00:00Teşekkür ederim Sayın Başkanım. Eee genelde bütün bütçelerde
00:05onu takip ediyorum ben. Başlangıç şöyle oluyor. Siz de
00:09öyle dediniz. Bütçede en fazla payı eğitime ayırdık dediniz.
00:13Her bütçede bunu duyuyoruz. Evet yıllar içerisinde belli bir
00:17artış olmuş. Iki bin iki yılında eğitime ayrılan pay
00:20gayri sahafi yurt içi hasılanı yüzde üç nokta biriymiş. Iki bin
00:24on altı yılına kadar ciddi bir artış olmuş. Iki bin on altıda
00:27yüzde dört nokta ikiye çıkmış. Ancak iki bin on altıdan
00:31itibaren ciddi bir azalış söz konusu Sayın Bakan. Iki bin on
00:35altı yılında gayri sahafi yurt içi hasılanı eğitime ayrılan
00:38pay yüzde dört nokta yirmi birken üç nokta elli dörde
00:42düşmüş durumda. Yani şimdi bakıyorsunuz iki bin iki yılında
00:46yüzde üç nokta bir yıl iki bin yirmi beş, yüzde üç nokta beş.
00:52Eğitim kurumlarının sayısı artmış, okul sayısı artmış,
00:56öğrenci sayısı artmış, öğretmen sayısı artmış. Eee
00:59üniversite sayısı artmış. Her şey artmış. Aradan yirmi üç yıl
01:04geçmiş. Ancak gelinen nokta bakıldığı zaman iki bin iki
01:08yılındaki manzara üç aşağı beş yukarı aynı. Aldığı pay en
01:11azından aynı. Esasında geriye bakıp bakıp durmaktan da
01:16yorulduk. Hep iki bin ikiyle kıyasla, mukayese et. Yani
01:19geriye bakmaktan önümüze bakamıyoruz. Esasında yapmamız
01:23gereken şey yanımızdakilerle kendimizi kıyaslamak, OİS'li
01:26ülkeleriyle eee kendimizi kıyaslamak. Sabahtan beri
01:29bütün AKP'li, MHP'li herkes de OİS'liden rakamlar veriyor. Ben
01:34de size OİS'liden rakamlar vermek istiyorum. Buna göre
01:37Türkiye Türk eğitim kademelerinde öğrenci başına en
01:42düşük harcamayı yapan OİS'li ülkesi. İlk öğretimden
01:46üniversiteye kadar öğrenci başına düşen yıllık harcama
01:50Türkiye'de beş bin dört yüz yirmi beş dolar. OİS'liyle
01:54ortalaması on dört bin iki yüz dokuz dolar. Neredeyse üç katı.
01:59Sayın Bakan Türkiye eğitim harcamasında OİS'li ortalaması
02:04çok altında, sonuncu sırada aynı zamanda Türkiye ilkokul
02:08kademesinde kamu harcamalarının en düşük özel
02:11harcamaların en fazla olduğu ülke konumunda özel
02:15harcamaların payı ülkemizde yüzde yirmi üç OİS'lide ise
02:19sadece yüzde altı. Yani bu yirmi üç yıllık ııı yirmi iki
02:24yıllık süreç sonrasında gelinen noktada artık kamucu bir
02:27eğitimden söz etmeye şansımız yok. Eğitim tamamıyla piyasacı
02:31bir eğitim haline gelmiş. Yani okulları ticaret haline
02:35getirmişsiniz. Öğrenciyi de müşteri haline getirmeyi
02:39becermişsiniz. O hale getirdiniz ki eğitimde eşitliği
02:43fırsat eşitliğini ortadan kaldırdınız. Gene FISA iki bin
02:47yirmi ikiden bahsedilir. Okullar arasında başarı ve
02:51imkan farklılıkları var. FISA raporunda bunu söylüyor.
02:54Matematik ııı branşında fen lisesi ortalaması Türkiye'de
02:58beş yüz doksan sekiz puan. Mesleki teknik Anadolu
03:01liselerinin ortalaması üç yüz doksan beş puan iki yüz üç
03:04puanlık bir fark var. Böylesi bir fark. Böylesi bir fark.
