00:00Güzel ülkemiz ne yazık ki her alanda çöküş yaşıyor. Tarımda
00:06kendi kendine yetebilen yedi ülkeden bir tanesi olan Türkiye
00:10bugün ithalata bağımlı hale gelmiştir. Mercimek, nohut, kuru
00:15fasulye bile tarihimizde ilk kez ithal edilmektedir. Çiftçi
00:20sayımız yirmi yılda iki nokta sekiz milyondan iki nokta üç
00:24milyona düşmüştür. Yirmi milyon nüfus artarken oransal olarak
00:28beş yüz bin çiftçinin artması gerekirken bırakın artmak beş
00:33yüz bin çiftçi kayıptır. Biş beş yüz bin çiftçi yılmıştır,
00:38bırakmıştır. Bugün Türkiye'de çiftçilerin yaş ortalaması elli
00:43sekize tırmanmıştır. Bugün her genç dört çiftçiden üçü
00:47gelecek sene asgari ücretli bir iş bulursam bu işi bırakmayı
00:53düşünüyorum demektedir. Bugün Türkiye'de her üç çiftçiden
00:57ikisi döndüremez borçlara sahiptir. Çünkü iktidar
01:02yıllardır çiftçinin hakkını vermemektedir. Iki bin yirmi
01:06beş yılı için öngörülen gayri safi milli asıla altmış bir
01:10trilyondur. Kanuna göre yüzde biri çiftçiye verilmelidir. Bu
01:16para altı yüz on beş milyar liradır. Bu kanun iki bin altı
01:20yılında Cumhuriyet Halk Partisi'yle AK Parti'nin
01:24müşterek oylarıyla çıkmıştır. Ama bugün getirdiğiniz bütçede
01:28bu para yüz otuz beş milyar lira olarak destekler
01:32ayrılmıştır. Yani kanun yüzde birken binde iki reva
01:37görülmekte çiftçiye hakkının beşte biri verilmektedir. Biz
01:42Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bütçe yaptığımızda
01:46yasalara uyan bir hukuk devletini var edecek çiftçilere
01:49hakları olan yüzde birlik desteklemeyi mutlaka
01:53vereceğiz. Uyarıyoruz. Çiftçi yok sayılırsa millet aç kalır.
01:57Fiyatlar çiftçi için ucuz, tüketildiği için pahalıdır.
02:01Burdur'da bizzat girdiğin fasulye tavrısında sabah
02:05kopardığımız fasulye sekiz liraya satılmakta, öğleden
02:10sonra gittiğin Bursa pazarında seksen liraya satılmaktadır.
02:13Aynı fasulye o gün İstanbul'da yüz yirmi lira, Bodrum'da iki
02:19yüz liradır. Çiftçimiz kana alarken besicimiz de adeta can
02:23çekişmektedir. Dana etinin kilosu besiciden üç yüz kırk beş
02:28liraya alınmakta, markette altı yüz elli liraya satılmaktadır.
02:32Sayın Erdoğan Türkiye'de kırmızı etin pahalı olduğunu
02:36fark etmiş, çare olarak da Güney Amerika'dan hayvan
02:41ithalatını bulmuştur. Bu yıl beş yüz yirmi bin baş sığır
02:45ithal edilecektir. Bu ithalatlar zaten iki bin ondan
02:49beri yapılmakta. Bu yüzden üretici üretimden kopmakta ve
02:54sorun esas olarak buradan kaynaklanmaktadır. Üreticiye
02:59destek için kurulan et ve süt kurumu bir ithalat kurumuna
03:03dönüştürenleri milletimize şikayet ediyoruz. Biz et ve süt
03:07kurumunu gerçek işlevine kavuşturacağız. Kamuya düşen
03:11vatandaşın sağlıklı beslenmeye ve gıdaya erişimini güven
03:16altına almaktır. Bunun için de kurumlara ve kurallara ihtiyaç
03:20vardır. Iktidar o kurumları yıkmıştır. Biz kurumları da
03:24kuralları da ayağa kaldırmaya kararlıyız. Çiftçileri hakkını
03:29vermeyen iktidar çocuklara da acımamaktadır. Ülkemizde
03:33yaklaşık on milyon çocuk yoksulluk içinde iki milyon
03:36çocuk derin yoksulluk içindedir. Bir et çeşidini
03:40günde bir kez tüketebilen çocukların oranı sadece yüzde
03:45on ikidir. Türkiye'de üç öğrenciden biri kahvaltı
03:48yapmadan okula gitmekte. Beş öğrenciden biri okulda hiçbir
03:53şey yiyememektedir. Öğrencilere ücretsiz bir öğün yemek
03:58verilmesi teklifimizi seçimlerde sahiplenip seçim
04:02sonrası vazgeçmiştiniz. Ama burada Cumhuriyet İttifakı
04:06milletvekili olarak bu konuda verdiğimiz kanun teklifini de
04:09sizler reddettiniz. Her yandaşa kaynak bulan iktidar nedense
04:14çocuklarımızın karnını doyurmak için kaynak
04:17bulamamaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin, Türkiye
04:20İttifakı'nın ilk bütçesinde o kaynağı bulduğumuzu da
04:25çocuklarımızı doyurduğumuzu da sizler gözlerinizle
04:28göreceksiniz.
