00:00Gökay, öyle bir şey yaşadım ki hala sindiremiyorum, hala sindiremiyorum deyip de unutamadığınız bir şey var mı?
00:08Var, var, var. Yani hala sindiremediğim bir şey var. Ülkücüsünüz, Türkçüsünüz, Türk milliyetçisiniz, memleket komünist olacak diye komünizme karşı savaşıyorsunuz,
00:20Atatürk deyip gururlanıyorsunuz, İstiklal Marşı okuyorsunuz, solcuların karşısına geçip İstiklal Marşı okuyorsunuz.
00:28Gökay, cezaevine düştüğümüzde, askeri cezaevinde, asker gelip bize diyordu ki, İstiklal Marşı'nın 6. kıtasını oku diyordu, bilmediğimiz için dayak yiyorduk.
00:37Hala unutamıyorum onu. Yani iki kıtayı bile okurken, sonraki kıtaları bilmediğimden dolayı askerden dayak yedim ya, hiç unutamıyorum onu.
00:48Yani düşün, İstiklal Marşı için hapiste yattığınıza inanıyorsunuz, vatan bayrak diyorsunuz ama İstiklal Marşı'nın 5. kıtasını oku, 7. kıtasını oku,
00:59Ey Türk gençliğine hitabenin oku tamamını dediğinde, okuyamadığınız için, o Türkçe bilmeyen askerden dayak yedik ya, hala 40 yıldır unutamadığım en büyük acıdır, hayatımdaki en büyük karanlık tablomudur benim.
01:16Haksız da değilsiniz yani. Peki, çocuk girdiniz, genç bir delikanlı olarak çıktınız.
01:25İnanamıyorum.
01:26Aslına bakacak olursanız ilk gençlik çağını Demirparmaklıklar ardında karşılamak. Nasıl bir çocuk girdi oraya, nasıl bir adam olarak çıktı?
01:35Ondan sonra duruşunuz, bakışınız değişti mi hayata?
01:38Yani şöyle, içeri girdiğimde çok zeki bir talebeydim.
01:45Okuldayken. Yani dedim ya o zaman Endüstrimen Seksesi'ye, Ticaret Hisseleri'ye imtihanlardı. İmatipler imtihanlardı bizim dönemimizde.
01:53Düşünsene belli ki mutlu bir aile.
01:55Tabii tabii.
01:56Babaya hayran bir çocuk.
01:57Tabii. Zeki bir talebelim. Dışarı çıktığımda daha zeki olarak çıktım.
02:01Çünkü okuma imkanı çok bulduk Gökay. Yani bu kadar dayağın kötü ayağın arasında da okuma imkanı bulduk, sorgulama imkanı bulduk.
02:10Ve hapisten çıktığımda, işte az önce söylediğim, hayaller kurup hayallerini gerçekleştirmek üzere mücadele eden bir Cemal İngiliz olarak hapisten çıktım.
02:18Türkiye'de benim gibi eşi benzeri örneği olan kimse yoktur.
02:23Hapis yatacaksınız, sonra lise birden tekrar çıkınca okula başlayacaksınız, üniversite kazanacaksınız, üniversiteyi bitireceksiniz ve sonra çok kısa bir zamanda, yani 10 yıl sonra milletvekili olacaksınız.
02:38Yani 1984'te hapisten çıkıyorsunuz, 90'da okul bitiriyorsunuz, 99'da milletvekili oluyorsunuz, 34 yaşında.
02:50Bu öyle kolay kolay benim dönemimin kuşağında görülen bir şey değildir.
02:57Hapiste okul bitiren vardır, sonraki süreçte.
03:01Üniversite bitiren, lise bitiren vardır, o imkanlar daha sonrasında sağlandı.
03:05Ama benim dönemim, benim kuşağımda bu hapis yatıp, lise 1 öğrencisiyken hapise girip çıkıp tekrar lise 1'den okula başlayıp, bu arada eşimi de okulda tanıdım.
