00:00Teşekkür ederiz. Değerli parti meclisi üyelerimiz yirmi iki
00:13Kasım'daki parti meclisi toplantımızdan sonra bugün
00:17tekrar bir aradayız. Bugün hem ülkenin gündeminde çok önemli
00:22yer tutan hem Cumhuriyet Halk Partisi'nin son seçimlerin
00:26birinci partisi ve önümüzdeki yapılacak ilk genel seçimlerin
00:32iktidar partisi olarak sırtında ağır bir yük, önemli bir
00:39sorumluluk ve Türkiye'nin içinde bulunduğu önemli
00:43sorunlara çözüm önerilerini dile getireceği kıymetli bir
00:48sürecin içindeyiz. Sizler seksen bir ile parti meclisi
00:54üyelerimiz olarak milletvekillerimizle
00:57birlikte MYK üyelerimizle birlikte gittiniz. Ve seksen
01:01bir ildeki partimizi ülkeyi nasıl yöneteceğine ülkenin
01:07önemli kronik ve uzun süredir çözülmeyen vatandaşımı çok
01:13rahatsız eden sorunlarına Cumhuriyet Halk Partisi'nin
01:17hangi çözüm önerileriyle yaklaştığı ve bu konuda yerelde
01:22bu meselenin nasıl algılandığı ve yerelin taleplerinin program
01:27sürecimize hangi katkıları yapabileceğine yönelik
01:30çalışmalarınızla seksen bir ile gittiniz. Il danışma
01:33kurullarımız tamamlandı. Şimdi dokuz yüz yetmiş üç ilçede
01:37sizlerin yönlendirmeniz, yol göstermeniz, çizdiğiniz
01:41çerçeveler dairinde ilçe danışma kurullarımız yapılacak.
01:45Ardından tekrar il danışma kurullarıyla illerin
01:50programımıza yönelik değerlendirmeleri, önerilerini
01:54raporlaştırılacağı süreç başlayacak. O zaman da yine
01:58seksen bir ilde sizler görev yapacaksınız. Ardından tematik
02:02toplantılarla ilerleyeceğiz ve Cumhuriyet Halk Partisi
02:05Türkiye'nin sorunlarına iktidarında hangi hükümet
02:10programıyla yaklaşacağını, hangi sorunu hangi vadede ele
02:14alacağını ve nasıl çözeceğini hem kendi bugüne kadarki
02:18çalışmaları hem illerdeki ilçelerdeki çalışmalar hem de
02:23yapılacak tematik toplantılarla akademisyenlerden, meslek
02:27odalarından, barolardan, sendikalardan, sivil toplum
02:30örgütlerinden aldığı geri dönüşlerle, katkılarla hem de
02:34dünyada başarılı sosyal programlar uygulamış, başarılı
02:39kalkınma programları uygulamış, sosyal demokrat partilerin
02:43iktidarında güçlenerek ilerlemiş olan iyi örneklere de
02:47bir yandan bakıyoruz. Onlarla da birleştirerek Cumhuriyet Halk
02:52Partisi'nin ikinci yüzyılın ilk iktidarında Türkiye'ye ne
02:56önerdiğini hep birlikte konuşuyor olacağız. Işte böyle
03:00sorunlardan bir tanesi bugün Türkiye'nin soru ııı gündeminde
03:05Suriye, Suriyeli sığınmacılar, terör ve Kürt sorunu
03:11meselesinin hep bir arada konuşulduğu, tartışıldığı ve
03:16Türkiye'de ana gündem haline geldiği ama esas vatandaşın
03:21gündemi noktasında da ciddi tartışmaların yürüdüğü bir
03:25sürecin içindeyiz. Malum Cumhuriyet Halk Partisi olarak
03:28sınır komşumuz Suriye'yle Türkiye'nin ilişkilenme
03:34meselesinin komşunun toprak bütünlüğüne saygısız,
03:37komşudaki iç savaşı kışkırtan, oradaki devlet dışı unsurları
03:42alan, eğiten, donatan, yollayan, savaştıran meselenin
03:46ilk başından beri karşı olduk. Biz Suriye'ye Esat'a ilk
03:50yaşından beri demokratikleşmesi Suriye'yi temsil edecek yani
03:57sadece Arapları değil sadece Suriye'deki bir kesimi değil
04:03Arapları Alevisiyle, Sünnisiyle Kürtleri Suriye'de Türkmenleri
04:11ve tüm etnik ve mezhebi grupları temsil edecek bir
04:15hükümete ve demokratik seçimlere, demokrasiye,
04:19uluslararası kuruluşların denetimine açık bir rejime
04:25ulaşması konusunda Esat'la kurduğumuz ilişkinin Suriye'ye
04:30yaptığımız tavsiyenin özü ve kökü bugüne kadar buydu. Bu
04:34sırada Erdoğan Suriye'de önce Esat'ı devirelim ondan sonra
04:40gerisine bakalım diye bir anlayışa sahip oldu. Iki bin on
04:45bir yılından itibaren. Peki öncesinde ne vardı? Öncesinde
04:48Esat'la el ele fotoğraf vermeler, ailecek tatile
04:52gitmeler, Esat'ı övmeler, güzellemeler. Peki o zaman
04:56Suriye'de demokrasi vardı da Erdoğan bunları övüyordu. Sonra
05:02Esat birden diktatörlüğünü ilan etti. Erdoğan da bununla
05:06kavgaya mı karar verdi? Işte Türkiye'de yapılmaya çalışılan
05:10bugünlerdeki ilüzyonun temelinde bu var. Bir siyasi
05:15ilüzyon çapası var. Sanki Esat diktatörmüş Erdoğan da Esat'ın
05:21diktatör olduğunu öğrendiği andan itibaren onun karşısında
05:24durmuş gibi. Oysa Esat hep diktatördü. Babası diktatördü,
05:28kendisi diktatördü. O içimizi sızlatan hapishaneler hep
05:33doluydu muhaliflerle. Suriye'de rejim kapalıydı, işkence şüphesi
05:38hep vardı ve Erdoğan o zamanlar Esat'la kol kolaydı, yan yanaydı,
05:44el eleydi. Esat bir günde diktatör olmadı. Esat hep
05:48diktatördü. Ama konjonktür gereği Esat'ı bir zamandan
05:54sonra İsrail'in, Amerika'nın, Rusya'nın, İran'ın vesayet
06:01savaşları yapmaya başladıkları noktada Türkiye'ye de bir rol
06:05biçildi. Erdoğan da kendisine verilen rola uygun olarak orada
06:10yeni bir tutum aldı. Yıllarca bu sefer Esat'a eski dostu Esat'a
06:16Eset diyerek eli kanlı diyerek diktatör diyerek onu yıkmanın
06:21yollarını aradı. Bu on üç yıl boyunca memnun mümkün olmadı.
