00:00Dün gece resmi gazetede yayınlanması ve bugünden
00:03itibaren CHP'li belediyelerin iş yapamaz hale getirildiği
00:07iddiası. CHP Genel Başkan Özgür Özel diyor ki
00:10belediyelerimiz o kadar başarılı işler yapıyorlar ki
00:13iktidar cenahında CHP'li belediyeleri iş yapamaz hale
00:17getirmek için bu karar çıktı deniliyor ve CHP bu konuda
00:22tepkisini ifade ediyor. Onu da söyleyelim efendim. O konudaki
00:26tepkimi şöyle ifade edeyim. Buyurun. Ben bütün
00:30belediyelerin düzenli olarak Sosyal Güvenlik Kurumu'na ve
00:33vergi borçlarını ödemesi gerektiğini savunuyorum. Evet.
00:36Başkanlarımıza da talimatım bu yöndedir. Tamam. Buradaki
00:40sorun en çok da AK Partili belediyeler olmak üzere
00:44geçmişte nasılsa av çıkacak, düzenleme olacak diye hiç
00:48ödememişler bu paraları. Devasa borçlar var ve adeta yemeği AK
00:54Parti yemiş. Hesabı CHP ödesin diyorlar. Biz de diyoruz ki
00:58bunu böyle yapmayın. Faizlerini silin, yapılandırma verin,
01:02aydan aya biz ödeyelim bu paraları. Ama bunlar diyor ki
01:05bir seferde keseceğiz. Daha doğrusu belediyenin belediye
01:11yollanan İller Bankası ödeneğinden keseceğiz.
01:14Maksatları amaçları amaçları maksatları belediyeleri iş
01:20yapamaz hale getirmek. Birikmiş o devasa borçlardan
01:24bugünkü belediye başkanları sorumlu değil. Bizim suçumuz
01:28belediyeleri AK Parti'yle MHP'nin elinden almış olmak.
01:31Yaptıkları iş kayyum atayarak belediye başkanlarını
01:36cezalandırırken aynı zamanda halkı da cezalandırıyorlar ya.
01:39Burada da bu parayı belediyeden alınca belediyenin çalışanlarını
01:44ve onları hizmet edemez hale getirerek halkı
01:48cezalandırıyor. Tayyip Erdoğan örneğin Afyon halkına diyor ki
01:52kardeşim belediye bende olaydı tıkır tıkır çalışacaktı. Verdin
01:58CHP'ye belediye şimdi çalışıyor. Keseyim paranızı da gör bak
02:02sana nasıl hizmet edecek. Kime ceza veriyor? Afyon halkına
02:06veriyor. Kastamonu halkına veriyor. Kilis halkına veriyor.
02:10Seçim sonucunu hazmedememiş bu hazımsızlığın sonucunda
02:14çirkinleşiyorlar. Yaptıkları o. Sayın Genel Başkan şimdi şöyle
02:19bir ikili durumla karşı karşıyayız. Bir tarafta MHP
02:22lideri Bahçeli ısrarlı bir şekilde ve sözümün arkasındayım
02:25diyerek bir açılım hatta en son dedi ki dem partililer
02:29gitsinler öcalanla görüşsünler dediler. Şimdi bu işin bir
02:32tarafı Bahçeli tarafı diyor ki oy filan bizim umurumuzda değil.
02:36Biz memleketi düşünüyoruz terör bitsin diyorlar. Fakat öbür
02:39tarafta işte sizin partinizin de kayyum belediyelerine kayyum
02:44demlilere de. Bir soldan bir sağdan iki gazete okuyacağım
02:47ve sizin buradaki yorumunuzu merak ediyorum. Türk Gün
02:49Gazetesi Bahçeli'nin MHP sözünün arkasında sözlerini birinci
02:54sayfasına taşıyor. Ve Bahçeli biz diyor sözümüzün
02:57arkasındayız. Soldan bakalım. Bütün bu yaşananları bir gün
03:01gazeteste sarayın koltuk için formül arayışı sürüyor. Tehdit
03:05ve şantaj çözüm oldu diyor. Siz nasıl görüyorsunuz efendim?
