00:00ve genel kurulu saygıyla selamlıyorum. Yeniden Refah
00:22Partimiz adına iki bin yirmi beş yılı merkezi yönetim bütçe
00:26kanunu teklifiyle ilgili görüşlerimizi açıklamak üzere
00:29söz aldım. Üzülerek ifade ediyoruz ki iki bin yirmi beş
00:33yılı bütçesi vatandaşın ve ezilenlerin bütçesi değildir. Bu
00:37bütçede paylaşımda adalet yoktur. Borç, faiz, vergide
00:42adaletsizlik vardır. Bu bütçe borç, faiz, zam ve vergi
00:46bütçesidir. Şimdi bunları kısaca genel kurula ifade
00:49etmek istiyorum. Iki bin yirmi beş yılında iki trilyon liraya
00:52yakın faiz ödenecektir. Ödenecek olan bir nokta doksan
00:55beş trilyon liraya bu faiz elli altı milyar dolara tekabül
00:59etmektedir. Geçen yıl faiz ödemesi bir nokta üç trilyon
01:02liraydı. Bu sene yüzde elli artışla bir nokta doksan beş
01:05trilyon liraya çıkmıştır. Bir önceki yıla göre bütçe toplamı
01:09yüzde otuz iki büyürken faiz ödemeleri yüzde elli oranında
01:12artmıştır. Geçen yıl faiz ödemeleri bütçe açığını yüzde
01:15kırk dokuzu kadarken bu yıl faiz ödemesi bütçe açığının
01:18yüzde yüz birine gelmiş yani bütçe açığından fazla faiz
01:22ödenmiştir. Bu rakamlar faiz ödemelerinin yılda yıla ciddi
01:25şekilde artış gösterdiğinin bir ispatıdır. Orta vadeli
01:29programda bunu ortaya koymaktadır. Yirmi bir yılda
01:32beş yüz doksan sekiz milyar dolar kamu kaynağını faize
01:35ödeyen AK Parti iktidarı önümüzdeki üç yılda da yüz
01:39elli bir milyar dolar daha faiz ödemesi gerçekleştirecek ve iki
01:43bin yirmi sekiz yılına yani AK Parti iktidarının yirmi beşinci
01:46yılına gelindiğinde yedi yüz elli milyar dolar faizi kamu
01:51kaynağını faize aktararak dünya faiz şampiyonu haline
01:55gelecektir. Bu yıl yapılacak bir nokta doksan beş trilyon
01:58liralık faiz ödemesini dört kişilik bir aile için hesap
02:01ederseniz her bir aileden her ay yedi bin beş yüz kırk iki
02:04lira yılda doksan bin beş yüz yedi lira faize gidecektir. Bu
02:08yıl ödenecek bir nokta doksan beş trilyon liralık faiz iki
02:12bin yirmi üç yılında bu ülkede faaliyet gösteren bir milyon
02:15altmış iki bin şirketten alınan kurumlar vergisinin neredeyse
02:18dört katıdır. Bu faize verilen parayla devlet olarak on milyon
02:23asgari ücretliye bir sene boyunca her ay on altı bin lira
02:26fazladan maaş verilip asgari ücretlinin eline otuz üç bin
02:30lira geçmesi sağlanabilir. Engelli vatandaşlarımızın şehit
02:33ve gazilerimizin tamamının talepleri yerine getirilebilir.
02:36Ülkemizdeki üç bin SMA hastasının tedavi maliyetinin
02:40yüz beş milyar lira olduğu göz önünde bulundurulduğunda faize
02:44bu sene verilecek rakamın yüzde beşi kadar bir meblağ ile
02:47Türkiye'deki bütün SMA hastalarının tedavisini devlet
02:50karşılayabilir. Yine faizle bu sene verilecek parayla kırk
02:54bine yakın küçük ve orta ölçekli işletme kurulup sekiz
02:57yüz bin istihdam sağlanabilir ve işsizliğin ortadan
03:01kaldırılmasına katkı sağlanabilir. Vergiler iki bin
03:04yirmi beş yılında on iki nokta altmış yedi trilyon lira vergi
03:07toplanacak. Yani dört kişilik bir aileden her ay kırk dokuz
03:10bin lira yılda ise beş yüz seksen sekiz bin lira vergi
03:14alınacaktır. Faiz ödemelerinin vergi gelirlerine oranı yüzde
03:19on beş iken iki bin yirmi beş yılında ise toplanan verginin
03:23yüzde on yedi buçuğu faize gidecektir. Yani her geçen sene
03:27daha fazla vergi faize gitmektedir. Vergi dar
03:30gelirliden alınmaktadır. Doğrudan vergiler yüzde otuz
03:33dört seviyesinde ama dolaylı vergiler yüzde altmış altı
03:36seviyesinde. Bu bir adaletsizliktir. Vergi
03:39muafiyetleri yine vergi harcamaları kalemi altında iki
03:43nokta bir trilyon liralık bir kurumlar vergisi ve gelir
03:46vergisi muafiyeti var. Bu vergi muafiyetlerinin de
03:49önemli bir kısmının iki elin parmaklarını geçmeyecek olan
03:53imtiyazlı holdinglere gideceğini hepimiz biliyoruz.
