00:00Peki. Değerli arkadaşlar hepinize merhaba. Sizlerin
00:09aracılığıyla sesimizin ulaştığı tüm yurttaşlarımızı da sevgiyle
00:11saygıyla selamlıyorum. Şöyle başlayacağım. Beş dakika kadar
00:16önce yani buraya doğru yola çıkmışken eee parti
00:20avukatlarımızdan sevgili Özgür Urfa aradı eee Silivri
00:26Cezaevi'nden çıkıyordu. Hatay Milletvekilimiz Can Atatay'la
00:30eee bir görüşme gerçekleştirdi. Eee görüşmenin içeriğine
00:34ilişkin bilgi verdikten sonra Esenyurt Belediye Başkanı da
00:37buradaydı. Diye söyleyince basın toplantısına bununla başlama
00:43ihtiyacı hissettim. Çünkü bu iktidarın en temel
00:46özelliklerinden bir tanesi alıştırmak ve unutturmak. Yani
00:50memleketin en büyük şehrinin en büyük ilçesine pek çok ilden
00:55belki Avrupa'daki ülkelerden büyük bir ilçeye kayyum
00:59atıyorlar. Aradan biraz zaman geçtikten sonra meselenin
01:03unutulmasını bekliyorlar. Aradan biraz zaman geçtikten
01:07sonra bir milletvekilliğinin anayasaya aykırı biçimde
01:10cezaevinde tutulmaya devam edildiğini unutturmak
01:13istiyorlar. Belki de bizim bu basın toplantılarımızın en
01:17önemli özelliklerinden bir tanesi bu. Bunlar
01:20normalleştirmeye, alıştırmaya, unutturmaya çalıştıkça biz
01:23bunların takipçisi olmaya, bu haksızlıklar karşısında
01:27susmamaya, bu haksızlıklara karşı mücadele etmeye devam
01:31edeceğiz. Çünkü değerli yurttaşlar bakın her gün altını
01:36çizerek söylüyorum. Her gün başka bir yaşık aşılıyor. Şimdi
01:39ben pek çok partili arkadaşımla aynı ruh halindeyim.
01:44Sanıyorum bu ülkedeki milyonlarca, milyonlarca temiz
01:48yürekli insan da aynı hisleri taşıyor. Çok samimi bir şekilde
01:54ifade edeceğim. Artık midem kaldırmıyor, taşıyamıyor.
01:59Gerçekten bu ülkeye yaşatılanları gördükçe kahroluyorum.
02:04Bu pespayeliğin, bu kepazeliğin nasıl sürdürülebildiğine, bu
02:10güzelim ülkeyi nasıl bunlardan hala kurtaramadığımızı düşünüp
02:15öfkeyle doluyorum. Depremde çadır satanlardan, çadır
02:21satanları protesto ettiği için yurttaşlarını yargılayanlardan
02:26günlük sekiz bin lira için bebekleri ölüme gönderenlerden
02:33doğasına sahip çıkmak isteyen insanların üzerine taşla,
02:38tüfekle gidenlerden hakkını arayan emekçiye saldırırken
02:42patronunun selamını götürenlerden halkın gerçek
02:47gündemlerini konuşmamak için ipteki çeşitli cambazları
02:51gösterip bu güzel ülkeyi bu kadar kötü, bu kadar rezil bir
02:57biçimde yönetmeye devam etmelerine engel olamadığımız
03:01için samimiyetle söylüyorum, kahroluyorum. AKP Grup
03:07Başkan Vekili hepimizin bildiği o Selçuk'ta çıkan
03:12yangında beş çocuğun hayatını kaybetmesine dair bir
03:15değerlendirme yaparken şöyle söylemiş, siz dönüyorsunuz,
03:21dolaşıyorsunuz, her şeyi paraya bağlıyorsunuz. Yani bütün
03:24mesele bu problemlerin olmasının sebebi parasal sebepler mi?
03:29Şimdi ben bu utanmazlığa, bu arsızlığa, bu pişkin pişkin
03:34kızarmadan yapılan açıklamalara şaşırmaya devam edeceğim. Çünkü
03:39cidden şaşırıyorum. Beş çocuk yaşamını yitirmiş. Hala tek
03:47dertleri ülkeyi sürükledikleri o yoksulluğun, sefaletin,
03:51açlığın gizlenmesi bunun için ellerinden geleni ardlarına
03:57koymuyorlar. Hem de yarın yapalım falan demiyor. Hemen
04:00olayın üzerine
04:03Bir de anneyi suçluyorlar, aileyi suçluyorlar. Yahu
04:07arkadaş kadın çocukları yalnız bırakmayacak da ne yapacak?
04:12Yalnız bırakmadığında bu çocuklar açlıktan ölecek.
04:17Çocukları götürüp teslim edebileceği bir kreş,
04:20çocuklarını emanet edebileceği bir çocuk evi, yuva yokken
04:26açlıktan ölmemeleri için yapabileceği tek şeyi yapıp
04:31sokakta hurdacılık yapan bir anneden bahsediyoruz. Ama
04:36iktidar onlar bu yoksulluğu, bu sefaleti, bu açlığı, bu halkı
04:41bu hale getirdiklerini göstermemek için nasıl takla
04:46atarız? Nasıl bu işi örtbas ederiz? Ellerinden gelen her
04:50şeyi yapıyorlar. Gerçekten el insaf yani el insaf yani. Bütün
04:56mesele para mıymış? Hayatta paradan daha önemli şeyler
05:01varmış. İzmir Selçuklu'ki evi gördünüz mü bilmiyorum.
05:04Müstakil, tek katlı, kapısında kilidi dahi olmayan bir ev.
