00:00Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, İYİ Parti
00:05grubu adına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi
00:09üzerine söz aldım. Genel kurulu saygıyla selamlıyorum.
00:13Bütçesini görüştüğümüz ııı bakanlıkların sayın bakanlarına
00:17ve bürokratlarına da hoş geldiniz diyorum. Türkiye'de
00:20muhalefetin varlık sebebi iktidar ne diyorsa tersini
00:24demekmiş gibi bir konumlandırma var. Halbuki bütün
00:27karşıtlığımızı itirazımızı koruyarak eğer doğruysa eğer
00:31milletin hayrına ise aynı şeyleri söylüyor olmaktan ortak
00:35düşünceye sahip olmaktan imtina etmediğimiz etmeyeceğimiz bir
00:39çok alan var. O alanlardan bir tanesi güçlü aile, güçlü
00:44toplum, güçlü Türkiye hedefi. Aile bence de mukaddes ve
00:48muazzezdir. Aile bence de toplumun kilit taşıdır. Ve o
00:53kilit taşı tahrip edilirse o toplum için güruhlaşma
00:57kaçınılmazdır. Dejenerasyon kaçınılmazdır. Kültür Bakanlığı
01:01bütçesinde detaylı anlattım. O sosyal çürüme kaçınılmazdır.
01:05Değerli milletvekilleri her fırsatta ne diyor Sayın
01:08Cumhurbaşkanı? Ailede çözülme olursa millet olarak
01:12varlığımızın tehlikeye girmesi kaçınılmazdır. Aile temeli
01:16sağlam olmayan toplumlar ayakta kalamazlar. Doğru. Aileyi bir
01:21milli güvenlik unsuru olarak konumlandırıyor. Ki bu da
01:24doğru. Bir milli savunma değeri atfediyor ona. Ki yanlış değil
01:28bu da doğru. Ama böylesi stratejik bir rolün bütçedeki
01:33karşılığı nasıl yüzde iki nokta yetmiş altı olabilir? Işte bunu
01:37anlamamız mümkün değil bizim. Bu payın iki bin yirmi ikiden bu
01:41yana bir puan. Ki yüz elli milyara denk geliyor. Düşmüş
01:44olmasını anlamamız mümkün değil. Dört yüz yedi milyar on
01:48milyon altı yüz yirmi yedi bin lirayla mı korunacak Türk
01:52milletinin varlığı bu durumda. Bir tek sarayın fiziksel
01:56varlığını korumak üzere yapılan günlük rutin harcamanın yıllık
02:00toplamının yanında dahi DVD, kulak maalesef bu rakamlar.
02:04Toplumsal varlığımız ortadan kalktıktan sonra hangi iktidar,
02:09hangi seçim, hangi millet, hangi devlet, hangi saray? Ailenin
02:15korunması ve güçlendirilmesi programının merkezi bütçedeki
02:18payı ne kadar biliyor musunuz? Yüzde sıfır nokta on bir. Şimdi
02:22ortaya konan ve doğru da bulduğum ve gerçekleşmesine
02:25destek olunması gerektiğine de inandığım amacın ulviyliği,
02:29iddianın büyüklüğüyle onun finansmanı için ayrılan pay
02:33arasındaki orantısızlık bu kadar derin olunca çelişki bu
02:37kadar büyük olunca biz sormak zorundayız. Siz aslında
02:42ağzınızdan dökülenin tam tersine milli varlığın yok
02:46olmasını mı istiyorsunuz ki onun temeli teminatı olan aileye
02:50emanet ettiğiniz bakanlığı bütçenin en dar hareket
02:54kabiliyeti neredeyse bulunmayan dilimlerinden birine
02:57sıkıştırıyorsunuz. Bunu ne akıl kabul eder ne mantık kabul eder
03:01ki etmiyor da zaten evlenme oranları düşüyor, boşanma
03:05oranları artıyor, şifa olsun niyetine oluşturulan aile ve
03:10gençlik fonundan sağlanan destek bırakın yuva kurmayı o yuvanın
03:14anahtarını vermeye yetmiyor insanımızın eline. İstanbul
03:17Planlama Ajansı'na göre iki bin yirmi dörtte İstanbul'da
03:21evlenme maliyeti neredeyse bir milyon lira. Ilk ev kiralama
03:26maliyeti yani işte o depozitosu, emlakçısı vesaireyle
03:29yüz bin lira. Fondan sağlanan yüz elli bin liralık kredi çoğu
03:33yerde düğün salonuna yetmiyor, çeyize yetmiyor. Istedikleri
03:38kadar gençler sevsinler birbirlerini. Aile olmaya niyet
03:42etsinler. Barınma yoksa, beslenme yoksa, iş yoksa, geçim
03:46yoksa yani öyle samanlık seyran filan olmuyor. Tam
03:51tersine hem mezar oluyor gençlerimize. Hem polis
03:54akademisinin verilerine göre hem Adalet Bakanlığı'nın verilerine
03:57göre kadın cinayetlerinin temelindeki ortak fayda
04:00ağırlıklı olarak geçim sıkıntısı. Belli ki suyun
04:04başındakiler bu bakanlığın varlığını da misyonunu da
04:07Angarya görüyor aslında. Ama bu bakanlık kadınlardan sorumlu.
