00:00Değerli arkadaşlar, sevgili basın emekçileri, sizleri ve
00:04sizlerin aracılığıyla sesimizin ulaştığı tüm yurttaşlarımızı
00:08sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Şimdi tabii
00:12Türkiye siyasetinin bir geleneği var. Iıı siyasi parti
00:15liderleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup
00:18konuşmalarını gündeme ilişkin değerlendirmelerini sadece
00:23milletvekilleriyle değil tüm kamuoyuyla paylaşmak için
00:27değerlendiriyorlar. Biz Türkiye İşçi Partisi olarak bu siyaset
00:31anlayışla doğal olarak biraz mesafeliyiz. Yani siyasetin
00:34sadece meclise sadece Ankara'ya sıkıştırıldığı bir yaklaşıma
00:38halkın sadece izleyici muamelesi gördüğü bir
00:43yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Biz yurttaşın özne olduğu,
00:47gerçekten belirleyici olduğu ve yurttaşın içindeki bir
00:51siyaset anlayışını doğru buluyoruz ama itiraf etmem
00:54gerekir ki bu mecliste yapılan adına grup toplantısı denilen
00:58toplantıların da diğer siyasi partileri bir değerli topluluğu
01:02dinleme, memlekete ilişkin görüşlerini değerlendirme şansı
01:07vermek gibi bir avantajı da var. Biz de mecliste temsil
01:11edilmeye başladığımız günden bugüne belki grup toplantısı
01:15yapamıyoruz ama basın toplantıları aracılığıyla
01:17gündeme ilişkin değerlendirmelerimizi
01:20paylaşıyoruz. Zaman zaman yurttaşın bizden
01:22beklentilerini, taleplerini duyurmak istediği sesini
01:25yansıtmak için bu basın toplantılarını değerlendiriyoruz.
01:29Kuşkusuz bunun bir yanı da partimize dönük sistematik
01:34biçimde devam eden sansür politikaları ve bu sansürü
01:39dermek için sosyal medya mecralarını etkin biçimde
01:43kullanmak için, mecliste iç tüzüğün antidemokratik
01:46uygulamalarını yarattığı sıkışmayı aşmak için basın
01:50toplantıları gerçekleştiriyoruz. Bu vesileyle
01:53bir kez daha bu basın toplantıları aracılığıyla
01:55sesimizin yurttaşlara ulaşmasına katkı koyan tüm
01:59yurttaşlara bizi izleyen, destek veren, paylaşan tüm
02:02yurttaşlara gerçekten yürekten teşekkür etmek istiyorum. Şimdi
02:05tüm bu girişin şöyle bir mantığı var değerli
02:08arkadaşlar. Maalesef ııı öyle denk geliyor. Ben bu kürsüye
02:12çıkmadan bir iki saat önce Tayyip Erdoğan grup konuşması
02:16yapıyor ve doğal olarak o grup konuşmasını dinledikten
02:20sonra ııı buraya geliyorum ve basın toplantısının çerçevesini
02:24son halini Tayyip Erdoğan'ı dinledikten sonra vermek
02:27zorunda kalıyorum. Şunu söyleyeyim maalesef izledim.
02:32Iıı insan duyduklarına, gördüklerine, gerçeğin nasıl bu
02:37kadar ters yüz edilebildiğine gerçekten inanmıyor. Yani bütün
02:41varlığını sömürüyü katmerlemeye, bu sömürüyü
02:45meşrulaştırmaya adamış. Bütün iktidarı boyunca hep ama hep
02:50zengini daha zengin eden, yoksulu daha fazla ezen bir
02:53anlayışın temsilcisi olmuş bir bozuk düzenin nasıl
02:58savunulabileceğini nasıl yansıtılabileceğini bir kez
03:03daha görmenin üzüntüsüyle bu kürsüye çıktım. Bir şey
03:07hatırlatacağım bu vesileyle Tayyip Erdoğan'ı dinlerken
03:09düşündüm sanki AKP iktidarının özeti gibi. Bilmiyorum hatırlar
03:14mısınız? Anayasaya göre tarafsız olan Cumhurbaşkanı.