03:09Ben yaşananların hepsini iktidarın Türkiye'de
03:15değişmekte olduğunu milletin önüne gelecek ilk sandıkta bu
03:21iktidarın gideceğini ve yerine Cumhuriyet Halk Partisi'nin
03:25iktidarının ya da Cumhuriyet Halk Partisi'nin ağırlıklı
03:29olarak içinde olduğu bir iktidarın geleceğini gördüler
03:33ve buna karşı her şeyi deniyorlar o süreçten bağımsız
03:37görmüyorum. O süreçten bağımsız değil. Gündemi
03:41ellerini almak için şu anda ne konuşuluyor? Ben pazara gittim
03:46pazarda gördüm. Seksen bir vilayete yüz otuz milletvekilimiz
03:52gitti. Oradan geriye geldiler. Dediler ki sokakta pazarda biz
03:57konuşuluyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin konuştukları
04:00konuşuluyor. Ne konuşuluyor? Teyzeye gittim ben. Dedim ki
04:04teyzeciğim ne maaş alıyorsun? Biliyorsun dedi. Biliyorsun.
04:09Dedim bilmiyorum teyze. Dedi ki on iki bin beş yüz en çok sen
04:14söylüyorsun dedi. Nasıl dedi tam anlatacağım çeyrek altın
04:17hesabını o ben anlattı. Bunlar geldiğinde sekiz çeyrek
04:21alıyormuşuz dedi. Sen dedin ya dedi. Üç çeyrek. Nerede üç
04:24çeyrek? Üç çeyrek dedi on beş lira dedi. Teyze hesabı bizden
04:27iyi yapıyor. Nerede dedi üç çeyrek? Üç çeyrek on beş. Ben
04:30on iki bin beş yüz alıyorum evladım dedi. Iki buçuk
04:33çeyrek dedi. Pazarda gezdiğimizde bütün arkadaşlar
04:37enflasyonla ilgili sorunları dinlediler. Asgari ücretle
04:42ilgili de otuz altında yokuz dediler. Bizim otuz bin liranın
04:48altında olmadığımızın toplumda bilinirliğini bu hafta
04:51ölçtürdük yüzde yetmiş altı. Ve hızla artıyor. Çünkü efendim
04:55bakın o siz eski rahmetli Demirel Vari yapmaya
04:57başladınız ona. O da benzeri böyle benzetmeler yapıyordu.
05:00Böyle hani elinize döviz alıyoruz. Ve uyaklı da
05:05söylüyorsunuz. Asgari ücret otuz altında yokuz gibi. Evet.
05:09Bunlar tabii topluma ulaşıyor. Ulaşıyor şunu söyleyeyim. Altın
05:13hesabının bilinirliği yüzde seksen beş çıktı. Asgari ücret
05:18talebimizle ilgili bilinirlikte yüzde seksene doğru tırmanıyor.
05:21Her hafta her hafta buna bakıyoruz. Ve her fırsatta bunu
05:24anlatıyoruz. Şimdi bütçe geliyor bir de. Bütçe geliyor ve bu
05:27bütçeyle bu bütçede biz önümüzdeki haftada bütçeden
05:32önce son grup konuşmamı yapacağım. Bütçeye yönelik de
05:35konuşacağım. Orada da çarpıcı bir hesap daha yapacağım. Bir
05:38şey daha göstereceğim. Ama esas mesele şu. Emekli maaşı Tayyip
05:43Bey'in geldiği gün sekiz çeyrek altın şimdi iki buçuk çeyrek
05:48altın. Beş buçuk çeyrek altın kayıp. Asgari ücret yedi
05:52çeyrekten düştü üç çeyreğe dört çeyrek altın kayıp. En düşük
05:58öğretmen maaşında on beş çeyrek kayıp bakın on beş çeyrek. Eğer
06:03Ecevit'in geldiği günkü gibi verilse yirmi üç çeyrek altın
06:07şimdi sekiz çeyrek altın kırk lira en düşük emekli maaşı sekiz
06:11çeyrek. On beş çeyrek altın kayıp. Erdoğan'ın iktidarının
06:16öğretmene maliyeti. Emekliye maliyeti. Ben bu hesabın dışında
06:21bir şey konuştum mu? Toplumun yüzde seksen beş doksanlık
06:25kısmına aslında ihanet etmiş oluyorum. Benim işim bunu
06:28konuşuyor. Çok ilginç bir şey Sayın Genel Başkan. Şimdi siz
06:30dinlerken fark ettim. Şimdi ben ne sorarsam sorayım. Tabii ki
06:36yanıtlıyorsunuz önce. Teğmenler, milli eğitim,
06:38layıklık konusu, açılım konusu. Önce onu yanıtlıyorsunuz. Fakat
06:43lafı mutlaka döndürüp dolaşıp ekonomiye götürüyorsunuz. Ama
06:45zaten işin özü de bu. Şimdi televizyonun başında örneğin
06:49Yenibosna'daki teyze. Evet. Şimdi izliyor beni o. Tamam mı?
