktörlerinden oldukları için. Şimdi Kürt siyasetçileri
05:47böylesi büyük bir bedel ödeyerek siyaseti
05:51şekillendirmeye çalışıyor. Peygamber Efendimiz diyor ki
05:54Allah'ı tarif ederken barış ve esenlikten bahsediyor. Allah'ın
05:59adı bu. Biz de barışı bu kadar kutsuyoruz. Şimdi bunları niye
06:03söylüyorum? Vallahi bu topraklarda bir barış iklimi
06:08başladı. Şimdi ne oluyor? Ben yıl yine iki bin on üç bu
06:12kürsüde Sayın Erdoğan'a seslenmiştim. Kudadan başka
06:17kimseye övgü yağdırmam. Ama ben size ve Sayın Hocalarına
06:21övgüler yağdırıyorum. Gelin bu ülkenin azizi olun. Bakın üç
06:25yıldır kanı durdurdunuz. Şimdi bu akşam buradan yeniden
06:29sesleniyorum. Sayın Erdoğan, Sayın Bahçeli ve yanı başınıza
06:37Sayın Özgür Özel'i de alın. Sayın Selahattin Demirtaş'ı da
06:41alın. Barışa katkı sunacak bütün siyasi aktörleri alın.
06:46Gelin bu ülkenin azizi olun. Olabilirsiniz. Biz yeni bir
06:51iklim yaratabiliriz. Bakın biz başka yerlerde barış
06:57projemiz yok. Ne New York'ta, ne Osto'da, ne Londra'da, ne
07:03Paris'te. Biz bu topraklarda, şurada, bu bu iklimde bir
07:08Ankara modelini oluşturabiliriz. Ne yapabiliriz
07:11biliyor musunuz? Vallahi dünya örnek olacak bir model
07:15sunabiliriz. Bakın Sayın MHP Grup Başkan Vekili Erkan Bey
07:21barış size çok yakın, çok. Bakın bir nefes, bir adım
07:25atsanız barış burada. Size de görev düşüyoruz. Sadece Sayın
07:29Bahçeli'ye ve Erdoğan'a bu işi yüklemeyelim Selahattin
07:33Demirtaş'a, Öcalan'a değil. Hepimize bakın orada kimler
07:36oturuyor? Orada Nevroz oturuyor. Orada kim oturuyor?
07:39Beritan oturuyor. Orada kim oturuyor? Hristiyanları
07:44Bir kardeşimiz George oturuyor. Orada Alevileri temsilen Celal
07:50oturuyor. Burası bir bahçe. Işte bütün halkların, bütün
07:54inançların, bütün kimliklerin bahçesi burada. Siz kalkıp bir
07:58el tutsanız barış gelecek. Beylerbaşkan, siz elinizi
08:03oradan uzatsanız emin olun barış burada. Bu iklimi bu
08:08akşam burada hayata geçirin. Yarın Türkiye'nin şekli
08:12değişir. Çünkü bunu iki bin on üçte gördük. Milyonlarca insan
08:17Diyarbakır'da toplandı ve hepsi barış istiyordu. Onun için
08:23barış bize çok yakın. Bir başka arkadaşım adı Heval yani Kürt
08:29isimlerini vererek söylüyorum. Bunlar hepsi sizi bekliyorlar.
08:33El uzatsanız bir el kadar size barış yakın. Bunu yapabilirseniz
08:39emin olun siz de barışa çok büyük katkılar sunarsınız. Hep
08:44söylüyoruz ya Türkiye'nin üç tarafı deniz. Bir tarafı kara
08:48tarafı da vallahi hep Kürtler. Nereye gitseniz Kürtler
08:53karşınızda. Orta Doğu'nun neresine giderseniz gidin.
08:56Ister Rojava'da ister Suriye'de ister İran'da ister Türkiye'de.
09:01Çıkmaz sokakta bile Kürtler sizin karşınızda. Benim haklarımı
09:07gasp etmeyin. Bizim de Türkiye halklarına ve Türkiye'yi
09:11yönetenlere sesleniyoruz. Sayın Bahçeli'yle. Sayın Erdoğan'a
09:15sesleniyoruz. Gelin bu ülkenin azizleri olun. Gelin bu ülkeyi
09:20birlikte yanı başımızda diktatörlükle yönetilen ülkeler
09:24vardı. Irak öyleydi, Suriye öyleydi. Oradan bağırıyorlardı.
09:30Kanımızla, canımızla seninle miz? Ey sadan diyordu. Ama sadan
09:36düştüğü gün ne oldu biliyor musunuz? Vallahi ilk önce yanı
09:40başında olanlar gittiler onun büstünü heykellerini yerine bir
09:44ettiler. Şimdi buradan çağrımızdır. Siyasi aktörlere,
09:48bu ülkeyi yönetenlere Sayın Erdoğan'ın bu konudaki
09:51cesaretini biliyorum. Geçmişten bunu yapabilir, barışı
09:55sağlayabilir. Yanı başına Sayın Bahçeli'yi de aldığında
Yorumlar