- 2 yıl önce
Milli Çözüm Dergisi - Laiklik
Necati Akgül
www.millicozum.com
20 Mayıs 2016
No:96
Necati Akgül
www.millicozum.com
20 Mayıs 2016
No:96
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Bu konuda dersi işlemek üzere Necati Akgüdü Efendi'yi kürseye davet ediyoruz.
00:17Esselamu Aleyküm, hepiniz hoş geldiniz.
00:20Benim konumdaydık kavramının doğru tanımı ve uygun kurumlaşması, kelime ve kavramların yozlaştırılması,
00:39Yeni ulaşan sistemler ve medeniyetler, kendisinden önceki düzen ve dönem içerisinde kullanılan bir takım kelimelere yeni manalar yükleyerek özel kurumlar yanında orijinal kavramları da geliştirirler.
00:58Aslında hiçbir dil, lisan ne kadar zengin olursa olsun birbirinden farklı sistemlerin hepsine bir de tamamen yeni ve orijinal kelimeler veremezler.
01:13Öyleyse sistemler teşkil eden ve temsil eden unsurların ortak bir lisan disiplini oluşturması gerekir.
01:22Her sistem bu ortak kelimeleri alır, kendi amaçları istikametinde kullanır ve onlardan özel ve orijinal bir kelimeler ve kavramlar ağır idare getirir.
01:37İslam dini ve medeniyeti de cahiliye döneminde öteden beri bilinen ve konuşulan Allah, İslam, İman, Küfür, Nebi, Resul, Akıl, Kerem, Takva, Cihad gibi kelimelere
01:58öylesine yeni ve orijinal anlamlar yüklemiş ve öylesine yeni ve özel kavramlar meydana getirilmiştir ki,
02:06kıyamete kadar gelişen, bütün zamanlara ve bütün şartlara ışık tutacak ilmi, imani, ahlaki, siyasi ve iktisadi bütün sorunlara çözüm ve çare esası olacak bir değişme zorunları bütünün insanlığa hediye etmiştir.
02:25Yapılan ilmi araştırmalar, Kur'an'ın kelime hazinesi, kendisinden önceki cahiliye Arabistanındaki 3 ayrı ve farklı sistemin bir nevi birleşimi olduğunu,
02:40ancak bütün bu kelime kalıplarına yepyeni değişmez ve eskimez manalar doldurduğunu göstermektedir.
02:48Bunlar, 1- Saf ve sade bir hayat süren göçebe medenilerin kullandıkları kelimeler,
02:562- Mekke ve Medine'de yerleşik tüccar ve soyluların konuştukları kelimeler,
03:033- Arabistan'da yaşayan Yahudi ve Hristiyanların kullandıkları ve Arap diline kattıkları kelimeler.
03:12Örneğin, Allah ismi cahiliye Araplarınca da dinliyor ve kullanılıyordur.
03:20Ancak onların konuştuğu Allah kelimesi, Kur'an'daki Allah Celle Celaluhu kelimesinde çok farklı bir anlam taşıyor.
03:30Cahiliye Araplarına göre, Allah, yeri göğü yaratan ve diğer şefaatçi tanrılardan, put ve tavuklardan daha büyük olan,
03:41ancak etki ve yetki alanı sınırlı bulunan bir varlığı ifade ediyordu.
03:47Kur'an'daki Allah Celle Celaluhu kelimesi ise, öyle tanrılar din araştırısındaki baş tanrı değil, haşa,
03:54varlığı gerçek olan, her şey elinde ve emrinde bulunan, kudreti her şeyi kuşatan,
04:03kullarının imani, ahlaki, siyasi ve iktisadi hayatlarına ait kanun ve kurallar koyan, tek ve mutlak Rab'dir.
04:15Kur'an'da geçen, kitap, melek, nebi, resul, ahiret, takva, salat, zekat ve benzeri bütün kelime ve kavramlar,
04:26Allah ismiyle mutlaka irtibatlı ve çok çeşitli daireler içerisinde, bütün bunlar birbirleriyle bağlantılıdır.
04:36Yine Cehennem inancında, melekler, Yaradan'ın iteriğinde ve cinlerin üstünde bir varlık kabul ediliyor ve haşa,
04:46Allah'ın kızları olarak biliniyordu. Oysa Kur'an'daki melekler, Allah'ın mağlubu olan ve O'na kullukta bulunan murali varlıklardır.
