00:00Sayın Başkan, değerli milletvekilleri iktidar medyayı
00:07şeytan üçgeni oluşturarak yönetmeye çalışıyor. Bu üçgen
00:12içerisinde başta iletişim başkanlığı var. Iletişim
00:16başkanlığı en önemli görevi gazetecilere hedef
00:20göstermek. Rütün işlevi ise burada medya kuruluşlarına ceza
00:25kesmek şeytan üçgenin üçüncüsü basın ilan kurumu da ilan
00:31vermeyerek özellikle muhalif basına onları maddi anlamda
00:36disipline etmek. Işte bu şeytan üçgeni içerisinde
00:40Türkiye'de medya habercilik yapmaya çalışıyor. Bu şeytan
00:44üçgeni şayet yetmez ise bu sefer de devreye bu sefer
00:50devreye yargı giriyor. Yargı sopasıyla bu sefer medyayı
00:54disipline etmeye çalışıyorlar. Iletişim başkanlığı çokça
00:58konuşuluyor, çokça gündem oluyor. Her gün televizyonlarda
01:02boy boy iletişim başkanını görüyoruz. Iletişim iletişim
01:06başkanlığı iki bin on sekiz yılında kuruldu. Kurulduğunda
01:10bütçesi ne kadar da tahmin edelim? Sadece ve sadece üç yüz
01:17kırk dört milyon liraydı. Ancak bugün bu yıl yapılacak
01:23bütçedeki rakamı tam tamına dört nokta üç milyar dolar. Bu
01:31medyayı disipline eden şeytan üçgenin başındaki kuruluş dört
01:36nokta üç milyar ile neredeyse saray bütçesine yakın bir rakam
01:41da adeta kendi tanıtımı yapar hale geldi. Iletişim
01:45başkanlığının ilk çıkış noktası Türkiye'nin itibarını kurtarmak
01:50itibarına değer katmak ama şu anda iletişim başkanlığı sadece
01:57kendi itibarı üzerinde çalışma yapan bir kurum haline geldi.
02:00Adeta bir star. Fahrettin Altun. Buraya gelme tenezzülünde
02:05bulunmaz. Komisyona gelme tenezzülünde bulunmaz ama her
02:10gün televizyonlarda görebiliriz. Tam tam altı nokta bir milyar
02:16dolarlık bir milyar TL'lik bütçe talep ediyor ama bu
02:22meclise gelip de kendini göstermeyi kendine
02:25yediremiyor. Televizyonlarda görüyoruz. Bu arkadaşımız altı
02:29nokta bir milyar ile kendi tanıtımı yaparken aynı iktidar
02:34belediyelerin yaptığı konserlere laf ediyor. Önce
02:39siz Fahrettin Altun'a bakın. En son iki gün önce ya da üç gün
02:43önce bir televizyon programına çıktı. O programdaki
02:47görüntüleri bir görün. Konser kimdeymiş? Konseri kim
02:51yapıyormuş? Orada bunu görmek mümkün. Bu harcamalar rakamsal
02:57olarak bakıldığında günde on dört milyon TL'ye tekabül
03:01ediyor. On dört milyon TL'lik rakamın rakibi kim? Saray
03:08bütçesi. Sarayın günlük harcaması otuz dört milyon.
