00:00Değerli dostlar, eğitim iş tabii kuruluğu günden bu yana
00:05bütün eğitim emekçilerinin aslında gönlündeki sendika.
00:09Yani biz okullara öğretmenler olasına gittiğimizde
00:13arkadaşlarımız, sendikacınız siz yapıyorsunuz. Iyi ki eğitim
00:17iş var diyorlar ama çeşitli gerekçelerle sendikaya üye
00:21olma, imza atma konusunda tenebür gösteriyorlar. Biz o
00:25nedenleri biliyoruz. Ama şunu duymak çok güzel, sendikası
00:31niye olursa olsun, sendikacılığı, eğitim işin
00:34yaptığını söyleyen eğitim emekçisini görmek bizi mutlu
00:38ediyor. Elbette ki niteliğin yanında nitelik de gerekir.
00:44Çünkü yasa diyor ki ben muhatap olarak karşımda sayısaya fazla
00:49olan sendika yalvarıyorum. Onun için önemli. Ama bugün
00:53sayısı en yüksek olan ve işlerine masaya oturan
00:58sendikanın sendikacılık yapmadığını adeta siyasetlik
01:02karın memur konuları gibi çalıştığını hepimiz biliyoruz.
01:05Yoksa bugün eğitim emekçileri özgür haklarıyla, ekonomik
01:10haklarıyla, sosyal haklarıyla çok daha farklı yerde olurdu.
01:13Bakın bugün toplumun bütün kesimleri ekonomik yoksulluk
01:18içerisinde. Ama öğretmenler yaptıkları görev nedeniyle
01:23hiç hak etmedikleri bir mücrete çalışılır. Bunun bir an önce
01:29düzelmesi ancak eğitim için yetkiyi alıp gerçek bir
01:35sendika olarak işverenin karşısına oturmasıyla mümkün
01:38olacaktır. Çok büyük bir acı yaşadığı bu ülke ama bu acının
01:43sebebini aslında bile biliyoruz. Doğal bir afetin
01:49felakete dönüşmesinin sebebi bu kadar çok canınızı kaybetmemizin
01:55sebebi aslında merkezine insanı yaşamı koymayan politikaların
02:02mimarıdır. Çünkü bu bölgeyi o sürede birçok kez ziyaret
02:09ettik. Birinci yılda tekrar ziyaret ettik. Ikinci yılı
02:14tekrar ziyaret ediyoruz. Hala birçok şeyin değişimini
02:18görüyoruz. Bakın Türkiye OECD yerlerine göre eğitimde
02:26eşitsizliğin en çok yaşandığı ülke sosya eşitsizliği yirmi iki
02:32milyon çocuğun yaklaşık yedi milyonu derin yoksulluk
02:37altında. Her üç çocuktan birinin okulda açlık ve
02:43suçsuzlukla karşı karşıya kaldığını biliyorsunuz. Sağlıklı
02:47beslenemeyen çocukların sağlıklı bir şekilde yetişmesini
02:50bekleyebilir misiniz? O nedenle ben diyorum ki ortada gerçekten
02:53bir devlet hakkı yok. Ortada bir devlet hakkı olsa en
02:58önemli yatırım ve eğitim olur. Bugün Malatya'ya geldik. Sayın
03:03Başkanımız bize anlattı. Dedi ki biz bir de biz görelim
03:07burayı. Gerçekten biz utandık. Ama Milliyetin Bakanlığı'nı
03:14yönetmekle sorumlu olanlar o tablodan utanmıyorlar. Üç bin
03:19üzerinde çocuk konteynerin içine sıkıştırılmış. Öğretmenler
03:25inanın ellerini sıktık, elleri buz gibi öğretmenler, buz gibi.
03:30Isıtıcı bir yan sınıfta çalışıyor. Diğer yan sınıfta
03:36çalışıyor. O da sızıcıya ne kadar ısınabiliriz? Bir tane
03:40lavabo kullanmaya çalışıyorlar. Yetmişin üzerinde öğretmen.
