00:00Ben böyle hissettim. Değerli basın mensupları, kıymetli
00:06misafirlerimiz ve usta öğretici arkadaşlarım. Hepimizin de
00:11bildiği gibi geçici personel olarak istihdam edilen kadrosuz
00:15usta öğreticiler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından memur veya
00:19sözleşmeli personel olarak kabul edilmemekte. Çalışma ve
00:23Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ise işçi olarak
00:27sayılmamaktadır. Yeni yayınlanan yönetmelikte usta öğreticilerin
00:31statüsü hakkında da bir tanım bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu
00:36durum statüsü belli olmayan, iş güvencesinden yoksun, hiçbir
00:40özlük hakkına sahip olmayan, ücretleri resmi tatil veya
00:45hastalık gibi durumlarında kesintiye uğrayan, ücretlerini
00:49tam aldıklarında ise asgari ücreti bile bulamayan hiçbir
00:54sosyal güvencesi olmayan eğitim emekçisi sınıfının
00:57oluşmasına yol açmıştır. Ülkemizin Hücra Bölgesi'nden
01:02büyük şehirlere kadar sayısı yüz bine yakın kendini mesleğine,
01:07öğrencilerine, ülkesine adamış usta öğreticiler olarak bizler
01:11sadece yönetmelikle çerçevesi belirlenmiş rutin eğitim
01:16programını uygulayan eğitimciler değiliz. Usta
01:21öğreticiler ülkemizde meydana gelen her olağanüstü durumda
01:24pandemi, deprem gibi felaketlerde aktif rol alan hiçbir
01:29karşılık beklemeden ücret almadan camda başta çalışmış
01:33ülke ekonomisine katkıda bulunmuştur. Ülkemizin kılcal
01:38damarlarına nüfus ederek iki bin yetmiş bir hedefleri
01:41doğrultusunda marif modeli meşalesinin her yerde yanmasına
01:45aracılık eden adanmış usta öğreticiler kadro ve özlük
01:50haklarımızın iyileştirilmesini beklerken Milli Eğitim
01:53Bakanlığımızın yeni yönetmeliğiyle neredeyse hiç
01:57kurs açamaz hale geldik. Halk eğitimi yalnızca kişileri değil
02:02toplumu da güçlendirmekle kalmaz, ekonomik kalkınmayı da
02:06destekler. O halde ilk gözden çıkarılan yaygın eğitim
02:10faaliyetlerinin olması kabul edilemez. Bütçe bütçe mazeret
02:17olamaz. Her yere ek bütçe var da eğitime gelince neden yok?
02:21Kısıtlılık adına kamu kaynaklarını ektiri ve ekonomik
02:25kullanma ilkesinden hareketle. Kota uygulaması yapılacak
02:29yapılacak, sınırlı sayıda kurs açılacak denildi. Her ilçeye
02:33vize verildi. Yaygın eğitim müdürlüğü bünyesinde iki bin
02:37yirmi üç izleme raporlarında on bir milyon kişiye eğitim
02:41verildiği gözlemlenmiştir. Bu eğitimin yüzde üçlük kısmı
02:45personel tarafından karşılanırken yüzde doksan
02:49yedirlik kısmını ise usta öğreticiler tarafından
02:52karşılanmıştır. Buna göre kota uygulaması yapıldığında bu
02:56açığı kim kapatacak? On milyon kişi evinde otursun mu
03:00isteniyor? Kamu kaynaklarından tasavruf ilkesiyle vatandaş kurs
03:05talebinde bulunamayacak mı? Yeni yönetmelikte beklenen
03:10sonuçlar denilmiş. Yeni genel genel müdürlüğe tahsis edilen
03:15ders tarifi vizesinin aşılmaması bekleniyor.
03:19Vatandaşın vize üzerinde kurs talebi olursa ne olacak? Vize
03:23doldu. Bu kursu şu anda alamazsınız ancak seneye
03:27alabilirsiniz mi denilecek? Kamu kaynaklarının derinli bir
03:32şekilde kullanılması denilmiş. Ülkede amaç dışı kurslar
03:37açıldıysa kamu kaynakları harcandıysa bunu usta
03:41öğreticiler yapmadı. Kurs açma yetkisi kimdeyse dönemini amaç
03:46dışı yapana da kota gelmeli o zaman. Bu işin faturası usta
03:51öğretici veya kursiyerlere kesilmemeli. Tasavruf eğitimden
03:57olmaz. Hele hele yetişkin eğitimi ülkemiz için elzemdir.
