00:00Evet. Çayırhan termik santrali ve maden sahasından işçi
00:09arkadaşlarımızın direnişçinin sekizinci gününden bütün
00:13Türkiye'ye sesleniyoruz. Burada hem maden sahasında hem de
00:18termik santralde iki bin yüz arkadaşımız var. Burası
00:22Nallıhan'ın Beypazarı'nın adeta kalbi insanlar ekmeğini
00:27buradan çıkartıyorlar. Dolayısıyla öncelikle
00:31ekmeklerine sahip çıkan seslerini bütün Türkiye'ye
00:35duyuran sekiz gündür yer altında ve yer üstünde gündüz
00:40ve gece her türlü soğuğa karşı direnen ve haklarını savunan
00:46arkadaşlarımızı selamlıyoruz. Bütün Türkiye'nin selamlarını
00:50arkadaşlarımıza getiriyoruz ve her birine direnişlerinize selam
00:57olsun diyoruz. Merhaba arkadaşlar. Merhaba.
01:03Burası bin dokuz yüz seksen yedi yılında devlet tarafından
01:08kurulmuş Türkiye'nin en verimli maden sahası ve işletmesi. Bin
01:15dokuz yüz seksen yedi yılından iki bin yılına kadar devlet
01:19tarafından işletilmiş. Sonra iki bin yılında özelleştirilmiş
01:24yoluyla. Iki binden iki bin yirmi yılına kadar bir şirket
01:29burada buraların özelleştirme yoluyla sahibi olmuş ve
01:33işletmiş. Geriye dönük baktığımızda yılda yüz milyon
01:38dolarlık buradan kömür çıkartıldığını görüyoruz. Yani
01:42yirmi yılda iki milyar dolarlık kömür çıkartılmış ve burayı
01:47işletenler buradan büyük bir zenginliğe sahip olmuşlar.
01:51Süresi bitmiş. Iki bin yirmi yılında burası devlete geri
01:56dönmüş. Devlet burayı işletiyor. Maden sahası bir
02:01kere daha söylüyorum. Türkiye'nin en zengin linyit
02:04yataklarına sahip ve çok karlı bir işletme. Diğer taraftan
02:09termik santrale ünitelerinin tamamını çalıştırmayarak
02:14baskılamaya çalışıyorlar. An itibariyle üç ünite çalışıyor.
02:18Işçi arkadaşlarımıza sordum. Sendikamızın başkanına, genel
02:22sekreterine sordum. Dördüncü ünitenin çalışmaması için bir
02:26neden var mı? Hiçbir nedenin olmadığını söylüyorlar. Adeta
02:30oraları çalıştırmayarak buraları özelleştirmeye hatta
02:35adını soyadını söyleyerek ifade edelim peşkeş çekmeye
02:39hazırlanıyorlar. Sevgili arkadaşlar buranın değeri iki
02:44milyar dolardan aşağıya değil. Ama buraya dört Aralık tarihine
02:49kadar teklif verme süresi vermişler. Bildiğim kadarıyla
02:53şu an itibariyle de yedi firma teklif vermiş. O firmalara
02:58baktık. Kimisinin sahibi AKP'li milletvekili. Fernas'ta
03:03gördük değil mi ne yaptıklarını? Kimisinin sahibi
03:06Maraş'ta maden işletiyor. Kimisinin sahibi başka bir
03:10yerde. Ve bunların tamamı işçi haklarını vermeme konusunda ya
03:15da madenlerde büyük kazalara neden olma konusunda sabıkalı
03:19insanlar. Yani Soma'da üç yüz kardeşimizin ölümünü hala
03:24hatırlıyoruz. Hala ciğerimiz yanıyor. Onları ve ailelerini
03:28anar anarken burada bir kamu madenciliği yapmak varken
03:33işçinin hakkını koruyan bir düzenleme yapmak varken buradan
03:39kazanılan parayı da kamu hazinesine aktarmak varken rahat
03:44edemiyorlar. Illa buraları birilerine peşkeş çekecekler.
03:48Nasıl yapacaklarmış? Arkadaşlar Türk lirası üzerinden
03:52yapacaklarmış. Yüzde yirmisini peşin ödeyecekmiş. Geriye
03:57kalanı da alan vatandaşlar altı yıl boyunca vadeli
04:01ödeyeceklermiş. Hepimiz biliyoruz. Cebimizdeki paranın
04:06nasıl enflasyon karşısında değer kaybettiğini biliyoruz.
04:10Mesela ocağın birinde on yedi bin lira olan asgari ücret
04:16bugün itibariyle satın alma gücü olarak on bir bin liraya
04:20gerilemiş durumda. Yani burayı Türk lirasından alanlar altı
04:25yıl sonra adeta çerez parası ödeyecekler ve burayı
04:30sahiplenecekler. Peki ne olacak sahiplenince? Burada
04:35modernizasyon yapmayacaklar. Işçi haklarını korumayacaklar.
