00:00Değerli basın mensupları bugün Boğaziçi Üniversitesi'ne
00:08Türkiye'nin kurumsal kültürü en yerleşik kurumlarından bir
00:13tanesine ve yine geleneği en yerleşik öğretim kurumlarından
00:20üniversitelerinden bir tanesine belki de bu noktada en üst
00:27düzeydeki birlik ve beraberliğin yaşandığı mezunlarıyla
00:33öğrencilerinin, öğrencileriyle öğretim görevlilerinin
00:36arasında örnek bir bağ ve dayanışma olan bir üniversitenin
00:41önündeyiz. Bu üniversiteye bir Ocak iki bin yirmi bir
00:47tarihinde Melih Bulu isminde bir kayyum atanmıştı. Üniversite
00:53geleneğinden gelmeyen kültüründen gelmeyen Boğaziçi
00:57Üniversitesi'nde yüksek lisansa dahi kabul edilme şartlarını
01:02sağlamayan birisi üniversitenin başına kayyum olarak atanmıştı.
01:07O günden bugüne tam iki yüz beş haftadır bin dört yüz otuz
01:13iki gündür dokuz yüz yetmiş birinci kez burada nöbet
01:19tutuldu. Ben de Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı
01:23olarak dokuz yüz yetmiş birinci nöbete desteğe geldim. Nöbet
01:29üniversiteye
01:36nöbet kayyumluk binasına çünkü orada bir rektör yok, bir kayyum
01:42var, bir işgalci var şu anda. Kayyumluk binasına sırtını
01:46dönen öğretim görevlilerinin hocaların on beş dakika süreyle
01:52sessiz protestosundan ibaret ardından da kısa bir açıklama
01:57okunuyor. Bu açıklamaya şu anda profesör olmuş ve artık
02:04ellerindeki kamu gücüyle zarar veremeyecekleri hocalar
02:09katılıyorlar. Öyle de olsun istiyorlar. Yoksa gözü dönmüş
02:15elindeki güçle kime saldıracağını bilemeyen
02:19buradaki kurum kültürünün katili kayyum öğrenci bulursa
02:24soruşturma açıyor. Disiplin cezası veriyor. Okuldan
02:28uzaklaştırma cezası veriyor. Oradan bir suç icat edebilirlerse
02:32mahkeme açıyorlar. Yargılıyorlar. Öğrencileri
02:37bezdirip yıldırıp ya eylem yapmamaya ya da yapanlardan
02:42kurtulmaya bakıyorlar. Yine akademik kadro içinden emeği
02:48gereği yaptığı akademik katkılar, bilimsel çalışmalar
02:52gereği yükselmesi gerekenleri yükseltmiyorlar. Bunu bahane
02:55ediyorlar. Biz o yüzden buradaki bu eyleme geldik,
03:02tanık olduk, bir kez daha saygı duyduk ve bininci eyleme
03:08doğru giderken burada olduk. Ümit ediyorum bininci eylem
03:13gününde de ben de burada olmayı çok sayıda milletvekilimle
03:17birlikte burada olmayı ve bu eyleme destek vermeyi bir kez
03:22daha bu eylemi görünür kılmayı arzu ediyoruz. Onun kararını
03:27verdik. Bugün burada içeride mezunlar olabilir. Bir üniversite
03:34düşünün ki mezununu kapıdan sokmuyor. Içeride emekli
03:39öğretim görevlileri olabilir. Bir üniversite düşünün ki
03:42emeklisini kapıdan sokmuyor. Oysa ki evrensel anlamda
03:48üniversite kapıları herkese açık olan bilimin üretildiği
03:54bilginin paylaşıldığı mekanlardır. Gerçek anlamda
03:59bırakın mezununu içeri sokmamayı ben buradaki ışıktan
04:04istifade etmek istiyorum diye yanaşan ve karanlıktan
04:08uzaklaşan herkese açıktır oranın kapısı. Sadece
04:11öğrencilerine de değil. Ama maalesef böyle bir noktadayız.
04:17Burada olaylar ilk başladığı sırada dört Ocak'ta ilk
04:23protestolar başladığında ve ardından sekiz Ocak tarihinde
04:28Boğaziçi protestolarına katılanlar için Erdoğan
04:32terörist dediğinde bu üniversitenizin kapısına polis
04:36kelepçesi dahi takıldı. Içeriye girilmesin diye
04:39üniversitenin kapısına polis kelepçesi taktılar. Bir
04:43Biennale'de ödül alırdı o fotoğraf. Bir Biennale'de
04:47Türkiye'de üniversite özertliği ve özgürlüğü nedir diye bir
04:52sanatçı bir şey tasavvur etse tasarlayacağı boyutlandıracağı
04:58ve fotoğraflandığında hepimizin takdir edeceği görüntü
05:05üniversitenin kapısına polis kelepçesiydi. Bunu bizzat bu
05:09rezim yapmıştır. Kendi öz eleştirisini öz eleştiri
05:14yaptığının bile farkında olmadan kendini ihbar ettiğinin
05:17farkında olmadan yapabilen en üst düzeydeki rejim bugünkü
05:24saray rejimidir. O kapıya konulan kelepçe saray rejiminin
05:29üniversiteye nasıl baktığının tam olarak fotoğrafıdır. O
05:33kararı alandan o kelepçeyi takandan hepimiz razıyız. Iyi
05:38ki yaptı. Biz bu kadar iyisini gösteremezdik Türkiye'ye ve
05:41dünyaya. Altı buçuk ay boyunca eylemler devam etti ve bu
05:48eylemler sırasında çok sayıda öğrenci gözaltına alındı,
05:52tutuklandı. Onlardan ilkleri arasında Doğu Demirtaş vardı.
