01:30Marşı ekleyin.
01:42Şehit Öğretmen Naglez Dil Yılmaz ve
01:48Şehid öğretmenlerimizin ve Şehidlerimizin
01:51Ruhlarını şehadet etmek istiyorum.
01:5324 Kasım münasebetiyle
01:567.seneyi devriyesi dolayısıyla
01:5924 Kasım Öğretmenler Günü'nü de enişten dileklerimle tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü kutluyorum.
02:05Hepsine üstün başarılar diliyorum.
02:08Cehaletle ve cahillikle savaşarak şehit olan öğretmenimizi ve öğretmenlerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyoruz.
02:17Bu cehaletle uğruna savaşan tüm öğretmenlerimizi, şu anda görev yapan öğretmenlerimizi de tebriklerle yad ediyoruz.
02:28Hepsine Allah'tan üstün başarılar diliyoruz.
02:31Bu kolay bir yol değil.
02:33İlelebet cahillikle ve cehaletle savaşmak için ilim yolunda mücadele edeceğiz ve etmekte zorundayız.
02:41Memleketimizin bu ihtiyacı var, yetişmiş evlatlarımıza.
02:46Bunları da öğretmenlerimiz yetiştirecek inşallah.
02:49Onların sayesinde müreffeh yarınları tamamlayacağız.
02:53Benim onlardan tek isteğim, Selçuk Bayraktar'lar gibi evlatlar yetiştirip vatanına, milletine faydalı, müreffeh bir devlet var etmeleri.
03:05Necmettin Öğretmen seçilmiş, kendisi de ışık, necmi.
03:12Arapçada Kur'an-ı Kerim'de ayet-i kerime olduğundan dolayı bir baba olarak biz onu öyle yönlendirdik.
03:20Yıldız, yön gönderen yıldız olarak tarif ediyoruz Necmettin'i.
03:25Necmettin bir insana tokunabilmesi için elinden gelen çabayı göstermesi için öğretmen olmayı çok istedi.
03:33Ve Allah da ona o kutlu davayı nasip etti ve en sonunda da Hazreti Hamza Efendimiz gibi şehadet şerbetiyle taşlandırdı.
03:44Ruhları şad olsun Necmettin Öğretmenimizin ve tüm öğretmenlerimizin.
03:50Necmettin Öğretmenimizin ve tüm öğretmenlerimizin.
03:54Necmettin Öğretmenimizin ve tüm öğretmenlerimizin.
03:59Biz burada mezun olmuştuk artık. Ali Hoca da şeydir, bizim için çok çok değerli kıymetli hocadır.
04:05Böyle iz bırakmış bir öğretmenlerimizden biridir.
04:09Bir de o da Banyo Mezunu orası.
04:12Bu Sinan, Ali Hocamız, bu da ben oluyorum.
04:16Tabi birçok fotoğraf var da hepsi zamana yenik düştü gitti.
04:212010'lar falan, 2010'lar, 2010. O zaman mezun olduk evet.
04:31Yani Necmettin şöyle, bir kere çok mazlum bir çocuktu Necmettin, çok mazlumdu, çok ağırbaşlıydı.
04:38Yani en basitinden ya da en sertini söyleyeyim, onunla kavga etse birisi, bir tanesi gelse Necmettin'e yani
04:46böyle bir itse, belki bir tokat atsa kesinlikle onun karşılığını vermezdi.
04:50Öyle biriydi yani, vermezdi asla.
04:53Mazlum biriydi, işindeydi, gücündeydi. Yani ders çalışırdı, şiirle haşir neşir olurdu.
04:59Çok şiir yazardı, sürekli hocaların yanına giderdi bunu yazdım diye.
05:03Dostluğu, arkadaşlığı, arkadaşlığa vermiş olduğu değeri, kıymeti, merhameti.
05:09Ben öyle birini henüz daha tanımadım, 35 yaşındayım.
05:14Necmettin kadar merhametlisine henüz denk gelmedim yani, o kadar güzel bir çocuktu.
05:20Aslında ben sosyal yani sözel sınıftaydım, o eşit ağırlık, TM'deydi.
05:26Aynı zamanda biz yurt arkadaşıydık da yani, yurtta beraber kalırdık.
05:31Onunla çok sohbetimiz olmuştur. Yani herkes yattıktan sonra, Necmettin, ben, bir de Düzyeli, Aykut Akçe diye bir dostumuz vardı.
05:39Bu üçümüz ayrılmazdık asla.
05:41Herkes yatardı, biz giderdik.
05:45Böyle kuytu köşelerde, yurtta, kimseyi rahatsız etmemek adına sohbet ederdik.