06:53Böyle oturmuş izliyor. Ben Milli Eğitim Bakanı'nın bu siz
06:58her şeyi soracaksınız. Evet. Tuzağına düşüp burada yirmi
07:02dakika layıklık konuşsam. Tabii. Yirmi dakika onun
07:05polemini yapsam teyzem televizyona terlik atar.
07:07Televizyona terlik atar. Der ki ne oldu bizim altın hesabı
07:11der. Zam mı konuşsam mı der? Hayat mağlılığını konuş der.
07:14Onun derdi o. Onun derdi Yusuf Tekin'in bakanlığını korumak
07:18için kavga çıkarma talebi değil ki. Onlar bunu bilerek mi
07:22yapıyor? Bilerek yapıyor. Bilerek mi? Bakın kesin bilerek
07:24yapıyorlar. O yüzden biz bunu yapacağız ve bu otuz bin lira
07:29asgari ücreti de asgari ücreti de bu talebi yükseltiyoruz. Bir
07:33de işin dün arkasını çevirdim biliyorsunuz. Esnaf boyutu var.
07:37On kişiye kadar çalışan esnafa çalışan başına altı bin lira
07:41sosyal güvenlik desteği. Şu an yedi yüz lira o. Altı bin.
07:45Yani otuz bin lira asgari ücret ya. E bunu mahalledeki berber
07:49nasıl versin? Altı bin lirayı verince cebine o otuz değil
07:53yirmi dört vermiş olacak. Anlatabiliyor muyum? Tabii. AK
07:56Parti zaten yirmi üç liraya, yirmi iki liraya ya da yirmi
08:00dört liraya razı etmeye çalışıyor. Biz alan açısından
08:04otuz, veren açısından yirmi dört. Net üzerinden konuşuyorum.
08:07Bürütlerini konuşuruz, önemi yok. Alan açısından otuz, veren
08:11açısından yirmi dört olacak. On kişiye kadar çalıştıranlar da.
08:14Kobiler için de altı bin lira yerine işte verilen beş yüz
08:19lira yerine dört bin lira destek söyledik. Daha fazla olan
08:23için üç bin lira destek söyledik. Kaynağı da var. Artan
08:27sosyal güvenlik primlerinden devlet bir trilyon kazanıyor.
08:29Iki yüz elli milyarını küçük esnaf ve kopya versin diyoruz.
08:33Benim esas meselem bu. Şimdi devlet bahçeli ne atmaya
08:37çalışıyor? Üç aşamalı izah edeyim. Daha doğrusu
08:40hatırlatma yapacağım üç tane. Ben buraya ilk geldiğimde siz
08:44bana ne sordunuz? Dediniz ki sayın genel başkan iktidar
08:48anayasa değişikliği diyor. Sivil bir anayasa. Siz ne
08:50diyorsunuz? Ben dedim ki iktidar uyanıklık yapıyor.
08:54Anayasa tartışmaları sis etkisi yapar. Başka bir şey
08:58görünmez. Yani asgari ücret konuşamazsın. Döner döner
09:02anayasa konuşursun. Çünkü anayasanın her bir maddesinden
09:05bir tartışma çıkar. Yeni konuşacak bir şey çıkar.
09:08Pozitif ya da negatif. O yüzden ben dedim ki mevcut anayasaya
09:12uymayanlarla anayasa yapamayız. O gündem kapandı. Durduk bir
09:17birazcık zaman geçti. Bu zamanın üstüne çeşitli
09:21tartışmalar çıkardılar. O küçük küçük tartışmalar. Bu
09:24tartışmaları bir şey diyecek ama bir büyük iş daha yaptılar.
09:27Ne dediler? İsrail Türkiye'ye saldıracak. Bakın bir anda
09:31Türkiye'nin bomba gündemi oldu. Siz ne dediniz ki? Gelin mecliste
09:33anlatın. Ben ne dedim? Bu bu dedim bütün tartışmaları yani
09:38televizyon kanallarına hemen eline çubukları aldılar.
09:41İsrail'deki F35 bizim F16'mız. Onun kaç fırkateyni var bizim?
09:46Başladık savaş konuşmaya. Hemen dedim bu konuya hiçbir
09:50arkadaşımız girmesin dedim. Yalan atıyorlar dedim. Kapalı
09:54oturum hatta kapalı oturum talebime de itiraz edenler
09:57oldu. Işte tweetler atıldı.
Yorumlar