00:00Memleketin onlarca derdi var, hepimiz biliyoruz. Bir sezonu
00:06bitirmek üzereyiz. Şeker pancarı bu ülkenin en önemli
00:11ürünü ve hemen hemen ülkenin geniş kesiminde üretilen şeker
00:17pancarları teslim edildi. Iktidar bir taraftan çiftçiyi
00:22borca sürüklerken öbür taraftan bu ülkenin insanını
00:27şeker şeker ithalatına muhtaç bırakmıştır. Sadece şekerde
00:33değil elbette. Diğer birçok üründe bu ülke ne yazık ki
00:38ithalatçı bir ülke olmuş durumdadır. Iktidarın neyi
00:42nereden söylerse söylesin. Eğer bu ülkeye şeker ithal
00:46ediliyorsa, buğday ithal ediliyorsa, arpa ithal
00:49ediliyorsa, bu ülkede mısır ithal ediliyorsa, bu ülkede
00:53pamuk, mercimek ithal ediliyorsa gerisini sormanın
00:58kimseye bir faydası yok. Bu ülke tarım ürünlerinde
01:01ithalatçıdır. Sadece öyle olsa gıda tekerlerinin kol gezdiği,
01:06sözleşmeni tarımla üretilen tarım ürünlerinin artık
01:09tarlalarda kaldığı, çiftçinin değil sürekli sözleşmenin
01:14tarafı olanların korunduğu bir sistem bu ülkede ne yazık ki
01:21bütün hızıyla devam etmekte. Dolayısıyla ortada ciddi bir
01:25sorun var. Şeker pancarı da bu ülkenin en önemli stratejik
01:29ürünü. Hatırlayın bin dokuz yüz yirmileri yirmi beşleri bin
01:34dokuz yüz yirmi altı yılında kurulan ilk şeker fabrikası.
01:37İSAR hastalığı var. Halkın şekere ihtiyacı var. Ve büyük
01:42önder ve arkadaşları şeker fabrikalarını hızlıca
01:45kurdular. O günden bugüne otuz üç şeker fabrikası kuruldu.
01:50Bunun on beşi şu anda hala kamunun elinde geri kalanlarının
01:56tümü özelleştirmeyle satıldı. Sadece böyle mi şeker pancarı?
02:01Evet birincisi sağlık insanımızın ihtiyacı. Ikincisi
02:05şeker pancarı için tarımda münavebe yani farklı ürün bir
02:09sonraki yıl farklı ürün ekmede çok ama çok önemli bir ürün.
02:13Sadece bu mu elbette değil. Kovid on dokuzu yaşadık. O
02:17dönemde kovide karşı en etkili dezenfektan alkoldü. Evet şeker
02:22fabrikalarımızda bizim alkol üretiliyordu. Neyden? Şeker
02:26pancarından. Elbette sadece bu değil. Melas, posasıyla
02:32hayvancılıkta, yapraklarıyla, sapıyla, köküyle hayvancılıkta
02:38beslenme gıda olarak kullanılıyordu. Yem olarak
02:42kullanılıyordu. Sanayide kullanılmakta hepimiz biliyoruz.
02:46Dolayısıyla şeker pancarı sadece bu mu bu da değil. En
02:52yüksek oranda dünyaya, doğaya oksijen salan çok ama çok önemli
02:57bir ürün. Ormanlardan çok daha yüksek oranda atmosfere
03:03oksijen sağlayan dolayısıyla küresel ısınma iklim değişikliği
03:08ve iklim krizi için de çok önemli. Ve elbette
03:11Türkiye'deki tarımsal üretim için çok önemli. Kendi Ekim
03:16yılından sonra Hububat ekildiğinde yüzde yirmilere
03:20kadar verim artışı sağlayan çok ama çok önemli bir tarımsal
03:25ürün. Bu kadar stratejik bir ürün bugün kota sözleşmeli
03:32tarım üzerinden sürdürülmekte dekar başına verimler artmakta
03:36ama bu ülkenin şeker ihtiyacı karşılanamamakta ithalat
03:41maalesef ülke gündeminde. Yani değerli basın emekçileri şeker
03:46pancarında da iktidar açıkça diğer tarım ürünlerinde olduğu
03:50gibi çiftçiyi üretmeyin. Uzaklaşın. Çünkü ben ithal
03:56şeker getirebiliyorum. Mesajını vermekte politikasını
04:01uygulamakta. Iki bin yirmi dört yılında şeker fiyatları şeker
04:06pancarı fiyatı ton başına kota primi dahil iki bin üç yüz
04:12yetmiş beş lira yani kilo başına iki lira otuz yedi
04:15kuruş gibi bir fiyat verildi. Bu neye karşılık verildi? On
04:20altı polara karşı verildi. Ne demek on altı polar? Şeker
04:24pancarında standart olarak olması istenen kuru madde
04:28şeker miktarı. On altı polar. Oysa Türkiye'nin her bölgesi
04:34başka başka. On altı polar iki bin üç yüz elli liraya
04:40bölündüğünde yaklaşık yüz elli kuruş gibi her poların bir
04:44karşılığı var. Yani on altı polar alırsanız şeker
04:48pancarınızdan iki bin üç yüz yetmiş lira fiyatı geçerli
04:53olacak. Aynı zamanda kotayı da sağlarsanız. Ikisi de olmazsa
04:58her polar düştüğünde yüz elli kuruşta düşeceksiniz. Örneğin
05:02on altı kuruş değil on altı polar değil de on beş polar
05:04geldiğinde yüz elli kuruş daha düşük. On dört polar
05:08geldiğinde yüz elli kuruş daha düşük. On üç polar geldiğinde
05:11yüz elli kuruş daha düşük. On iki polar geldiğinde yüz elli
05:14kuruş daha düşük. On iki polarda sınırladılar. Oysa
05:17geçmişte sınır yoktu daha da düşüktü. Daha geçmişte
05:21cumhuriyet döneminde AKP öncesi on dört polarda standarttı. On
05:26dört polar. Batı bölgesinde, Bursa'da, Balıkesir'de, o
05:32bölgede ekilen pancarlarda poleri tutturmak çok zor. Aynı
05:36şekilde Ege'de. Polar İç Anadolu Bölgesi'nden sonra on
05:41altı ve on altının üzerine çıkıyor. Ama orada da bu defa
05:44verim başına verim başına dekar başına verim düşmekte.
