00:00Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Beş dakikada çok uzun,
00:04çetrefilli bir konuyu anlatacağım için çok hızlı
00:06konuşacağım. Öncelikle genel kurulu saygıyla
00:08selamlıyorum. Ve selamlamama başlarken yarın aslında ölüm
00:12yıldönümü olan Uğur Kaymaz'ı, aile, erkek, devlet ve sistem
00:16şiddetinin kurbanı olan Narin'i, Veysel'i, Sıla'yı eee
00:20Miracı, Ceylan'ı, bütün çocukları saygıyla anıyorum.
00:24Yakın zamanda Yenidoğan Çetesi'nin eee duruşmasının
00:28görüldüğü İstanbul'daydım ve o salonda otururken sıklıkla
00:32faillerden şöyle bir savunma duyduk. Hepsi diyordu ki bu
00:35herkesin bildiği bir olay. Zaten olan bir şey devleti
00:38soymak, kamuyu soymak bir ııı normal bir normdur diye
00:42açıklama yapıyorlardı. Ve bu normallik bunun
00:45normalleştirilmesi direk akla devlet malı, deniz, yemeyen
00:50keriz ibaresini hatırlattı bana ve birçok arkadaşıma. Neden bu
00:54ibareyi hatırlatıyorum. Mal ile birlikte çünkü sistem
00:58çocuğa ve çocuğu doğuran kadına bir mal, bir mülkiyet
01:02olarak bakıyor. Malı ve mülkiyeti tüketebileceği,
01:04ideolojisine aktarabileceği, yaygınlaştırabileceği bir meta
01:08bir komodite olarak bakıyor ve bu şekilde muamele gösteriyor.
01:11Işte bu yüzden on tane çocuk o yoğun bakım servislerinin
01:15içinde kar ııı amacıyla katledildiler ve öldürüldüler.
01:19Şimdi bu çocukların on tane çocuğun bu sistem içinde
01:24öldürülmesi direkt olarak aklıma İspanyol ressam Goya'nın
01:29iç savaş sürecinden yaşadığı travma sebebiyle oluşturduğu
01:33ııı çizdiği bu tabloyu hatırlattı. Çocuğunu yiyen
01:36Satürn. Satürn kendi iktidarına tehdit teşkil edebilir diye
01:40çocuklarını sürekli olarak yiyor. Çünkü iktidarı zaten
01:43buradaki ellerinden anlarsınız sımsıkı tutmuştur. Işte bu
01:47sistemde şu an içinde çocukları yiyen Uğur'u, Veysel'i,
01:50Ceylan'ı, Narin'i katleden sistem iktidara tam da Satürn
01:54gibi, bu tanrı gibi tutunmaya devam ediyor. Meshemlerde
01:57çocukları katlediyor, metal ııı makinelerin arasında çocuklar
02:01katlediliyorlar. Bazen de dilleri daha oluşmadan, daha
02:04ilk kelimelerini edinmeden bu ana dillerini öğrenebilecekleri
02:08tıpkı Batman'daki Beyyum, Beybun kreşinin kapatılması gibi
02:12kayyumca bu kreşlerin kapatılması gibi dillerinden
02:15ediliyorlar, dilleri amfite ediliyor. Bir yandan depremde
02:18çocuklar kayboluyor, diğer yandan küvezde ölüyorlar, başka
02:22bir yandan köyde, köy sokaklarında gezerken
02:24katlediliyorlar ya da yurtlarda yangında ölüyorlar, bazen de
02:28kuran kurslarında tacize uğruyorlar ve katlediliyorlar.
02:31Haliyle bu devlet, bu ülke çocuklar için güvenli bir ülke
02:36değil. Güvenli bir ülke olmadığı için de bizim buna
02:39dair bazı önerilerimiz var. Şimdi biliyorum ki bu genel
02:42görüşme önergesini kimse okumadı. Okumadığı için de
02:45kimseyle kastım mazur görüşsünüz, sizi kastediyorum.
