00:00Sayın milletvekilleri Hatip Kürsü'ye de lütfen Hatip'in
00:07söz hakkına saygı duyalım. Lütfen sessizliğimizi
00:09koruyalım. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri,
00:14öncelikle kıymetli halklarımızı, emekçileri,
00:17eşitlik ve özgürlük mücadelesi verirken tutsak ve sürgün
00:21edilmiş yoldaşlarımızı sevgiyle, saygıyla
00:24selamlıyorum. Emekçilerden toplanan paralarla oluşturulan
00:30bütçenin planlanmasına baktığımızda kimin hangi
00:33tarafta olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz. Siz zengini
00:37daha zengin etmeye, yandaşı büyütmeye ant içmişsiniz.
00:41Toplumun büyük çoğunluğunu açlık sınırının altında yaşamaya
00:45mahkum ettiniz. Ülkeyi geçirdiğiniz noktayı eğitim
00:49alanında çok net bir şekilde görüyoruz. Neoliberal
00:52politikaları hızla uygulayarak kamu hizmetlerini büyük oranda
00:57özelleştirdiniz. Büyük soygununuz meşrulaşsın diye her
01:01alanı yeni doğan çetesi gibi insanların, bebeklerin canına
01:06kast eden büyük küçük çetelerle doldurdunuz. Devlet okullarının
01:11niteliğini düşürerek eğitimde özelleştirmeyi
01:14yaygınlaştırdınız. Eğitimi tamamen ideolojik politik
01:18tercihlerinize göre şekillendirmeye çalışıyorsunuz.
01:20Iki bin on iki yılında dört artı dört artı dört modeline
01:24geçerek süreci başlattınız. Günümüze geldiğimizde Türkiye
01:28Yüzyılı Marif modeli diye cahcaflı sıfatlarla sunduğunuz
01:32müfredat tam bir facia, bilimden uzak, laiklik karşıtı,
01:36tekçiliği ve erkek egemenliğine dayanan bir müfredat. Eğitim
01:42eğitim özellikle neoliberal politikaların uygulanmasında
01:46dikiş tutturulamadığı için yap buz tahtasına dönüştürülmüştür.
01:51Ancak hiç bu kadar rezil bir hal almamıştı. Yusuf Tekin, siz
01:56kimseye benzemiyorsunuz. Aklınızı ne zaman
01:58isteyeceksiniz? Çok merak ediyoruz. Sizden önceki
02:03Milliyetin Bakanı Mahmut Özer zamanında yoğun toplumsal baskı
02:08sonucu verilen ücretsiz yemek hakkını bile geri aldınız. Bir
02:12öğün yemeği okullarda açlıktan bayılan kendimi geliştiriyorum,
02:17acıkmamak için su içiyorum diyen çocuklara çok gördünüz.
02:22Ama sizin çocuklarınızın yediği önünde yemediği arkasında. Bu
02:26devran böyle dönmez. Türkiye'de şiddetli yoksulluk içinde altı
02:31milyon, altı buçuk milyon çocuk var. Türkiye'de her dört
02:35çocuktan biri okula aç gidiyor. Türk Aile Ekimleri Derneği'nde
02:39yayınlanan bir çalışmada her dört çocuktan birinin kilosunun
02:43çok düşük olduğu Avrupa'da yalnızca yüzde on sekiz olan
02:48kansızlık oranının Türkiye'de kız çocuklarında yüzde seksen
02:52beş, erkek çocuklarında ise yüzde altmış sekiz olduğu rapor
02:56edildi. Türkiye'de eğitim dönemi başlarken çocuklara bir öğün
03:01ücretsiz yemek sağlamak için yıllık maliyet yüz altmış beş
03:05milyar lira olarak hesaplandı. Bu miktar Milli Eğitim
03:08Bakanlığı bütçesinin sadece yüzde on üçüne denk geliyor.
