00:00Türkiye'nin iki yüz saygın akademisyeni şu anda yüz yirmisi
00:06aramızda. Eğitim alanında örgütlü sendikalar, meslek
00:12kuruluşları, Cumhuriyet Halk Partisi'nin seksen bir
00:15ildeki neredeyse tamamı eğitimci olan il eğitim
00:21sekreterleri ve yöneticileri buradalar. Sayın Büyükşehir
00:27Belediye Başkanımızı dinledik. Ilçe Belediye Başkanlarımız
00:31buradalar. Başta Milli Eğitim Komisyonumuzun üyeleri olmak
00:36üzere milletvekillerimiz, parti meclisi üyelerimiz
00:39buradalar. Ve iki gün boyunca Türkiye'deki eğitimi nereden
00:46başladı? Nasıl ilerledi? Bugünlere nasıl geldi? Ve en
00:53önemlisi de yarınlarda olması gerektiği noktaya nasıl
00:58getireceğiz? Onu konuşacaksınız. Birazdan
01:04kameralar buradan gittikten sonra protokol buradan
01:08gittikten sonra esas işin hem keyifli hem de en kıymetli
01:14kısmı başlayacak. Çünkü Türkiye'de yapılan bütün
01:19anketler yüzde seksen bir seksenle seksen beş arasında
01:25kişilerin, velilerin, çocukların aldığı eğitimden
01:29memnuniyetsizliklerini ifade ediyor. Iktidarların güçlü
01:35yanları vardır, zayıf yanları vardır. Bu iktidarın eğitim
01:39hiçbir zaman güçlü yana olmadı. Eğitim ve Kültür Bakanlığı,
01:44Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı bu iktidarın
01:48en çok değiştirdiği iki bakanlıktır. Birbiriyle
01:52görüşürler. Sayın Erdoğan kendi kitlesine yönelik örneğin il
02:00başkanlarıyla ilçe başkanlarıyla yaptığı
02:03toplantılardan canlı yayınlara da yansıdığı şekliyle bu işi
02:08beceremediklerini söyler. Tabii onun hedefi başka bir şey. Diyor
02:13ki her şeyi yaptık ama istediğimiz gibi bir
02:17milli eğitim sistemi kuramadık diyor. Zaten aslında öz eleştiri
02:22için demiyor ama esas meseleyle ilgili en doğru tespiti de
02:28kendi yapıyor. Biraz önce Gölge Milli Eğitim Bakanımızın ifade
02:32ettiği gibi kendi ideolojisine göre kendini memnun edecek
02:39kendi gibi kinli eğitimi kendine benzeyen, dünya görüşü
02:45kendine benzeyen bir nesil yetiştirmek için bir çaba içinde
02:50olunca böyle oluyor. Iyi örnekliye hep bakılır. Geçtiğimiz
02:56günlerde Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin genel başkanı
03:00burada misafirimizdi. Uzunca Alman eğitim sistemiyle
03:05konuştuk. Ben on, on yedi yaş arasında Türkiye'de ama en az
03:10yedi Alman öğretmenle ders alarak büyüdüm bir yatılı
03:15okulda. Oradan öğrendiklerimiz, okuduklarımız, edindiklerimizden
03:20bildiğimiz bir şey var. Hepimizin bildiği bir şey var.
03:24Almanya'da ulusal mütabakatlar meşhurdur ve en yüksek ulusal
03:32mütabakat, milli mütabakat, milli eğitim konusundadır. Her
03:36gelenin değiştirmediği, ilişmediği, sistemin belli
03:41olduğu velisinin, öğretmeninin, öğrencisinin ve yetişecek
03:47öğrenciyi bekleyen sanayisinin, akademisinin devletin üzerinde
03:55tam mütabık olduğu bir eğitim sistemi vardır. Sonuç şu oluyor,
03:59bu eğitim sistemi olanlar ve olmayanlar böyle güçlü eğitim
04:04sistemleri olan ülkeler ve olmayan ülkeler diye dünya ikiye
04:08ayrılıyor. Bir taraftakiler dünyanın en pahalı makam
04:13arabalarını üretiyorlar. Limuzin Mercedes üretiyorlar. On
04:17tane üretiyorlar ondan. Kendileri aynı firmanın hatta
04:23bir başka Alman firmasının mütevazi bir makam arabasına
04:28biniyorlar. O on taneyi eğitim sistemi bozuk ülkelerin
04:32liderlerine satıyorlar. Iki tanesi bizde, bir tanesi
04:36Birleşik Arap Emirlikleri'nde, bir tanesi Katar'da, bir tanesi
04:40Suudi Arabistan'da ama o arabanın satındığı tarihte
04:45Merkel Transporter bir minibüse biniyordu. Bizimkiler uçan
04:49saraylarla uçarken tarifeli uçuyordu. Bizim yandaş başında