04:01Kişisel gelişim, mesleki gelişim, spor, yüzel sanatlar,
04:06yöresel halk oyunları, bilişim ve birçok alanda daha bırakın
04:11insanlar eğitimlerini alabilsinler. Yaygın eğitimde
04:15niteliğin artması denilmiş son maddede yaygın eğitimin
04:20çoğunluğunu usta öğreticiler oluşturduğuna göre usta
04:24öğretici üreten kurumlara da güncelleme gelmeli. Işsizliğin
04:28olduğu ülkemizde usta öğretici olmak çok kolay ve her yıl
04:31hızlıca artan sayıya bakarak bunun da önüne geçinmelidir.
04:35Kısa süreli modüller ile açılan kurslar sonucu ustalık ve usta
04:39sertifikalarının verilmesi, deneyimsiz eğitmenlerin görev
04:44almasına, eğitimde istenmeyen sorunların yaşanmasına neden
04:49olmaktadır. Iki bin yirmi iki yılında çalıştırılan usta
04:53öğretici sayısı iki bin yirmi üç yılında iki yüz bin sayıya
04:57ulaşmıştır. Yani iki katı. Yedi yüz elli saatlik kurslar
05:03sayesinde herkes usta öğreticilik belgesi ııı
05:07alabiliyor. Iıı yani bütün yaşanan sorunlarda geliştirilen
05:11yeni değişiklikler usta öğreticiyi mağdur etmiş, elini
05:15kolunu bağlamış birçok meslektaşımızı kurs açamayacak
05:19hale getirmiştir. Okullarda açılacak halk oyunları
05:24kursları usta öğreticiye açılmayacak mı? Okulların halk
05:28eğitim merkezlerinde öğrencilere yönelik taler
05:31ettikleri halk oyunları, satranç, akıl, zeka, spor gibi
05:35açılmayacak mı? Yöresel sanatlar alanındaki halk
05:40oyunları değerini yitirip bitirildiği mi planlanıyor?
05:43Milliyetin bakanlığımızın tasarrufu usta öğreticilerden
05:47yapması adil değildir. Tasarruf yapalım derken usta öğreticiyi
05:54tamamen bitirmeye yönelik bu değişiklikler grup tepkilerle
05:58karşılaşmaya yol açacaktır. Taleplerimizi sıralıyorum.
06:02Mevzu hatta usta öğreticinin görev tanımının yapılması,
06:06statünün belirlenmesi, özlük hakkının verilmesi, sözleşmeli
06:11ya da kadro statüsüne geçirilmesi.
06:17Bakanlığın bir an önce halk eğitimi merkezlerinde halkın
06:21talebi veya ihtiyacı olan kursların tekrar açılması bu
06:25merkezlerin gerçek amaçlarına uygun olarak ve donanımlı,
06:28yetişkin eğitimleyebilen usta öğreticiler ile nitelikte
06:32kursların açılması için gerekli adımları artması şarttır.
06:38Buradan
06:44Buradan çeşitli çoğunlukların sesi olan her daim usta
06:49öğreticilerin sorunlarıyla ilgilenen cumhurbaşkanımız Sayın
06:53Recep Tayyip Erdoğan'a eğitime ve üreten kadınlara sevdasıya
06:57bilinen kıymetli işin Sayın Emine Erdoğan'a seslenmek
07:00istiyorum. Yıllardır sosyal hayatta ve iş hayatında
07:05dezavantajlı olan kadınlarımızın istihdamı ve
07:09haklarının teslimi sizden sorulur. Yüz bin usta
07:12öğretici kadrosu sosyal haklarından mahrum ve dahi
07:16işsiz bu mağduriyete kayıtsız kalmayacağımızı biliyoruz.
07:20Emekçi ve üreten usta öğreticilerimizden aldığım
07:24güçle kıymetli vasım mensuplarımızın önünde Sayın
07:28Cumhurbaşkanımız'dan randevu talep ediyoruz. Sorunlarımızı
07:31ilk ağızdan yani bizden dinlemesini istirham ediyoruz.
07:41Kıymetli basın mensuplarımızın aracılığı ve desteğiyle biz
07:47usta öğreticilerin yaşadığı sorunlar çözülene ve kadro
07:50başta olmak üzere tüm haklarımızı elde edene kadar
07:54susmayacağımızı ve taleplerimizi her platformda
07:57dinlendireceğimizi ve ısrarla takipçisi olacağımızın
08:01bilinmesini istiyoruz. Tüm kamuoyuyla, saygıyla
08:05paylaşacağız.
08:13Arkadaşlar bir ağızdan kurtlarımızı istiyoruz diye
08:16bağıralım. Sesimiz duyulsun. Bir, iki, üç.
Yorumlar