02:49Okumadığınız için de hayır diyeceksiniz. Çünkü bu
02:51önergeyi okumuş olan kişi istatistikleri görür. Kaç tane
02:55çocuğa yönelik cinsel saldırı suçlarının ne kadar arttığını
02:58görür. Bu önergeyi okuyan kişi Türkiye'nin çocuk hakları
03:01bildirgesine çekinge koyduğunu görür. Bu çekingeden utanır ve
03:05der ki ben böyle bir çekinceyi, böyle bir çekincenin eee
03:09parçası olan bir partinin parçası olmak istemiyorum der
03:12ayrılır ve bir vicdan muhasebesi yapar. Işte bu vicdan
03:16muhasebesine düşmemek için süren bitmeden öncelikle her
03:19birinizden bu genel görüşme talebine evet demenizi
03:23öneriyorum. Neden öneriyorum? Bu komisyon üç ayda olsa, dört
03:27ayda olsa çalıştığında en azından bir tane çocuğun bile
03:30yaşamını değiştirebilecekse o zaman bu parlamento buraya
03:34gönderilme misyonunu az da olsa karşılayabilecektir. Yine bugün
03:37bir ııı kanun teklifi verdim. Kanun teklifinde özellikle
03:41savunmasız ııı saydığımız kırılgan gruplar yani kadınlar
03:45ve çocuklar bu sistemini en çok ııı ezdiklerinin öz savunma
03:49yeteneklerine erişebilmesi için bu parlamentonun bu kanun
03:53teklifini uygulayarak milli eğitim müfredatına ilgili
03:55değişiklikleri yapmasıyla ilgili bir önerge verdim. Ve en
04:00başından söylemeye çalıştığım çok zamanımızda almadan hesap
04:05verebilir bir sistem inşa etmemiz gerekiyor. Çünkü kendi
04:08çocuklarını yiyen sistem olmak durumunda değiliz. Böyle bir
04:11sistemin devamı olmak zorunda değiliz. Siz de bu sistemin
04:14başlangıcı değilsiniz. Sizden önceki iktidarlar da bunu yaptı.
04:17Bu geleneği devam ettirmek zorunda değilsiniz. Bu önergeyi
04:20evet ııı bu genel görüşme önergesine evet vermenizi ve
04:24çocuklarla ilgili samimi niyetinizi beyan etmenizi
04:26bekliyoruz. Genel kurulu saygıyla selamlıyorum.
04:30Teşekkürler Sayın Akça Kupolu, Saadet Partisi grubu adına
04:35Konya milletvekili Sayın Hasan Ekeci. Sayın Başkan, değerli
04:42milletvekilleri, Yüce Meclis'i saygıyla selamlıyorum. AKP
04:46iktidara geldiği günden itibaren uygulaya geldiği
04:49yandaşlara kaynak aktarma politikaları nedeniyle toplumun
04:53geniş kesimlerini yoksulluğa ve dahası sefalete itmiştir.
04:58Sefalete itilen kesimlerin başında emekliler, asgari
05:02ücretliler ve bordrolu çalışan işçi ve memurlar gelmektedir.
05:06Bu kesimlerin ortak özelliği gelirlerinin ve gelirlerindeki
05:10artış oranının hükümetçe belirleniyor olmasıdır. Iktidar
05:14bu kesimlerin ücretlerindeki artışı TÜİK'in açıkladığı
05:18düzmece enflasyon oranına göre belirlemektedir. TÜİK'in
05:23enflasyonu nasıl hesapladığını hepimiz biliyoruz. Sokağa
05:27çıktığınızda TÜİK'in açıkladığı enflasyona inanan bir kişi dahi
05:31bulamazsınız. Türk işe göre Ekim iki bin yirmi dört
05:35itibariyle açlık sınırı yirmi bin dört yüz otuz bir lira
05:39yoksulluk sınırı ise altmış altı bin beş yüz elli üç lira
05:44olarak hesaplanmıştır. TÜİK ise oldukça düşük bir yoksulluk
05:48sınırı esas alarak Türkiye'deki yoksul sayısını on sekiz
05:52milyon olarak açıklamaktadır. Bu her beş kişiden birinin
05:55yoksul olduğunu göstermektedir. Ülkemizde yaşanan gıda
05:59enflasyonu iki bin üçten bu yara otuz bir kart artarken
06:04ortalama fiyatlar ise yirmi bir kat artmıştır. Sizin düzmece
06:09TÜİK rakamlarına göre zam yapma ısrarınız gıdaya ulaşmanın her
06:14gün daha da zorlaştığı günümüzde emeklilerimizi
06:17işçilerimizi ve memurlarımızı daha fazla açlığa
06:21sürüklemektedir. Mesela iki bin iki yılında en düşük memur
06:25maaşıyla on dört buçuk çeyrek altın alınabiliyorken bugün
06:29yedi buçuk çeyrek altın alınabiliyor. Kayıp yedi çeyrek
06:33altın. Yine iki bin iki yılında asgari ücrette yedi
06:38çeyrek altın alınıyorken bugün ancak üç çeyrek altın
06:42alınabiliyor. Kayıp dört çeyrek altın. Yine en düşük emekli
06:46aylığı iki bin iki yılında sekiz çeyrek altın ederken
06:50bugün sadece iki buçuk çeyrek altın ediyor. Kayıp beş buçuk
06:55çeyrek altın. Memurun cebinden yedi. Asgari ücretlinin cebinden
07:00dört. Emeklinin cebinden beş buçuk çeyrek altını kim çaldı?