03:11Neredeyse iki katında ancak iki kurumunda en önemli özeli
03:18tasarruftan kesinlikle etkilenmemeli. Sarayla aynı
03:22şekilde tasarruftan etkilenmiyor. İletişim
03:25Başkanlığı da. İletişim Başkanlığı'nın son yaptığı
03:28işlev herkese büyük büyük kitaplarla birinci baskıyla tüm
03:37kurumlara kitap göndermek. Aynı kurumlar bu tasarruf
03:40tedbirlerinde yerel gazeteleri bile alamıyorken İletişim
03:44Başkanlığı bu kitapları gönderebiliyor. Peki bu
03:47İletişim Başkanlığı acaba sadece bizim eleştirilerimizle mi
03:50muhatap? İletişim Başkanlığı'nı yapay zekaya sordu. İletişim
03:56Türkiye'de İletişim Başkanlığı'nın görevine,
03:58işlevine ne yapıyor diye tamamen yapay zekanın yazdığı
04:04cümleyi burada okuyorum. Sonuç kısmında İletişim
04:08Başkanlığı'nın medya ve gazeteciler üzerindeki kontrolü
04:12basın özgürlüğü konusunda Türkiye'yi uluslararası
04:15sıralamada gerileten önemli bir faktör olarak görülüyor. Bu
04:19yapı hükümetin medya üzerindeki etkinliğini arttırırken
04:22muhalefet medyanın alanını daraltmaya ve kamuoyunu doğru
04:27bilgilendirmemeye devam ediyor. Bu yapay zekanın sonucu.
04:31Burada İletişim Başkanlığı adeta sarayın rakibi. Ben
04:39buradan iktidar milletvekillerine de
04:42sesleniyorum. Bize yaptığı sansürün bir benzerinde yakın
04:45zamanda bu partiyi de yapabilir. Çünkü İletişim
04:47Başkanlığı'nın iki motivasyonu var. Bir tanesi Fahrettin Altun,
04:52diğeri de saray. Onun dışında hiçbir motivasyonu yok. Bu
04:57şeytan üçgeninin diğer bir leşini radyo, televizyon üst
05:01kurulu. Namı değer Rütük. Rütü'nün yaptığı en önemli
05:05işlev Cumhurbaşkanı herhangi bir demeç verdiğinde Ebu Bekir
05:10Şahin hemen onun emrini yerine getiriyor. Size yine son bir
05:13örnek Erdoğan Sayın Cumhurbaşkanı film ve diziler
05:19aileyle birlikte dini değerlerimizi hedef alıyor diye
05:22bir demeç verdi. Ebu Bekir Şahin hemen görev bildi. Ve
05:30şu sözleri söyleyen televizyonlara ceza verdi.
05:36Küçük yaşta kız çocuklarını evlendirmeyin. Kadınlara
05:39yönellikle şiddete hayır diyen kuruma ceza verdi. Peki hangi
05:45sözleri söyleyene hiçbir ceza vermedi? O da şu. Laikliği
05:49Allah'a kafa tutmak diye diyenlere oy verenleri kafir
05:54diye nitelendirenlere yani yeni akite kör, sağır, duymaz bir
06:00şekilde işlem yapmaz bir halde. Kurulu bile toplamıyor. Bu
06:05konuda yapılan söylemler, basındaki çıkan haberler hiçbir
06:09şekilde onu ilgilendirmiyor. Tek ilgilendiği Cumhurbaşkanı'nın
06:12ona vereceği direktifler. Basın ilan kurumuna geleyim.
06:17Şeytanın diğer saç ayağı. Bu da ilan vermiyor. Ama kendi
06:23yayın kuruluşlarına ilan vermekte hiçbir şekil
06:28çekince görmüyor. Hepimiz kendi illerimizde yerel medyayla
06:32işbirliğimiz vardır, görüşüyoruzdur, gidiyoruzdur.
06:35Işte burada Adana milletvekilimiz de var. Adana'da
06:38bin dokuz yüz on sekiz yılında kurulmuş bir gazetemiz var. Yeni
06:42Adana Gazetesi. Bu gazete Adana'nın Fransızlar tarafından
06:47işgal edildiği tarihte çıktı. Tam yüz beş yıl hizmet verdi.
06:52Bu yüz beş yıl içerisinde Kurtuluş Savaşı dönemi dahil
06:57olmak üzere Fransız işgalinden kurtuldu. Fransız baskısından
07:01kurtuldu. Toptan tüfekten kurtuldu ama düşmanın
07:06yapamadığını bu iktidar yaptı. Topa, düfeye, işgalcilere
07:10dayandı ama ekonomik krize dayanmadı. Yeni Adana Gazetesi
07:15geçen ay itibariyle kapatıldı. Hayırlı uğurlu olsun sizlere.
