00:00Halbuki Türkiye kendi potansiyeline, tarihine ııı
00:05bakarak dünyanın bütün platformlarında olmayı arzu
00:10eder ve bunu açık bir şekilde söyleyen bir dış politika
00:13yürütüyor. Bu çerçevede de Brics dahil olmak üzere dünyanın
00:18bütün platformlarında var olmak istediğini gösteriyor. Biraz
00:21evvel saydığım yani Balkanlar, Brics, Avrupa Siyasi Topluluğu,
00:25iklim zirvesi, Suudi Arabistan, Türk Devletleri Teşkilatı,
00:28bunların hepsi neredeyse bir ay içerisinde Cumhurbaşkanımızın
00:31gerçekleştirdiği diplomatik temasları oluşturuyor ve
00:34küresel sistemin ana nirengi noktalarına dokunan küresel
00:40sistemin ana kolamları içerisinde Türkiye'nin
00:43söyleyecek sözünün olduğunu gösteren yaklaşımlar. Dolayısıyla
00:47bu Brics meselesinde de muhalefetin Türkiye'de eksen
00:51kayıyor, Türkiye birikimlerini kaybediyor gibisinden ezberden
00:54öte artık slogana dönüşmüş hiçbir içeriği olmayan, hiçbir
00:58karşılığı olmayan sözlerinin dış politikada bir karşılığı yok.
01:02O Brics'te de o gün zirvede oturduk ve orada yapılan
01:05konuşmaları dinledik. Orada küresel güneyin talepleri,
01:09küresel güney şöyle hareket etmeli, küresel güney böyle
01:13hareket etmeli şeklinde çeşitli devlet başkanlarının son derece
01:16kapsamlı ufuk açıcı değerlendirmeleri var. Ama
01:20sonuçta orada küresel güney biz küresel güneyiz diyen ülkeler
01:24ne istiyorlar? Barış istiyorlar. Tek taraflı dayatmalara karşı
01:28çıkıyorlar. Uluslararası sistemde eşitlik istiyorlar.
01:32Küresel finans sisteminde tek yönlü dayatmaların olmaması
01:35gerektiğini söylüyorlar. Eee koskoca bir küresel güney
01:38ülkelerinin bu sözünü duymak tabii ki önemli. Bir NATO üyesi
01:42olarak aynı zamanda bir büyük bir Avrupa Devleti olarak büyük
01:48bir Akdeniz Devleti olarak tabii ki Türkiye'nin burada
01:51ııı küresel güney ülkeleriyle ilişkisini bir kısmı da
01:55komşularımızdır ve yakın ilişkimiz olan ülkelerdir. Bir
01:58kısmıyla YDSK toplantılarını düzenli olarak yapıyoruz. Tabii
02:02ki söyleyecek sözü vardır. Nihayetinde dünyanın her
02:05platformunda olacaktır. Ama bunun bile böyle bir ııı biraz
02:09evvel konuşmamın başında bahsettiğim Batılıbağ'da bazı
02:12odaklar tarafından üretilen eksen kayması gibisinden bir
02:17provokasyon ve manipülasyon ııı ürünü olan bir ifade
02:21çerçevesinde ele alınması bile aslında nasıl bir dış politika
02:24vizyonsuzluğu olduğunu net bir şekilde gösteren bir tutumdur.
