00:00Bugünlerde gıda taşışlarının olmadığı, gıda güvenliğimizin
00:04ve gıda egemenliğimizin hiç tartışılmadığı, üreticinin
00:08kazandığı, tüketicinin de her gıdaya ulaşabildiği bir
00:11ortamda dünya gıda gününü kutlamak isterdik. Ancak
00:16insanı aç, toprağı aç, hayvanı aç olan bir ülkede kutlama
00:20yapılmaz, olsa olsa hesaplaşılır. Ne yazık ki ııı
00:25bunca yıldır AKP hükümetlerinin getirdiği tarımın durumu da
00:29çiftçinin durumu da halkımızın durumu da ortada. Ne yazık ki
00:34artık yanlı ve yanlış ııı tarım politikaları bu ülkenin de bu
00:38halkın önünü de tıkamakta. AKP hükümeti iki bin beş yılında
00:44bir ııı tarım kanununu çıkardı. Tarım kanunumuzun tarım
00:49topraklarımızı koruyacağız dedi. Planlı üretime
00:52geçeceğiz diye vaatlerini arka arkasına sıraladı. Sonra da bu
00:56kanuna bir ııı madde ektirdiler ve bir torba yasa
01:00hale getirdiler bunu. Ve istedikleri gibi her şeyi tarım
01:04dışarısına çıkarmaya başladılar. Benzinliğe kamu
01:07yararı kararı çıkardılar. Turistik tesislere kamu yararı
01:11kararı çıkardılar. Tarım olmasa da olur ama bize bina lazım,
01:17yapı lazım dediler. Aynı zamanda kanunla beraber de iki
01:22bin beş yılında ııı arazi kullanım planlaması yapma
01:25görevini de Tarım Bakanlığı'na verdiler. Fakat yıl iki bin
01:30yirmi dört ne bir arazi kullanım planlamamız var. Ne
01:35bir üretim planlamamız var. Kanunla verilen görevi
01:38yapmadılar. Hala daha yapmıyorlar. Ve iki bin beş
01:42yılından beri görev yapan tam dokuz tane Tarım Bakanı görevi
01:47ihmal suçu işliyor. Yargının kılını kıpırdattığı yok. Konuyla
01:53ilgili. Sonra bizim bir planlamamız olmadığı için
01:58domates bu yıl para etti, bu yıl para etmedi dedik. Firmalar
02:03ne istediyse çiftçiye onu ektirdiler. Firmalar kaçtan
02:06dediyse üreticiden onu aldılar. Sonra da kaç para
02:10dedilerse biz tüketici olarak İzmir'de o paradan satın aldık.
02:14Her seferinde tarımın kurtuluşu, çiftçimizin refahı
02:18diye milyonlarca lira para harcadıktan sonra çöpe
02:21attıkları tarım bilgi sistemi TARBİL, dijital tarım
02:26platformu DİTAP su tutmayan barajlardan, elektrikli
02:31traktörden, Sudan'da kiralanan arazilerden bahsetmiyoruz bile.
02:36Geldiğimiz nokta artık ortada. Bu ülkede ne bir gıda güvenliği
02:40kalmıştır ne de bir gıda egemenliği. Artık kendimize
02:44yetemiyoruz. Sırtımızı ithalata dayamış durumdayız. Halbuki bu
02:49ülkenin toprakları da çiftçileri de değil seksen beş
02:53milyonu yüz seksen beş milyonu doyurabilecek potansiyele
02:56sahiptir. Yeter ki yönetilsin. Yeter ki kamu yararı her şeyin
03:00önüne geçirilsin. Artık tarımda emperyalist düzene karşı
03:05kurtuluş savaşının başlama vakti gelmiştir. Bugün dünya gıda
03:10günü ancak ııı dünya geneline baktığımız zaman dokuz milyon
03:16insanın yatağına aç girdiği hatta şu anda savaşların
03:20nedeniyle yatağın bile olmadığı aç olan insanların olduğu ve
03:26yaklaşık iki buçuk milyar insanın da ne gıdaya ne de
03:30temiz suya ulaşabildiği bir ortamda dünya gıda gününü
03:34kutlamak mümkün değil. Türkiye'mize baktığımız zaman
03:37asgari ücretin on yedi bin lira olduğu çok düşük olduğu için de
03:42Türkiye'de maalesef maalesef gıda terörünün olduğu ve bu
03:48hileli gıdalara bir talebin olduğu bir ortamda da gıda
03:53gününü kutlamak mümkün değildir. Dolayısıyla biz daha
03:57çok bunu anma gibi düşünüyoruz. Artık anmaya dönmüştür bu iş.
