00:00iki bin onlardan bahsediyorum. Iki bin dokuzdan ondan
00:04bahsediyorum. Bir kadının feryadını hiç unutmuyorum. Üç
00:09çocuğuyla baş başa ben evimden dışarı çıkamıyorum. Ve İlçe
00:15Belediye Başkanı değilim o zaman. Parkin İlçe Başkanıyım.
00:19Evinin dışında evinin dışında bildiğim tek yer şu sokağın
00:23önü ve pencereden görebildiğim kadar yer. Anadolu'ndaki
00:27kasabasını tariflerken köyünü ben orada daha özgürdüm dedi.
00:32Daha özgürdüm, dolaşıyordum dedi. Burada çıkamıyorum.
00:36Hastaneye, sağlık ocağına bile çocuğumu götüremiyorum. Bu
00:42kadar acizlik içerisinde olduğunu bana ifade eden bir
00:46kadını hiç unutmuyorum. Eşi de yanımda boynu büküp dinliyor.
00:50Ve eşi de asgari ücrete yakın bir ııı ücretle çalışan bir
00:57hemşerimizdi. Şimdi daha sonrasında bunu onlarca,
01:01yüzlerce kez dinledim. Arkadaşlarım burada şahit. O
01:07gün masada çalıştığım bir kısmı belediye başkanımız oldu.
01:10Şişli'de, Sarıyer'de, efendime söyleyeyim, Eyüp Sultanlar o
01:15dönemde birlikte düşünce ürettiğimiz arkadaşlarımız
01:18yanımızda burada. O zaman dedim ki arkadaşlarıma ya bir
01:23bakın bakalım bu şehirde ne kadar çocuk var? Sıfır dört
01:27Dediler ki çıkartıyorlar hiç unutmuyorum. Dün gibi sekiz yüz
01:31küsur bin gibi bir sayı verdiler bana. Dedim ki
01:35çalışın bakalım ya biz bu çocukların annelerine,
01:38çocuklarıyla beraber bu şehirde özgürce dolaştırabilir miyiz?
01:43Yani bunu ben sosyal faydasını görebiliyorum. Çünkü daha yeni
01:48bir saldan gelmiş. Zaten şehri bilmiyor. Cesaret de edemiyor
01:53bir kısmı büyük bir kısmı ama aynı zamanda maddi anlamda da
01:58buna yeteri kadar gücü yok. O zaman bizim işini
02:01kolaylaştırmama cesaretlerimiz lazım. O ihtiyaç tespitiyle
02:08çocuklarımıza birazdan hizmetlerden bahsedeceğim ama
02:12bunu özellikle burada söylemek istedim. Çünkü son perdeyi
02:16kapatırken de söyleyeceğim sözlerim var. Size
02:19hanımefendilere özellikle birini şikayet edeceğim. O
02:24sıfır dört yaş arası çocuğu olan annelere anne kartı
02:29vereceğiz dediğinizde bize ne dediler? Bize dediler. Kimin
02:34parasını kime veriyorsun? Ben ne dedim? Milletin parasını
02:38millete veriyorum.
02:41Ve
02:47sevgili hanımefendiler, sevgili hemşehrilerim bugüne kadar dört
02:52dört buçuk yılda iki yüz milyonun üzerinde kez yani son
02:58rakamı bilemediğim için belki iki yüz on milyon olmuştur. Iki
03:02yüz milyonun üzerinde kez anneler çocuklarıyla İstanbul'u
03:07doya doya geziyor ve yolculuk yapıyorlar.
03:16Dünyanın en önemli şehirlerin belediye başkanları bunu nasıl
03:20yaptınız, biz de yapabilir miyiz diye bana soruyorlar. Bu
03:24kadar özel bir iş yaptık. Ve çok mutluyum. Ve annelere
03:29diyorum ki
03:32o güzel geleceğimiz olan bebelerin sevgili anneleri
03:38inanın huzurlu olmanızı istiyoruz çünkü çocukları
03:42sizler daha fazla vakit ayırıp yetiştiriyorsunuz.
Yorumlar