03:07Hiçbir OİS'li ülkesinde yok. Eee böyle bir altyapıya sahip
03:12ülke yok. Gene aynı raporda akademik kapsayıcı endeksten
03:17bahsediliyor. Yüze yakın olması durumunda farklı akademik
03:21becerilere sahip çocukların okullara daha eşit dağıldığından
03:24bahsediyoruz. İzlanda'da skor doksan üç, Finlandiya'da doksan
03:29bir, Türkiye'de bu skor kırk üç, sondan ikinci sırada. Yani
03:33benzer becerileri olan öğrenciler benzer okullara
03:37gidiyor. Finlandiya'da bu durum yok. Sosyal kaplayıcılık
03:41endeksine baktığımız zaman eğer bu endeksteki skor sıfıra
03:44yakın ise benzer sosyal ekonomik arka plana sahip
03:48öğrenciler ay ııı aynı ııı aynı arka plana sahip öğrencilerle
03:53birlikte okuyorlar. Yani Türkçesi şu. Finlandiya'da
03:57Norveç'te farklı akademik beceriye sahip öğrenciler aynı
04:01okula gidebiliyorken Türkiye'de okullar ayrışmış durumda.
04:05Finlandiya, Norveç, Almanya'da farklı sosyal kültürel arka
04:08plana sahip öğrenciler aynı okullara gidiyorken Türkiye'de
04:12okullar ayrılmış durumda. Yani şu anda tam anlamıyla bir kas
04:18sistemini getirdiniz Türkiye'de bakın. Şu an Türkiye'de
04:21eğitimde bir kas sistemi var. Eğitimde sosyal ekonomik
04:25farklılıklar arasında büyük duvarlar örülmüş durumda.
04:29Eşitsizliğin boyutunu daha iyi anlamanız için bir veri vermek
04:33istiyorum size. Bu sefer TÜİK'ten vereyim veriyi.
04:35Türkiye'de toplam eğitim harcamalarının yüzde altmış
04:40üçünü en zengin yüzde yirmilik kesim yapıyor sayın bakan. En
04:45gariban yüzde yirmilik kesim ise toplam eğitim
04:48harcamalarından aldığı pay sadece yüzde bir buçuk. Sadece
04:53yüzde bir buçuk. Yani şimdi bu rakamlar ortadayken kimse bize
04:58ülkede eğitimde adalet var. Fırsat eşitliği var. Demesin
05:04diyemez. Rakamlar bunu yalanlıyor. Gene PİSA iki bin
05:09yirmi iki soru sormuşlar evlatlarımıza. Yedi bin
05:12üzerinde çocuğumuzla yapılmış bu anket. Geçen ay için geçen
05:17bir ay içinde yiyecek paranız olmadığı için kaç kere yemek
05:22yiyemediniz diye bir soru soruluyor. Inanılmaz cevapla
05:26utanç verici. Bu soruya cevap veren çocuklarımızın yüzde on
05:31dokuzu yaklaşık yüzde yirmisi en az bir gün cebimde para
05:35olmadığı için ben yemek yiyemiyorum diyor. Yüzde ikisi
05:38her gün cebimde para olmadığı için ben yemek yiyemiyorum
05:42diyor. Ve gene aynı araştırmaya göre her üç çocuktan bir tanesi
05:47okul öncesinde kahvaltı yapmadan okula geliyor. Sizin
05:51bu kamu spotlarınızda diyorsunuz ki benim anladığım
05:55sizin anlatmak istediniz daha doğrusu. Efendim anneler
05:58ilgisiz, vicdansız, çocuklarının önüne kahvaltı
06:02koyamıyorlar diyorsunuz. Anlatmak istediğiniz şey o.