02:28Tabii burada Azerbaycan'da ııı düzenlenen bu iklim zirvesi son
02:34derece önemlidir. Son yıllarda iklim konusu son derece büyük
02:39bir gündem teşkil ediyor. Fakat şöyle bir adaletsizlik söz
02:42konusu oluyor. Gelişmiş ülkelerin iklimin dengesini
02:46bozan ve dünyayı kirleten ııı tutumları karşısında asıl
02:51tedbiri alması gereken iklimdeki bozulmalara karşı
02:55asıl bütçeyi üretmesi gereken onlarken kendilerinin alması
02:59gereken tedbir kadar ııı gelişmekte olan ülkeleri, fakir
03:03ülkeleri de tedbir almak çerçevesine sokmaya ya da
03:07kendilerinin ııı mali mükellefiyetlerini onlarla eşit
03:12bir düzeyde tutmak şeklinde bir yaklaşım sergiliyorlar. Bu
03:15başlı başına adaletsiz bir yaklaşımdır. Bugün iklim
03:19konusunda evet herkesin sorumluluğu vardır. Gelişmiş
03:22ülke, gelişmekte olan ülke, zengin ülke, fakir ülke, büyük
03:25ülke, küçük ülke, herkesin sorumluluğu vardır. Ama dünyayı
03:28asıl kirleten iklim dengesini asıl bozan gelişmekte olan
03:32ülkelerin uyguladığı çeşitli politikalardır. Onların hem
03:36bütçe açısından iklim değişikliğiyle mücadelede hem
03:40bütçe açısından hem de sorumluluk açısından öncü
03:43olmaları ve aslında sorumluluk da büyük payı ııı kendilerinin
03:48üstlendiğini ııı hem siyasi sorumluluk açısından hem eylem
03:53planı açısından hem de mali sorumluluk açısından
03:55göstermeleri gerekir. Tabii Türkiye'nin bu konuda ııı
04:00tezleri sayın Cumhurbaşkanımız tarafından dillendirildi. Bir de
04:05biliyorsunuz ııı Emine Erdoğan Hanım Efendi'nin liderlik
04:10ettiği sıfır atık projemiz artık bir Birleşmiş Milletler
04:14projesi haline gelmiştir. Ve bu dünyanın çeşitli ülkelerine
04:18ilham kaynağı olmuştur. Bir Birleşmiş Milletler ııı
04:21mekanizması haline gelmiştir. Bu konuda Türkiye'nin Emine
04:26Erdoğan Hanımefendi'nin ortaya koyduğu bu inisiyatifle iklim
04:30değişikliği ve çevre kirliliği ve diğer konularda söylediği
04:33sözün bir küresel mekanizma haline gelmiş olması da
04:37Türkiye'nin öncülüğünü gösteren ııı net mekanizmalardan net
04:42mesajlardan ııı bir tanesidir. Bütün bu trafik içerisinde
04:48kritik olanlardan bir tanesi tabii ki Türk Devletleri
04:51Teşkilatı'nda yaşanan gelişmeler. Türk Devletleri
04:54Teşkilatı artık ortak alfabeye geçti. Türk Devletleri ııı Türk
05:01Devletleri Teşkilatı mensup ülkeler içerisinde orta ııı
05:05ortak merkez bankaları arasında bir komite kurulması ııı
05:08dijital ekonomiyle ilgili çalışmalar, uzayla ilgili
05:11çalışmalar ve en önemlisi tabii ortak alfabedir, ortak bir
05:15anlam dünyasını ııı kavramları, kelimeleri, yaklaşımları
05:19birbirine yaklaştırmak açısından tabii Kuzey Kıbrıs
05:22Türk Cumhuriyeti'nin bu platformda yerini alması da
05:25dünyaya verilmiş bir mesajdır. Tabii enteresan olan şudur
05:29burada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ııı o platformda
05:33bulunmasından ııı Avrupa Birliği dış politika ve
05:38güvenlikten sorumlu yüksek temsilcisinin ııı rahatsız
05:42olması. Yani bunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin
05:46tanınmasına dönük bir girişim olduğunu söyleyerek işte sadece
05:49Rum kesimini ııı Kıbrıs'taki devlet gibi gösterip ondan
05:54sonra da bu girişimler karşısında bir söz
05:57söylemesidir. Ya burada esas bu sorunu ortaya çıkaran sınır
06:02sorunu olan hiç entegrasyonunu sağlamamış bir ülkeyi ııı Güney
06:08Kıbrıs'ı Kıbrıs'ın tamamını temsil hakkı olmadığı halde
06:11Kıbrıs'ın tamamını temsil hakkı vardır diyerek Avrupa
06:14Birliği'ne alanlar aslında bu sorunun kaynağıdır. Şimdi bir de
06:18Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenlik
06:20haklarına ııı karışmaya kalkıyorlar. Bu başlı başına
06:25bir vizyonsuzluktur. Avrupa Birliği güvenlik ııı den ve
06:29dış politikadan sorumlu yüksek temsilcinin ııı meselesi bu
06:33değildir. Başka meselelerle uğraşmasında fayda vardır ama
06:37temsilcinin bu sözü ııı Avrupa Birliği'ndeki maalesef bu
06:42meseleleri yönetme konusundaki vizyonsuzluğun yeni bir örneği
06:46olarak ortaya gelmiştir. Bundan sonraki dönemde de Kuzey Kıbrıs
06:50Türk Cumhuriyeti'nin her alanda destekleneceğini ve Kuzey Kıbrıs
06:54Türk Cumhuriyeti'nin egemen bir devlet olarak tanınması için
06:57bütün girişimlerin ııı daha da güçlü bir şekilde ııı
07:01sürdürüleceğini ifade etmek isterim. Burada ııı Kıbrıs
07:06Türkü'yle dayanışma içerisinde olan ve Kıbrıs Türkü'nün Kuzey
07:11Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin
07:13hak ettiği saygıyı gösteren bütün ııı Türk devletlerinin
07:17yönetimlerine ve halklarına da buradan şükranlarımızı
07:21sunuyoruz. Bugün ııı sizle değerlendireceğim konular bu
07:25çerçevede arkadaşlar. Sorularınız varsa cevaplayayım
07:27sorularınızı. Buyurun lütfen.