04:02Eee biz bugün iki konuyu gündemimizde aldık basın
04:06toplantısında. Çünkü birincil üretim dediğimiz tarımsal
04:11üretime ııı biliyorsunuz ııı Çiftçiler üretiyorlar buna.
04:19Dolayısıyla şu anda çiftçilerin iki büyük sorunu var.
04:22Bunlardan bir tanesi tarımsal desteklemelerle ilgili sorun.
04:27Son yıllarda tarım sektörü zor bir süreçten geçiyor. İklim
04:32krizi, kuraklık sorunu, artan girdim aletleriyle mücadele
04:36eden çiftçilerimiz ne yazık ki çaresiz durumdalar. Çiftçimiz
04:41emeğinin karşılığını alamıyor. Üretimini sürdürmekten zorluk
04:44çekiyor. Çiftçinin eline geçen fiyatlar maliyetleri bile
04:48karşılamaya yetmiyor. Değerli basın mensubu arkadaşlarım
04:53üretici tarafında bunlar olur iken OECD ülkeleri arasında
04:58gıda enflasyonda birinci olan ülkemizde halkımız sofrasına
05:04yeterli miktar bir çeşit de gıdayı koyamamakta ve en temel
05:08ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır. Ki başta da
05:12söylediğim gibi en temel ihtiyaçlarını maalesef maalesef
05:16hileli gıdalarla karşılamak durumunda. Bakınız bundan o ilk
05:21Tarım Bakanlığı ifşa listelerini açıkladığı ilk
05:25listelere bakın. Ilk listelerle son listeler arasında hiç fark
05:28yok. Ilk listede hangi ürünlere hangi hileler yapılıyorsa son
05:33listede aynı aynı gıdaları aynı hiler yapıyor. Yani diyelim ki
05:36on yıllık süreçte hiçbir şey değişmemiş maalesef. Bu nedenle
05:41tarımsal üretimin desteklenmesi ve desteklemelerin etkin ve
05:46verimli bir şey uygulanmasına en fazla ihtiyaç duyulan bir
05:49dönemdeyiz. Ne yazık ki tarımda kendimize yeterliğimiz giderek
05:54düşüyor. Son yıllarda tarım ürünleri ithalatımız
05:59ihracatımıza oranına iki kat daha fazla olmuştur. Bunu
06:03rakamla ifade edecek olursak ihracat iki bin ııı iki bin
06:07yirmi üç yılları arasında yüzde dört yüz otuz artarken ithalat
06:12yüzde dokuz yüz yirmi artmıştır. Ancak biz şunu çok
06:15iyi biliyoruz ki hükümet sadece tarımsal ihracat rakamlarını
06:21veriyor. Şöyle diyorlar. Diyorlar ki ihracatımız işte bu
06:24sene şu kadar arttı. Ya da şu ay bir önceki aya göre bu kadar
06:27arttı. Ancak hiç tarımsal ithalattan bahsedilmiyor.
06:31Dolayısıyla baktığımız zaman lütfen bunu da ııı önemli ııı
06:35olarak görüyorum ve notlarımızın arasına yazalım.
