00:00Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu TİSK kurulduğu
00:14günden bu yana ülkemizin ekonomisine ve çalışma hayatına
00:19katkı sağlamanın ötesinde kurumsal sosyal sorumluluk
00:23alanında birçok projeye öncülük yapmıştır. Her yıl
00:29düzenlenen bu anlamlı organizasyonun dijitalleşmeden
00:33yeşil dönüşüme kadınların ve gençlerin güçlendirilmesinden
00:37sosyal uyuma kadar geniş bir yerpazede yenilikçi projeleri
00:44desteklemesi özellikle takdire şayandır. Bu yıl ana tema
00:50olarak çalışma hayatının geleceği konusunun belirlenmiş
00:54olmasını da son derece anlamlı buluyorum. Dijital dönüşümden
00:59yeşil ekonomiye geçişe ve demografik değişimlere kadar
01:03pek çok dinamik iş hayatının yarınlarını şekillendirmede rol
01:10oynamaktadır. Bir taraftan mevcut mesleklerin bir kısmını
01:16önümüzdeki dönemde muhtemelen göremeyeceğiz. Diğer taraftan
01:20yeni meslekler çıkacak ortaya. Bunların yanı sırada mevcut
01:27devam eden mesleklerin de farklı bir şekilde icra edildiğini,
01:31dönüştüğünü göreceğiz. Dolayısıyla çok çok anlamlı bir
01:36tema gerçekten. Sadece bugünün dünyasının ihtiyaçları, güncel
01:42iş gücü piyasalarıyla buna karşılık gelen mesleki eğitim
01:48ve diğer çalışmaların örtüşmesini gözetmek artık
01:52yeterli değil. Geleceği de öngörüp tahmin edip bu
01:58trendleri yapay zekadan demografik trendlere varıncaya
02:02kadar bütün bunları analiz ederek geleceğin şartlarına
02:06göre kendimizi şimdiden planlamamız, hazırlamamız
02:11gerçekten çok kıymetli. Bu süreçte iş dünyasının tüm
02:16taraflarının bir araya gelerek ortak bir vizyonla hareket
02:21etmesi de son derece faydalı. Değerli katılımcılar TİSK üyesi
02:27işverenlerin iş yerlerinde yaklaşık iki milyon kişi
02:31çalışarak ailelerine ekmek götürmekte gelir sağlamaktır.
02:37Bu işletmeler milli gelirimize iki yüz milyar dolar ve
02:42ihracatımıza on milyar dolar katkı sunmaktadır. Yatırım,
02:48üretim, ihracat ve istihdam odaklı büyümemizde büyük payı
02:53olan birçok işletme bugün bu salonda. Yatırım yaparak istihdam
02:59sağlayarak ve üreterek Türkiye'nin kalkınmasına destek
03:03olan TİSK üyelerini yürekten tebrik ediyorum. Sağ olsunlar
03:08var olsun.
03:12Türkiye ekonomisi üretim, istihdam ve dış ticarette güçlü
03:17bir performans sergilemeye devam ediyor. Iki bin yirmi üç
03:22yılında zayıf dış talep ve deprem felaketine rağmen
03:26ekonomimiz yüzde beş nokta bir oranında büyüme kaydetti. Toplam
03:32büyüklüğümüz bir trilyon yüz otuz milyar dolar seviyelerine
03:37ulaştı. Kişi başına gelirimiz ise geçen yıl on üç bin iki
03:42yüz kırk üç dolar olarak kaydedildi. Iki bin yirmi dört
03:47yılının üçüncü çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak
03:52ekonomik büyüklüğümüz bir trilyon iki yüz altmış milyar
03:57doları aşarken ilk dokuz aydaki büyüme oranımız yüzde üç nokta
04:03iki olarak gerçekleşti. Açıklanan üçüncü çeyrek
04:07rakamları ise yıllık bazda yüzde iki virgül bir büyüme
04:12kaydedildiğini gösterdi. Türkiye ekonomisi on yedi
04:16çeyrektir birbiri peşi sıra aralıksız bir şekilde büyüme
04:21performansını devam ettiriyor. Elbette ki tarihi
04:25ortalamalarımızla mukayese ederseniz bu rakamlar tarihi
04:30ortalamaların altında diyebilirsiniz. Ama dünyanın
04:35bugünkü şartlarını, bölgemizin şartlarına dikkate aldığınızda
04:39bunlar hiç de küçümsecek rakamlar değil ve bu yönde
04:45çabamızı sürdürüyoruz. En olumlu gelişmelerden biri de
04:50istihdam alanında. Eylül ayında istihdam edilenlerin sayısı
04:56yıllık bazda bir milyon yüz yirmi dokuz bin kişi artarak
05:01otuz iki virgül sekiz milyona ulaştı. Işsizlik oranımızsa
05:06epeyce bir süredir tekhaneli rakamlarda devam ediyor ve en
05:12son açıklanan istatistiğimize göre işsizlik oranımız yine
05:17tekhanede yüzde sekiz nokta altı olarak gerçekleşti. Orta
05:23vadeli programımızın bazı hedeflerinde beklentilerimizden
05:28daha iyi bir performans var. Bazılarında beklentilerimizin
05:32bir miktar altında performansımız var. Istihdam
05:36bizim beklentilerimizin çok ötesinde çok daha güçlü
05:40performans gösteren alanların başında geliyor. Bu da çok çok
05:45sevindirici. Çünkü istihdam sadece ekonomik bir kavram
05:50değil. Aynı zamanda sosyal refahla çok yakın bağlantılı
05:56her bir ilave istihdam bir ailenin bir insan grubunun
06:02hayatında çok önemli bir değişim demektir. Dolayısıyla
06:06bu rakamlar gerçekten çok çok sevindirici. Bu süreçte yine
06:12olumlu yönde hedeflerimizin de ötesinde olumlu performans
06:17gösteren diğer bir alan cari açık. Geçen yıllın
06:23ortalarında yüzde altılara kadar yaklaşmıştı cari
06:27açığımız. Geldiğimiz noktada yüzde birler civarında.