06:26Iki bin yirmi dört yılında bu bir anda Erdoğan'ın da açıkça
06:34ifade ettiği gibi onun da beklemediği bir anda
06:37Amerika'nın ve İsrail'in planıyla Rusya'nın ikna
06:42edilmesiyle İran'ın takatsizliğine de fırsat
06:46bilerek Suriye'de rejime karşı Türkiye'nin aslında İdlib'de
06:54hastane sürecine göre tutması silahsızlandırması gereken
06:59cihatçı gruplardan oluşan HTS Şam'a doğru yürüyüşe geçti ve
07:05Erdoğan'ın iki gün öncesinde kendi ifadeleriyle söylediği
07:10Cumhurbaşkanlığı sitesinden okuyorum. Esete bir çağrımız
07:15olmuştu. Gel görüşelim ve Suriye'nin geleceğini birlikte
07:18belirleyelim. Tayin edelim demiştik. Ne yazık ki Eset'ten
07:22bu işe olumlu bir cevap alamadık. Şu an itibariyle
07:25İdlib'den sonra İdlib zaten tamam ama Humus yine
07:31muhaliflerin elinde. Şam'a doğru bir ilerleyiş söz konusu.
07:34Bütünüyle bölgede devam eden bu sıkıntılı yürüyüşler arzu
07:39ettiğimiz şekilde değil, gönlümüz bunları istemiyor,
07:42maalesef bölge sıkıntıda. Bunu altı on iki iki bin yirmi dört
07:49tarihinde Esat düşmeden otuz altı saat önce cuma namazının
07:54çıkışında söylüyor. Yani bir siyasi ilüzyonla efendim
08:00Suriye'de Erdoğan başardı, Erdoğan başarmadı. Erdoğan
08:05kazandı. Hayır, Erdoğan kazanmadı. Suriye'de İsrail
08:08kazandı. Suriye'de Amerika kazandı ve Suriye'de Türkiye'nin
08:15aslında ulusal çıkarlarına ne kadar hizmet edeceği belli
08:19olmayan bir ara dönem başladı. Şimdi bu noktada soğukkanlı
08:25olmak, doğruları savunmak lazımken otuz bir Mart
08:30seçimlerinin yenilgisini Suriye'de yaşananlarla telafi
08:34edip moral bulmaya çalışan bir iktidar ve bir siyasi ilüzyon
08:38çabasından karşı karşıyayız. Ama önce Cumhuriyet Halk
08:43Partisi'nin tutumunu net olarak koyalım. Dört önceliğimiz
08:47vardır. Bunlardan birincisi Suriye'nin toprak bütünlüğünün
08:51korunmasıdır. Ikincisi tüm Suriyelileri temsil edecek insan
08:57haklarına saygılı bir rejimin oluşması ve komşumuzun istikrar
09:01bulmasıdır. Ve orada bulunan askerlerimizin güvenliği
09:05Türkiye'deki yurttaşlarımızın huzuru ve refahının sağlanması
09:09önemlidir. Son olarak da dördüncü ve en önemli
09:13önceliğimiz Türkiye'deki Suriyelilerin bir an önce
09:17güvenle evlerine dönmesidir. Bu dört öncelikli konuda çok
09:23hassas, çok soğukkanlı ve çok kararlı olmak gerekiyor. Bunu
09:27açıkça ifade etmek isterim. Erdoğan'ın duyduğu heyecanın
09:32sokakta olmadığını görüyoruz. Milletvekillerimiz, parti
09:36meclis üyelerimiz, bizzat ben Erdoğan'ın Türkiye'yi ortak
09:40etmeye çalıştığı heyecana sokak ortak olmuyor. Televizyonun
09:44ekranları başında konuşan yorumcuların eczanı
09:47televizyonları izleyenlere geçmiyor. Çünkü herkes biliyor
09:51ki Türkiye'de yapılan dünya kadar yanlışın sonucunda on üç
09:57yılın sonunda Türkiye kazanmadı.
Yorumlar