04:54dalga geçiyordu Merkel tarifeli uçakla ekonomide uçuyor diye. O
04:59yüzden aslında kendine göre bir nesil yetiştirmek isteyen
05:05birinin yaptığı müdahalelerin ülkeyi ne hale getirdiğini
05:09görmek lazım. Ama meseleyi sadece yirmi yıllarda sınırlı
05:13tutmamak lazım. Türkiye'de gelen iktidarlar tabii ki Gazi
05:19Mustafa Kemal Atatürk'ün inönünün bin dokuz yüz ellilere
05:23kadar son derece idealist ve kendi hırslarına, kinlerine
05:29göre değil ama tahayyül ettikleri güçlü cumhuriyetin
05:33ihtiyaç duyacağı insan kaynağına, akademisyenine,
05:38öğrencisine, ustasına, işçisine göre ve cumhuriyetin ihtiyaç
05:44duyduğu aydınlanma devriminin ışığında ve onunla birlikte
05:49koşan öyle köylüler, öyle memurlar, öyle işçiler
05:54yetiştirmek, öyle ebeveynler yetiştirmek için yaptıkları
05:58dışında maalesef Türkiye'de eğitim üzerinde bir
06:02mütabakatın olmadığı, kurulamadığı ve halk
06:06arasındaki deyimle yazboz tahtasına döndüğü için
06:10bugünlere sürüklendiğimiz bir noktada. Bugün kürsüde on
06:17yaşında devlet parasız yatılı sınavını kazanıp devlet bursuyla
06:23yatılı okula gitmiş, ortaokulu liseyi parasız yatılı bursuyla
06:28devlet okulunda okumuş, devlet üniversitesinde yüksek öğrenim
06:32tahsil etmiş ve devletin yetiştirdiği ve aslında bugün
06:40birazdan burada çokça konuşulacak bambaşka bir damardan
06:44gelen öğretmenlerin yetiştirdiği iki tane emekli
06:49öğretmenin yetiştirdiği birisi konuşuyor ve şunu biliyorum ki
06:55bir mesele ne kadar ticarileşirse eğitimde kurumla
07:00veli arasına ya da öğrenciler arasına öğretmenle öğrenci
07:06arasına paranın olduğu bir şeyler girerse orası
07:11yozlaşıyor, bozuluyor ve savruluyor. Bu yüzden elbette
07:17çok sayıda özel eğitim kurumu var. Belki Türkiye'de eğitimin
07:22özelleşmesi kolay kolay geri dönülecek bir noktaya gelmedi.
07:27Geldi, dönülemeyecek bir noktaya geldi. Ama buna bir
07:32yerde dur demek lazım. Çok net söylüyorum. Maliyeti ne olursa
07:37olsun bunun artısını eksisini hesaplayıp artık bu
07:42özelleştirmeyi özelleşmeyi bu paralı eğitimi bu parası olanla
07:48olmayan arasında hayatı kapatamayacağı kadar büyük bir
07:53farkla geriden başlayan sistemi komple değiştirmek gerekiyor.
07:58Hemen olmayacak ama şundan emin olun. Bizim iktidarımızda
08:04geldiğimiz günden sonra eğitim asla bir gün öncesine göre daha
08:09ticari olmayacak. Her gün bu ticari eğitimden
08:16adım adım adım kamusal, eşit, kaliteli ve ayrımsız bir eğitim
08:24politikasına ve öğretim düzeyine dönmek durumundayız.
08:29Bu şu demek değil. Bir günde özel okulları
08:32Ama günü geldiğinde bugünden özel okulların çok başka bir
08:39noktada olduğu ve keşke ve keşke artık annenin babanın
08:44parasının çocuğun altı eğitim üzerinde etki yapmadığı ya da
08:50çok minimum düzeyde kaldığı standart kaliteli eğitimin
08:54herkes tarafından eleşildiği çok büyük parası olanların
08:58başka türden ayrıştıkları bir sistemi mutlaka kurmamız
09:02gerekiyor. Parası bugün beş veliden üçü imkanım olsa
09:08çocuğumu özel okulda okuturdum diyor. Ve o üç veli çocuğunun
09:13aldığı eğitimden hiç memnun değil. Bu gerçekten gerçekten
09:20bir toplumsal farkındalık noktasına geldiğinde rakamlar
09:25yüzde seksen beşler noktasına çıkıyorlar. Bugün nasıl bir
09:31mekandayız? Bugün Genç Cumhuriyet'in en büyük
09:35aydınlanma adımlarından birini temsil eden köy enistitilerinden
09:40bir tanesinin tarihi bir mekanındayız. Hasan Hasanoğlan
09:47Eğitim Zirvesi'ni yapıyoruz. Hasanoğlan Köy Enistitüsü'nün
09:52o zaman yapılan ve bin dokuz yüz kırklarda kurulan on
09:58beşinci köy enistitüsü olarak
Yorumlar