04:32Okul kantinlerindeki fiyatlar çocuklarımızın beslenme
04:36sorununu gerçek gündemlerimizden biri olarak
04:39önümüze koymaktadır. İstanbul Yenibosna'da pazar yerinde
04:44çalışan çocuklar harçlık için çalışıyorum dediler bana. Simit
04:48fiyatı kantinde yirmi lira, küçük su on lira, çay yirmi
04:52lira, toz elli lira. Öğrenci su alsa aç kalıyor, simit alsa
04:58kalıyor. Hele hele bir öğrenci sabahleyin bir çay bir simit
05:02alsa öğlen de o tostu değil ayvanla, kolayla, suyla
05:07kakıtsa toplam verdiği para yüz liradır. Ayda iki bin beş yüz
05:13liradır. Sayın Erdoğan'ı dinleyip üç çocuk yapan
05:16babanın çocuğuna vereceği su, tost yiyen çocuğuna vereceği
05:21toplam harçlık yedi bin beş yüz liradır. Bugün kantinlerde
05:25veresiye defteri vardır. Iktidarımızda günde üç kap
05:30sıcak yemeği öğrencilerimize verecek bir bütçeyi bu meclisten
05:34geçireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın
05:37Cumhurbaşkanı Yardımcısı eğer buradan bir talimatınız olursa
05:41Cumhuriyet Halk Partili belediyeler bölgelerindeki hatta
05:46yakınlarındaki tüm okullarda öğrencilere sıcak yemek vermek
05:51ve hücretsiz sağlıklı su vermek için göreve hazırdır.
05:57Sadece buradan bir talimatınızı bekliyoruz. Bunu yapmak
06:02isteyen belediyelerimizin okul kapılarında engellendiğini de
06:06milletimize şikayet etmek isterim. Şimdi çocuklara
06:11gelecek kuramayan iktidar gençlere de umut
06:15verememektedir. Tüm dünyada nit kavramıyla ifade edilen ev
06:20gençleri vardır. Bu gençler ne eğitimde ne istihdamdadırlar.
06:25Buna Avrupa çok dertlenmektedir. Almanya bu
06:30sorunla çalkalanmaktadır. Almanya'daki ne işte ne
06:35eğitimde olan çocuk oranı genç oranı yüzde altıdır. Avrupa'nın
06:41kara kara tasalandığı oran yüzde dokuzdur. Türkiye'de bu
06:45oran yüzde yirmi beştir. Dört gençten bir tanesi ne
06:49eğitimdedir ne istihdamdadır. Bugün her gençten üçü imkanım
06:55olsa yurt dışında yaşamak isterim demektedir. Deyim
07:00yerindeyse gençlerimizin yüzde yetmiş beşi valizleri kafada
07:05toplamış durumdadır. Meclisimizde bazı sayın genel
07:09başkanlarımız farklı beka sorunları tarif etmektedir. Ve
07:13şöyle demektedirler. Dünyanın gelişmiş ülkeleri üzerimizde
07:17hesap yapıyorlar. Hayal kuruyorlar. Kursunlar bu beka
07:21sorununu yüz yıl önce nasıl bertaraf ettiysek onu bertaraf
07:26etmek bu ülkenin toprakları üzerinde hesap yapanlara
07:30haddini bildirmek boynumuzun borcudur. Ama esas beka sorunu
07:35gelişmiş ülkelerin bu topraklarda hayal kurması değil
07:38bu ülkenin evlatlarının dördü üçünün gelişmiş ülkelerde hayal
07:43kurmasıdır. Iktidarımızda bu ülkenin her görüşten gençlerine
07:48Anadolu'da ve Trakya'da hayal kurdurmayı taahhüt ediyoruz,
07:52söz veriyoruz.
07:56Öyle bir adaletsiz düzenin içindeyiz ki artık toplumun
08:01canına tak etmiştir. Vergide adaletsizlik bunun doğruk
08:05noktasıdır. Iki bin yirmi beş bütçesi olarak getirdiğiniz
08:08bütçede dolaylı vergilerin oranı yüzde altmış beştir.
08:13Dolaylı vergiler dünyanın en adaletsiz vergisidir. Zengin,
08:18fakir, ayırt etmeyen vergi türüdür. Fabrikatör ile o
08:23fabrikada çalışan işçinin, bekçinin mandıraya gidip
08:27peynire aynı vergiyi vermesidir. Türkiye'nin en
08:31pahalı jipine binenle otuz yıllık yorgun bir traktörü
08:35sürenin mazota aynı vergiyi vermesidir. Bu oran yüzde
08:40altmış beştir. Vergilerin yüzde yirmisi de kesinti yoluyla
08:44maaş alanların eline bile değmeden kesilmektedir.
08:48Gerçekten para kazananlardan alınması planlanan vergi bu
08:53bütçede yüzde on dört buçuktur. Gerçekleşmelerin ise yüzde on
08:58binlerde olduğunu geçen seneden tecrübe etmiş durumdayız.
09:02Türkiye'nin kaynaklarını emen hükümetin övündüğü projelerin
09:07müteahhiti kırk dört firmanın otuz yedisi geçen sene hiç
09:12vergi vermemiştir. Matrassız beyannameler bu otuz yedi
09:17şirkete aittir. Kırk haramiler elini cebine atmamakta ama
09:21devlet elini çalışanların mavi, beyaz, gri yakalıların
09:26ceplerinden çıkarmamaktadır. Bu vergi düzeni yoksulu ezen,
09:30zengini kollayan bir düzendir. Ve yine bu bütçede yedi yüz bir
09:35milyar liralık kurumlar vergisi istisnası getirilmektedir.
09:39Kaynak kaynak diyorsunuz. Sadece beşte biri etkin teşviğe
09:44giden, beşte dördü birilerinin cebinde kalan yerde aradığınız
09:49kaynağı bulabilirsiniz. Biz yaptığımız bütçelerde
09:52yapacağımız etkihanetleriyle doğru teşvikleri devam ettirip
09:56kalkınacağız. Yanlış yapılanları ise
Yorumlar