00:00Merhaba herkese. Sevgili gazeteci meslektaşlarım sizlere
00:03ve sizlerin aracılığıyla sesimizde duyulan herkese
00:06merhaba. Bu yılın bütçe bu yılın bütçe görüşmeleri
00:09sırasında bu basın toplantılarını biraz daha sık
00:12yapacağız. Meclis yapısı itibariyle çoğulculuğa değil de
00:17çoğunlukçuluğa dayalı olduğu için ve meclis iç tüzüğünün de
00:21anti demokratik yapısı nedeniyle grubu olmayan
00:25partilerin biliyorsunuz ki söz hakkı neredeyse yok. Bugüne
00:28kadar mecliste grubu olan muhalefet partilerin
00:32dayanışmasıyla özellikle bütçe görüşmeleri sırasında kürsüden
00:37halkın sesini duyurmaya çalışıyorduk. Geçmişte bu
00:41dayanışmayı gösteren CHP'nin yeni genel başkanının katılı
00:44bir yayında kendisinin siyasi pozisyonuna siyasi tutumu
00:51nedeniyle yaptığımız bir eleştiriye bozulmasının
00:54üzerine nezaket sınırını da aşan bir biçimde bugüne
00:58kadar ııı söz hakkı kullandığımız söz haklarını
01:02bize lütfettiğini ifade etmesi üzerine kendilerinden artık
01:06herhangi bir söz talebimiz olmayacak. Iıı dolayısıyla bu
01:10yılda meclis kürsüsünde olamayacağız. O yüzden de
01:13buradan basın toplantıları aracılığıyla sizlere sesimizi
01:16duyurmaya çalışıyoruz. Bugün on Aralık İnsan Hakları Günü ve
01:21Türkiye'de temel hak ve özgürlüklerin gaspı hala da
01:24kesintisi devam ediyor. Yaşam hakkına dönük ihlallerin yanı
01:28sıra sokak sokak eylemlerinde, gözaltı merkezleri ve
01:31hapishanelerde işkence yaygın ve sistematik olarak sürmekte
01:35kadınlar bir cins kırımının mağduru olarak öldürülmeye
01:38öldürülmeye devam ediyor. Sokak hayvanları yasal güvenceyle
01:42katlediliyor. Sendikal hakları için mücadele eden işçilerin
01:45işsiz bırakılması da önlenebilir nedenlerle gerçekleşen iş
01:49cinayetleri de cezasızlıkla ödüllendiriliyor. Avukat
01:52Avukat Selçuk Koz Ağaçlı ezilenin hakkı ezilenin hakkı
01:57yeninin savunmasının üstlenmesinin diyeti olarak
02:00hapiste. Sevgili Selahattin Demirtaş, Pigen Yüksektağ ve
02:05Osman Kavala İHAM kararlarına, İnsan Hakları Avrupa
02:09Mahkemesi kararlarına Hatay halkının iradesiyle seçtiği
02:12milletvekili Can Atalay ise anayasa mahkemesi kararlarına
02:16ihlal kararlarına rağmen halen hapiste tutulmaya devam
02:20ediliyor. Kayın atamalarıyla halk iradesi bir kez daha
02:24gasp ediliyor. Gazeteciler hapsedilmeye ya da haberleri
02:27nedeniyle yargı taciziyle karşılaşmaya devam ederken
02:30Adana etki ajanlığı yasası denilen bir düzenlemeyle saray
02:34iktidarına muhalif herkesin sesinin kısılmasının hapse
02:38konulmasının yolu açılmaya çalışılıyor. Böyle bir tablonun
02:42egemen olduğu bugün mecliste adalet bakanlarının bütçe
02:45görüşmeleri yapılıyor. Adalet Bakanlığı bütçesinin on Aralık
02:49insan hakları gününe denk gelmesi de ancak talihsiz bir
