00:00Şimdi biz burada polonez işçileriyle birlikte tek
00:03gıda iş sendikasının örgütlenme uzmanıyım. Ben Yunus
00:06Durdu ismim. Burada yüz kırk bir gündür burada polonez
00:10işçileri, polonez sucukları fabrikasında çalışan işçiler
00:13sendikaya bir yoldular. Anayasal haklarını
00:15kullandıkları için yüz kırk altı tane işçi arkadaşımızın
00:20çoğunluğunun kadın olduğu doksana yakın kadın işçinin
00:24olduğu ve toplamda yüz kırk altı işçinin anayasal hakkını
00:28kullandığı için işten atıldı. Işçi arkadaşlarımız ve bu
00:32işçilerimizin tamamı yirmi yıllık, on sekiz yıllık, on
00:35beş yıllık polonezin çalışanları. Ve bunlar bir
00:38gecede bir mesajla kırk altıncı koddan. Eski adıyla yirmi
00:42dokuzuncu kod olan şimdiki adı kırk altıncı kod. Yani
00:46kadınlarımız, işçilerimiz hırsızlık ve yüz kızartıcı bir
00:50suç işlemiş gibi iş hakları fesh edildi. Hiçbir hak hukuk
00:54verilmeden, hiçbir hak hukuku tanınmadan sokağa kondular ve
00:57biz tek gıdayı sendikası olaraktan o günden beri bu
01:01işçilerimizle mücadele ediyoruz. Ve bu işçilerimizin
01:04o gün sendikaya geldikleri gün bu işçiler asgari ücretli
01:09çalışmasına rağmen hiçbir zaman asgari ücret alamadıklarını
01:13gece vardiyalarında çalışıp pazarları çalışıp on dört on
01:17beş TL maaş aldıklarını işverenlerine sorduklarında
01:21Ürdünlük Kraliyet ailesine ait olan bu fabrikanın sahiplerine
01:25neden bizim asgari ücretten bile vergi kesiyorsunuz
01:28dediklerinde biz kesmiyoruz, devletiniz kesiyor, gidin
01:32devletinize hesap sorun diyecek kadar da eee yüzleri kızarmayan
01:37işverenin yetkililerine karşı yüz kırk bir gündür mücadele
01:41başlattık. Ve biz bu mücadelemizi yaparken ve
01:45Çatalca'daki kaymakamdan başlayaraktan ve Türkiye
01:48Cumhuriyeti'nin bu bölgedeki en yüksek mülki amirlerin Çatalca
01:52kaymakamı olmasına rağmen bütün dertlerimizi anlattığımız ve
01:56biz her uzlaşmadan yana olduğumuzu tek isteğimizin
02:00sendikalı çalışmak olduğunu yasalardan kaynaklı
02:03haklarımızın verilmesi gerektiğini söylemelerimize
02:07rağmen Çatalca kaymakamı bize haklısınız, haklı buluyorum
02:11sizi deyip de ya ben bu işi çözemiyorum, bu işi yukarıya
02:15gidin, yukarıya derdinizi anlatın diyerekten bizi üst
02:18yüzeylere yönlendirdik. Ve biz vali beye gittik. Vali Bey'e
02:22derdimizi anlattık. Vali Bey bizi dinledi, bizi işverene
02:27geldi, işverenle görüşmeler yaptı. Işverene sorduğunda bu
02:30işçileri niye çıkartıyorsunuz dediğinde sayın ııı İstanbul
02:35Valimiz bu işçilerin psikoloji psikolojileri bozuktu. Ondan
02:38dolayı çıkarttım. Diyecek kadar küstahlaşan bir işverenle
02:42valinin devletin valisinin karşısında böyle konuşma
02:46cesaretini kimler veriyor? Bu Vali Bey'e. Daha sonra biz Vali
02:51Bey'le tekrar bizi bir araya getirdi. Ama işveren işveren
02:56buradaki yapmış olduğu hukuksuzlukların hiçbirini
