00:00Sayın Başkan, Sayın Milletvekilleri, Türkiye
00:09Büyük Millet Meclisi ve Kamu Denetçiliği Kurumu bütçeleri
00:13üzerine Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına söz almış
00:16bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Kamu
00:20Denetçiliği Kurumu anayasamızın yetmiş dördüncü maddesinde
00:24düzenlenen anayasal bir kurumdur. Bu kurum idarenin her
00:29türlü eylem ve işlemlerini hukuka ve hakkaniyete
00:33uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye
00:37önerilerde bulunmakla görevlendirilmiştir. Bir
00:40teşkilat şeması var. Iki yüz seksen sekiz çalışanı üç yüz
00:45kırk milyon lira bütçesi var. Bugüne kadar farklı konularda
00:49onlarca rapor hazırlamış, bunları ilgili kamu kurum ve
00:53kuruluşlarına göndermiş. Peki bu raporların hangi biri dikkate
00:58alındı? Bu çalışmalar dikkate alınmayacaksa bu kurum neden
01:02kuruldu? Neden bir bütçe ayrıldı? Bu işin bir tarafı bir
01:08diğer tarafı da dünyadaki örnekleriyle
01:10karşılaştırıldığında Türkiye'deki kamu denetçiliği
01:14kurumu siyasi iktidardan bağımsız mı? Bakın kamu baş
01:19denetçisi Mehmet Akarca Cumhurbaşkanı tarafından önce
01:23Cumhuriyet baş Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na
01:26sonrasında da Yargıtay Başkanlığı'na seçildi. Görev
01:31süresinin bitmesinden sonra hepinizin bildiği o meşhur elli
01:36bir günlük Yargıtay Başkanlığı seçimini otuz yedinci turda
01:40kaybetti. Yargıtay Başkanlığı seçiminden altı ay sonra
01:44Cumhurbaşkanı tarafından kamu baş denetçisi olarak atandı.
01:48Şimdi böyle bir ismi objektif kararlar alması gereken bir
01:54makama oturtmak doğru mu? Muhalif bir vatandaş devletin
01:58bir kurumunda yaşadığı haksızlık nedeniyle
02:01değerlendirme ve inceleme yapması için Mehmet Akarca'ya
02:04güvenebilir mi? Devletin kurumları iktidara yakın
02:09kişilere makam ve mevkii yaratılacak kurumlar değildir.
02:13Devletin kurumları devletin kurumları iktidara yakın
02:18kişilere teselli ikramiyesi gibi sunulacak kurumlar hiç
02:22değildir. Değerli milletvekilleri bir ülkede
02:27ekonomi, sağlık, eğitim, adalet, temel hak ve özgürlükler
02:32yani aklınıza gelen her alanda yaşanan sorunların temel sebebi
02:36o ülkedeki yönetim şekli ve onu uygulayan yöneticilerdir.
