00:00Türkiye'de sivil toplumun en güçlü olduğu şehirdesiniz. Bu
00:07şehrin birçok özelliği var. Bugünkü toplantılarda siz de
00:13vurguladınız. Burası kurtuluşun şehri, kuruluşun şehri
00:19özellikle kurtuluş mücadelesinde kahramanlıklarıyla
00:24destanlaşmış bir şehir. Ama bu şehirde sivil toplum Türkiye'ni
00:31birçok yerinde göremeyeceğiniz derecede güçlü. Hem sayısal
00:36olarak çok hem de sivil toplumun gerçek manada içi dolu
00:40ve sivil toplumu amacına uygun olarak yapıldığı bir şehir.
00:46Dolayısıyla her birisi kurulduğu ve amaç edindiği
00:53tüzüklerinde belirtilen hedeflere ulaşmak için samimi
00:58olarak gayret eden kendilerinden enerjilerinden
01:03fedakarlık ederek bu amacı gerçekleştirmek için
01:06çabalayan, fedakar ııı sivil toplumcular buradalar.
01:13Sivil toplum milletin gönüllü olarak organize olduğu belli
01:27alanlarda odaklanarak o odaklandıkları alanlarda
01:31kamunun dışında milletin menfaatlerine uygun bir şekilde
01:35faaliyet icra ettikleri alandır. Siyasetin ne kadar güçlü
01:40olduğunun önemli göstergelerinden birisi de sivil
01:43toplumun gücüdür. Az evvel vali bey İzmir Türkiye'nin en çok
01:48sivil en güçlü sivil toplum kuruluşlarına sahip illerinden
01:51birisidir. Sözünü duyunca memnun olduğumu ifade etmek
01:55isterim. Gerçekten bunu size latife olsun diye söylemiyorum.
01:59Sivil toplum ne kadar güçlüyse milletin siyaset mekanizmasına
02:05olan desteği ve katkısı da o kadar güçlüdür. Değerli
02:09dostlar Türkiye'nin önemli bir süreçten geçtiğini hep beraber
02:13görüyoruz. Öncelikle tarihsel olarak cumhuriyetimizin ikinci
02:18asrını idrak ediyoruz. Bu sene yüz birinci yılı cumhuriyetin
02:23yüz birinci yılını ııı kutladık. Bu şu demek ikinci
02:27asrın ilk yıl dönümü önümüzde uzun bir süre var. Geçtiğimiz
02:33bir asrın içerisinde nice zorluklar, nice güçlüklerle
02:37ülkemiz büyük bir mesafe kat etti. Yokluklar, zorluklar
02:40yaşadık. Ama sonuçta geldiğimiz nokta hiç de küçümsemeyecek bir
02:45noktadır. Bugün Türkiye kendi adından dünyanın dört bir
02:49tarafında söz ettiren gerçekten artık sözünün kıymetinin
02:54arttığı bir ülke haline gelmiştir. Ancak bizim
02:58milletimizin bir temel özelliği var. Hiçbir zaman önündeki
03:02mevcut durumla iktifa etmez, onunla yetinmez. Mutlaka önüne
03:07yeni hedefler koyar, yeni o hedeflere ulaşabilmek için
03:11imkanlarını seferber eder ve o çerçevede her hedefi
03:16gerçekleştirerek hep daha ileriye gider, daha güçlü bir
03:19noktaya doğru gider. Şimdi bizim de önümüzdeki hedefimiz
03:23cumhuriyetin ikinci asrını gerçekten dünyada birçok yerde
03:29çok daha etkili bir Türkiye haline gelmek bilimde, sanatta,
03:34sporda, sanayide, teknolojide uluslararası ilişkilerde
03:39bölgesel denklemlerde çok daha güçlü bir hale gelebilmek yani
03:44kısacası Türkiye yüzyılı dediğimiz yeni bir dönemin
03:49kapılarını sonuna kadar açmaktır. Bunun için el birliği
03:53ile, güç birliği ile çalışmamız lazım. Herkesin elindeki
03:57imkanları sonuna kadar ve ortak hedefler, milli hedefler
04:01doğrultusunda bu önündeki imkanları kullanabilmesi lazım.
04:05Türkiye yüzyılından kastımız nedir derseniz bir cümleyle
04:09özetlemek mümkündür. Türkiye yüzyılı sözü güçlü, gücü
04:15tesirli bir Türkiye'nin yüzyılı demektir. Bir ülkenin sözünün
04:19güçlü olması için önce millet devlet kaynaşmasının
04:24gerçekleşmesi devletin bütün kurumlarıyla birlikte etkin
04:28kurumsal bir kapasiteye sahip olması güçlü bir ekonomiye
04:32sahip olması güçlü bir bilim hayatına sahip olması demin
04:35saydığımız alanlarda fevkalade önemli bir başarısı olması
04:39ayrıca sanayi ve teknoloji alanında da dünya milletleriyle
04:44rekabet edebilecek bir güce ulaşabilmesidir. Sivil toplumun
04:49da güçlü olması güçlü Türkiye'nin sözü güçlü
04:52Türkiye'nin önemli ayaklarından birisi
04:55olacaktır. Dostla güven düşmana korku salacak bir Türkiye. Bunu
04:59sadece efendim savunma sanayi vesaire olarak söylemiyorum.