07:20Bir diğer kurumda TRT, TRT'ye ilişkin birkaç defa demeç
07:25verdik, birkaç defa dile getirdik. Zannettik ki her
07:30ifade ettiğimizde TRT'nin yöneticileri kendine gelir.
07:33TRT'den sorumlu siyasiler bu konuda gereken düzenlemeyi
07:38yapar. Yaşadığımız neydi? Onu ifade edeyim. Yerel seçimlerde
07:43Cumhuriyet Halk Partisi'nden tek gram haber yapmadılar. Tek
07:48saniye. Ve bunu biz ifade ettik. Bunu rakamsal verilerle
07:53ifade ettik. Bakın burada TRT Haber'in çıkarttığı oranlar
08:00var. Bir Ocak yirmi on Şubat arası, bir Ocak on Şubat
08:07arasında Sayın Erdoğan bin dokuz yüz kırk beş dakika TRT'de
08:11yer edinmiş. Genel Başkanımız Özgür Ünal yirmi beş dakika.
08:16Tabii adaylarımızın orada olma ihtimali sıfır. Zaten öyle bir
08:20ihtimal yok. Öyle bir beklentimiz de yok. Ne Ekrem
08:26İmamoğlu, ne Mansur Yavaş, ne Zeyd Ankara'lar TRT
08:30ekranlarında hiç çıkmadı. Biz de bunun üzerine reklam verelim
08:34dedik. Reklam başvurusunda bulunduk. Reklam
08:37başvurusunda bulunduğumuz yani yüksek seçim kurulunun TRT'nin
08:42kanunlarının verdiği haklara binayen paramızla reklam
08:47yapalım dedik. Bu TRT yöneticileri bize şu cevabı
08:51verdi. Maille açık aleni bir şekilde merhabalar maalesef
08:57Mayıs ayı içerisinde müsait günümüz bulunmuyor. Bu bir mail.
09:01Cumhuriyet Halk Partisi parasıyla reklam vermek için
09:05TRT yönetimine başvuruyor. Hiçbir şekilde burada
09:09çıkmadığımız için bari vatandaşlarımıza bu
09:12politikamızı anlatalım diye başvuruyoruz. Iki dakikalık
09:16bile vakitlerinin olmadığını yazıyla bildiriyor. Peki bunu
09:20bunu ben bunu ben komisyonda Sayın Cumhurbaşkanı yardımcısına
09:28ifade ettim. Dedim ki ya biz paramızla bile TRT'ye
09:32çıkamıyoruz. Bakın sizin burada kendi adaylarınızın televizyonda
09:40çıkma süreleri var. Murat Kurum bin üç yüz on üç dakika
09:43çıkmış. Ertesi gün on beş dakika çıkmış. Turgut Altınok
09:47öyle, Hamza Dağı öyle ama Ekrem İmamoğlu sıfır, Mansur
09:52Yavaş sıfır, Cemil Tugay sıfır. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu
09:56haksızlığı nasıl gidereceksiniz diye ifade
09:58ettim. Buyurun buyurun tamamlayın. Sayın bakan da bir
10:05zahmet vermiş bize cevap vermiş. Verdiği cevap nedir
10:08biliyor musunuz? TRT'nin yayın ilkeleri olduğu eşitlik olduğu
10:16tarafsızlıkla yayın yaptığı ve kamu yararı esas aldığı
10:22buradaki kritik cümle kamu yararı. Yani diyor ki Sayın
10:27Cevdet Yılmaz kamu yararınız yok. Burada Sayın Bakan Murat
10:34Kurum Eliş'te maden ocaklarına imza atan İstanbul Belediye
10:41Başkanı adayının kamu yararı var. Sürekli kreş açan Ekrem
10:48İmamoğlu'nun kamu yararı yok. Bunu nasıl izah edebiliyorsunuz?
10:52Bunu nasıl ifade edebiliyorsunuz? Burada
10:55görünen tablo şudur. Bu iktidar her yaptığıyla ben gideceğim
11:01diyor.
11:04Evet.
Yorumlar