02:41Ekonomik kriz, hayat pahalılığı, toplumsal şiddet,
02:45para için bebeklerin katledilmesi bu milletin
02:49genetik mirası değildir. Bugün altında bulunduğumuz bu çatı
02:54parlamenter sistemde yasama erkinin sahibi millet
02:59iradesinin tecelli ettiği son derece önemli bir kurumken iki
03:03bin on sekiz yılında yürürlüğe giren cumhurbaşkanlığı
03:05hükümet sistemiyle maalesef işlevini büyük ölçüde
03:09yitirmiştir. Halk adına bütçe yapmakla sorumlu olan bu meclis
03:14cumhurbaşkanlığınca parlamentoya sunulan ve yine
03:17cumhurbaşkanlığınca onaylanan bütçe teklifi sürecinde
03:20prosedürü tamamlayan bir kurum haline gelmiştir. Kuvvetler
03:25ayrılığını zayıflatmayacağı karar alma süreçlerini
03:28hızlandıracağı gerekçeleriyle pazarlanan bu sistem altı yılda
03:32iflas etmiş Türkiye'yi de her alanda iflasın eşiğine
03:37getirmiştir. Bugün bu ülkede adalete hiç güven duyulmuyorsa
03:42gelir dağılımındaki adaletsizlik derinleşip milyonlar
03:46yoksullukta eşitleniyorsa toplumsal şiddet her geçen gün
03:50daha da artıyorsa emekli maaşı yetmeyen emekliler çalışmak
03:53zorunda kalıyorsa asgari ücret açlık sınırının altındaysa
03:57esnafından çiftçisine işçisinden öğrencisine
04:01emeklisinden çalışanına herkes geleceğinden kaygılı ve
04:05umutsuz ise bunun sebebi AKP'nin dayattığı bu Yüce
04:10Meclis'i işlevsizleştiren cumhurbaşkanlığı hükümet
04:13sistemidir. Bu sistemle şeffaflık, hesap
04:16verilebilirlik, katılımcılık, denge ve denetim gibi
04:19demokrasinin olmazsa olmazı olan tüm unsurlar yok
04:23edilmiştir. Idari, hukuki ve siyasi yetkiler tek bir kişinin
04:27elinde toplanmıştır. Bu yetkileri kullanırken
04:30Cumhurbaşkanı Erdoğan herhangi bir denetime tabi mi? Hayır.
04:35Sakın anayasa mahkemesi demeyin. Anayasa mahkemesinin
04:38iptal ettiği cumhurbaşkanlığı kararnamelerini ya da yasaları
04:42bir kelimesini değiştirip yeniden çıkardığınızı ya da
04:46meclisten geçirdiğinizi cümle alem biliyor. Bunları yaparken
04:50tek bir amacınız var. O da iktidarınızı devam
04:53ettirebilmek. Değerli milletvekilleri kuralsızlığın
04:57kural haline geldiği bu çarpık sistemle AKP yüz yıllık
05:01cumhuriyet kazanımlarını adeta bir dozer gibi yıkıp yok
05:05etmektedir. Işte bu tek adama dayanan yönetim anlayışıyla
05:09Türkiye insanı hayrete düşüren dehşete düşüren açıklamaların
05:14yapıldığı bir ülkeye dönmüş durumdadır. Yangına müdahale
05:18etmek için deprem sonrasında arama kurtarma çalışmasını
05:21başlatmak için sekiz yaşında bir evladımızın cenazesine
05:25gitmek için cumhurbaşkanımdan talimat bekleyen bakanları
05:28gördük. Çünkü bu sistemde bakanlar meclise hesap
05:32vermiyorlar. Tek sorumluluk duydukları kişi kendilerini
05:35atayan cumhurbaşkanı. Tam da bu nedenle bakanların asıl
05:40hedefi millete hizmet etmek değil, efendilerine hizmet
05:44etmektir. Yirmi iki yıllık AKP iktidarında kendi şirketinden
05:48başında bulunduğu bakanlığa dezenfekten satan bakanı da
05:52gördük. Afgan çobanlara güzellemeler yapan bakanı da.
05:55Işine gelince yargı bağımsızlığından bahseden işine
06:00gelmeyince hakimlere istikamet gösteren Adalet Bakanı'nı da
06:04gördük. Gözlerinden ışık saçan bakanı da gördük. Millet
06:08vekillerini belediyeye sokmayın diye talimat verirken bu yüce
06:13mecliste milletvekiline kafa atmaya çalışan bakanı da
06:17gördük. Değerli milletvekilleri gerçek sorunun yıllardır
06:21uygulanan yanlış ekonomi politikaları olduğunu kabul
06:25etmeyen AKP her zaman küresel krizleri bahane etti. Ama diğer
06:30ülkelerde biten küresel krizler her ne hikmetse
06:34Türkiye'de bir türlü bitmek bilmedi. Çünkü Türkiye'de krizin
06:39ta kendisi AKP iktidarıdır. Son altı yılda bu yüce meclis
06:44nitelikli yasamanın yapılmadığı mevcut yasaların yamalı
06:48bohçaya çevrildiği, ihtisas komisyonlarının gereği gibi
06:51çalışmadığı bakanların milletvekillerine yani aslında
06:55millete kafa tuttuğu bir kurum haline getirilmiştir.