03:18Yani bir siyasi partiye üye olması mümkün olmayan bir
03:21Cumhurbaşkanlığı dönemi de oldu Tayyip Erdoğan'ın ve Tayyip
03:24Erdoğan o dönem haftalık olarak muhtarları topluyordu. Işte
03:28bakın AKP iktidarının özü aslında bu. Konuşmaya ihtiyaç
03:33duyduğunda televizyonlardan milyonlara seslenmeye ihtiyaç
03:37duyduğunda her hafta çağırdığı muhtarları şimdi hiç ihtiyaç
03:41duymuyor Tayyip Erdoğan. Muhtarları unuttu. Yani bu
03:43sistemin pek yönünü tartışıyoruz Cumhurbaşkanlığı
03:47rejimin galiba ilk kaybedeni muhtarlar oldu. Yani bu rejim
03:50değişmeden önce her hafta Cumhurbaşkanı'nın aradığı
03:52muhtarları şimdi kimse aramıyor, sormuyor. Ama işte
03:55bakın bu fotoğraf aslında AKP iktidarının özü ve özetidir.
03:58AKP bir şeye ihtiyaç duyduğunda onu kullanabildiğinde onu
04:05yanına alır ama artık onunla işi bittiğinde ona ihtiyaç
04:10duymadığında onun adını bile hatırlamayan bir iktidar
04:14anlayışı. Ben bu ayrıntının çok önemli olduğunu düşünüyorum ve
04:18aslında bütün bu toplantıları Tayyip Erdoğan'ın o grup
04:22konuşmalarını belki biraz bu gözle değerlendirmek gerekiyor
04:27ve hatırlatmalar yapmak lazım. Yani ne diyorlardı mesela bu
04:31sistem değişikliğinden sonra koalisyonlar dönemi bitecekti
04:34hatırlıyorsunuz değil mi? Ekonomik kriz bitecekti,
04:37Türkiye uçacaktı, istikrar sürecekti, Türkiye hep
04:41büyüyecekti bu iktidar döneminde. Daha neler neler
04:44olacaktı kim bilir ama işte hep beraber yaşıyoruz. Şimdi ne
04:48oluyor? Mesela koalisyonlar seçimlerden önce kuruluyor
04:51zaten. Yani adına Cumhur İttifakı dedikleri bir
04:53koalisyon seçimden önce kuruluyor. Ekonomik kriz
04:56maşallah her geçen gün devam ediyor. İstikrar konusu biraz
04:59tartışmalı. Çünkü bir açıdan bakarsak evet istikrarlı biçimde
05:02felakete doğru sürükleniyor ülke. Yani eğer AKP döneminde
05:06ülkenin yaşadığını bir yıkım olarak değerlendirirsek evet
05:10AKP iktidarı döneminde istikrarlı biçimde değişen tek
05:13şey yıkımdır, felakettir. O yüzden değerli yurttaşlar adını
05:16koyalım. Bu iktidar bu memleketin hayrına tek bir adım
05:20atmaz. Bu iktidar bir sermaye grupları koalisyonudur. Bu
05:25iktidar halk düşmanlarının koalisyonudur. Bu iktidar adını
05:30net biçimde ifade etmek istiyorum. Bu iktidar bir
05:32çeteler koalisyonudur. O yüzden burada bir kez daha
05:35hatırlatıyorum ve söz veriyorum. Bu yeni doğan
05:38unutturmayacağız. Bakın bu hafta grup toplantılarında
05:41unutuldu gitti. Hayır. Bu iktidar bir çeteler
05:46koalisyonudur. Ülkeyi çeteler aracılığıyla yönetmektedir. Ve
05:50o çetelerin en rezillerinden bir tanesi de işte adına yeni
05:53doğan dedikleri o çetedir. Bunların bildiği, inandığı,
05:58taptığı tek bir şey var o da para. Bunların kıbleleri para
06:04ve çetelerin önünde daha fazla daha kolay para kazanabilir
06:08için açıyorlar. O yüzden değerli arkadaşlar bu iktidarın
06:12bir halk düşmanları iktidarı olduğunu, bu iktidarın bir
06:15sermaye grupları koalisyonu iktidarı olduğunu, bu iktidarın
06:20bir çeteler koalisyonu iktidarı olduğunu, bu iktidarın bir