03:15Yani düşün benden de ufaktır eşim, bu vesileyle lisede tanımıştık.
03:19O vesileyle 34 yıllık da bir evliliğimiz var.
03:23Maşallah.
03:24Evet, tabii. Allah sağlık sıhhat versin.
03:26Dolayısıyla benim girişimle çıkışım arasındaki fark, girerken zeki bir Cemal İngilt olarak hapise girdim.
03:33Çıktığımda da çok zeki bir Cemal İngilt olarak hapisten çıktım.
03:36Peki şimdi dokunulmazlıkla alakalı, ilk başta şu soruyu sorayım.
03:42Eskiden, bahsettiğiniz yıllarda ya da vatandaş olarak bir genç olarak televizyonda daha zeki, daha akıl oyunlarının galip geldiği siyaset anlayışını izlediğim zamanları hatırlıyorum.
03:59Şimdi özellikle son 10 sene, 15 senede, özellikle hatta son 5 senede, iktidar da, muhalefet de, muhalif olmak da koordinatlarını acayip değiştirdi.
04:12Yani akıl oyunlarıyla galip gelmek ya da mağlup olmak değil de, insanların birbirini tehdit ettiği, hakaret hamis, hapise attığı, hapiste tehdit ettiği.
04:23Dövdüğü.
04:24Hani Kore parlamentosunda gördüğümüz manzaraları artık kendimiz de görmeye başladık.
04:30Hani ben dış haberlerde görev yaptığım zaman, oo Koreliler yine kapışıyorlar diye biz böyle bakardık ve çoğunda da zaten hani gırgır yapardık kendi aramızda, hürüst olayım.
04:39Ama şimdi kendi ülkemizde görüyoruz bunları.
04:42Siyasetin bu değişen anlayışı ürkütmüyor mu, korkutmuyor mu?
04:47Mesela şu an sizinle alakalı dokunulmazlık kaldırmanın arka planında ne olduğunu, ne yaptığını çeşen beş yukarı hepimiz tahmin ediyoruz ve biliyoruz.
04:58Yani belki 14 yaşında verdiğiniz o sınavı hayatınızın bu işte olgunluk döneminde de vermenizi istiyor olabilir mi?
05:06Ben verdim zaten.
05:07Yok hani ben 45 yaşındayken de pardon, 2001-2002, 2009 kaç yaşında oluyoruz 2009?
05:1744 yaşında mı oluyoruz? 44 yaşında. 44 yaşında hapse girdim zaten.
05:21Gerekçe neydi o zaman?
05:22Gerekçe mecliste bir kavga sebebiyle Sadi Somuncuoğlu olayı olmuştu.
05:28Cumhurbaşkanı adayıydı.
05:29Cumhurbaşkanı adaylığını engellemek dolayısıyla aslı öyle bir şeyimiz de yoktu.
05:34O zaman ben hep anlatamadık kendimize, o zaman sosyal medyada yok, böyle basın falan da yeteri derecede değil.
05:41Sadi Somuncuoğlu diye MHP'nin devlet bakanı, Allah rahmet eylesin, Cumhurbaşkanı aday olmak istediğinde MHP tarafından engellendi denilerek,
05:50halbuki işte biz aracının yanında duruyorduk, polisler gelip bana yumruk attılar göğsüme, sonra ayağıma tekme atınca, ben polislerle kavga edince,
05:58bundan dolayı 20 ayı ceza aldım, 8 ay hapis yattım.
06:012009 yılında 8 ay hapis yattım.
06:05Dolayısıyla AKP'lilerin gönlü rahat olsun, benim dokunulmazlığımı kaldırıp hapisten falan korkacak bir adam değilim ben.
06:11Onun için antrenmanlıyım, yani hem gençliğimde antrenmanlıyım, hem de 44-45 yaşında antrenmanlıyım.
06:17Dolayısıyla onlar bizi korkutamaz.
Yorumlar