00:00Cumhurbaşkanı, Sayın Cumhurbaşkanı'nın da Esad'a yönelik çağrıları oldu son dönemde.
00:05Benim hatırladığım üç kez Esad'a çağrıda bulundu ve karşılık görmedi Esad tarafından bu.
00:11Cumhurbaşkanı o dönemde bu çağrıları yaparken bugünü az önce dediğiniz gibi okuyabiliyor muydu,
00:17öngörüyor muydu veya biliyor muydu?
00:19O dönemden bakınca, o çağrıların yapıldığı dönemden bakınca bugün Türkiye hangi riskleri görüyordu?
00:26Şöyle biz şunu görüyorduk, rejim artık bitmek ve tükenmek üzereydi.
00:31Bizim anlayamadığımız konu, daha doğrusu anlayıp da kondurmak istemediğimiz mesele,
00:36şimdi bu kadar veri varken rejimin ekonomisi çökmüş, kurumları çalışmıyor, halkına temel hizmetleri götüremiyor,
00:46halk temel ihtiyaçlardan mahrum, milyonlarca insan zaten 10 milyondan fazla insan yerinden edilmiş,
00:52ekonomi vesaire hiçbir şey yok, bununla ilgili başlatılan süreçlere rejim arkasını dönmüş durumdaydı.
01:02Yani bizim niyetimiz Beşar Esad gitsin vesaire değil, bizim niyetimiz Suriye'de Suriye halkının tamamını mutlu eden,
01:10birliğini, bütünlüğünü, güvenliğini sağlayan, başka ülkeler için tehdit üretmeyen bir Suriye'nin ortaya çıkması.
01:19Şimdi Ruslarla ve İranlarla yürütülen süreçte biz bunu defaatli dile getirdik ama bir taraftan baktık ki,
01:26yani gerçekten durum çok kötü, o esnada biz bunları tabi Cumhurbaşkanımıza hep rapor ediyoruz,
01:31Cumhurbaşkanımız da yani en üst düzeyden elini uzattı, dedi ki gel bu sorunu çözelim,
01:40bu kriz beklemeye gelecek bir kriz değil, çünkü artık görüyoruz verileri,
01:47bakın Seda Hanım, biz hep şunu gördük, başka yerlerde de görüyoruz.
01:51Şimdi rejim sıcak savaşın içindeyken muhaliflerle kendi eksikliklerini görecek durumda değildi.
01:58Çünkü yüksek bir adrenalinle savaşıyor, bir savaş psikolojisi içerisinde ne kadar yaralı, ne kadar eksikliği var bilmiyorum.
02:04Ben o zaman da arkadaşlara diyordum, zaman zaman bu ateşkez, Halep boşaltmaları vesaire olurken çok üzülen muhalife arkadaşlar vardı.
02:12Ben diyordum sabredin, sabredin, rejim kendi eksiklikleriyle baş başa kalacak, o zaman asıl şey ortaya çıkacak.
02:20Şimdi savaşın olmadığı, çatışmanın olmadığı bir ortamda, yani 2016'dan sonraki süreçten bahsediyorum,
02:27uzun yıllar boyunca rejim, savaş dönemindeki, iç savaş dönemindeki o adrenalin olmayınca kendi eksikliklerini gördü.
02:36Aslında bu bir fırsattı, yani bunu gidermek için de çalışabilirdi veya bu yara giderek kangrene dönüşüp onu öldürebilirdi.
02:44Şimdi bir noktadan sonra artık o fırsatta kaçtı, yani kendilerine gerçekten büyük bir samimiyetle yaklaştık.
02:54Ama bir şekilde, hiçbir şekilde bu konuyu konuşmak istemediler, daha doğrusu bizim ne konuşacağımızı biliyorlardı.
03:02Biz kendimiz için bir şey istemeyecektik. Ben bunu ekranlardan da söylüyordum, uluslararası toplantılarda da söylüyordum.
03:08Türkiye'nin şartı ne? Türkiye'nin bir şartı yoktu.
03:10Türkiye'nin şart diye ortaya koyduğu şey, kendi halkınla barış, milyonlarca insanı al, evine, yuvasına geri dönmesine izin ver, başka bir şey yok.
Yorumlar