05:59Silivri cezaevinde ziyaret ettiğim. Babası Sertaç Bey,
06:02Sertaç Demirtaş da burada. Doğu içeri konmuştu. Hedef
06:09gösterilmişti ve Doğu hakkında birileri iyi ki gözaltında ya
06:16da tutuklu yoksa zaten sokakta olsa hayatı tehlikede
06:19diyorlardı. Öyle bir linç kampanyası başlattılar. Doğu
06:23hakkında. Gittiğimde bir dahi çocuk gördüm. Dört üzerinden
06:29üç seksen ortalamayla fizik bölümünde okuyan bir çocuk.
06:34İnanılmaz hayalleri olan inanılmaz yetkin, iyi yetişmiş
06:39bir öğrenci. Bugün buraya gelirken Doğu yanımda olsun
06:44diye aradım, benimle birlikte olsun diye. Çünkü o Doğu uzun
06:51süre tutuklu kaldı Silivri'de. Sonra serbest kaldı. Sonra
06:57Doğu'nun hikayesini görenler sen Doğu'ya çağrı yaptı. Şimdi
07:04de Doğu Berlin Teknik Üniversitesi'nde yüksek
07:09lisansını bitirmek üzere. Başardı kayyum. Doğu gibi bu
07:15ülkenin yatırım yaptığı ailesinin üzerine titrediği
07:18üzerinde ilkokul öğretmeninden fizik fakültesinin tüm
07:24öğretmenlerine, öğretim görevlilerine, profesörlerine
07:28kadar emeği olan bir öğrenciyi ellerimizde verdik. Sayın
07:34Erdoğan, Şiröder'e Sayın Şiröder'e ikram etti. Biz
07:39yetiştirdik. Alın Almanya'da sizin için çalışsın dediler.
07:44Doğu şu anda bir otonom araç üretimiyle ilgili projenin
07:49başındaki hocanın yanında ve ondan Almanya istifade ediyor.
07:56Aynı kovid aşısını bulanları burada yetiştirip Almanya'ya
08:01kaptırdığımız gibi. O gün Kaan Bozgül'le tanışmıştım. Kaan
08:09Bozgül'le, Dahi Kaan. O gün o Münih Maksimilen
08:14Üniversitesi'nden kabul almıştı. Velat İnci'yle
08:18tanışmıştım. Amerika çağırdı. Bugün yolda gelirken aradım. Bu
08:24üç dahi çocuk da Türkiye'ye gelmemek üzere gitmişler. Dedim
08:30ki kaç arkadaşınız var böyle? Olaylara karışan sorgulanan,
08:36gözaltına alınan, tutuklanan ya da bunların çok yakın
08:40arkadaşları iki yüz kişi Almanya'dayız dediler. Dedim ki
08:46iki yüz var mı? Listesini yapıp atayım dedi bana. Hocalara
08:51sordum. Sırf Almanya'da o kadardır dediler. Dünyanın
08:54dört bir yanına gidiyorlar. Bu çocuklar üç yaşından beri
09:01yetiştirilen, emek verilen, kaynak harcanan ve üzerine
09:06titrenen çocuklar. Bakın Doğu Demirtaş'ın annesi Sarıyer
09:11AK Parti Kadın Kolları Başkanı'ydı doktor hanım. Doğru
09:15mu Sertaç Bey? Sertaç Bey de Tayyip Bey'in en yakın siyaset
09:19arkadaşlarından biriydi. Ikisi de başlarına gelince bu
09:25rejimin ne acımasız olduğunu oğulları üzerinden görünce AK
09:30Parti'yi bıraktılar, buradaki direnişe destek veriyorlar
09:33çocukları dünyanın bir yerinde o ülke için çalışıyor artık. Bu
09:41ilk kayyum bir yıl kadar dayandı ve yerine ikincisi
09:46Naci İnci kayyumlukta birinci haçsizlikte birinci birini
09:51getirdiler. Bu kadar kötüsü herhalde dünya tarihinde yoktur.
09:58Bu kadar kötü rektör
Yorumlar