00:00Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan'ın
00:05gerçeklerle kafasının içerisindeki hayalleri birbirine
00:11karıştırdığı konuşmasını dinledik. Dikkatle not aldık.
00:15Önemli şeyler söyledi. Ilk olarak deprem konutlarıyla
00:21ilgili devletin ve kendisinin mecliste paylaştığı resmi
00:26rakamları tekrar gündeme getirmek istiyorum. Sizlere
00:29Sayın Bakan hayallerini alkışlattı. Iki bin yirmi
00:34beşte yüzde doksan üçünü vereceğiz dedi. Ama bakalım
00:37bakalım Sayın Bakan sözüne güvenilir birisi mi? Sözünü
00:41tutuyor mu? Sayın Bakan'ın rakamlarından veriyorum
00:45arkadaşlar. Ilk bir yılında depremin yüz depremin ilk bir
00:53yılında üç yüz on dokuz bin konut vereceğiz demişti. Ilk bir
00:58yılında. Ne kadar verdi? Yetmiş altı bin. Yani yani yüzde
01:05yirmisini verdi. Yüzde yirmisini. Peki ilk yıl
01:08yapamadınız. Bu yılın hedefi kaçtı? Üç yüz binlerdeydi.
01:13Olmadı. Iki yüz bindendi. Peki yapın. Iki yüz bin konut
01:19hedefine ulaşılamadı. Ulaşılamadı. Eylül'e kadar bu
01:24sayı yüz yirmi binlerdeydi. Eylül'de apar topar yirmi dört
01:29bin eklendi. Tamam o da iyi. Baktılar olmuyor. Iş yerlerini
01:33de eklediler. Gele gele yüz elli beş bin rakamına geldik.
01:37Sayın Bakan biraz önce yüz elli beş bin konut dedi. Hayır. Yüz
01:41elli beş bin konut artı iş yeri. Şimdi sizin getirdiğiniz
01:46yüz elli beş bin hedefiniz iki yüz bin. Daralttığınız
01:50hedefiniz gerçekleştirdiğiniz yüz elli beş bin. Türkiye'de
01:54depremden sonra ihtiyaç duyulan toplam konut ve iş yeri sayısı
01:59sekiz yüz elli. Buyurun buyurun devam edin sayın. Siz yapmışsınız
02:05yüz elli beş bin. Ilk bir yıla vereceğiz demişsiniz.
02:09Yapabildiğiniz yüzde on sekizi ve bunu alkışlıyorsunuz
02:13arkadaşlar. Niye biliyor musunuz? Niye biliyor musunuz?
02:17Konteynırlarda yaşamak zorunda olan insanlarla empati
02:21yapamadığınız için. O yüzden hayalleri, hedefleri,
02:25başlanılan inşaat sayılarını siz gerçek sanıyorsunuz ve
02:29alkışlıyorsunuz. Devam edelim. Sayın Sayın Başkan. Sayın Bakan
02:36İzmir'le ilgili konuştu. Bir defa sormak lazım. Sayın
02:41Bakan'ın İzmir'le İzmir körfeziyle ilgilenmesinden çok
02:44memnunuz. Çünkü orası birilerinin ima ettiği gibi
02:49Yunan toprağı değil. Yunan Karadeniz'i değil. Yunan
02:53İçteniz'i değil. Siz siz siz yirmi iki yıldır İzmir'i bir
03:00türlü alamıyorsunuz diye orayı düşman
03:15Sayın Emir, Sayın Emir son defa açıyorum. Buyurun. Yerel
03:22yönetimin yapacakları ayrı, merkezi yönetimin yapacakları
03:26ayrı. Bakın Gediz Havzası'ndan bahsediyoruz. Arkadaşlar
03:31dinleyin. Uşak, Kütahya, İzmir dahil beş altı ilin oraya
03:35karışan kirliliğinden bahsediyoruz. Orada yapılmayan
03:40çamur çamur arıtma işlerinden bahsediyoruz. Navigasyon
03:45kanallarından bahsediyoruz. Sirkülasyon kanallarından
03:49bahsediyoruz. Bunların hiçbirini yapmıyorsunuz.
03:52Dönüyorsunuz. Büyükşehir Belediyesi niye arıtma
03:56yapmamış diye bize soruyorsunuz. Gelin birlikte
03:59yapalım birlikte. Orası da vatan toprağı. İzmirliler de
04:03vatandaş. Yavur demeyin. Onlar da Türk milletinin bir
04:08sorumluluğunuzu bize saldırarak orada navigasyon kanallarını
04:17sirkülasyon kanallarını niye
04:21Sayın Emir, altı dakika konuştunuz. Son bir dakika
04:36açıyorum, lütfen toparlayın. Sayın Bakan, bu kadar birbirinizi
04:43konuşturmazsanız
04:46bir dinleyin. Buyurun. Sizi ama keşke ilişki dokuz
04:51madenci sizin Çedolu raporu verdikten sonra öldüğü için de
04:56yüreğiniz sızlasaydı. Sızladı mı Sayın Bakan? Gelin onu
04:59anlatın siz burada. Ben bakın ben yapay zekaya sordum. Dedim
05:06ki sözlerinin sözlerinin beşte birini tutmayan bakana ne
05:12denir? Söyleyeyim size. Güvenilmez. Birleşime on beş
05:18dakika ara veriyor. Başkanım. Devam edersiniz. Devam. Sayın
05:23Başkan, Sayın Bakan İzmir'deki balık ölümlerini gördüğünde
05:29içinin titrediğini söyledi. Tabii balıklar konusunda bir
05:34çevre bakanı olarak duyarlı olması son derece doğal
05:37anlaşılır. Ama keşke içiniz sizin Çed olumlu raporu
05:42verdirttiğiniz ve o ölümlerden birebir sorumlu olduğunuz il
05:47işle dokuz madencimiz toprak altında kaldığında da
05:49titreseydi sızlasaydı Sayın Bakan. Siz siz daha sonra idare
05:55mahkemesindeki bilirkişi raporları sizi ve on üç
05:59bürokratınızı birinci dereceden suçlu göstermiş olmasına rağmen
06:03heyet değiştirildi. Yeni bilirkişi heyet atandı. Ve o
06:07yeni bilirkişi heyetiyle aklanmaya çalışıyorsunuz. Ama
06:11bu ülkenin vicdanında aklanamayacaksınız. İliç'teki o
06:15kapasite artırımının altında sizin imzanız var, sorumluluğunu
06:19sorumluluğunuz var. Sayın Bakan Açalım, toparlayın lütfen.