03:56Kamu borçlanmasıyla ilgili de şunu söylemek istiyorum. Sayın
03:59Cevdet Yılmaz kamu borcumuzun milli gelirimize oranı yüzde
04:03yirmi sekizdir. Bu gelişmiş ülkelere göre iyi bir orandır
04:06dedi. Ancak Sayın Yılmaz'ın söyleyemediği hususlar şunlar.
04:10Evet gelişmiş ülkeler de borçlanıyor. Onların kamu
04:13borcunun milli geliri oranı bizden daha yüksek olabilir ama
04:16onların borçlanma faizi bizim borçlanma faizimizin onda biri.
04:20Ve birçok ülkede de sıfır faizle borçlanıyor. Ikincisi
04:25onlar çok daha uzun vadede borçlanıyorlar. Üçüncüsü
04:28gelişmiş ülkelerin üretimiyle, ihracatıyla, ekonomisiyle bu
04:32borçları çevirebilecek gücü var. Dördüncüsü gelişmiş
04:35ülkeler kendi para birimiyle borçlanıyor. Siz dolar ve
04:38euroyla borçlanıyorsunuz. Kur arttıkça bizim borcumuz
04:41katlanarak artıyor. Örneğin iki bin yirmi iki, iki bin yirmi
04:44üç yıllarında bizim kamu borcumuz kurdaki artış
04:47nedeniyle üç nokta bir trilyon liralık artış gösterdi.
04:51Beşincisi diğer diğer ülkeler aldıkları borcu üretime,
04:55yatırıma aktarırken siz aldığınız borcu borç
04:58kapatmaya ve faiz ödemeye ayırıyorsunuz. Iki bin yirmi
05:02dört yılında kamunun ödeyeceği iki nokta yirmi altı trilyon
05:05liralık borcun yüzde doksan sekiz buçuğu yüksek faizli iç
05:09borçla kapatılmıştır. Yani borç ödemesinin neredeyse
05:13tamamı alınan borçlarla yapılmaktadır. Buyurun. Buyurun
05:17devam edin. Dar gelirliler bu bütçede dar gelirlilere ve
05:21ezilenlere yer yoktur demiştik. Bütçede cezalara, harçlara,
05:25vergi gelirlerine yüzde kırk dört oranda zam yapılırken
05:28asgari ücrete yüzde otuz, memur ve memur emeklilerine yüzde on
05:32üç ve esnaf, çiftçi, işçi emeklisine yüzde on yedi zam
05:36yapılması öngörülüyor. Enflasyonun yüzde elli
05:39seviyesinde olduğu bütçe gelirlerine yüzde kırk dörtlük
05:42zammın yapıldığı bir ülkede çalışan kesime, ücretliye,
05:46emekçiye bu oranda zam yapılması iki bin yirmi beş
05:50bütçesinin hakkaniyet ve adaletten uzak olduğunun bir
05:53göstergesidir. Çözüm önerilerimiz. Burada altını
05:56önemli çizmek istediğimiz husus enflasyonla mücadelede
05:59izlenen yol ve yöntemlerin hatalı olduğudur. Enflasyonla
06:03mücadelenin yolu arzı arttırmaktan, üretimi
06:06arttırmaktan geçiyor. Sanayide ve tarımda arzı arttırmanız
06:09gerekiyor. Bu arz artışının da yollara dökülen domatesleri
06:13tekrar görmemek için bir planlama dahilinde yapılması
06:16gerekiyor. Ancak iki bin yirmi beş
06:21Buyurun tamamlayın Hüseyin Arp. Arttırılması için yeterli bir
06:27projeksiyon bulunmadığı gibi gerekli kaynak ayrımı da ortada
06:32yoktur. Örneğin sanayinin geliştirilmesi, üretim ve
06:35yatırımların desteklenmesine ayrılan pay yüz yirmi dokuz
06:38milyar lira olup faize verilen paranın yüzde altısı
06:42seviyesindedir. Istihdama ayrılan pay üç yüz on bir
06:45milyar lira olup faize ödenecek paranın yüzde on altısı
06:49seviyesindedir. Enflasyonu kalıcı olarak arttırmak
06:52istiyorsak mutlaka arzı arttırmamız gerekiyor. Enflasyonla
06:56mücadele için ağır sanayide gıda, tarım ve hayvancılık
06:59sektörlerinde arzı arttırmaya yönelik hamleler yapmalı. Bu
07:03yolla enflasyonla mücadele etmeliyiz. Hükümetin ifade
07:07ettiği gibi talebi ve arzı kısarak vergileri üç katına
07:09çıkararak enflasyonla mücadele edilmez. Tüm faturayı dar
07:13gelirli milyonlara keserek enflasyonla mücadele edilmez.
07:16Israfı önlemeniz gerekiyor. Milletin hakkını imtiyazlı
07:20holdinglere vermekten vazgeçmeniz gerekiyor. Denk
07:22bütçeyi yapıp faiz canavarından bu ülkeyi kurtarmanız gerekiyor.
Yorumlar