05:09Içinde doğal gaz yok. Elektrik sobasıyla çocuklar ısınmaya
05:14çalışıyor. Anneleri hurda işiyle çocuklarının boğazından
05:19bir lokma ekmek geçsin diye muhtemelen sabahtan akşama kadar
05:23uğraşıyor. Kadının çalışma hayatına katılmasının imkanı
05:27yok. Çocuklara bakacak yok. Çocukları gönderebilecek kreş
05:30yok. Kreş bulsa gönderebilecek parası yok. Yani mesela hiç şunu
05:37düşünmüyorlar. Yahu arkadaş iki bin on altı ile iki bin yirmi
05:41üç yılları arasında bu ülkede çocuk evlerinin sayısı bin yüz
05:47seksen beşken iki bin yirmi yedi yılına bin yüz seksen
05:50hedefi koymuşlar. Dört senede bir tane bile çocuk evi
05:54açılmamış. Bir tane bile kreş açılmamış. Bakın mesele para
05:59değil diyorlar ya. Sadece Kaz Dağları'nda İngiltere'deki
06:03firmasına transfer etmesi için Cengiz Holding'e peşkeş
06:07çektikleri madencilik gelirlerini aldığımız anda bu
06:11çocukları yaşatacaktık. Bu çocuklar bambaşka bir hayat
06:14sürebileceklerdi. Sonra dönüyor dolaşıyor meseleyi paraya mı
06:19bağlıyorsunuz diye soruyor. E siz söyleyin peki. Ya
06:22gerçekten siz söyleyin. Mesele ne? Yani sizin bu hayatta
06:25paradan daha fazla değer verdiğiniz ne var ki? Insanların
06:30yoksulluklarından, acılarından rant devşiren bir sistem
06:34kurmuşsunuz. Sonra da insanları para için de suçluyorsunuz.
06:39Bütün mesele paramıymış. Zevki sefa içinde yaşayan kim? Yediği
06:46önünde yemediği arkasında yaşayan kim bu memlekette?
06:49Semirdikçe semirenler kimler? Soruyorum ya Avrupa'da ıslak
06:55özleyenler kim?
06:59Çocuklarını iş insanı dostlarının bursuyla, olmadığı
07:04kamudan aldıkları burslarla Amerika'ya, Avrupa'ya
07:08okutmaya gönderenler kim? Sonra o çocuklar dönmek isterse
07:14geldiklerinde en ballı işleri bulan kamu da onlara en güzel
07:19yerleri ayıran kendi çocuklarını servet içerisinde
07:26mutlu mesut büyüten kim arkadaşlar? Kim?
07:34Sizin yatlarınız, katlarınız, evleriniz, yazlıklarınız, her
07:39şeyiniz var. Sonra kapısında kilidi dahi olmayan evde beş
07:44çocuk ve o çocuklarla birlikte yaşam mücadelesi veren
07:48kadının derdini anlatanlara her şey para mı diyor
07:52soruyorsunuz. Utanmasa paranın ne önemi var? Mühim olan
07:55insanlık diyecek. Gerçekten şu emekçilerin alın terine çökerek
08:02biriktirdiğiniz o parayı hakkı olan emekçiler aldığında
08:05göreceksiniz siz mühim olanın insanlık olduğunu. Merak etmeyin
08:09gerçekten işçi sınıfı layığıyla mühim olanın üç beş kağıt
08:13parçası değil insanlık olduğunu size de öğretecek. Mühim olanın
08:18gündüz sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan ekmek
08:22gül ve hürriyet günleri olduğunu mutlaka
08:24öğreneceksiniz. Utanmazlar. Şimdi Türkiye Yüzyılı. Ağızlarını
08:35açıyorlar, kapatıyorlar, dönüyorlar, dolaşıyorlar,
08:37Türkiye Yüzyılı. Şimdi bu hafta meclise gelen teklif
08:40gösteriyor ki Türkiye Yüzyılı olarak adlandırdıkları şey
08:44Abdülhamit Yüzyılı aslında. Hani Yıldız Sarayı'nda
08:47yönettiği memleketi hafiyelerle dolduran istibdat rejimiyle tüm
08:51halkı eşini dostunu birbirine ihbar ettiren Abdülhamit'ten
08:55farksız biçimde burada Beştepe'deki sarayında bu sefer
08:59tabii ne oldu? O zaman jurnaller vardı, şimdi troller
09:02var. Iletişim aparatları var ama aynı düzeni kuruyorlar. Etki
09:08ajanlığı diye adlandırdıkları şey Abdülhamit'in
09:11jurnalciliğinin yirmi birinci yüzyıla uyarlanmış hali. Adını
09:15koyuyorum. Etki ajanlığı dedikleri şey makbul olmayan
09:18kanaat önderliktir. Makbul olmayan ayının avcılığıdır. Kim
09:23hayatın neresinde ses çıkarıyorsa, itiraz ediyorsa ona
09:26etki ajanı deyip onu cezaevlerine yollamanın kanuni
09:30kılıfını hazırlamaya çalışıyorlar. Ya insan sormadan
09:34edemiyor. Fotoğraf çektirmediği, makamında
09:37ağırlamadığı çete, mafya, tarikat, suç örgütü lideri
09:40olmayan birisinin İçişleri Bakanlığı yaptığı yerde
09:43insanları bir tweet attı diye sokak röportajında iki kelime
09:46söyledi diye cezaevine atacaksınız, tutuklayacaksınız.
09:50Üstelik bunu öyle utanmaz şey yapıyorlar ki yine bir torba
09:54yasanın adı noterlik kanunu olan bir torba yasanın içine bu
09:57tahakküm düzenlemesini getirmişler. Üstelik bunu o
09:59kadar
Yorumlar