00:00Aziz milletim, değerli dava arkadaşlarım, her zaman
00:04söylüyoruz, yine söyleyeceğiz. Saray iktidarı başarısızlıklarımı
00:11yalanla ve riyakarlıkla örtmeye çalışan boş gösterenlerin
00:15iktidarıdır. Bu iktidar bu ucubet sisteme geçtiği günden
00:21beri hiçbir hedefi tutturamamış hiçbir öngörüsü gerçekleşmemiş
00:27milletimize verdiği hiçbir vaadini yerine getirmemiştir.
00:32Devletimizin işleyen bütün kurumlarını çökerten hayata
00:37geçirdiği uygulamalarla kamu kurum ve kuruluşlarını işlevsiz
00:42hale getiren Adalet ve Kalkınma Partisi özellikle çalışma
00:47hayatını tüm emekçiler ve işçiler için çekilmez hale
00:52getirmiştir. Devletimizin olmazsa olmaz temel ülkeleri
00:57demokratik devlet, hukuk devleti ve sosyal devlet olma
01:02vasıfları en çok bu iktidar yapısınca talana ve zaafa
01:08uğratılmıştır. Sosyal devlet insanımızın onurunu kırmak
01:13gururunu incitmek üzere yeniden organize edilmiştir. Kışın üç
01:19torba kömür Ramazan ayında da üç tane konserve dağıtarak
01:24yoksulluk, sevk ve idare edilmek istenmektedir.
01:28İzmir'deki yangında beş çocuğumuzun ölmesi de
01:32bundandır. Çocuklarına bir lokma ekmek parası çıkarmaya çalışan
01:37o anneyi gece vakti hurdalıklara gönderen
01:40çaresizlik böylesi bir vicdansızlığın iktidarda
01:45bulunmasından kaynaklanmaktadır. Aile
01:48hekimlerinin durumları ortadadır. Dakikada neredeyse
01:52dört hastaya teşhis koymak külfeti altında onlardan bir de
01:58performans beklenmektedir. Ilaç fiyatları ve ilaç yokluğu
02:02ortadadır. Hekimlere az ilaç yazarak performans yükseltmeleri
02:08söylenmektedir. Gerçek sorun sağlık sisteminin ta
02:13kendisindeyken yani hastaneleri adeta AVM haline
02:18getirip hastaları da alışverişe gelen müşteriler gibi gören
02:23sistem vatandaşı da hekimlere düşman hale getirmektedir. Işte
02:29bu tefeci zihniyet milyonlarca emekçiye ve işçiye nasıl
02:33bakıyorsa özel sektör çalışanı ve memura da aynı pencereden
02:39bakmaktadır. Süründüğüne şükret, nefes alamıyorsan da
02:44bize minnet et demektedirler. Iş başına geldikleri günden
02:49beri kendi yarattıkları sefaleti yöneterek bundan bir
02:54vampir gibi beslenmektedirler. Saray iktidarı sırtını dayadığı
03:00rant çetelerini doymak bilmeyen patronlarını üç kuruş vergi
03:05alırım da aman küstürürüm diyerek tüm faturayı bu fakir
03:10millete kesmek için tüm şeytanlıklarını seferber
03:15etmektedir. Yerli ve milli baş ekonomist Sayın Recep Tayyip
03:19Erdoğan ve yamağı vergimatik Mehmet yıl sonuna gelindikçe
03:25ağızlarındaki baklayı da çıkarmaya başladılar. Bu beylere
03:30göre ülkemizdeki enflasyonun sebebi ücret ve maaşların
03:35yüksekliğiymiş. Ücret ve maaşların yüksekliği enflasyonun
03:41sebebiymiş. Bu baklayı ağızlarından çıkarıp densizce
03:45ortaya koymaksa Merkez Bankası Başkanı'na nasip olmuştur.
