00:00Öğretmenimin adı Rıza Özgenç, emekli oldum.
00:20Emekli olduktan sonra işte artık bu işlere biraz daha yoğunluk vermeye başladım.
00:25Yani klasik bir neyim vardır, çocukluktan böyle denir ya, bir biçimde öyle.
00:32Şimdi burada kullandığımız ahşaplar en genci 40 yaşında.
00:39Yani burada atıl durumdaki ağaçları, ahşapları değerlendiriyor.
00:44Yani bu çürümeye yüz tutmuş ahşaplar, şu gördüğünüz şunlar, yani yaşını ben bilemiyorum.
00:52Tahmin edeyim, yani bir yüz elli diyebilirim.
00:55Çok eski evlerden aldığımız parçalar bunlar.
00:58Bunları değerlendiriyorum.
01:01Çünkü şöyle bir şey, elektrikte faydalar günümüzde zaten oturmuş durumda.
01:07Yani tüketim bir toplumundayız.
01:09Tükettikçe de dünyayı tüketiyoruz yani bir biçimde.
01:15Biraz da bu işlerin görenlere bu konuyu daha çok şey yapıyor.
01:20Atıyor yani çevre, doğa.
01:22Mesela bu çok ilimkili, bizim Popeye'de de ilimkili, Arthur'da da ilimkili.
01:28Şöyle altın durumdaki tüm malzemeleri böyle iki yüz yıl daha yaşayabilecek duruma getiriyorum.
01:40Hem görsellik açısından hem de tüketim değil, tam tersine üretim düşünerek.
01:50Yani eğer burada biraz şeyim olursa, katkım olursa, bu işlere gönül verdirenlerden olabilir.
01:58Hatta bundan mutluluk diyelim.
02:01Ve olması gereken şey de bu zaten.
02:04Ağaç kıyımlarının olduğu dönemlerde, burada artık bile, Hızar atölyelerinden gidip de aldıklarım parçalar var.
02:13O kadar güzel ojeler bırakıyor ki, evinizin bir köşesinde bırakıp koyabilirsiniz.
02:22Yani mesela şu yerde olanlar, bazı parçalar var.
02:26Bu parçalar görenler hale getiriyor.
02:30Yani sanki atmıyor.
02:32Özellikle yapılmış gibi.
02:34Ama değil, tamamen doğanın kendi içinden aldığımız ojeler.
02:42Şey, İmamoğlu'nun belli oluyor mu bilmiyorum ama İmamoğlu'nun şu şeyi çok popüler oldu.
02:52Bunun dışında, bu resimde, bir şanap kadehinin içerisinde bir kadının hasbı etmeye çalıştık.
03:04Şunlar da, mesela şu ağaçla kendi desenleri, bunları hiç bozmadan birleştirilerek şöyle bir şey düşündük.
03:16Yani kendimden, bana göre çok hoş bir şey çıktı duvarlar.
03:23Yani bunlar mesela şu, artımda kesilen ağaçlardan kopardığım parçalar, aldığım parçalar.
03:35İşte doğamızın bize verdiği çok güzel ojeler.
03:40Yani bunu bir ressam çizeyim deyse çizmesi mümkün değil.
03:45Bunu evinizin bir köşesine koyup da bundan haz alabilirsiniz.
03:50Çünkü yine de var, hiçbir şey altın değil.
03:53Hiçbir şey altın değil.
03:55Hepsi değerlerinden dolayı.
03:58Peki bunlar ne mesela?
04:12Bunlar bizim çerçevemizi, bir parçaları.
04:19Ondan sonra montaj yapıyoruz biz bunları.
04:28Ondan sonra kesip üzerine yapıştırıyoruz.
04:35Şöyle söyleyeyim, ben bu çizimi yapıyorum.
04:38Çizimi yaptıktan sonra bunları numaralandırıyorum.
04:43Daha sonra o ahşapların üzerine çizimini yapıp, deko banka kesip,
04:51ondan sonra bunların birbirlerine şunları, kestiğim parçalarını sevdirerek, birleştirerek gidiyoruz.
04:59Mesela şu.
05:00Yaklaşık iki buçuk ay, üç ay oldu.
05:01Şu.
05:02Evet.
05:03Artık ikisinden birine bir karar vereceğim.
05:06Hangisini yapabilirsem onu yapmaya çalışacağım.
05:09Kullandığım ahşapların çok eski olması, dağlardaki o ağaçların kesilmemesine dair bir şeydir.
05:19Mesaj olsun.
05:21Ağaç kıyımı demek, temiz hava almamızı önlemeye dairdir.
05:28İşte bu self-alert felaketlerin yaşanması demektir.
05:32Yaşam alanlarımızın daraltılması anlamına gelmektedir.
05:37Yani ihtiyacımızın ötesinde bir sistem, öyle bir gelişim içerisinde.
05:44Yani biraz daha mütevazi yaşam olmayı bilmemiz lazım.
05:48Mütevazi yaşamamız gerekiyor.
05:50Tekin toplumundan çıkmamız gerekiyor.
Yorumlar