04:39Hadi hadi politikası çerçevesinde yeni kazalara
04:44vesile olacaklar. Ben şimdi soruyorum. Burada iki bin yüz
04:49arkadaşımız çalışıyor. Sekiz yüz otuz iki tane lojman var.
04:53O lojmanlarda oturan madenci arkadaşlarımız var veya
04:58işletmede çalışan arkadaşlarımız var. Otuz tane
05:02depremzede aile oralarda oturuyor. Burayı varlık yoluyla
05:07satacaksın. Yani elde hiçbir şey kalmayacak. Işçileri
05:11lojmandan çıkartacaksın. Işçi haklarını budayacaksın.
05:15Birileri burayı çerez parasına sahip olacaklar. Ya soruyorum
05:21arkadaşlar. Iki bin yüz ailenin aslında Nallıhan'ı MBPazar'ın
05:26ekonomik açıdan kalbi konusundaki bu işletmeyi
05:29birileri zengin olsun diye peşkeş çekip de burada bütün bu
05:33halkı, bütün bu insanları rahatsız etmenin, huzursuz
05:37etmenin, çoluk çocuk perişan etmenin akla, mantığa, adalete,
05:42vicdana sığan bir tarafı var mı? Bütün bunlara izin vermemek
05:47lazım arkadaşlar. Bütün bunlara izin vermemenin yolu da
05:50direnmekten geçiyor. Bakın öylesine bir düzenleme
05:54yapmışlar ki teklif verme süresinin son günü dört Aralık.
06:00Biz dört Aralık'ta burada on dört yıl evvel geldiğim ve
06:05selamlaştığım hala arkadaş olduğum madenci arkadaşlar var.
06:08Dört Aralık'ta biz birbirimize kutlama yaparız. Ben onlara aman
06:13sağlıkla, sıhhatle, kazasız belasız nice çalışma günleri
06:18diyerek madenciler gününü kutlarım. Yani diyorlar ki
06:22sizin ölüm fermanınızı dört Aralık günü imzalayacağız. Bunun
06:27bir adalete vicdana sığan tarafı var mı arkadaşlar? Yok.
06:30Yok. Direne direne kazanacağız. Direne direne
06:36kazanacağız. Direne direne kazanacağız. Biz burada çok açık
06:44söylüyorum ki işçi kardeşlerimizin yanındayız.
06:47Evet ben bir Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekiliyim
06:51ama mesele parti meselesinin çok üzerinde bir mesele. Hangi
06:56partiye oy verirseniz verin hakkınıza sahip çıkın. Mesele
07:00budur. Bakın burada Nallıhan Belediye'mizin çadırını
07:03görüyorum. Beypazarı Belediye'mizin çadırını
07:06görüyorum. Büyükşehir Belediye'mizin çadırını
07:09görüyorum. Belediye meclis üyelerimiz yanımızda. Büyükşehir
07:13Belediye Meclis üyelerimiz yanımızda. Sevgili
07:16milletvekilimiz Ankara Milletvekilimiz Deniz Demir,
07:18Ankara Milletvekilimiz Onur Konur Alp burada. Bildiğim
07:22kadarıyla bu sabah Eti Mesut Belediye Başkanımız buradaydı.
07:26Her gün bir arkadaşımız burada olmaya devam ediyor. Meselemiz
07:30sizinle beraber siyaset yapmak değil, meselemiz sizin sesinizi
07:34Türkiye'ye duyurmak. Çünkü bu ses
07:43Çünkü bu ses çoluğuyla, çocuğuyla, ekmek parasının
07:48peşinde olan Nallıhanlı, Çayırhanlı, Beypazarlı madenci
07:53kardeşimizin sesi. Sizin adaletinize, sizin kalbinize,
07:58sizin yüreğinize, sizin dayanma gücünüze inanıyoruz. Biz de
08:03sizinle beraber hep beraber burada olacağız. Hakkınızın
08:07sonuna kadar savunucusu olacağız. Bu ses yükseldikçe
08:10madencinin hakkını hiç kimse gasp edemeyeceğiz. Ben bu
08:14düşüncelerle hepinizi saygıyla dostlukla selamlıyorum. Bütün
08:19ailelerinize hürmet ediyorum. Çocuklarınızın gözlerinden
08:22öpüyorum. Hem işçinin hakkını hem de memleketin taşının
08:27toprağının madeninin hakkını korumaya devam edeceğiz. Peşkeş
08:31çekilmesine izin vermeyeceğiz. Mecliste ve Türkiye'nin her
08:35yerinde sesiniz olmaya devam edeceğiz. Sağ olun, var olun
08:39arkadaşlar.
08:44Sağ olun.
Yorumlar