00:30Evet.
00:34Değerli protokol üyeleri, kıymetli misafirlerimiz
01:01Bugün geldiğimiz noktada o tohumların artık fidana
01:05dönüştüğü inşallah çok kısa zamanda da meyvelerini
01:09tadacağımız birer ormana birer gül bahçesine dönüştüler. Yola
01:18çıkarken derdimiz buydu. Bugün çeşitli saldırılar altında
01:28bulunan dünyamız ve insanlığımız yeni bir soluk, yenilenmiş bir
01:33soluk bekliyor aslında insanlıktan yine. Bunu
01:37ülkemizde iyiliklerimize kadar da hissediyoruz. Biz de acaba
01:43gençlerimizin o dinamizmi, idealizmi, o berrak ve saf
01:49yürekleriyle acaba burada bir katkı sunabilir miyiz diye yola
01:54çıktık. Gördük ki gençlerimiz gerçekten hala ümit var
02:01olacağımız hala istikbale emin olarak bakabileceğimiz bir
02:06potansiyele sahipler. Derdimiz çok geniş ve zengin bir
02:13medeniyet ve kültür dünyasına sahip olan milletimizin
02:17değerlerini yeniden hem bizim milletimizin hem dünya
02:23insanlığın gündemine getirebilmek. Bunu da neyle
02:28yapabilirdik? Sözle yapabiliriz. Söz çünkü kalbin
02:32yansımasıdır. Ne yaparsanız yapın kalbinizi eğer
02:36yansıtamazsanız bir diğeriyle ilişki kuramazsınız. Ilişki
02:42kuramadığınız hiç kimseye de mesajınızı iletemezsiniz. Şuna
02:48inanın gençler. Biz gerçekten insanlığın kurtuluşuna,
02:55huzuruna ve felahına hizmet edecek onlara çare olacak bir
03:01birikime sahibiz. Tarihimiz tarihimizde yaşanan bir sürü
03:08medeniyet emareleri ve hadiseleri aslında bunu bize
03:15gösteriyor. Ve bugün biz sizlerin bu çalışmaları sayesinde
03:20de tekrar bunun ışıklarını sizlerin gözlerinde ve
03:24ürettiğiniz eserlerde tekrar yaşıyoruz.
03:32Ama yazardaki kolay değil.
03:37Ve
03:41tohumun acil ölüşmesi nasıl zaman alıyorsa seninle ilgim
03:47yazılır.
Yorumlar