05:03Her alanda Türkiye'nin dostlarının başarılarımızı
05:07gördükçe sevindiği düşmanlarımızın da en azından
05:11endişe ettiği, korktuğu, çekindiği bir Türkiye'yi kurmak
05:14önümüzdeki yüzyılın esas hedefidir. Inşallah bu gidişatı
05:19sağlarsak yani güvenliği, istikrarı sağlayarak yolumuza
05:23devam edersek huzuru, sükuneti sağlayarak yolumuza devam
05:27edersek Türkiye bu hedeflerini de gerçekleştirecektir. Bu
05:32anlamda herkesin üzerine büyük sorumluluklar düşüyor. Yani
05:36fikirlerimiz farklı olsa da dünya görüşlerimiz, siyasetimiz
05:41dünyaya bakışımız, yorumlamalarımız, tekliflerimiz
05:45farklı olsa da hepimizin aynı istikamete yürümemiz lazım. Bu
05:50ülkenin daha güçlü olması için mücadele etmemiz ve ortak bir
05:54anlayışla fikir birliğiyle bu ülkeyi kalkındırmak için
05:58gayretimiz gayretli olmamız lazım. Önümüzdeki dönem dünyada
06:03yeni gelişmeleri hep beraber yaşayacağımız bir dönemdir.
06:06Artık eskisi gibi sadece bir ülkenin ya da bir güç merkezinin
06:11söylediği istikamette dünyadaki gelişmeler gerçekleşmeyecektir.
06:16Dünya çok kutuplu bir düzene doğru gidiyor ve bu çok kutuplu
06:21düzenin içerisinde bir ya da birkaç ülkenin ya da belli
06:26bölgelerin sözü değil dünyanın her yerinde farklı güç
06:30merkezlerinin güç denklemlerinin ortaya çıkacağı
06:33bir gelişmeyi yaşayacağız. Inanın ki bu yeni dönem
06:37içerisinde dünyada dört beş tane ülke sayın bu dönemin en
06:41avantajlı ülkelerinden birisi olsun desek zaten bu artık
06:45görülüyor. Bu ülkelerden birisi Türkiye'dir. Türkiye hem nüfusu
06:49itibariyle hem ekonomik potansiyeli itibariyle hem okuma
06:55yazma oranları itibariyle eğitimi itibariyle hem
06:58jeokültürel, jeostratejik önemi itibariyle dünyanın neredeyse
07:04tam merkezinde olan bir ülkedir. Bu merkezi olmayı
07:08coğrafi konumu itibariyle söylemiyorum. Türkiye doğuyla
07:12da batıyla da ilişki kurabilen kuzey ülkeleriyle de güney
07:16ülkeleriyle de ilişki kurabilen dünyanın her yerindeki farklı
07:20merkezlerle rahat müzakere edebilen ender ülkelerden
07:24birisidir. Ukrayna'yla Rusya arasında devam eden gerilim ve
07:28çatışmalar döneminde neredeyse dünyada her iki tarafla da
07:34görüşebilen tek ülke Türkiye oldu. Şimdi Türkiye olarak
07:38bizim bu coğrafyadaki en temel özelliklerimizden birisi
07:42karşılıklı rıza ve müzakereyle işlerin çözülmesi için diplomasi
07:47masasını sürekli açık tutmaktır. En ağır, en zor konuların bile
07:52karşılıklı müzakereyle yapılmaktan başka çözüme
07:56ulaşılmasından başka bir yolu yoktur. Türkiye bu anlamda kendi
08:01milli eksenini tahkim ederek dünyada önümüzdeki dönemde
08:06karşımıza çıkacak fırsatları Allah'ın izniyle
08:09değerlendirecektir. Burada parantez açarak bu milli eksen
08:13meselesinin üzerine biraz konuşmak isterim. Yıllardır bu
08:17memlekette bazıları hep böyle Türkiye ne zaman tam
08:22bağımsızlık yolunda adım assa ne zaman Türkiye kendi milli
08:26menfaatlerini önceleyen bir durumun içerisine bir sürecin
08:31içerisine girse hatta Türkiye'ye tepeden bakan bazı
08:36ülkelere bazı oluşumlara karşı kendi şahsiyetli duruşunu
08:39ortaya koysa birilerinden hep şöyle bir eleştiri gelir.
08:43Efendim Türkiye'nin eksenini kaydırıyorsunuz. Türkiye'nin
08:47ekseni kayıyor. Biz de yıllardır hep şunu söylüyoruz.
08:50Türkiye'nin ekseni ne doğudur ne batıdır. Türkiye'nin ekseni ne
08:56şurasıdır ne burasıdır. Türkiye'nin bir tane ekseni
08:59vardır. O da kendi milli eksenedir.
09:06Bu milli eksenimizi tahkim ederken hiç şüphesiz Avrupa'yla
09:11da Amerika'yla da Doğu'yla da Batı'yla da Müslüman dünyasıyla
09:16da Hıristiyan dünyasıyla da dünyanın farklı yerlerindeki
09:19güç merkezleriyle örneğin Çin'le de Hindistan'la da bir
09:23çok yerle de görüşeceğiz, müzakere edeceğiz, alışverişimiz
09:27olacak her alanda dünyanın bütün ülkeleriyle ilişkilerimizi
09:32sürdüreceğiz. Bizim birisine dost olmamız için bir başkasına
09:36düşman olmamıza gerek yoktur. Bu anlamda hiç şüphesiz bizim
09:42bir tane önceliğimiz vardır. O da ülkemizin menfaatleridir.
09:45Bu çerçevede Türkiye Allah'ın izniyle önümüzdeki dönemde bu
09:50bölgedeki gelişmeleri de dikkate alarak çok daha güçlü olarak
09:54yoluna devam edecektir. Hiç şüphesiz bu bölge
09:58gelişmeleriyle ilgili de birkaç
Yorumlar