07:06Iki bin ikiden beri kimin serveti haksız şekilde arttıysa
07:10onlar ve onlara bu haksız kazancı sağlayanlar çaldı.
07:15Iktidarınızca iki bin sekiz yılında yapılan düzenlemelerden
07:19sonra Türkiye'de emeklilik sistemi maalesef çökmüştür.
07:24Mali yük getirdiği gerekçesiyle yıllarca çalışmış prim ödemiş
07:29ve emekli olmuş vatandaşları açlık sınırının altında bir
07:33maaşla sefalete mahkum ettiniz. Bugün sosyal güvenlik sistemi
07:39tarafından on altı milyon dört yüz seksen bine yakın vatandaşa
07:42aylık ödenmektedir. Bunlardan dört milyona yakını yakın
07:48vatandaşın maaşı, kök aylıkları yetersiz kalması sebebiyle on
07:53iki bin beş yüz liraya tamamlanmaktadır. Eğer acil bir
07:56yasa değişikliği yapılmaz ise bu vatandaşlarımız iki bin
08:00yirmi beş yılında da açlığa mahkum olacaklardır. Tüm bunlar
08:04ortadayken başta Hazine ve Maliye Bakanı olmak üzere
08:07iktidar temsilcileri hedeflenen enflasyona göre ücret artışı
08:12yapılacağını söylemeye başladılar. Sizin hedeflediğiniz
08:15enflasyon rakamı ne zaman gerçekleşti ki önümüzdeki yıl
08:19gerçekleşsin? Daha geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası yıl sonu
08:24enflasyon tahminini ikinci defa artırdı. Iki ay, üç ay
08:29sonrasını bile öngöremeyen bir iktidarın önümüzdeki bir yıl
08:33için hedef enflasyona göre ücretlere zam yapması akıl işi
08:37değildir. Olsa olsa faiz ve sıcak para lobilerine
08:41yandaşlara kaynak aktarmaktır. Yapılması gereken ücretlere ve
08:46emekli aylıklarına gerçekleşmiş enflasyona göre artış
08:50sağlamaktır. Önümüzdeki yıl için asgari ücret en az otuz
08:54bin liraya yükseltilmeli en düşük emekli aylığı da asgari
08:57ücrete eşitlenmelidir. Aksi takdirde zaten açlığa ve
09:02yoksulluğa mahkum edilmiş toplum kesimleri yok oluşa
09:05sürüklenecektir. Iktidarlar sorun değil, çözüm üretmelidir.
09:09Ne yazık ki iktidarınız yirmi iki yıldır dar ve sabit
09:13yerliler açısından çözüm değil sorunun kaynağı olmuştur. Bu
09:18itibarla ucube başkanlık sisteminin sebep yoksulluğun
09:22sonuç olduğu ekonomik krizden çıkış yollarının aranması,
09:26başta emekliler, ücretli çalışanlar, dar ve sabit
09:30gelirlerin yaşadığı sorunların çözümü, yoksulluğun önlenmesi
09:34için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
09:37meclis araştırması açılmasını Teşekkürler Sayın Karaman.
09:46Saadet Partisi grubu adına Muğla milletvekili Sayın
09:51Selçuk Özdağ konuşacaklar. Süreniz üç dakikadırdır.
09:57Sayın Başkan, değerli milletvekilleri
Yorumlar