03:50Asgari ücreti belirlerken maaşların artış oranı
03:55gerçekleşen enflasyon oranını değil gelecek yıl için hedef
04:01enflasyon oranı esas alınarak belirlenmeliymiş. Iktidarın
04:07işçi ve emekçi düşmanı bu yaklaşımının ne kadar şeytani
04:12bir plan olduğunu daha net anlamak için geriye gidelim
04:16biraz. Eğer geçtiğimiz yıllarda hedeflenen enflasyon
04:22oranı esas alınsaydı bugünkü asgari ücret acaba kaç para
04:28olacaktı? Iki bin altı itibariyle bu yöntem
04:31uygulansaydı benimselseydi asgari ücret bugün sadece bin
04:37sekiz yüz yetmiş beş lira olabilirdi. Eğer iki bin on
04:41dokuzdan itibaren hedeflenen enflasyona göre bir hesaplama
04:46yapılsaydı bugün asgari ücret dört bin yüz lira olacaktı.
04:52Bugünün on yedi bin liralık asgari ücretin vatandaşımızın
04:58mahkum ettiği adama adına yaşamak denirse yaşam
05:02standartını düşünürsek varın gerisini sizler hesap edin.
05:08Kısaca yalan ve riyakarlıkta bir marka olan saray iktidarı
05:13belli ki artık kendi sınırlarını zorlamaktadır. Çünkü fiyat
05:19enflasyonunu besleyen şey sahip oldukları ahlaksızlık ve
05:24yolsuzluk enflasyonudur. Uluslararası para fonu
05:28programını IMF'siz ve ondan daha beter uygulayabilen bu
05:33iktidar yapısı ancak bir düşman ordusunun işgal ettiği
05:38ülkedeki insanlara davranabileceği kadar vicdan ve
05:42ahlak sahibidir. Hedef enflasyon artık arttırılmalı
05:47diyenlere şunu sormak isterim. Yüksek enflasyon nedeniyle
05:52çalışanların iki bin yirmi dört yılında yaşadığı refah kaygı
05:57ne olacaktır? Ayrıca biz sizin enflasyon tahmininize nasıl
06:03güveneceğiz? Neredeyse her ay enflasyon tahminini arttıran
06:08siz değil misiniz? Iki bin yirmi beş yılı için yüzde beş
06:13olarak başladığınız enflasyon tahminini en son yüzde yirmi
06:18bire kadar yükselttiniz. Bunun daha kaç kere değişeceği de
06:23meçhuldür. Türkiye ekonomisi o kadar kötü yönetilmiştir ki
06:27asgari ücret için hangi rakamı konuşsak çalışan için düşük,
06:33işveren için yüksek kalmaktadır. Her yıl olduğu
06:37gibi bu yılda İYİ Parti olarak net asgari ücret
06:42beklentimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Iki bin yirmi
06:47dört yılı için yıl sonu tüfe tahminini en son yüzde kırk
06:53dört olarak revize etmişlerdi. Iki bin yirmi dört yılında
06:57yıllık ortamama tüketici fiyat artışı en az yüzde elli sekiz
07:03nokta beş olacaktır. Biz diyoruz ki en azından millete
07:08çekinmeden yalan söyleme cüreti göstererek oynadığınız sahte
07:13enflasyonu baz alınız. Gerçekleşen enflasyon kadar
07:18ücret artışı yapmak çalışanın yaşadığı refah kaybını da telafi
07:24etmemektedir. Işverenlerin de durumu göz önünde
07:27bulundurularak temmuz ayında tekrar arttırılmak kaydıyla iki
07:34bin yirmi beş yılının ilk yarısında net asgari ücret en
07:40az yirmi sekiz bin lira olmak mecburiyetindedir. Bunun
07:44altında kalan ücret Türk milletine zulümdür. Bu zulmün
07:51hesabını sormak da hepimizin boynunun borcudur değerli dava
07:56arkadaşlar.
Yorumlar