02:59kabul etmeyerekten sanki kırk altıncı koddan işçiyi kendi
03:03çıkartmamış bu işçiler kendinin işçisi değilmiş gibi
03:07sadece akit gazetesinden bir tane küpür getirerekten ve onu
03:12da parayla akit gazetesine eee haber yaptıraraktan burada
03:16sendika terörü diye bir küpürü getirip yüzlerce gazetelerin
03:21televizyonların yüz kırk bir gündür yayınlarını gözden
03:25görmezden gelenlere karşı ve bunun yanında Türkiye
03:30Cumhuriyeti Çalışma Bakanlığı bu işleriyle ilgili kendi
03:34müfettişlerini ve teftiş kurulunu buraya göndererekten
03:37burada yaptırdığı denetlemede ve teftiş kurulunun raporunu
03:42Çalışma Bakanı kendi sitesine de koyarak seksen altı milyona
03:45duyurdu ve orada bu işverenin polonez işvereninin attığı yüz
03:50kırk altı işçinin tamamının sendikalaşmadan dolayı işten
03:54atıldığını ve bununla alakalı iş bilgi vermeden kırk altıncı
04:00koddan attığını kabul ettirerekten Çalışma Bakanlığı
04:04bunu işçilerin kodunu kırk altıdan sıfır dörde
04:08çevirttirmişti. Ama Çalışma Bakanlığımızın bunu bilerekten
04:14yaptıktan sonra işveren şunu yaptı. Evet ben devletin
04:19Çalışma Bakanlığının bana kesmiş olduğu bu cezayı öderim
04:23ama Türkiye Cumhuriyeti'nin yasalarını da kanunlarla
04:26ayağımın altına alırım ve burada hukuksuzluğu kanunsuzluğa
04:31da devam ederim diyor. Ve bugün de onu yapıyor. Ve buradan bir
04:35tarafından bunu yaparken öbür taraftan da seksen altı
04:39milyonun sağlığını ilgilendiren özellikle et ve süt ürünlerinde
04:44çalışan işçilerin hijyen belgeleri, kalite belgeleri
04:48olmaksızın porter muhaneleri olmaksızın sağlık raporları
04:53olmaksızın çalıştırma gibi bir lüks olamayacak. Bu sektörde
04:58bu işveren seksen altı milyonun sağlığını hiçe sayaraktan
05:03gündelikçi işçiler alaraktan, yabancı kaçak işçiler
05:07alaraktan, Ürdünlü, Pakistanlı işçiler getirerekten ve biz
05:11bunları buradaki polisle tutanaklar tutturaraktan Sağlık
05:16Bakanlığı'nın yetkililerini göreve çağıraraktan, Tarım
05:20İl Müdürlüğü'nün yetkilileri bunları raporlar altına almasına
05:24rağmen hiçbir işlem yapılmadığını biliyoruz. Ve
05:28işveren şunu söylüyor. Benim arkamda beş tape var diyor. Benim
05:32arkamda külliye var diyor. Çünkü bu işveren külliyeye
05:35pastırmalar gönderiyor. Külliyeye sucuklar gönderiyor.
05:39Ve biz de soruyoruz. Bu işvereni Ürdünlü Kraliyet
05:43ailesinin bu kadar hukuksuzluğunu külliyede kimler
05:48örtbas ediyor? Biz biliyoruz ki bunu Sayın Cumhurbaşkanı
05:51etmiyor. Çünkü devletin başındaki kendi insanının,
05:55kendi işçisinin, kendi yurttaşının çıkarlarının dışında
05:59bir çıkar düşüneceğini zaten düşünmüyoruz. Ama bunu kimler
06:03yapıyorsa, hangi bürokrasi yapıyorsa yüz kırk bir gündür
06:07buradaki köylü kadınları aştığa sefalete mahkum edenlere
06:13karşı biz buradan anayasal hak mücadelesi başlattık. Nereye?