04:10Yeri gelmişken söyleyeyim, niye kadının adı yok bakanlıkta diye
04:14yaygın bir eleştiri var. Bu durum kadını aileye hapsetmek
04:18olarak yorumlanıyor. Ben buna çok katılmıyorum. Dünyada nasıl
04:21uygulanıyor ona da baktım. Çünkü tutarlı olmak zorundayız
04:24biz de. Yani bütün diğer verilerde batılı ülkeler diye
04:27başlıyorsak surede aile bakan aile bakanın adıyla ilgili de
04:32durum ne diye baktım. Genelde bir tek Almanya'da aile, kadın,
04:36yaşlılar ve gençlik diye detaylandırmışlar. Onun dışında
04:39birçok Avrupa ülkesinde de aile politikaları, eşitlik, sosyal
04:43uyum şeklinde konumlandırılmış bu bakanlık. Ki kadınlar
04:46açısından da asıl başarı bence kendisine tahsis edilen bir
04:50bakanlık adı elde etmek değil hak mücadelesini insan hakları
04:54çerçevesinde erkeklerle ortak haksızlık ve hukuksuzluklara
04:58karşı temel hak ve hürriyetler için yapılabilir hale
05:01getirmektir bana göre. Cinsiyetine özel haksızlığa,
05:04hukuksuzluğa, negatif ayrımcılığa uğramıyor hale
05:07gelebilmektir. Dediğim gibi bakanlığın sorumluluk
05:10alanlarından biri de kadınlar o kadınlar ki her gün ölüyorlar.
05:14Iki bin ikiyle iki bin yirmi dört verilerini
05:16karşılaştırınca kadın cinayetlerindeki artış tam altı
05:20kat. Her gün dövülüyor bu ülkede kadınlar. Her gün
05:23sövülüyorlar, eziliyorlar, sürünüyorlar. Ekonomik çöküş,
05:28terör ya terör bile onun bile metaforu ne üzerinden? Analar
05:32ağlamasın diye anlatıyoruz her şeyi. Bu durumda bu ülkede
05:35herkesten önce ve herkesten çok bizim anamız ağlıyor aslında.
05:40Iki bin yirmi dört yılında hala fıtratlarında kölelik
05:44olmadığını ispata çalışıyor bu ülkede kadınlar. Hala bedenlerinin
05:48kimsenin malı mülkü olmadığını, kendi bedenlerinin yalnız ancak
05:52kendilerine ait olduğunu ve bunun aslında bir anayasal hak
05:55olduğunu, vücut dokunulmazlığını anlatmaya
05:58çalışıyorlar. Hala ne başörtüsünün yobazlık ne mini
06:02eteğin ahlaksızlık olmadığını hala ne tesettürün rejim
06:05düşmanlığı ne kırmızı rujun ojenin kahkahanın sapkınlığa
06:10davetiye olmadığını anlatmaya çalışıyorlar. Hala ülkemizde
06:14okuma yazma bilmeyen kadınlar var ve bir buçuk milyondan
06:17fazla sayıları. Hala istihdamda yüzde otuzda iş gücüne
06:21katılımda tüy bile baz alsanız OECD ülkeleri arasında en kötü
06:26durumdayız. Bir tek işsizlik oranlarında erkeklerin önünde
06:29kadınlar biliyor musunuz? Cinsiyet eşitsizliğinde yüz
06:33kırk altı ülke arasında yüz yirmi yedinci sıradayız. Ki
06:36bunun Suudi Arabistan'ın dahi altındayız diye özetlesem
06:40başka söze gerek kalmaz herhalde. Iki bin altı iki bin
06:43yirmi dört karşılaştırmalarında ekonomik
06:46katılımda siyasi güçlenmede her alanda gerilemiş gerileme
06:50başlıklarından biri ne biliyor musunuz kadınların? Hayatta
06:54kalma. Ve sanki onlar için yapılacak hiçbir şey kalmamış
