00:00Şimdi şunu söyleyeyim. Ben Özgür Özel'e gerçekten acıyorum şu
00:03anda. Kendi siyasi partisinin içerisinde ya birileri
00:07tarafından bir manipülasyon içerisinde. Ya okuduğunu
00:11anlamakta problem yaşıyor. Ya da okuyor anlıyor ama milleti
00:14ııı yanlış bilgilendirmek için bu tür spekülatif şeylere
00:18giriyor. Şimdi bu mevzunun aslı şu. Ben tane tane anlatayım
00:22size. Birincisi bizim belediyelere gönderdiğimiz yazı
00:26Sayın Özgür Özel'in ifade ettiği gibi kreşlerle alakalı
00:31değildir. Kreşlerle alakalı olamaz zaten. Neden? Otuz altı
00:37ay altında bakım işlevi yerine getiren kreşler bizim
00:41bakanlığımızın yetki ve sorumluluk alanın dışındadır.
00:45Yani söz söyleme hakkınız yok. Doğru mu anlıyorum? Yani biz
00:48herhangi bir belediyeye kreşinizi kapatın ya da kreş
00:52açın ya da kreşinizi açarken şu kriterlere uygun olarak kreş
00:56açacaksınız gibi bir yetkimiz yok bizim. Ya bir kere bu bu
01:01ifadeler aynı ifadeyi Sayın İmamoğlu'da kullanmış. Bunu ya
01:05bilmiyorlar cehaletlerinden söylüyorlar. Ya biliyorlar ama
01:10toplumu manipüle etmek için söylüyorlar. Alenen yalan
01:13söylüyorlar anlamıdır bu. Açıkçası. Çünkü onlar
01:16söyledikten sonra bir sürü onların trölü statüsündeki
01:19sosyal medya şeyi aynı ifadeyi kullanıyorlar. Tekrar altında
01:22çizerek söylüyorum. Bizim kendilerine yazdığımız yazı
01:25belediyelere yazdığımız yazı ya da biz bir yazı yazarken CHP'li
01:31belediye başka bir partili belediye diye bir şey yazmayız
01:33zaten. Bir mevzuatı tanımlarız. Mevzuat kapsamında bize verilen
01:38yetkileri tanımlarız ve bu yetkiye uygun olan ya da
01:41olmayanları kendileriyle paylaşırız. Dolayısıyla
01:44kreşlerle ilgili bizim hiçbir yazımız yok. Peki yazı hangi
01:48konuda? Bahsettikleri yazı anaokulları ve ana sınıflarıyla
01:53alakalıdır ve bu yazıyı biz yazdık. Doğrudur. Ancak
01:56müsaade ederseniz ben size bir bir paragraf bir şey okuyacağım.
02:00Ondan sonra da bunun üzerinden konuşalım. Anayasada eğitim ve
02:04öğretimin bireysel bir hak ve devlet içinde bir ödev sayı
02:08olarak sayıldığı devletin bu ödevleri Atatürk ilke ve
02:12devrimleri doğrultusunda aklın egemenliğine dayanan çağdaş
02:16eğitim ve öğretim kurumlarını oluşturarak yerine getireceği
02:18bu nedenle eğitim ve öğretimin merkezi yönetimin görevleri
02:23arasında kalmasının zorunlu olduğu. Devam ediyor cümle ve
02:28bunun da ancak merkezi planlama ve program kadar uygulamayla da
02:33gerçekleştirilebileceği uygulamada okul öncesi
02:36eğitimde belediyelere görev verilmesinin eğitimin
02:41layıklaşmasını ve tek elden yürütülmesini amaçlayan eğitim
02:45birliği ilkesiyle yani tevhid tedrisatı kastediyor. Ulusal
02:49birlik amacıyla demokratik, layık, eşitlikçi, adil,
02:54işlevsel ve bilimsel temellere dayalı eğitim anlayışıyla
02:57anayasanın Atatürk ilke ve devrimlerini temel alan ruhuyla
03:01bağdaşmadığı gerekçesiyle bu yazdığım bu okuduğum ifadeyle
03:06benim yazdığım bir metin değil. Bu metin Cumhuriyet Halk
03:10Partisi'nin anayasa mahkemesine yaptığı bir başvuruda
03:14belediyelerin anaokulu ya da ana sınıfı aşmayla ilgili
03:19belediyelere hak veren beş bin üç yüz doksan üç sayılı
03:24belediye kanununun on dördüncü maddesinde verilen hakkı
03:27anayasa mahkemesinde iptal ettirmek için kendilerinin
03:30yaptığı başvurudaki ifadeler. Tarih nedir Sayın Bakan? Iki
03:34bin beşte çıkıyor kanun. Iki bin beşte kanun çıktıktan
03:37sonra iptal davası başvuru var. Başvurusu var. Başvuran CHP.
03:41CHP. Başvuruyor ve başvururken de bakın tevhid
03:44tedrisatı atıfta var. Belediyeler anaokulu açamazlar.
03:50Açmamalılar diyorlar. Anayasa mahkemesi de Cumhuriyet Halk
03:54Partisi'nin başvurusu doğrultusunda karar veriyor. Ve
03:58belediye kanununun ilgili maddesini iptal ediyor. Iki bin
04:03yedi. Iptal ettiği tarihten itibaren bakanlığımız Milliyetin
04:08Bakanlığı hiçbir belediyeye anaokulu açma ruhsatı
04:12vermemiştir. Veremez. Çünkü kanun bize bu yetkiyi
04:18vermemiş. Açılanlar varsa bunlar zaten kanuna aykırı bir
04:23biçimde açılmıştır.
Yorumlar