06:05Kabahatliler, anneler, veliler size göre. Ancak Yunus Efe göre
06:10iki bin on dokuz iki bin yirmi bir yıllarında nasıl? Efendim
06:15anladığımı ben anladığımı şey yapıyorum. Yani sizin bu kamu
06:18spotlarında vatandaşı anladığı bu farklı bir şey değil. Sizin
06:22anlatmak istediğiniz şey bu. Farklı bir şey değil. Yunus Efe
06:26göre iki bin on dokuz iki bin yirmi bir yıllarında çocuk
06:29yoksulluk oranı yüzde otuz üç nokta sekiz. Biraz evvel
06:33diyoruz ya biz. Üç tane çocuktan bir tanesi okula aç
06:36gidiyor. Yunus Efe göre çocuk yoksulluk oranı yüzde otuz üç
06:39nokta sekiz. Kolombiya'dan sonra en fazla çocuk yoksulluğu olan
06:45ülke durumunda şu an Türkiye. Eurostat iki bin yirmi iki
06:48verilerine göre sıfır on yedi yaş çocukların yüzde kırk üç
06:52nokta altısı memleketimizde yoksulluk veya sosyal dışlanma
06:57riski altında. Sayın Bakan bu memleketin çocukları yoksul,
07:01yoksul ve çok ciddi bir adaletsizliğin içerisinde
07:05tırmalamak için durumdalar. Çocuklar okula aç gidiyor.
07:08Kantinden alışveriş yapamıyorlar ve böyle bir
07:12ülkede siz öğrencilerin önüne bir öğün yemek koyamıyorsunuz.
07:16Kumanya veremeyecek durumdasınız. Ve bunu
07:19belediyeler yapsın diyorsunuz. Biraz evvel şunu söylediniz.
07:22Biz size kumanya ikram ederken belediyeler yapsın dediniz. Ben
07:27bu çocukları doyurmak zorunda değilim diyorsunuz yani. Ancak
07:32bunu diyebilirsiniz. Bakın bunu diyebilirsiniz. Ancak şunu
07:35diyemezsiniz. Ben okulları temizleyemem diyemezsiniz. Pis
07:40okulların tuvaletleri pis olan okulların hiçbir izahı yoktur.
07:44Verilerin temizlik yapmak zorunda kaldığı para toplayıp
07:49da temizlik elemanı tutmak zorunda kaldığı bir manzaranın
07:53hiçbir izahı yoktur. Bunu kimseye anlatamazsınız. Izahı
07:59olmayan şeylerin mizahı olur demişti rahmetli Levent
08:02Kırca. Hani bir marif bakanı vardı yıllar önce sizde aynı
08:06makamda oturan şu mektepler olmasa marifi ne güzel idare
08:10ederdin demişti. Gerçekten de şu okullar olmasaydı yani sınıfları
08:15temizlemek, tuvaletleri temizlemek okula aç gelen
08:18çocukların önüne bir kap sıcak yemek vermek gibi dertlerinizde
08:23olmayacaktı. Gerçi ben bugün hayra hareketlerinizden sizin
08:29böyle bir derdinizin olmadığını böyle dertlerle dertlenmedi,
08:34böyle meseleniz olmadığını öğrendim. Anlamış oldum. Ve ben
08:38konuşmamın sonunda şunu diyecektim size. Sayın Bakan
08:41lütfen o koltukta oturmayın diyecektim size. Çünkü okulları
08:46pis olan okulları temizleyemeyen bir milli eğitim bakanının
08:50istifa etmesi lazım. O koltukta oturmaması lazım diyecektim.
08:56Ancak demeyeceğim. Çünkü gördüm ki size göre ortada bir mesele
09:01yok. Rahmetli Süleyman Demirel'in bir lafı vardı.
09:05Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz. Ne yazık
09:10ki siz de meseleleri mesele etmiyorsunuz. Size göre
09:15ortalık mesele yok. Sizden sizden sizden sizden istifa
09:20istifa beklemek de boşa boşa nefes kaybı nefes kaybı. Sayın
09:27Bakan beni beni beni yalancılıkla beni beni yalancılıkla
09:33suçlayamazsınız. Beni yalancılıkla suçlayamazsınız.
09:37Kendinize gelin. Hangisi yalan? Temizliyor musunuz okulları?
09:41Yemek mi veriyorsunuz? Hangi verim rakam? Bir tane verimde
09:46hata gösterin, öldürmeyeceğim sizden. Bir verimde. Bir
09:49söylediğim sözde hata söyleyin, yalan söyleyin, sizden neyi
09:56açıkladınız ya? Sabahleyin buraya biz size
Yorumlar