06:25Sayın Bakan, yapay zekaya olan ilginizi anlıyoruz. O da iyi
06:29bir şey. Siz de kullanmaya başlayın. İzmir'in on yıl
06:33sonraki yapay zekayla ne hale geleceğine çalışmışsınız. Biz
06:37de bu iklim sorunu devam ederse on yıl sonra Türkiye'nin ne hale
06:41geleceğini çalıştık. Işte resim burada. Sizin yapmanız gereken
06:46bunu önlemek Sayın Bakan. Eğer eğer gerçekten iklim
06:50değişikliğiyle mücadele edecekseniz adres burası. Bu
06:54resime çalışın. Siz İzmir'le uğraşmaya çalışmayın. İzmir'den
06:58intikam almaya çalışmayın. Ama eğer gerçekten içinizde
07:01kaldıysa iki bin yirmi dokuzda İzmir'e gelin, aday olun.
07:05Oyununuzun ölçüsünü bir de orada alın. Ben yapay zekaya
07:10sordum. Hani deprem konutlarını konuştuk ya. Yüzde on sekizi
07:15gerçekleşmiş ya. Sözünü tutmayan siyasetçiye ne denir
07:19diye sordum. Siz de sorun. DT'yi de dersiniz. Güvenilmez.
07:23Siyasi manipülatör. Başarısız. Son defa lütfen son defa
07:30açıyorum. Buyurun toparlayın. Başarısız ve samimiyetsiz
07:34deniyor. Bakın sizin asıl yapmanız gereken bugünün gerçek
07:39rakamlarını manipületmeden söylemek ve niye başarısız
07:43olduğunuzun hesabını bu meclise vermektir. Ama siz İzmir
07:47üzerinden polemik yaparak İstanbul'daki mağlubiyetinizi
07:50İstanbul'da bir milyon oyu nasıl geride kaldığınızı
07:54unutturmaya çalışıyorsunuz. Efendim belediyelerin rant
07:58zincirine son verecek milermiş? Vermezseniz zahmetsiniz. Her
08:02gün araştırıyorsunuz. Içindesiniz ama siz siz de
08:07çok iyi biliyorsunuz ki bizim belediyelerimiz çok başarılı.
08:10Ne kadar silkelerseniz silkeleyin bu vatandaş bu
08:14millet sizi yakasından silkeleyecek. Teşekkürler Sayın
08:21Emir, Sayın Temelli buyurun. Teşekkür ederim Sayın Başkan.
08:28Evet Sayın Bakan hala seçim atmosferinden kendini
08:34kurtaramamış. Buraya çok önemli bir bakanlığın bütçesi
08:37görüşülüyor. Çevre, şehircilik ve iklim değişikliği. Her üç
08:42başlığında bu denli büyük sorunlara gebe olduğu bu denli
08:47büyük sorunlar barındırdığı bir bakanlığın bütçesi görüşülmez
08:50görüşülürken Sayın Bakan hala seçim meydanlarında propaganda
08:55yapar bir havayla konuşuyor ve maalesef AKP grubu da onu
09:01destekleyen taraftar grubu gibi sürekli alkış sürekli
09:06propagandaya destek veren bir şeyle buranın bütün bütçeye
09:11teamülleri anlayışına aykırı bir tabloyu ortaya koydu. Kimse
09:16kusura bakmasın. Sabah bir şişe sudan kıyamet kopardınız.
09:21Sonrasında dendi ki bu teamüllere uygun bütçenin bu
09:26geleneğine uygun tartışmalarımızı yürütelim.
09:29Akşam ortaya koyduğunuz sahneye bakın. Hangi konu ciddiyetle
09:33tartışıldı burada? Hangi konu ciddiyetle ele alındı? Bak
09:37Sayın Bakan'ın anlattığı şey tamamen propagandif bir
09:41malzemedir. Bunun ötesinde bir gerçekliği yoktur. Bakın on beş
09:46dakika boyunca şantiye şefi gibi inşaat anlattı bize. Fakat
09:51gerçekten öyle değil ki. Gerçekten de şantiye şefi.
09:54Şimdi Hatay'da iki yüz elli dört bin konut yapılacak yirmi
09:57altı bini yapılmış. Maraş'ta yüz on iki bin konut
Yorumlar