00:00Teşekkürler Sayın Başkan. Sayın Bakanlar, değerli milletvekilleri
00:06Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi üzerine İYİ Parti grubu
00:11adına söz almış bulunuyorum. Heyetinizi saygıyla
00:14selamlarım. Binlerce yıldan beri tarım ürünleri üreten ve
00:18ihraç eden tarımın ilk merkezlerinden olan bu
00:21coğrafyada biz İYİ Parti olarak tarım politikalarının milli
00:26güvenlik politikaları kadar önemli olduğuna ve ona göre
00:30planlanıp bütçelendirilmesi gerektiğine inanmaktayız. Tarım
00:35yalnızca iddia güvenliğimizin temel taşı değil aynı zamanda
00:39ülkemiz ekonomisini bağımsızlığını, sağlığını ve
00:43geleceğini şekillendiren stratejik bir sektördür. Ancak
00:47üzülerek ifade etmek istiyorum ki bu bütçe bunun önemini
00:52anlamış bir bütçe değildir. Bu bütçe çiftçimizin hiçbir
00:57sorununu çözmeyecek ve çiftçimizin yok olması adına
01:01hazırlanmış bir bütçedir. Değerli milletvekilleri
01:05anayasamızın kırk beşinci maddesi ve tarım kanununun
01:09yirminci maddesi de tarım sektörüne ayrılması gereken
01:13destek oranının gayri safi milli hasılanın en az yüzde biri
01:17olması gerektiğini hükme bağlamıştır. Ancak açıklanan
01:22bütçede bu oran maalesef yüzde birin altında kalmıştır. Bu
01:27durum yasal bir zorunluluğun yerine getirilmediğini açıkça
01:31göstermektedir. Çiftçilerimiz artan üretim maliyetleri ve
01:36düşük desteklerle ekonomik zorluklarla karşı karşıya
01:40kalmış bu durumdan dolayı yalnızca tarımsal üretimimiz
01:43değil kırsal kalkınma ve gıda güvenliğimizde tehdit altına
01:49girmiştir. Son yirmi yılda nüfusumuz yaklaşık yirmi milyon
01:54kişi artmışken buğday üretim alanlarımız yaklaşık iki buçuk
02:00milyon hektar azalmıştır. Icra makamının sunumlarında hep
02:05ihracattan bahsediliyor, ithalat maalesef es geçiliyor.
02:10Bakın tarım ithalatında iki bin iki yılındaki hacim, hacim
02:15yaklaşık bir buçuk milyar dolar iken iki bin yirmi üç yılı
02:20itibariyle yaklaşık on dört milyar dolara yaklaşmıştır.
02:24Ticaret dengesi de eksi beş milyar dolar civarıdır.
02:30Çiftçilerimizi zor durumda bırakan da bu sorumsuz ithalat
02:34politikalarıdır. Bu durum çiftçilerimizin ve
02:38üreticilerimizin sahipsiz bırakıldığının göstergesidir.
02:43Ülkemiz tarımda kendi kendine yeten ülke olmaktan uzaklaşmış
02:47tarımsal ilaçlar ve hibrit tohum pazarının adeta bir
02:52tüketicisi haline gelmiştir. Değerli milletvekilleri bir
02:56diğer konu tarım kimyasalları konusudur. Tarımsal
03:00kimyasalların yoğun kullanımı yalnızca çiftçilerimizin
03:05maliyetlerini arttırmakla kalmamak da aynı zamanda
03:09çevresel tahribata yol açmaktadır. Bugün yeraltı
03:13sularımızda tarım ilaçlarına ve diğer sanayi kalıntılarına
03:17rastlıyoruz. Bu durum tarım yapılan topraklarımızı
03:21verimsiz hale getiriyor ve gıda güvenliğimizi doğrudan
03:25etkiliyor. Avrupa Birliği verilerine göre Türkiye'den
03:30ihraç edilen birçok gıda ürünü pestisit ve mikrotoksin
03:34kalıntıları nedeniyle geri çevrilmektedir. Iki bin yirmi
03:38dört yılının ilk yarısında iki yüz beş parti gıda ürünümüz
03:43kimyasal kalıntılar nedeniyle uluslararası gümrüklerde
03:47sorunlar yaşamış yüz otuz ikisi sınırda reddedilmiştir. Daha
03:53birkaç gün önce Finlandiya'ya ihraç edilen kimyon baharatında
03:57salmonella bakterisi tespit edilmiş ürünler piyasadan
04:02toplatılmıştır. Bu olaylar tarımsal ve gıda üretiminde
04:07kullanılan kimyasallarının denetim eksikliğini ve kalite
04:11standartlarının uygulanmasındaki sorunları gözler önüne
04:16sermektedir. Değerli milletvekilleri bu kürsüden
04:20dayanıksız konuşmayı kendime zul addederim. Ancak gümrükten
04:25geri dönen tarım ürünlerinin iç payasaya sürüldüğü iddiaları
04:30dilden dile dolaşmaktadır. Bu konuda Ticaret Bakanına yazılı
04:35soru önergesi verdim. Daha cevap alamadım. Sayın Bakan şimdi size
04:40soruyorum. Bu iddialar doğru mudur? Bu bütçe maalesef
04:47hayvancılık içinde hayal kırıklığıdır. Hayvancılık
04:51desteklerinin destekleme bütçesindeki payı iki bin
04:55yirmi üç yılında yüzde yirmi dört virgül iki iki bin yirmi
05:00dört yılında yüzde yirmi bir virgül altı iki bin yirmi beş
05:05yılında da yüzde yirmi virgül bir ile kademeli olarak
05:10azaltılmıştır. Bu sebeple özellikle köylerde hayvancılık
05:15yok olmaktadır. Tarımı etkileyen en büyük sorunlardan
05:19biri de belki de en önemlisi kapanan köy okullarıdır.