06:18Ankara'ya. Dün itibariyle fabrikanın önünde altı saat
06:22önümüz kesilerekten tarlada, orada, burada bizleri
06:26kovalayaraktan görüyorsunuz zaten şu anda da çevik kuvveti
06:30görüyorsunuz. Bine yakın bir çevik kuvvet avlukasıyla şu
06:34anda bu İstanbul Çatalca'daki Adliye Sarayı'nın önünde avluk
06:39kıyalınan yüz kırk tane işçiye avluk kıyalıp bine yakın polisin
06:44hudutlarda kaçak göçmenleri kovalaması bu ülkenin içine
06:49kaçak göçmenleri sokmamak için uğraşması gereken emniyet
06:54güçleri, polisimiz, askerimiz burada kendi işçisine, kendi
07:00işçisine merkezinde sadece anayasal hakkı kullandığı için
07:04bine yakın polisi başına tutaraktan teclid uyguluyor.
07:08Işte bizim isyanımız bunadır. Ve biz buradan buradan çağrı
07:14yapıyoruz. Türkiye işçi sınıfına çağrı yapıyoruz. Ve
07:17biz Türkiye'deki yabancı tekerlere karşı değiliz.
07:21Türkiye'de namusuyla, şerefiyle gerçekten çalışan yabancı
07:25şirketler var. Onların başımızın üstünde yeri var. Ama
07:29ülkemizin yasalarıyla bu ülkeye gelmiş bu kanunlarla bu ülkede
07:34üretim yapan işte polonez gibi fabrikaların kraliyet ailesine
07:39ait olan bu fabrikaların hukuk tanımamazlığını da görmezden
07:44gelemeyiz. Bugün polonez işçileriyle birlik olmak
07:47demek Türkiye'ye Türk milletine Türk işçisine sahip çıkmayla
07:52eş değer. Ve biz Türkiye işçi sınıfının aynılardır
07:56mitinglerde atmış olduğu sloganları geçinemiyoruz
08:00diyenlerin bu yürüyüşe sahip çıkmasını bekliyoruz. Vergide
08:05adalet istiyoruz diyenlerin bu yürüyüşe sahip çıkmasını
08:09istiyoruz. Ve bu ülkenin insanlığı açlığa ve sefalete
08:12mahkum etmeyenlere karşı bu ülkenin gerçek sahiplerinin iş
08:17işçilerinin, emeklilerinin, işsizlerinin bu ülkenin
08:21insanının işçisine sahip çıkmasını bekliyoruz. Ve en
08:25önemlisi Türkiye'de bugün ülkenin iktidarına talip
08:31olacak muhalefet partilerinin gerçekten işçi kardeşlerimin
08:37yanında bu mücadelenin yanında olmaya davet ediyoruz. Polonez
08:42işçilerine sahip çıkmak Türkiye işçi sınıfına sahip çıkmayla
08:47vatana sahip çıkmayla eş değerdir. Çünkü biz bu ülkenin
08:52yasasını ve kanunlarına karşı gelen Ürdünlü Kraliyet
08:56Ailesi'ni kimler koruyorsa biz onlara karşı ülkemizin insanlığı
09:03korumakla mükellef olaraktan bu yola çıktık. Bu yoldan da
09:07dönüşümüz yok. Dün geceyi biz burada geçirdik. Ve bu
09:11fabrikanın işçilerine sokaklarda, parklarda ve
09:15kapalı kadınlarımızı ve kadınlarımızı bu sokaklarda
09:19yatıran zihniyete karşı isyanımız var. Ve biz
09:23çocuklarımızı okullara gönderemiyoruz. Ve biz
09:27evimizin kirasını ödeyemiyoruz. Biz evimizin doğal gazını
09:32ödeyemiyoruz. Beş aydır işsiziz. Ve bizim işsizlik
09:36sigortamızı dahi verdirmeyecek kadar gözü dönmüş bu Ürdünlü
09:41Kraliyet Ailesi'ne Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde ve biz
09:45Çatalca Adliyesi'nin önünde bu mücadeleyi yapıyoruz. Ve
09:49soruyorum Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde işçiler anayasal
09:54hak yürüyüşü başlatırken adalet istiyoruz, hukuk istiyoruz
09:59der.
Yorumlar