06:58Cumhuriyet Halk Partisi başta olmak üzere muhalefet
07:01partilerinin toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren ekonomi,
07:06hayat bağlılığı, sağlık ve eğitim sistemindeki sorunlar,
07:09gelir adaletsizliği, toplumsal şiddet, iş cinayetleri ve
07:13emeklilerin sorunları gibi birçok konunun araştırılması
07:17için verdikleri araştırma önergeleri AKP ve MHP'nin
07:20oylarıyla bu mecliste reddedilmiştir. Bu meclisi
07:24halkın gündeminden uzak tutmak konusunda özel bir çabası olan
07:28Cumhur İttifakı mecliste çalışanların sorunlarına bile
07:32yıllardır gözünü kulağını kapatmaktadır. Hepimizin
07:35danışmanları var değerli arkadaşlar. Bu meclis yasama
07:39faaliyetlerinde bizlerle birlikte mesai yapan emek
07:43veren ama iş hukukuna aykırı bir şekilde iş güvencesinden
07:47iş sonu tazminatından yoksun olan danışmanlarımızın
07:51sorununu bile çözmekten aciz bir hale getirilmiştir. Aklınız
07:56alıyor mu arkadaşlar? Yasamanın kalbi olan bu ülkedeki kanunları
08:01yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde büyük bir
08:04haksızlık var. Danışmanların iş sonu tazminatı yok. Işten
08:08çıktıklarında, işten çıkarıldıklarında işsizlik
08:12maaşı alamıyorlar, iş güvenceleri yok. Üstelik de
08:15bunun yapıldığı yer meclis, meclis danışmanlarımızın özlük
08:20haklarıyla ilgili düzenlemeyi yapmak bu meclisin boynunun
08:24borcudur. Değerli arkadaşlar, halkın bu kadar sorunu varken
08:28meclisin halkın gündemine hakim olacak şekilde çalışması
08:32beklenirken bu meclisin başkanı ne yaptı? Başka hiçbir dert,
08:36tasa yokmuş gibi meclisteki bütün partileri ziyaret etti ve
08:40anayasa değişikliğinin ne kadar gerekli olduğunu anlattı. Bu
08:44ülkede Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha cumhurbaşkanı
08:48seçilmesinden çok daha önemli ve çok daha büyük sorunlar var
08:53arkadaşlar. Mesela bu sistemde bazıları için seçim
08:56sonuçlarının hiçbir değeri yok. Çünkü Cumhurbaşkanlığı hükümet
09:00sisteminde tek adam anlayışı halk iradesini düpedüz yok
09:04sayıyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Yürütmenin emir ve
09:08talimatlarıyla karar veren yargının hukuken yok hükmünde
09:12olan bir yazısıyla Hatay halkının iradesi gasp edilmiş
09:16Hatay Milletvekili Can Atalay'ın bugün burada bizlerle
09:20birlikte olması engellenmiştir. Başka bir halk iradesi gaspı da
09:24kayyum atamalarıdır. Meclis bütçesinin plan bütçe
09:28komisyonundaki görüşmelerinin olduğu gün Esenyurt
09:31Belediye Başkanımızın tutuklanmasına devamında da
09:34belediyeye kayyum atanmasına karşı mücadelemizi
09:37başlattığımız gündür. Bir belediyeye kayyum atamak
09:40vatandaşa had bildirmek demektir. Halka sen kendini
09:45sen kendini yönetecek kişiyi seçemezsin. Seçersen görevden
09:50alırım demektir. Sandıkta alamadığını hukuku siyasete
09:55alet ederek almaya çalışmaktır. Şunu sakın unutmayın.
Yorumlar