00:00Özellikle büyük kentlerin çevrelerinde tarım alanlarının
00:04yok edilmemesi buralarda seracılığın geliştirilmesi
00:09nakliye ve ulaşımın yarattığı artı olumsuzluklardan
00:14arındırıcı olarak politikaların bir an önce yaşama geçirilmesi
00:19gerekiyor. Farklı bölgelerden ürün gelme süreci uzadığında
00:24ya da hava koşulları olumsuz olduğunda artan fiyatlar
00:29olası bir olumsuzlukta neler yaşayabileceğimizin de somut
00:34göstergesi. Bırakın İtalya ürünü Antalya'dan Ankara'ya
00:39İstanbul'a ürün düzenli akış sağlanmadı mı? Fiyatla artış
00:44rafta ürünün sınırlı olmasına da yol açıyor. Bunları iyi
00:49hesaplamak, düşünmek, yalnızca televizyonlarda ya da
00:54açıklamalarda dünyanın bir savaş olasılığını söylemek
00:59yerine gıda için biz hazırız diyebilmek gerekir. Bunun da
01:04birinci şartı yeterli depolama işlenmiş gıda dönüşebilecek
01:12altyapının oluşturulması üretilen ürünlerin tüketiminin
01:20sağlandığı noktada o ürünlerin istirafının önlenmesi
01:25gerekiyor. Iki bin yirmi dört yılı bu konuda iktidar kötü
01:29bir sınav verdi. Çünkü sebzedeki üretim artışı önemli
01:34ölçüde tallada kaldı. Işlenmiş gıdaya, dondurulmuş gıdaya,
01:38katma değerli ürüne dönüştürerek bu ürünler
01:41muhafaza sağlanıp piyasaya sunulabilirdi. Değerli
01:45arkadaşlar bugün sabah itibariyle fiyatlara da bir
01:50baktığım zaman Antalya Ankara halı fiyatları ve market
01:55fiyatlarını aldım. Antalya'da dolma biber otuz beş lira.
02:00Ankara'da kırk beş lira. Iıı rafta yetmiş üç liradan
02:05satılıyor. Antalya'da yine halde sivri biber elli lira,
02:10Ankara'da seksen lira rafta yüz kırk dört liradan markette
02:15satılıyor. Kabak Antalya'da kırk beş lira, Ankara'da kırk
02:19yedi lira hal fiyatı markette yetmiş beş liradan satılıyor.
02:24Karnabahar Antalya'da halde elli, Ankara'da kırk lira rafta
02:31seksen liradan market fiyatı olarak satılıyor. Ispanak ki
02:36mevsim olarak tüketilen ve olan bir ürün Antalya ve Ankara
02:43hallerinde otuz beş lirayken markette altmış yedi lira.
02:47Salatalık Antalya'da kırk bir, Ankara'da kırk lira hal fiyatı
02:52iken rafta seksen lira. Domates Antalya'da altmış beş,
02:56Ankara'da altmış lira hal fiyatı ama rafta otuz beş, doksan lira
03:04aralığında market fiyatı. Fasulyede ise Antalya seksen,
03:09Ankara yetmiş beş, markette doksan liradan satılıyor. Marul
03:15ilginç, Antalya'da yirmi altı lira ııı Ankara'da otuz lira
03:19hal çıkış fiyatları ama markette elli liradan satılıyor.
03:24Soğan Antalya marketi on dokuz Ankara pardon soğan on dokuz
03:30lira Antalya hal yirmi lira hali Ankara şu anda yirmi
03:35liradan da markette satılıyor. Patates ise niyeti de üç
03:39liradan talla da satılamayan patates maliyeti altı liraydı.
03:43Şu anda Antalya halinde on sekiz lira Ankara halinde on
03:48dört lira markette yirmi yedi liradan satıyor. Bunlar
03:53ortalama fiyat. Bazı marketlerde bir iki lira daha
03:57düşük fiyat bazılarına daha yüksek fiyatlara rastlamak
04:00mümkün. Yani kısaca şunu söylemek lazım. Markete ürün
04:05girdiğinde hemen hemen yüzde yüze yakın fiyat artışı var.
04:09Bu fiyat artışları marketin kirasını, işçiliğini,
04:14elektriğini ııı firesini katsanız da oldukça yüksek. Bu
04:20bir fahiş fiyat sayılmıyor. Bakan ifadesine göre de bu
04:24fiyatlar normal görülüyor ama vatandaşın alım gücü daraldığı
04:28için bu fiyatlardan vatandaş markette sebzeleri alamıyor.