03:12Bütçe yok denmektedir. Bakalım var mı yok mu? Devlet sermayeye
03:17eee verilen teşvikler kapsamında vergi gelirlerinden
03:21vazgeçiyor. Iki bin yirmi dört yılında sermayedarlar ve
03:24patronlara uygulanan vergi vergi muafiyeti ve istisnalar bir
03:29nokta sekiz trilyon liradır. Yap, işlet, devlet projeleri
03:33kapsamında köprülerden karayollarına taahhüt edilen
03:36garanti bedelleri adeta bir soyguna dönüşmüştür. Önümüzdeki
03:40üç yıl ödenmesi planlanan bedel üç yüz yirmi sekiz nokta
03:44yedi milyar TL'ye ulaşmıştır. Bir mühendislik çalışmasıyla
03:49toplumun yeniden şekillendirilmesinin eğitimdeki
03:52birbirini tamamlayan iki önemli projesi mesemler ve
03:55çedeslerdir. Mesemlerde çocuklar ucuz iş gücü olarak
04:00sömürülüyor. Bu durumu sorgulamasınlar diye de
04:03çedeslerle itaatkar bir nesil yetiştirilmeye çalışılıyor.
04:07Mesemler aracılığıyla piyasanın ucuz iş gücü ihtiyacını
04:11gidermeye kendisine görev edinen Milli Eğitim Bakanlığı
04:14yoksullaştırılan çocukları işçileştirmekte çocukların
04:18çalıştırıldığı iş yerlerinde katledilmesine göz yummaktadır.
04:22Öte yandan mevsimlik tarımda çalışan çocukların eğitimden
04:26uzaklaşmalarına dönük herhangi bir tedbir almayan Milli Eğitim
04:31Bakanlığı çalışmak zorunda bırakıldığı için eğitimden kopan
04:35çocukların sayısını ısrarla açıklamamaktadır. Mesemlerde
04:40meslek edindirme değil, çocuk katliamı yapılmaktadır.
04:44Geçtiğimiz eğitim öğretim döneminde beşi inşaatta, dördü
04:48sanayide olmak üzere dokuz mesemli çocuk yine bu dönemde
04:53sipariş yetiştirme baskısı altında çalışan beş motor kurye
04:57çocuk katledildi. Katledilen çocukların resmi burada. Bu
05:01resme iyi bakın, sizde vicdan yok ama ben vicdanı olan
05:05halklarımıza buradan seslenmek istiyorum.
05:10Iki bin yirmi üç Eylül iki bin yirmi dört Ağustos döneminde en
05:14az altmış altı çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Mesleki
05:18eğitimde Avrupa örnek veriliyor ama oralarda çocuklar eğitim
05:22eğitim alarak meslek sahibi oluyorlar. Ölmüyorlar. Bizdeyse
05:27ucuz iş gücü olarak değerlendiriliyor ve
05:29denetimsiz iş yerlerinde kar uğruna katlediliyorlar. Tekci
05:34bir anlayışla itaatkar nesiller yetiştirmek için çedez polis
05:38hayata geçiriliyor. Tarikatlara bu projeyle para
05:41aktarıyorsunuz. Öğretmenler atamaz, atanmazken imamlar
05:45atanıyor. Bu imamlar ne işe yarar diye çok düşündüm. Sonra
05:49anladım. Ödürdüğünüz eğitimin ruhuna Fatiha okusun diye
05:53herhalde bu imamlara atanırdınız diye düşünüyorum. Başka bir
05:56açıklaması yok çünkü. Ayrıca bu yolla ııı çedesler, mesenler
06:02yoluyla devlet okullarının niteliğini düşürüyorsunuz, özel
06:05okulların önünü açıyorsunuz. Milyonlarca Alevi yurttaşın
06:08eşitlik talebi, kültürü, inancı yok sayılıyor.
06:15Değerli milletvekilleri, üniversite öğrencilerinin
06:18sorunlarından da bahsetmek isterim. Üniversite öğrencileri
06:21barınamıyor, beslenemiyor, üniversiteyi kazansalarda
06:25kayıtlarını dondurmak zorunda kalıyorlar. Ülkede bir gelecek
06:28görmedikleri için yurt dışına çıkıyorlar. Bu ekonomi
06:31koşullarda utanmadan KYK bursu günlük yüz lira yapıldı.