05:23Iktidara geldiğinizde otuz iki bin civarı olan köy okullarımız
05:28bugün on iki bin seviyelerine düşmüştür. Köy okullarının
05:34kapanması köylerden göçü hızlandırmıştır. Bu durum
05:38köylerin demografik yapısını bozmakta ve köylerin geleceği
05:42açısından büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bu yanlış
05:46politikalar sonucunda çiftçilerimiz arazilerini boş
05:51bırakmakta veya arazilerini satarak köylerini terk
05:55etmektedir. Verimli arazilerimiz ve köy dışındaki kişilerin daha
06:00doğrusu yabancıların eline geçmektedir. Sayın Başkan
06:05değerli milletvekilleri aslında yapılması gerekenleri anlamak
06:09için tarımda başarılı olan gelişmiş ülkelerde yapılanlara
06:13ve tarımsal desteklere bakmak gerekmektedir. Avrupa Birliği
06:19ülkelerinde tarımsal destekler milli hasılanın yüzde bir ila
06:25ikisi arasında olması gerekir. Türkiye'de bu oran biraz önce
06:30söylediğim gibi maalesef yüzde birin altında kalmıştır. Mesela
06:35Amerika'da iki bin on sekiz yılında kabul edilen çiftlik
06:38yasasıyla tarım, gıda ile ve ilgili endüstrilerin gayri
06:44safi yurt dışı hasılaya katkısı iki bin yirmi üç yılı itibariyle
06:48bir buçuk trilyon dolar olmuştur. Ayrıca Amerika'da
06:53istidam edilen tarım ve gıda çalışanlarının sayısı yirmi iki
06:58milyonun üzerindedir. Bu da Amerika'daki toplam istidamın
07:02yüzde onunu oluşturmaktadır. Avrupa Birliği ise uzun vadeli
07:08bütçesinin üçte birini yani yaklaşık dört yüz milyar avroyu
07:13ortak tarım politikalarını desteklemek için ayırmıştır.
07:18Gelişmiş ülkelerde tarıma ayrılan bütçeler yalnızca
07:22çiftçiyi desteklemek için değil aynı zamanda sürdürülebilir
07:27tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak doğal kaynakları
07:30korumak ve yenilişçi tarım teknolojilerini teşvik etmek
07:35için kullanılmaktadır. Işte bu sebeple Avrupa Birliği ve diğer
07:41gelişmiş ülkelerden tarım ürünleri ithal eder hale
07:45geldik. Bugün Yunanistan'dan pamuk alıyoruz. Amerika
07:49Birleşik Devletleri'nden pamuk alıyoruz. Soya fasülyesi satın
07:53alıyoruz. Buradan şu sonuç çıkmaktadır. Gelişmiş ülkeler
07:58tarıma çok büyük önem vermekte ve gelecekleri için tarım
08:03sektörlerini desteklemektedirler. Ülkemizde de
08:06bu anlayış benimsenerek tarım politikalarının yeniden
08:10şekillendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda
08:14somut olarak önerilerimizi paylaşmak istiyorum.
08:18Öncelikle tarım kanununda belirtildiği gibi tarımsal
08:23destekler gayri safi milli hasılanın en az yüzde biri
08:27olmalıdır. Hatta bu oran tekrardan gözden geçirilip
08:32yükseltilmelidir. Tarımsal üretimlerde yerel
08:36tohumlarımızın korunması ve geliştirilmesi için bilimsel
08:41çalıştırım çalışmalar arttırılmalıdır. Tarımsal
08:44ilaçların ve kimyasalların kontrolsüz kullanımı
08:47engellenmeli, denetimler arttırılarak organik tarım
08:51uygulamalarının yaygınlaşması sağlanmalıdır. Çiftçilerimizin
08:57mali yüklerini azaltmak için mazot, gübre, yem gibi temel
09:00girdilere yönelik desteklerin genişmiş ülkelerde olduğu gibi
09:05arttırılması ve avantajlı kredi mekanizmalarının daha erişebilir
09:10hale getirilmesi önem arz etmektedir. Ayrıca çevre
09:15dostu ve yenilikçi tarım politikalarının uygulanması
09:18toprak ve su kaynaklarının korunması için elzemdir. Daha
09:22çok desteklenmeli ve teşvik edilmelidir. Gıda ürünlerindeki
09:27kalite standartlarının sağlanması ve ihracatta
09:31yaşanan sorunların çözülmesi için etkin denetim
09:35mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir. Tarımda katma
09:40değeri yüksek ürünlerin üretimi yönlendirilmeli ve
09:44desteklenmelidir. Yapılacak en önemli şey ne biliyor musunuz?
09:48Köy okullarının açılmasıdır. Bu düzenlemeler sadece bugünkü
09:53sorunların çözümü için değil, gelecekte tarım sektörümüzü
09:58daha güçlü ve sürdürülebilir
Yorumlar