04:33Sayın Cumhurbaşkanı'nın açıklamasına Uruguay'a ve
04:37Brezilya'dan hayvan ithalatı yapılacağı bunun yanında da et
04:42ithalatı devam edeceği anlaşılıyor. Çünkü
04:45Cumhurbaşkanlığı'nın iki bin yirmi beş yılı bütçe ııı
04:49hedeflerinde ııı öngörülerin beş yüz ton üzerinde bir et
04:55üretimi gösteriliyor ve bunun da ithal eti de kapsadığı ya da
05:01ithal hayvanın da bunun içine katıldığı ifade ediliyor ki ııı
05:05öngörülen bir milyon yedi yüz bin tonun beş yüz bin ton
05:10üzerinde bir artışı belirtiliyor. Bu ithal edilen
05:15hayvanlarla ilgili çok yaygın bir iddia var. Et ve süt
05:19kurumu ithalatı yapıyor. Eskiden Tüccalılar da
05:21yapıyordu. Son gelen hayvanlar da üzerinde dışkı olduğu ifade
05:30ediliyordu. Birkaç yerde hem videolarını hem de yerinde
05:34gittiğim zaman gördüm. Hayvanlar gerçekten vücutları
05:38dışkıyla neredeyse sıvammış. Iıı besici bunu alanlar diyor
05:44ki yirmi kiloya yakın hayvanın üzerine dışkının şırınga
05:48edildiğini iddia ediyor. Bunu bakan beye sordum Ticaret
05:51Bakanı'na. Ticaret Bakanı'na dedim ki yurt dışından ithal
05:55edilen anguççun ithal hayvanların gemilerden
05:57indirilmeden önce üzerlerine sıvı dışkı sıkılarak hayvan
06:01ağırlıklarının ortalama yirmi kilo artıldığı iddia edilmekte.
06:05Bunlarla ilgili ne yapıyorsunuz? Inceleme var mı
06:09dedim. Tabii Ticaret Bakanı gümrüklerden geçiş anında
06:14genelde ürünlerin kontrolü ya da hayvan varlığının kontrolü
06:18onlar da olmasına rağmen bu iş için adresi Tarım ve Orman
06:22Bakanlığı'na yansıttı. Tarım ve Orman Bakanlığı da bu iddiaya
06:27daha önce sorduğumuzda böyle bir şey yok biçiminde
06:30değerlendiriyor. Ama gemiden inen ve besiciye teslim edilen
06:35hayvanın gözlerine varıncaya kadar bir dışkının yani
06:40oluşması pek mantıklı değil. Çünkü o gemide yatsa bile eee o
06:46üzerindekinin dışında tüm vücudunun eşit oranda aynı
06:50biçimde kaplanması düşündürücü. Bu konunun bir araştırılması
06:55gerekiyor. Çünkü çok şikayet alıyoruz besicilerden. Yine son
06:59yıllarda ihtiyacımız olmadığı halde şeker üretimi
07:03yeterliyken yurt dışından ithal şeker varlığı konusunu
07:07Ticaret Bakanı'na sorduğumda Ticaret Bakanı iki bin yirmi
07:12dört yılının ilk on ayında dahilinde işleme rejimi
07:15kapsamında ihrac edilmek üzere yüz kırk beş bin ton doksan
07:21sekiz milyon lira ödenerek şeker ithalatı yapıldığını
07:26yazılı olarak bildirdi. Bu şeker ithalatına Türkiye'nin
07:30ihtiyacı yok. Çünkü Türkiye'de şeker pancarasından üretilen
07:34şeker hem Türkiye'nin ihtiyacını karşılamayan hem de
07:37ithalata değil ihrac edilecek noktada da ııı yeterliliği var.
07:43Bu ihracatın sağlanması için bu ithalata yönelip Türkiye'nin
07:48yüz kırk beş bin ton da şeker yurt dışından getirmesini doğru
07:54bir davranış biçim olarak değerlenmek mümkün değil. Esas
07:59olan Türkiye'de üretilen her ürünün kendi kendine
08:03yeterliğini sağlamak şu anda yirmi bir ürünün de arızaçımız
08:06var ki bunlar da günlük gıda ürünü olarak soframızda
08:10tükettiğimiz ürünlerden oluşuyor. Bunlara yönelik
08:14bazı önlemler alınacağı ifade ediliyor ama şu ana kadar bu
08:18ithalatlar durmadı pirinç gibi bitkisel ayçiçek ham yağı gibi
08:23buğday gibi ııı günlük ııı soframızda olan ve ihtiyaç
08:28duyulan gıda ürünlerindeki bu arızaçın da ortadan kaldırılması
08:32gerekiyor. Iıı anlaşılan o ki fahiş fiyat ifadesi yalnızca
08:38kamuoyuna piyasadaki ürün fiyatlarının artışında biz bu
08:43işin takipçisiyiz sözünden ibaret kalıyor. Çünkü fahiş
08:47fiyatın tanımlaması ııı raftaki artan ürün fiyatıyla
08:52doğrudan ilgili değil. Bakanın vermiş olduğu yanıtlardan bu
08:57sonuca varıyoruz. Böyle olunca normal koşullarda piyasanın
09:04oluşumunda piyasa serbestliği ülkemizde var. Olan vatandaşa
09:10olan üretici oluyor. Çünkü aracılık sistemiyle ııı fayda
09:16sağlayanlar bu kârlarından vazgeçmiyorlar. Kâr marjinini
09:22sürekli koruyorlar. Çoğu üründe bu neredeyse yüzde seksen yüzde
09:28yüz aralığında oluşuyor. Bunu da düzenlemesi gereken ııı
09:33siyasi iktidar üreticinin ürettiği ürünün girdi
09:37maliyetlerindeki artıştan dolayı onun enflasyonu ııı
09:42dikkate alınarak ürettiği ürünü baskılamak yerine
09:46aracılık sistemini yeni baştan ele alıp tüketiciye uygun
09:51fiyatla ürünün gitmesinin yolunu açmak lazım. Üreten
09:55mutsuz, tüketen mutsuz, arada ithalattan ve
Yorumlar