00:00Türkiye'de kadınlara ve çocuklara karşı şiddet
00:03tırmanıyor. Gün geçmiyor ki kadınlar ve çocuklar şiddet
00:08görmesin. Hatta öldürülmesin. Bu konuda toplumsal duyarlılığı,
00:12farkındalığı geliştirmek, şiddete karşı mücadele etmek
00:16zorundayız. Başta yaşam hakkı ihlalleri olmak üzere şiddetin
00:21nedenlerini, türlerini ve şiddeti önleme konusunda
00:25devletlere, kamu yöneticilerine, topluma,
00:28eğitim sistemine ve tek tek bireylere düşen görevleri
00:32öğrenmek ve şiddet önlemek konusunda ciddi bir uğraşı
00:36içinde olmak zorundayız. Niçin yirmi beş Kasım? Işte şiddete
00:41karşı mücadeleyi daha yoğun biçimde tartıştığımız Kasım
00:45ayı geldi. Yirmi beş Kasım bin dokuz yüz altmışta Miravay
00:50kardeşler olarak andığımız üç kız kardeş ABD destekli
00:54Dominik Cumhuriyeti diktatörü Turizm'e karşı çıktıkları için
00:59öldürüldüler. Miravay kardeşlerin direnişi bir yandan
01:04otoriter rejimlerine karşı mücadelenin diğer yandan kadına
01:09yönelik şiddete karşı mücadelenin sembolü halini aldı.
01:12Ve yirmi beş Kasım günü bin dokuz yüz seksen bir yılında
01:16Latin Amerikalı ve Karayipli Kadınlar Kongresi bin dokuz yüz
01:21doksan dokuz yılında ise Birleşmiş Milletler tarafından
01:25kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü
01:29olarak ilan edildi. Miravay kardeşleri ve yaşam hakları
01:33ellerinden alınan tüm kadınları ve çocukları sevgi ve saygı
01:37ilanıyoruz. Bugün dünyanın dört bir yanındaki kadınlar,
01:41şiddetten arınmış evler, okullar ve iş yerleri,
01:45şiddetten arınmış sokaklar, köyler ve kentler, şiddetten
01:50uzak ulusal ve yerel yönetimler ve şiddetten uzak
01:54bir dünya için seslerini yükseltiyorlar. Kadınlar her
01:58yirmi beş Kasım günü kadın mücadelesinin bir günle sınırlı
02:03olmadığını her yeni günde var olma mücadelesi verdiklerini
02:07eşanlı olarak haykırıyorlar. Türkiye'deki bir kadının sesi
02:12Suriye'deki bir kadınınkine karışıyor. Latin Amerikalı bir
02:16kadın Avrupa'daki kız kardeşleriyle aynı sloganı
02:20farklı dillerde haykırmanın umudunu taşıyor.
02:30Kadına kadına ve çocuklara yönelik şiddet niçin var?
02:35Şiddetin kaynağı nedir? Bu konu üzerine düşünmek
02:39zorundayız. Neden büyük bir çoğunlukla erkekler gündelik
02:43yaşam içinde iletişimin başka bir yolunu bulamazlarda çeşitli
02:48tür ve düzeylerde şiddet uygularlar. Bu konuda ortaya
02:51çıkarılmış devasa bir bilgi birikimi var. Üniversitelerin
02:56kadın çalışmaları ve erkeklik konularına ilişkin çok ciddi
03:00araştırmaları bulunuyor.
03:05İçinde yaşadığımız sistem gündelik yaşam içinde şiddetin
03:09adeta yaşamın doğal bir parçası olduğunu iddia etmektedir.
03:13Kapitalizmin felsefi temelleri arasında sıkça başvurulan tam
03:18sabısın insan insanın kurdudur ve herkesin herkesle savaşı
03:23sözleriyle açıklamayı çalıştığı toplum sözleşmesi şiddeti zaten
03:27kapitalist yaşamın ayrılmaz bir boyutu olarak
03:30nitelendirilmiştir. Oysa ekonomik şiddet tüm insanlık
03:35için büyük bir tehdittir. Kapitalizmin yarattığı
03:38işsizlik, yoksulluk, eşitsizlikler, kapitalist
03:42savaşlar milyonlarca insana adeta şiddeti yaşamın olan bir
03:47parçası olarak göstermiyor mu? Ekonomik şiddet ayırt etmeksizin
03:52kadınlara, erkeklere ve çocuklara tüm insanlığa büyük
03:56acılar vermektedir. Doğayı yok etmektedir. Bazı özel
04:01hastanelerin yoğun bakım ünitelerindeki yeni doğan
04:05bebekleri aylarca tutan, kar güdüsüyle bebekleri bir ölüm
04:09yolculuğuna çıkaran böylece sosyal güvenlik kurumundan
04:13halkın vergilerini çalan çocuğa yönelik ekonomik şiddeti nasıl
04:18unuturuz?
04:24Öte yanda sistematik şiddet katmanlı biçimde yaşanmaktadır.
04:29Ezilen toplumsal cinsiyetler, çocuklar, ezilen etnik ve
04:34inanca sahip toplumsal kesimler muhalif siyasal görüşlere sahip
04:39olanlar şiddete daha çok maruz kalmaktadır. Kapitalizm artan
04:44sömürü işsizlik ve yoksullaştırma ile ezildiği
04:48erkekleri ezdiği erkekleri evde efendi konumuna yükselterek
04:52aile kurumuna telafi mekanizması olarak
04:55kullanmaktadır. Erkekleri sistem sizi yoksullukla ve
05:00işsizlikle ezse de işten çıkıp eve gittiğinizde aile
05:04reisi sizsiniz. Siz üstünsünüz demektedir adeta. Kadına ve
05:10çocuklara yönelik şiddetin kaynaklarından biri
05:12ataerki düzendir. Ataerki düzen toplumsal cinsiyet
05:16eşitsizlikleriyle kendini var eder.
05:24Kadın olmak çoğu toplumda elinden daha zayıf ve daha
05:29güçsüz olarak görülen dişiliyle özdeşleştirilmektedir. Bu
05:33nedenle kadınlar ve çocuklar erkek şiddetine karşı doğal
05:37olarak savunmasız ve dolayısıyla erkek korumasına
05:41mutluluk olarak algılanmaktadır. Dişi zayıflık ve
05:44eril güç hakkındaki bu fikirler kız çocukları ve kadınları daha
05:49fazla şiddete maruz bırakmaktadır. Bu algı
05:52ataerkil erkeklerin merkezde yer alan eril üstünlük inancını
05:56pekiştirmektedir. Bunun sonucunda ortaya çıkan
05:59şiddetin düzeyi gerçekten ürkütücü bir boyuta ulaşmıştır.
06:05Kız çocuklarına ve kadınlara yönelik şiddet, ataerkil
06:09erkeklere ilişkin düşünceler ve uygulamalar tarafından devam
06:13ettirilmektedir. Şiddet çoğunlukla erkeklerce kadınları
06:17ve çocukları genel olarak erkeklerden daha düşük düzeyde
06:20ekonomik, siyasi ve sosyal güç konumlarını tutmak için
06:24kullanılır. Kadınlar bu tür güç iddialarını ortaya koymaya
06:29çalıştıklarında genellikle sözlü ve fiziksel olarak
06:33saldırıya uğrarlar.
Yorumlar