06:36Bununla öğrenciler nasıl geçinsin? Öğrenciler yoksullukla
06:41geleceksizlikle mücadele ederken sıra size gelmez
06:44sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Gençler geçinebilecekleri burs
06:49hakkını alacaklar. Hem de söke söke alacaklar. Kendilerinden
06:52çalınanları tek tek geri alacaklar. Peki biz eğitimde
06:57nasıl bir model öngörüyoruz? Bizim iktidarımızda eğitimde
07:00neler olacak? Çocuklar toplumsal özneler olarak görülerek
07:04parasız, bilimsel, demokratik ve ana dilinde eğitim hayata
07:08geçirilecek. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik
07:11uygulamaları sonlandırılacak. Tüm öğretmenler kadrolu ve
07:15güvenceli olarak istihdam edilecek. Bizler bu
07:19coğrafyada yaşayan Alevilerin, Süryanilerin, Ermenilerin,
07:23Keldanilerin de diğer inanç gruplarının da sessiz.
07:26Halkların ve inançların özgür bir şekilde yaşamalarını esas
07:30alıyoruz. Bu bağlamda din dersi zorunlu olmaktan çıkarılacak.
07:35Her eğitim kademesinde çocuklara bir öğün ücretsiz
07:39yemek verilecek. Mesemler kapatılacak ve çocukların
07:43işçileştirilmesine son verilecek. Sermayenin
07:47ihtiyaçlarını değil toplumsal ihtiyaçları merkeze alan
07:50nitelikli bir mesleki eğitim politikası hayata geçirilecek.
07:54Öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından ciddi
07:58riskler barındıran kalıcı yaz saati uygulamasına son
08:02verilecek. Üniversite öğrencileri için eğitim,
08:06barınma, ulaşım ve yemek hizmetleri tamamen ücretsiz
08:10olacak. Her öğrencinin kalabileceği şekilde yurtlar
08:14yapılacak. Öğrencilere verilen burs karşılıksız olacak. Burs
08:19miktarına ulaşım, kitap ve kira bedelleri de ayrıca
08:24eklenecek. Bütün bunların hayata geçirilmesi için hep
08:28birlikte mücadele edeceğiz. Öğrenci örgütleriyle, eğitim
08:32emekçilerinin örgütleriyle bir araya geleceğiz. Ben buradan
08:35sözlerime son verirken özellikle şu anda eee direnen
08:40bütün işçileri selamlamak istiyorum. Emekçileri
08:43selamlamak istiyorum. Bugün Ankara'da sesini duyurmak için
08:46bir araya gelen hakkımı ve platformu ve eee buraya gelen
08:50Ankara'ya gelen ve Kızılay'da saldırıya uğrayan içinde
08:54tanıdığımız bildiğimiz sendikacı arkadaşların,
08:57öğretmen arkadaşların, emekçilerin olduğu gruba olan
09:00bu saldırıyı şiddetle kınıyorum. Işte insanların
09:03bütçe görüşmelerinde sesini duyurmasını engellenmesine
09:07karşı da mutlaka bir araya gelmeliyiz. Şimdi buradan
09:11özellikle dile getirmek istediğim bir nokta daha var.
09:13Söylemeden edemeyeceğim, vaktimde kalmışken. Yüz küsür
09:18gündür Polonez işçileri soğukta diriniyorlar. Hep yanlarında
09:22olduk, destek verdik. Ankara'ya yürümek istediler, yolları
09:25kapandı. Ürdün meyşeli bir ııı sermaye eder bu Polonez ve ne
09:31hikmetse ne oluyorsa Ankara'ya herkes yürüyebiliyor, Polonez
09:35işçileri yürüyemiyor. Bunu protesto etmek için Şafalcı
09:38Adliyesi'nin önünde bekliyorlar. Günlerdir açlık
09:41grevi yapıyorlar. Bir lokma bile yemiyorlar. Bu soğukta, bu
09:45kışta bu yolun açılmasını istiyoruz. Haklarının
09:48verilmesi, işlerine iade edilmek ve sendikal halklarıyla
09:52birlikte iade edilmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Işte
09:54biz mücadeleyi her alanda yükselterek bütün bu
09:59söylediklerimizi hayata
Yorumlar