02:52tesadüf diye açıklanabilir herhalde. Çünkü temel hak ve
02:56özgürlükleri düzenleyen insan hakları kavramı neyi
02:58gerektiriyorsa adalet bakanı ve bakanlığı bunun aksi davranış
03:03gösteren bir pozisyon takınıyor. Adalet Bakanlığı
03:07yurttaşların haklarına ulaşmasının önündeki en büyük
03:11engellerden biri haline gelmiş durumda. Çünkü memleketin en
03:14sorumlu en sorumlu alanı olan yargı gücü elinde tutan
03:18muhalif herkesi yutan ve yutacak olan bir kara delik haline
03:22dönüşmüş durumda. Türkiye'de yargıya dair pek çok şey
03:25söyleyebiliriz. Hepsi doğru ya da yanlış çıkabilir. Ancak
03:29Türkiye'nin değil hukuk bir kanun devleti bile olmadığını
03:33söylemek yanlış bir tespit olmaz. Sıradan bir baskı aracı
03:37olarak örgütlenmiş bir yargı eliyle kurulu suç düzenine
03:40taraf olmayan herkes vatan, millet, bayrak, ezan
03:44söylemleriyle terörist ilan edildi. Yurttaşların insan
03:48olmaktan kaynaklı temel hak ve özgürlükleri ihtiyacılık
03:50özgürlükleri ihtiyaca göre kolaylık ve yok sayılan bir
03:54teferruat seviyesine düşürüldü. Hukuk devletinin şartı sadece
03:59iktidarı elinde tutanların değil de tüm yurttaşların
04:02kendini güvende hissetmesidir. Eğer bu güven hissi yoksa hukuk
04:07devleti de yoktur. Muhalefetin siyasi rakip değil düşman
04:10olarak algılandığı ve yargının iktidarın emrinde bu algıya
04:14uygun kararlar aldığı idarenin topyekun bir mobilizasyon
04:17içinde davrandığı bir rejimde asgari demokrasi ve hukuk
04:21normları da kalmamıştır. Türkiye hiçbir zaman bir hukuk
04:24devleti olmamıştı. Ama son birkaç yıldır artık yasa
04:27devleti de değildir. Yasalara ve kurumlara dayanan bir devlet
04:32hiç değildir. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı
04:35siyasi iktidarın temsilcilerinin demagojisinden
04:37ibaret olan memlekette yargıya da iktidara uyumlu hakim
04:41savcı sınıfı egemen oldu. Sahip oldukları makam ve mevkileri
04:45liyakatla değil biat ile elde eden yargı bağımsızlığını
04:49hukuktan bağımsız olmak diye değerlendiren masumiyet
04:52karinesini hukuktan mahrumiyet karinesine dönüştüren emirle
04:56soruşturma dava açıp talimatla talimatla kararlar veren
05:00kuklalardan müteşekkil bir yargı yargı içerisindeki hakim savcı
05:04sistemi. Türkiye'de üzerlerinin üzerlerinde
05:08taşıdıkları cübbelerin insan hayatından ve özgürlüğünden
05:12yapılmış olduğunu bilen ve asgari hukuk normlarını
05:15uygulayacak cesarete sahip yargı mensubu yok denecek kadar
05:19az. Yani hukuktan hak, adalet, vicdan ve liyakati çıkardığımızda
05:25elinizde kalan neyse Türkiye yargısı şu an odur. Bu yüzden
05:31yargıda yer tutmuş ve eksiklikleri noksanlık
05:34yaratmayacak olan nice insan var ki kendilerinden maaşları
05:38çıkardığınızda geriye hiçbir şey kalmıyor.
