00:00Sayın Genel Başkanım Tayfun Kahraman İstanbul'umuzun
00:03partimizin çok kıymetli bir üyesi, çok değerli bir yol
00:07arkadaşımız. Partimize de uzun süre önce üye oldu. Beşiktaş
00:12ilçemizde üyelik kartı bulunuyordu. Kendisine uzun
00:16zamandır teslim edememiştik. Iıı Meriç Hanım'a ııı teslim
00:20etmek üzere kartı getirmiştik ve ben bu kartı ııı Tayfun
00:24Kahraman'ın üyelik kartını Meriç Hanım'a teslim etmek üzere
00:28size takdim ediyorum efendim. Tayfun partimizin üyesi ııı ve
00:35bu kente çok hizmet etmiş birisi. Gezi olayları
00:39sırasında bir meslek örgütünün başkanıydı. Hem de çok önemli
00:45bir meslek örgütünün. Gezi olayları sırasında elbette bu
00:49meseleyi duyarsız kalamazdı. Ama o hep ara vurucu rol
00:54oynadı. Iıı Sayın Erdoğan'la iki kez görüştüğünü biliyoruz.
00:59O iki görüşmede de ben bunu Erdoğan'a da anlattım. Iki
01:03görüşmede de görüşme sonrası yaptığı açıklamalar çok yapıcı.
01:07Olaylar olmadan kimsenin burnuyla kanamadan evine
01:10dönmesi için hatta ikinci de bir takım sözler verildi. Burada
01:17ağaçlar kesilmeyecek. Mahkeme kararı beklenecek. Karar
01:21olumsuz çıkarsa yapılmayacak. Olumlu çıksa bile İstanbul'a
01:24referandum yapılacak. Bu şartlarda gezgi sakinlerini
01:28evlerine dönme noktasını değerlendirmeye davet ediyorum
01:32deyip bazı işte direniş sürsün diye düşünenler de eleştiri
01:37bile almıştı. Haksız eleştiriler. Sen eylemi
01:39kırıyorsun diye. Oysa ki onun amacı ağaçları kurtarmaktı. Ve
01:43bunu dile getirmekti. Bir kişinin burnu kanamamasına
01:45gayret gösteriyordu. Daha sonra mesela Erdoğan'ın Tayfun
01:52için yaptığı açıklamada gençler geldiler, konuştuk falan diye
01:56olumlu bir olumluyarak o görüşmeyi söylüyor. Ben hep
01:59bunları Sayın Erdoğan'a da bir dosya halinde sunmuştum. Ama
02:04bugüne kadar yani kendisi zaten bir takım çalışmaların
02:08olduğunu söylemişti. Bu konuda AKP'nin de heyetimizin
02:14başkanı Tuğrul Türkeş'in gayretleri vardı ama sonradan
02:17hiçbir sonuç alınmadı bunlardan. Şimdi siz bu kartı
02:21getirdiniz. Bunu vere verelim. Meriç'e verelim. E ne yapacak?
02:26Yani Tayfun'a götürse bu kartın örneğin CHP toplantılarına
02:32gelmek, genel merkeze gelmek, herhangi bir kata çıkmak için
02:37kullanılan bu kartı kullanamayacak. Bu kart Tayfun'da
02:41durdukça
02:44çok işlevsel olmayacak. Tayfun çıktıktan sonra bu kart Tayfun'a
02:48lazım. Tayfun çıkana kadar müsaade ederseniz ben genel
02:52başkan olarak bu kartı cebimde taşıyacağım. Ben bu kartı
02:55cebime koyayım. Hiç olmazsa ceketi giyerken, çıkarırken ya
03:00da cüzdana koyayım. Her gün bunu gördükçe her gün bir şey
03:04yapmamız gerektiğini bir kez daha hatırlayalım. Çünkü bazen
03:07her ne kadar her ne kadar çok mücadele de versek bir konuda
03:12bin gün olacak neredeyse. Halen daha bir yurt bekliyoruz.
03:17Vera bekliyor. Vera yarın okulların ikinci çehreye
03:24açılıyor. Yarın sabah okula gidecek. E babası kreşte
03:28alamadı. Okula götüremedi. Kaydını göremedi. Mezuniyetine
03:33babasının yerine biz. Babası öyle demişti. O bizim yerimize
03:38yaptığı için ben de babasının yerine Vera'nın okuluna
03:42gitmiştim. E şimdi de yarın artık bir daha başlıyor. Ikinci
03:47çeyrek başlıyor. O yüzden Vera'yı şimdi biz okula
03:50yollayalım. Bu kartı da Tayfun'a yollamayalım. Uygun
03:53görürseniz bu benim cebimde dursun. Ben bunu her seferinde
03:58o zaman akşamleyin çıkarayım koyayım oraya. Öbür gün yeni
04:02ceketimin cebine koyayım. Ya da cüzdanıma koyayım. O zaman
04:07cüzdanı yıkayacaklar. Yıkamazlar. Cüzdan yıkanır mı
04:11canım? Tamam. O zaman şöyle yapıyoruz. Ben bunu cüzdanıma
04:16koyacağım. Baba çıkınca babaya vereceğim. Hadi bakalım Tayfun
04:20Bey diyeceğim. Gel beraber partide çalışalım. Tamam mı?
04:26Hadi bakalım.
Yorumlar