05:48Dolayısıyla adeta bir cambaz oyunu. Defalarca açıklama
05:54yaptık burada. On altı poları geçmişte olduğu gibi sabit
05:57tutun dedik. Açıkladığınız fiyat on altı polara kadar
06:02düşmeli, on altı polardan sonra düşmemeli. On yedi, on sekiz
06:06alan elbette üstüne alıyor. Ona da itirazımız yok. Bugün iki
06:10bin yirmi üç yılında bin sekiz yüz elli beş liraydı. Fiyat
06:16ton başına bugün iki bin üç yüz yetmiş lira, iki bin üç yüz
06:20altmış beş lira hatta iki bin üç yüz elli lira civarında
06:22kesintiler. Çünkü kotayı tutturmak çok zor. Özellikle bu
06:26yıl iklim, su, kuraklık. Yüzde yirmi sekiz gibi bir artış.
06:31Yüzde yirmi sekiz. Çiftçi gerçekten çok kırılgan ve çok
06:35üzgün. Yüzde yirmi sekiz artışla çiftçinin maalesef
06:43maliyetleriyle çalıştığı maliyetini bile bazı bölgelerde
06:46karşılamadığını görüyoruz. Kazanç hiç yok. Bazı yerlerde
06:50zarar var. Bundan beş yıl önceydi. Karacabey bölgesi bir
06:57anda şeker pancarı üretimini çok hızlandırdı. Sonra bu polar
07:01nedeniyle herkes zarar etti ama herkes büyük bir zarar edildi.
07:05Sonra döndü on iki polara döndürdüler ama yine de
07:08ektiremiyoruz. Bugün Bursa Susurluk Fabrikası Bursa
07:12bölgesinden şeker pancarı toplayamıyor. Toplayamıyor
07:14çünkü yok. Nereden geliyor? Eskişehir'den geliyor. Eski
07:18şehirden. Değerli arkadaşlar maalesef böyle bir durumla
07:22karşı karşıyayız. Bu yıl şöyle bir baktığımızda maliyetlere
07:27mazot fiyatı yirmi liradan kırk üç liraya. Yani yüzde yüz
07:31arttı. Işçilik fiyatı. Beş yüz lirayla binle bin beş yüz lira
07:38arasına yani yüzde yüzle yüzde yüz elli arasında arttı.
07:42Elektrik ne alakası var diyeceksiniz? Çünkü şeker
07:47pancarı en çok su isteyen bir bitkidir. O suyu ulaştırmanın
07:51yolu da ya elektrik motorudur ya mazotla çalışan motordur.
07:55Dolayısıyla böyle bakıldığında elektrikteki zammı bir defa da
08:00yüzde otuz sekiz, yüzde kırk. Bir yıl boyunca baktığımızda
08:03yüzde altmışlarım üzerinde bir zamdan bahsediyoruz. Gübre
08:08yüzde elliyle yüzde altmış arası yüzde elli gibi ortalama
08:13bir zam var. Su parası iki bin yirmi iki, iki bin yirmi üç
08:19yılına göre özellikle iki bin yirmi üç yılına göre yüzde
08:22iki yüz arttı. Neden? Seçim yılıydı. Iktidar su
08:27maliyetlerine yüzde elli sübvansiyon uyguladı. Şimdi hem
08:32de ton başına fiyat arttı hem de sübvansiyon kalktı. Böylece
08:37sulama maliyetleri yüzde iki yüz civarında artmış oldu.
08:41Yani e bir de yaşam insanların enflasyon şimdi TÜİK'e göre olan
08:48enflasyonla hane halkının gerçek enflasyonu aynı mı değil? TÜİK'e
08:52sorsanız yüzde kırk beş, yüzde elliler ama en alt gibi bir
08:56kuruluş yüzde yüz gibi bir enflasyondan bahsediyor. Bütün
08:59bunları ilave ettiğimizde şeker pancarındaki yüzde yirmi sekiz
09:03artış adeta iktidarın siz şeker pancarı ekmeyin. Vazgeçin
09:10biz ithal ederiz diyor. Başka ne oluyor? Çiftçi buz sarmaldan
09:19nasıl süreci devam ettirebiliyor? Borçla. Geçen
09:23yıl geçen yıl üç yüz elli dört yüz milyar civarında olan
09:30çiftçi borcu Eylül ayı itibariyle yedi yüz seksen
09:34milyar liraya çıktı. Yedi yüz seksen milyar lira tarihi bir
09:38rekor. Bir tarafta borçlandırıyor. Bir taraftan
09:42üretimden uzaklaştırıyor. Bir taraftan üretmeyin ben ithal
09:46ederim diyor. Açık bir tarım politikası. Şeker pancarındaki
09:50yüzde yirmi sekizlik fiyat artışı da aynen buna karşılık
09:55gelmektedir. Verdikleri iki bin. Üç yüz
Yorumlar