07:33Efendim ııı ben öncelikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik
07:37Bakanı Işık Han'ın belediyelere yönelik yaptığı açıklamayı ııı
07:41sormak istiyorum sizlere. Kendisi özellikle en ııı çok
07:45borcu bulunan belediyelerin CHP'li belediyeler olduğunu
07:48ve bunların ödenmemesi durumunda ııı haciz
07:51işlemlerinin başlatılacağını söyledi. Bununla alakalı
07:54olarak da ııı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın SYK'yla bir
07:58anlaşma yapıldığına dair açıklamalar oldu. Ancak SYK bunu
08:01bugün yalanladı. Böyle bir anlaşma olmadığını söyledi.
08:04Artı ııı bu borçlar bulunurken ııı Ankara'da biliyorsunuz
08:08yüklü miktarda bir ııı meblağı ödenerek konser yapıldığı
08:11ortaya çıktı. Iıı bununla alakalı mecliste tartışmalar
08:15yaşandı. Belediye meclisinde ııı CHP sıralarından AK Parti
08:19sıralarına ııı kavgalar gerçekleşti. Bu yaşanan
08:23gelişmeleri siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Neler
08:25söylemek istersiniz? Onları öğrenmek istiyorum. Değerli
08:28arkadaşlar tabii ııı Cumhuriyet Halk Partisi Genel
08:32Başkanı Sayın Özel yerel seçimlerden sonra yaptığı bir
08:38hatayı ısrarla sürdürmeye çalışıyor. Biz kendisini bu
08:41konuda uyarmıştık. Iıı başka siyasi partiler de bu uyarıda
08:46bulundular. Şöyle bir ııı cümle kullanıyorlardı. Işte merkezi
08:51iktidar, yerel iktidar. Yani Türkiye'de ııı çift iktidar
08:56var. Türkiye'deki kamu düzeni iki parçaya ayrılmış. Ya da
09:01Türkiye'deki kamu düzeni ııı paralel bir takım oluşumlarla
09:05ııı yönetiyor, yönetiliyor gibisinden bir yaklaşım
09:08sıra gidiyorlardı. Şimdi genel seçim Türkiye'yi yönetecek
09:12iktidarı belirliyor. Yerel seçimde bu belediye
09:16hizmetlerini hangi başkanlar ve kadroları görecek? Bunu
09:19belirliyor. Vatandaşımızın oy verdiği bütün bu süreçlerin
09:22hepsi saygı değerdir. Ve hepimizin sicil amiri
09:26vatandaşımızdır. Bizim ortaya koyduğumuz argümanların
09:31geçerliliği vatandaşımızın verdiği yetki ve yasalar
09:35çerçevesinde söz konusudur. Dolayısıyla Türkiye'de yani
09:40yasaya tabi olmayan herhangi bir denetim mekanizmasına tabi
09:45olmayan kamu düzeninin, kamu idaresinin parçası bir ııı
09:49mekanizma, bir parça düşünülemez. Ikincisi bu
09:54denetimler konusunda ııı eleştiriler getirilip
Yorumlar