06:23tarikatlar koalisyonu iktidarı olduğunu hiç ama hiç
06:26aklımızdan çıkartmamamız gerekiyor. Yani üç beş tarikat
06:30daha zengin olsun diye üç beş patron daha fazla para
06:35kazansın diye yapmayacakları kötülüklerin olmadığını bir
06:40kez daha ifade etmek istiyorum. Daha ne diyeyim? Yani insanlar
06:44enkaz altındayken çadır satan bir iktidar bu. Insanlar enkaz
06:49altındayken çadır satan o çadır satışlarını protesto edenleri de
06:53utanmadan gözaltına alıp yargılayan bir iktidardan söz
06:57ediyoruz. Bunların adalet anlayışının da bunların
07:00yönetim anlayışının da ne olduğunu görüyoruz. O yüzden
07:03arsızlığın, pervasızlığın, halk düşmanlığının hattı da,
07:08hududu da olmadığını bize bir kez daha göstermiş bir iktidarla
07:12karşı karşıyayız. Niye bu kadar öfkeliyim? Genç arkadaşlarım
07:17iletti. Antisayaç nokta kom diye bir site var. Değerli
07:20arkadaşlar. Antisayaç nokta kom. Herkesin elinde cep
07:24telefonu var, önünde bilgisayar var. Bu siteye girdiğinde insan
07:29Yani bu iktidar döneminde yirmi iki senedir bu iktidarın
07:34yönettiği ülkede öldürülen kadınlar anıtı olarak yapılmış
07:39bir sitede söz ediyoruz. Ve burada sistematik olarak hangi
07:44yıl nerede, hangi kadının nasıl bir cinayete kurban gittiğini
07:48görüyoruz. Ve iki bin yirmi üç yılı rakamını söyleyeceğim
07:52sadece. Dört yüz on yedi tane kadının cinayet sonucu hayatını
07:57kaybettiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Işte hani bu
08:01iktidarın böyle bir iktidarın dün yirmi beş Kasım'da
08:06İstanbul'da yaşattıkları ancak AKP döneminde ancak saray
08:12iktidarı hüküm sürdüğü bir ülkede ancak Türkiye'de olur
08:15denilecek çinstendi. Bütün İstanbul'u ulaşıma kapattılar.
08:20İstanbul'da kadınların sesi çıkmasın diye kadınlar bu
08:24şiddet sarmalına, bu cinayetlere karşı sesini
08:27yükseltmesin diye ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Ama
08:31buradan bir kez daha bütün bu baskıya, bütün bu zulme, bütün
08:36bu cinayet şebekesini savunan iktidarın uygulamalarına karşı
08:40yan yana gelen ve bizi bu iktidardan kurtulacağımıza bir
08:44kez daha inandıran kadınlara yürekten teşekkür etmek
08:49istiyoruz. Değerli arkadaşlar bu iktidarın bir özelliği daha
08:54var. Konuları birbirinden bağımsız ele almaya birbirinden
08:59ilgisiz göstermeye çalışıyor. Işte yirmi beş Kasım günü bu
09:06kadar çok kadın cinayetinin işlendiği bir ülkede kadına
09:08karşı şiddetiye ses yükseltmek istiyor. Bunu engellemek için
09:12mücadele etmek isteyen kadınların hareket etmesini
09:16bile engellemeye çalışan bir iktidarın çıkıp yasaları,
09:23anayasayı anayasa mahkemesi kararlarını bahane ederek
09:28kreşleri kapatma kararı alması da bize göre birbiriyle son
09:35derece ilgili gelişmeler. Yani kadını mümkün olduğunca hayatın
09:39dışına itmeye çalışan, kadına köle muamelesi yapmaya
09:43çalışan, kadını evine hapsetmeye çalışan, kadınları
09:46yoksulluk cenderesine, çaresizliğe sürüklemeye çalışan
09:50bir iktidarın kreşleri hedef haline getirmesi de hiç
09:54şaşırtıcı değil. Şimdi bu konuyla ilgili bugün sosyal
09:59medya
Yorumlar