05:50Sabaha kadar belki sohbet etmişliğimiz vardır.
05:52Hep bir şeyler üzerine konuşurduk, bir şeyleri tartışırdık.
05:56Mesela kitap, okuduğumuz kitaplar vardı, onun üzerine konuşurduk mesela.
06:00Ya da hiçbir şey olmasın, Necmettin gelirdi, yazdığı şiirleri okurdu mesela.
06:04Biz de dinler, onun üzerine konuşurduk.
06:07Böyleydi yani.
06:09Mahlası Necmi Sakıp.
06:11Yani manası da karanlığı delip geçen yıldız demek.
06:15Hikayesi de öyle aslında.
06:16O aslında bir karanlığa meydan okuyan pürupak bir ışıktı yani.
06:20Öyle bir yıldızdı hakikaten.
06:23O karanlığı deldi mi bence deldi.
06:26Ama bu dünyadan da göçtü.
06:27Tabii göçtüğü yer herkesin gitmek istediği yer.
06:30Bir gün hepimizin göçeceği yer.
06:32Ama o böyle mertebelerin en büyüğüyle, belki yükseğiyle, en değerlisiyle bu dünyadan göçmüş oldu yani.
06:41Biz tabii şiirlerini dinliyoruz.
06:42Çok da güzel şiirler yazıyor vesaire.
06:44Hep böyle aşk üzerine vesaire.
06:47Bir gün geldi belki yüz küsür kitap olabilecek derecede bir şiir.
06:51Çünkü onun heyecanını ben bilirim.
06:53Tevmeden koşarak gelirdi bizim sınıfa.
06:55Ve derdi ki bir dinleyeyim bir şey yazdım.
06:57Bir dörtlük yazdım.
06:59Belki sadece tek bir mısra yazdım vesaire.
07:02Ya da bir beyt yazdım.
07:04O heyecanını bilirim.
07:06Yaktım.
07:07Yaktım dedi bütün şiirleri.
07:10Bir şok olduk.
07:11Nasıl yaktım?
07:13Yaktım dedi.
07:14Sebep?
07:15Bunların hiçbirinin içerisinde Allah'a dair bir emare, bir iz yok dedi.
07:20Bunların hepsi beşeri aşk üzerine.
07:23Hiç Allah'a dair bir şey yok.
07:25Ondan sonra zaten hep ilahi aşk üzerine şiirler yazmaya başladı vesaire.
07:30O tarafa attı yani.
07:32Ve yeni şiirler yazmaya başladı.
07:35Ki o şiirler de kesinlikle çok çok güzeldi.
07:38Çok çay içtik beraber.
07:40Şimdi kendisini doldurmaya başlamış olan birisi bir yerden sonra bir yere taşmak durumunda kalacak.
07:47Mecburen anlatmak durumunda kalacak bunu.
07:49Çünkü bir diğer türlü ben hep söylerim.
07:53Bir şeyi bilen, sadece kendisi bilip başkasını öğretmeyen bildiğini kendisiyle götürenin
07:59bence imtihanı bambaşka olur.
08:02Şimdi o dolu bir adamdı.
08:03Mecburen bir yere akmak durumundaydı.
08:06Tabi ki öğrenciyi sever vesaire gibi.
08:11Zaten bu sebeple de öğretmenlik okudu.
08:16Ve biz tabi artık üniversite başladı, iş hayatı başladı vesaire derken
08:22yani birbirimizden kopmadık ama biraz o sohbetlerimiz şey oldu yani
08:25biraz ara verilmiş gibi oldu, böyle söyleyebilirim.
08:29Ama işte şey yani doğuya gitmek istediği vesaire.
08:34Şimdi herkes oraya gitmek isterken gitme denir belki.
08:38Yani evlattır, korkar, çekinir vesaire onun öyle korkuları yoktu.
08:42Şey gibi yani sen gitmezsen, ben gitmezsem, biz gitmezsek ne olacak orası gibi.
08:49Oraya gidişi de öyledir zaten.
08:51Belki Hamit amcam anlatmıştır.
08:53Yani ben oraya gideceğim, öğretmenliğimi yapacağım,
08:59o çocuklara artık bu vatanı değerli birer evladı kılacağım gibi.
09:05O misyonla oraya gitmiş, gözü karada bir arkadaşımızdı.
09:09Hakikaten gözü karaydı.
09:11O konuda merhametliydi ama doğru bildiği şeyin peşinden sonuna kadar giden bir çocuktu yani.
09:17Şair, Necmi Sakıt.
09:47İzlediğiniz için teşekkürler.
Yorumlar