05:43Yargı böyle olunca da devlet kurumlarının tarikat cemaatlere
05:47teslim edildiği, lümpen çetelerin sokaklara salındığı,
05:51korunup kollanan mafyanın devletleştiği, anayasanın
05:56tanınmayıp yasaların uygulanamaz hale geldiği, doğal
06:00kaynaklarının sermaye talanına peşkeş çekildiği, halkın
06:04birbirine düşman cephelere bölündüğü, para için bebeklerin
06:08öldürüldüğü, soyguncunun, talancının, vurguncunun
06:11korunup kollanırken hepimizin içinde çürüdüğü bir
06:14haysiyetsizlik rejimi memlekete egemen oldu. Ama Adalet Bakanı
06:19Yılmaz Tunç içinse her şey çok normalmiş gibi hayat devam
06:22ediyor. Yurttaşlarımıza sormak istiyorum. Adalet Bakanı
06:26Yılmaz Tunç'u ekranlarda ne zamanlar görüyorsunuz? Ne zaman
06:30memlekette hukuki bir garabet yaşansa o zaman ekranın karşısına
06:34çıkıyor Yılmaz Tunç ve bildiği yanıldığına yetmeyecek hukuk
06:39bilgisiyle her türlü hukuk garabetini meşrulaştırmak
06:42görevi üstlenerek bunca çürümüşlüğe rağmen Türkiye'nin
06:46hukuk güvenliği endeksinde bulunduğu yeri gösteren
06:48değerlendirmeyi kafaya takmış durumda. Kara propaganda dediği
06:52bu değerlendirmelerin bilimsel kriterlerden uzak ve Türkiye
06:56gerçekliğiyle uyuşmayan yalanlar olduğunu iddia edip
06:59yargımızın karalanmasına müsaade etmeyiz diyor. Peki
07:03yargımızı kim karalıyor? O zaman kendisine birkaç soru
07:05soralım. Hukukun gereğini yapan hakim ve savcıları oradan
07:09oraya sürmekten başka cemaat ve tarikatları yargıya
07:13yerleştirmekten başka bu işin ehli hukukçuların sırf yandaş
07:18değiller diye mülakatlarda elemekten başka ne yaptınız
07:22Bakan Tunç? Yargıdaki yozlaşma rüşvetle yolsuzluk anını yöneten
07:28cübbeli çeteler bizzat başsavcıların hakim ve
07:31savcıların kalemi aldığı şikayet mektuplarıyla ortaya
07:34dökülüyor. Bu hakim ve savcılar için bu işler büyümesin diye
07:38bu işleri sümen altı etmek dışında ne yaptınız? Ayhan
07:43Bora Kaplan dosyasında eski Ankara Cumhuriyet Başsavcısı
07:47Yüksel Kocaman'ın mafyadan rüşvet aldığı İçişleri
07:51Bakanlığı'nın teftiş kurulu raporuyla ortaya çıkmış iken
07:54Yüksel Kocaman hem nasıl hala nasıl hem de yargıta üyesi
08:00görevine nasıl devam edebiliyor? Bunu lütfen
08:03açıklayınız. Yalnız Kocaman da değil. Yargıtay bir üst
08:08yargıtay gibi bir üst yargı merci kirli ilişkiler içinde
08:12olan yargı mensuplarının terfiyle göz önünden
08:14uzaklaştırıldığı bir yere dönüşmeli mi? On beş Temmuz
08:19kalkışmasının ardından esas faillerin kaçmasına göz yumup
08:23garibanları tutuklattığınız yargıda sizlerin FETÖ düğü
08:26adlandırıldığı soruşturmalara dair bir borsa yok mu?
08:30Anayasayı ayaklar altına alan hakimleri ödüllendirmediniz mi?
08:34Tek bir kriterden söz edeceğim size. Hadi hukukun üstünlüğü
08:38endeksine dış mihraklar deyip bir kult takıyorsunuz. Sokak
08:42röportajlarına manipülasyon deyip işin içinden sıyrılmaya
08:45çalışıyorsunuz. Yüz bir ayrı anayasa mahkemesi kararının
08:50icra edilmediğini kendi ağzınızla itiraf eden siz
08:54değil miydiniz? Hukukçu değilim ama anayasa mahkemesinin
08:58kararlarını uygulamayan bir hakimin bu ülkede hukuki hiçbir
09:02mesleği icra edemeyeceğinin kural olduğunu biliyorum. Hal
09:06buyken anayasa mahkemesi kararı uygulamayı onur nişanı
09:10uygulamamayı onur nişanesi sayan Akın Gürlek'i Adalet
09:14Bakanlığı görevinin Adalet Bakanlığı yardımcılığı görevinin
09:18ardından siyasi operasyonlarınıza devam etsin
09:21diye İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na atayan siz
09:24değil misiniz? Adliyelerde dönen rüşvet şartlarını
09:28yolsuzlukları, kirlilikleri bizzat bir başsavcı şikayet
09:32konusu yapmadı mı? Yargı eliyle yalanı gerçek, dayanışmayı
09:37yasak, hak ve özgürlük mücadelesini kriminalize
09:40etmiyor musunuz? Filistin diye, İslam diye ağlayıp Cumhurbaşkanı
09:45Erdoğan'a Filistin'le neden ticaret yapıyoruz diyen
09:49gençleri daha geçen hafta tutuklamadınız mı? Yargıya
09:53güven endeksinde Türkiye'nin yerini gösteren çalışmayı
09:56çalışmaya öfkelenen bakana birkaç hatırlatma yapmakta.
Yorumlar