06:31Dolayısıyla Türkiye artık cari açıkta belli bir yere geldi.
06:35Bunu daha kalıcı hale getirmek. Şimdi tartıştığımız bu düşen
06:41cari açığı daha kalıcı bir şekilde düşük seviyelerde
06:45tutacak politikaları hayata geçirmek. Niçin önemli cari
06:49açık? Türkiye'nin kalkınma tarihinde en önemli darboğaz
06:55her zaman cari açık olmuştur. Bir yerde gelmiştir ekonomi,
06:59cari açığın yükselmesi kalkınma sürecimizde bir kısıt olarak
07:04devreye girmiştir. Dolayısıyla düşen cari açık dış borçlanma
07:10ihtiyacımızın düştüğünü gösteriyor. Döviz meselesinde
07:14Türkiye'nin rahatladığını gösteriyor. Giderek daha az
07:18dışarıdan borçlanma ihtiyacımız var. Bir taraftan da izlediğimiz
07:22makro politikalarla dış borçlanmanın maliyetini de
07:27düşürmüş durumdayız. Dolayısıyla da bugün Merkez
07:31Bankası rezervlerimiz ciddi bir şekilde artış gösteriyor. Kur
07:36korumalı mevduat ciddi bir şekilde çözülüyor. Bütün
07:39bunlar Türkiye'nin temellerini sağlamlaştıran makro temellerini
07:45çok daha güçlü hale getiren eğilimler. Değerli arkadaşlar
07:51artan rezervler, düşen cari açık, KKM'deki erime, bütün
07:57bunlar ülke risk primimizi düşürüyor. Ve kredi notumuzu
08:03yükseltiyor. Kimse kara kaşımız kara gözümüz için bu yıl iki
08:09defa notumuzu yükseltmezdi aksi takdirde. Riskleri düşürünce
08:14sağlıklı politikalarla güven veren politikalarla hareket
08:18edince kredi derecelendirme kuruluşlarında birbiri peşi
08:22sıra notlarımıza yükseltmeye başladıklarını gördük. Her biri
08:27en az iki derece not yükselttiler. Üç kuruluşta not
08:33yükseltti. Bunu yaptıkları tek ülke şu anda Türkiye dünyası.
08:38Bu kadar ııı ilerleme sağlanan tek ülke. Ama henüz arzu
08:43ettiğimiz yerde miyiz? Elbette değiliz. Daha alacağımız
08:46elbette mesafe var. Enflasyon en temel meselemiz. Enflasyonla
08:52ilgili de mücadelemiz devam ediyor. Burada hep şunu
08:57söyledik başından itibaren. Geçen yıl orta vadeli
09:00programımızı ilan ederken bunu bütün kamuoyuyla paylaştık. Üç
09:06dönem olacak dedik. Birinci dönem geçiş dönemi, geçiş
09:09süreci. Ikinci dönem dezenflasyon dönemi, üçüncü
09:14dönem kalıcı fiyat istikrarı dönemi dedik. Birinci dönemi
09:19geçtiğimiz Haziran ayı itibariyle tamamlamış olduk. Ne
09:23yaptık geçiş sürecinde? Işte az önce bahsettiklerimizi
09:26yaptık. Risklerimizi düşürdük. Depreme rağmen bütçemizi
09:31toparladık, cari açığımızı düşürdük. Rezervlerimizi
09:34arttırdık. Dolayısıyla Türkiye'yi daha sağlam temeller
09:39üzerinde enflasyonla mücadele edebilecek bir noktaya taşımış
09:44olduk. Ikinci süreç Haziran'da başladı. Dezenflasyon süreci
09:49dediğimiz süreç ve bugüne kadar Haziran'dan bugüne son
09:53açıklanan enflasyon rakamıyla birlikte yirmi sekiz puan tam
09:58olarak sorularsak
Yorumlar