06:38Maalesef ithalatımız ihracatımızın iki katı bunun
06:43nedeninde tarımda kullandığımız girdilerin hemen tamamına yakın
06:46kısım ithal ediliyor. Beş bin dört yüz seksen sekiz sayılı
06:50tarım kanununun tarımsal desteklerin finansmanıyla
06:54ilgili yirmi birinci maddesinde şöyle diyor değerli basın
06:58mensup arkadaşlarım. Olduğu gibi okuyorum ben. Yani o ııı
07:02şeydeki kanundaki ifadeleri okuyorum. Tarımsal destekleme
07:06programlarının finansmanı bütçe kaynaklarından ve dış
07:11kaynaklardan sağlanır. Bakınız bütçeden ayrılacak kaynağın
07:16gayri safi milli hasılanın yüzde birinden az olamaz
07:20deniyor. Şimdi ancak ne yazık ki bugüne kadar tarıma destek
07:26milli gelir yüzde birine hiçbir zaman ulaşamamıştır. Şimdi
07:30şöyle örneğin iki bin yirmi dört yılında tarıma ayrılan
07:33destek miktarı doksan milyar lira civarında. Ancak biz şunu
07:37çok iyi biliyoruz. Gayri safi yurt içi hasıla ııı bir trilyon
07:41iki yüz milyar civarında açıklandı. Bunun yüzde biri ne
07:45yapar? Işte yüz yirmi milyar dolar. Bunu çarpın ııı şeye ııı
07:49Türk parası da çevirdiğinizde dolayısıyla ııı çok büyük
07:53yapıyor. Yani bu sene sevgili ııı basın mensup arkadaşlarım
07:58çiftçi bu kanuna göre alması gereken paranın ancak dörtte
08:02birini aldı. Bunu iki bin altı yılından itibaren ııı bir
08:07rakama vuracak olursak müthiş alacağı var şu anda
08:09çiftçilerimizin. Ve bu para ödenseydi bugün ithalatçı bir
08:13ülke konumundan ben açıkça söyleyeyim net ihracatçı bir
08:16ülke konumuna geçebilirdik. Diğer yanda iki bin yirmi üç
08:21Türkiye Ziraat Odası Birliği verilerine göre ülkemizdeki
08:24çiftçi sayısının beş milyon yüz altmış iki bin olduğu ve bunun
08:30yüzde otuz dördünde maalesef altmış beş yaş üstü olduğunu
08:33görüyoruz. Yani şunu görüyoruz değerli arkadaşlarım. Çiftçiler
08:38yaşlanıyor. On yıl sonra bu insanlar yetmiş beş yaşında
08:42olacak ve maalesef bu insanların çocukları çiftçilik
08:45yapmak istemiyor. Çünkü neden? Para kazanamıyor. Halbuki bu
08:48destekleri verseniz ııı robotik tarıma geçseniz o
08:52çiftçilerin çocukları bu niye tarım yapmasını kazandıktan
08:56sonra ama ama çoğunluğu mesela şehirde güvenlik görevisi
09:00olmayı tercih ediyor ya da bir telefon şirketinde çalışmayı
09:04tercih ediyor. Son yirmi iki yıldır hükümet tarafından
09:07bilse üretim önlük desteklerin hasat döneminden sonra ödenmesi
09:11bir sonraki yıl desteklerin ekimden sonra açıklanması
09:15çiftçilerin önlerini görmeden üretim yapmalarına neden
09:18olmuştu. Girdi fiyatlarına yükseliş özellikle mazot,
09:22gübre, yem, tohum gibi girdilerden alınan vergi yükü
09:26çiftçinin maliyetlerini yükseltmiş. Yüksek fiyatlar
09:29nedeniyle tüketici fiyatlarını dengelemek için hükümet başta
09:34buğday, canlı hayvan, et, süt tozu, pamuk, yağlı tohumla
09:39ithalatına giderek çiftçimizin üretim isteğini önemli ölçüde
09:44törpülemiştir. Bir örnek verecek olursak geçen hafta
09:49Mısır ithalatındaki yüzde yüz otuzluk gümrük vergisi bir
09:55milyon ton ithalat için yüzde beşe düşürülmüştür.
Yorumlar