03:43Cumhuriyeti yüzüncü yılı okulların durumu, eğitimin
03:49durumu. Hatay'a gittim. Hatay'da bir tane sağlam bina varmış.
03:53Onu da Emniyet Müdürlüğü'ye koymuş. Anadolu Sesi yazıyor.
03:57Altında da Emniyet Müdürlüğü'nün tablosu var. Bir tane çalışmayan
04:02gemi bulmuşlar. Bir yandaşın herhalde o da. Boş kalmasın diye
04:07pansiyonlu okul o gemiye taşımışlar. Pansiyonlu okul
04:11o gemiye taşımışlar. Yani sizin de Malatya'da yaşadığınız o
04:14kadar çok örnek var. Defter sonrası eşsizliğin daha da
04:18derinleştiği ortam, eğitim ortamlarını siz orada
04:21görüyorsunuz. Hani bakan diyor ya, ben de ona şöyle bir
04:24karşılık veriyorum, burada da kayda geçsin. Cumhuriyet'in ilk
04:28yıllarında diyor, ağırları ağıra çevrildi diyor. Camilerin
04:34kapısına kilit vuruldu. Camiler harika ağıra çevrildi. Bunu
04:38milliyetin bakanı söyledi değil mi? Bu ülkenin milliyeti
04:40bakanı. Bunun yalan olduğunu emin olun kendisi. Buna bu
04:44ülkedeki hiçbir yurttaşla aklı başında hiçbir yurttaşla
04:47inandılar. Ama şunu da herkes çok iyi biliyor ki yirmi iki
04:53yıllık siyasi iktidarımızda yirmi bine yakın köy okulunun
04:58Yirmi bine yakın köy okulu kapandı. Ve Cumhuriyet'in yüzyılı
05:04devirde bu dönemde temizlemediğiniz, temizleyemediğiniz
05:08okullar adeta ağır açıyordu. Asıl siz bununla utanın diyorum
05:13ben burada. Yüzyıllık Cumhuriyet'in kurumlarında
05:16okuyorsunuz, yarattığınız ortam bu. Bugün bu ülkede eğitim
05:23çalışanları yoksulluk sınırının altında mücretle yaşamını
05:26çözülmeye çalışıyor. Büyükşehirlerde birçok
05:29öğretmen arkadaşımız inat ihtilası mı diyemediği için
05:32oradan gidebilmenin yolunu ya da ek iş yapmak durumunda
05:35kalıyor. Ne diyor? Dünyada başarıyla mantıklı gider. Diyor
05:40ki bir toplumu duygarlık düzeyi öğretmene verdiği değer
05:45ölçülür. Hem gelecek mimar diyeceksin, geleceği yetiştir
05:49diyeceksin. Bir milyon atlatmayan öğretmen dışarıda
05:52bırakacaksın. Iki yüz bin özel sektörde ne kadar ücreti
05:58aldığı belli olmayan güvencesi çalışma ortamına baktığını
06:01bırakacaksın. Yüz bine yakın mücretli öğretmen çalıştıracaksın
06:06güvencesi yok. Bugün yine aradılar, Trabzon'a aradılar.
06:09Mücretli öğretmenin aldığı parayı buradaki arkadaşlarımız
06:12mevsim ediyordur. Mevsim iş değil bu. Birinde yatan para on
06:16beş gelmiş o da yatmamış. O da hala yatmış. Zaten dün mesela
06:21şimdi burada devletin bir yetkilisi gelse şurada herhangi
06:25bir dükkana girse bir tane sigortası çalıştırılan görse
06:29asker cüzdanı tutamak uzak bakatır. Ama devlet ehliyle hem
06:34de geleceği yetiştirecek öğretmenler yüz bine yakın
06:38kadrolu istihdam edilmiyor. Ne yapıyor? Mezhepli çalıştırıyor.
06:42Tavla bu. Bir ülkenin geleceğini ne kadar düşünüp
06:46eğitime yaptığı yatırımla ancak
Yorumlar