06:58gibi bu bütçeden en düşük ikinci pay ayrılmış bu
07:02kadınlara. Oysa yapılacak çok şey var. Gelir tedbirlerinden
07:09başlayarak zira sosyoekonomik durumu güçlendikçe kadına
07:14şiddet riski azalıyor, yok olmuyor ama azalıyor ve biz
07:18maalesef bu başlıkta negatif büyüyoruz. Mağdur kadınları
07:22değil, fail erkekleri cezalandıran bir soruşturma,
07:26kovuşturma, rehabilitasyon, infaz düzenlemesi, inşa etmeye
07:30kadar yapılacak birçok şey var. Aslında bakanlığın da
07:33risk haritaları oluşturmak gibi aile rehberliği gibi iyi
07:36niyetleri var. Ama bu bütçeyle imkansız. Kim oturursa otursun
07:42o koltuğa imkansız. Çünkü bu bütçe maalesef iki eli bağlayan
07:47bir görünmez frango olur o koltukta oturana. Oysa
07:50Angarya'dan sorumlu muamelesi gören bu bakanlık bizim
07:53çocuklarımızdan sorumlu. O çocuklar ki sıla, narin,
07:57müslüme ve daha binlercesi evlerinde güvende değiller,
08:01okullarında değiller, yurtlarında değiller. Çok acı,
08:05çok trajik, çok travmatik, baba kucağı, amca, dayı, abi, dede
08:10kucağı kimi için bu dünyadaki en tehlikeli yer? Çünkü bütün
08:14istatistikler çocuk tacizlerinin yüzde seksen doksan
08:18oranında o çocuğun birinci derecede yakını olduğunu
08:21gösteriyor. Iki yüz kırk iki bin sekiz yüz yetmiş beş mağdur
08:25çocuk ne demek bir düşünün. Yüzde seksen dokuz nokta yedisi
08:29suç mağduru ve bunun yüzde on bir nokta sekizi cinsel
08:32suçlar. Adalet Bakanlığı verisi şimdi söyleyeceklerim. Iki bin
08:36on beş yirmi üç arasında çocukların cinsel istismarı
08:40dosya endeksi yüzde doksan dört artmış. Yani sekiz yılda
08:44neredeyse ikiye katlanmış. On iki yaşında çocuğa tecavüz
08:49edip on sekiz gözüküyordu dediği için serbest kalan
08:53yaratıklar var ya bizim ülkemizde hepimiz biliyoruz. Yani
08:56düşünün hangi kadın, hangi çocuk tecavüze rıza
08:59gösterebilir? Şiddete rıza gösterebilir. Ama engelli bir
09:03çocuk tecavüze uğrarken bağırmadı dedi diye ona
09:06tecavüz eden sapıklar serbest kaldılar. Bunun böyle olduğuna
09:10inanabilen varsayabilen hakimler var bu ülkede.
09:14Ailesinden aldığınız çocuğu güvende olsun diye devlet
09:17babaya, devlet anaya emanet ettiniz. O kötü fena ailenin
09:22yerine onu ikame ettiniz. Ama o çocuklar ki devlet
09:25korumasındayken terör örgütünün pençesine düşebiliyorlar
09:29Mersin'de yaşandı. Devlet korumasındayken tecavüze
09:32uğrayabiliyorlar Zonguldak'ta yaşandı. Devlet
09:35korumasındayken ölüleri bulunuyor bir tenhada. Bursa'da
09:38yaşandı. Fuhuş'a uyuşturucuya batıyorlar İstanbul'da sayısız
09:42örneği var. Çocuklar bu kötülük çağında yapayalnız ve
09:46savunmasızlar. Ve çoklar aslında nüfusun yüzde yirmi
09:50altısını oluşturuyorlar ve aslında bu ne kadar büyük bir
09:54şans onların kıymetini bilebilen bir ülkeye sağlıkla
09:58büyüyebilseler, iyi yetişebilseler
Yorumlar