05:00İslam öncesi Arap lisanında takva, hayvanların ve insanların dışarıdan gelecek tehdit ve tehlikelere karşı kendini koruma ve savunma davranışı anlamında kullanıldığı halde,
05:14Kur'an lisanında takva, her türlü küfür ve kötülükten sakınmayı ve gerçek manada Allah'tan korkmayı ve her haliyle O'na teslim olmayı ifade eden geniş ve genel bir kavramdır.
05:29Cahiliye döneminde küfür, kefere, bir gerçeği öpmek ve şükretmenin zıddı olarak nankörlük etmek manasında kullanıldığı halde,
05:42Kur'an lisanında ise imanın zıddı olan inkarı ifade eder ve çok önemli ve avlamlı bir anahtar kelimesidir.
05:51Cahiliye lisanında cihad, dünyalı şartlaşlar ve kuru kahramanlıklar için yapılan zorlu çabaları ifade ettiği halde,
06:01Kur'an'da ha ve adaleti hakim kılmak ve Allah'ın rızasına ulaşmak için yapılacak samimi ve ciddi gayret ve hizmetleri anlatır.
06:13Eski arapların köhret ve şehvet yolunda gösteriş için yapılan harcamalara kerem, cömertlik demelerine karşılığı,
06:23İslam bu düşünce ve davranışı fazilet değil bir rezalet kabul etmiş ve kerem kelimesine hiçbir karşılık beklemeden Allah rızası için yapılan iyilik ve ikram manasını yüklemiştir.
06:40Açıkça görülüyor ve anlaşılıyor ki, Kur'an dili İslam medeniyeti cahiliye döneminde kullanılan ve konuşulan kelime ve dinlere özel ve orijinal manalar yüklemiş ve yeni kavramlar türetmiştir.
06:56Arapların şaşıracak derecede zengin bir kelime hazinesine sahip olması ve mevcut kelimelerden yeni kelime ve kavramlar üretmeye de oldukça müsait bulunmasına bu işi kolay hale getirmiştir.
07:10Ama maalesef giderek Kur'an'dan uzaklaştıkça içten ve dıştan tahribatlar arttıkça zamanla İslami kavramların yozlaştığını ve içi boşalan cevizler gibi sadece kavramların kalıbı ve kabuğu olan kelimelerin elimizde kaldığını görüyoruz.
07:29Bugün üzülerek belirtelim ki, Müslümanlar arasında Allah, Peygamber, İslam, Cihad gibi kelimeler maalesef İslam öncesi cahiliye dönemi insanlarının kullandığı manalarla anlaşılmaya başlanmıştır.
07:46Pek çok Müslümana göre Allah, ibadet ve ahiret işleriyle uğraşan, ticaret, siyaset, memuriyet ve adalet konularına karışmayan, kızaca yeryüzünü tanıklara bırakan bir gök tanrısı gibidir.
08:01Yine bazı Müslümanlara göre Peygamber sadece güzel ahlak örneği sayılan ve Arap şehri gönlünde olan ve hele devlet ve hükümet işleriyle hiç alakası bulunmayan ve her işin mucizelerle yapan bir efsane kahramanı yerindedir.
08:21Kur'an ise yükseklerde korunan, ölüler ve hastalara okunan tılsımlı, esrarengiz, anlaşılmaz ve ulaşılmaz bir dua kitabıdır.
08:32Cihad, nefsini kurtarmak ve ibadet yapmak maksadıyla tenhalara kapanmak veya kurs binası ve cami inşası ile uğraşmaktır.
08:42Daha da beteri kardeş katliamlarının terörist oluşumlarını ve fesat odaklarının vahşi faaliyetleri cihad şeklinde sunulmaktadır.
08:53Hayır, mermi panolara ve büyük harflerine adını yazdırmak ve reklamını yaptırmak üzere para harcamaktır.
09:03Takva, çınar takva, sarık sarma ve cümle kuşanmak yani derviş rolü oynama ve göstermelik davranışlarda bulunmaktır.
09:13Masonları ve din istismarcılarını seçip iktidara getirmeye hikmet ve maslahat denilmiş, zalimlere ve batıl zihniyetlere boyun ekmekle tevekkül ve teslimiyet zannedilmiştir.
09:29Bu yanlış ve yozlaşmış değerleri ve anlam bakımından dejener olmuş kelimeleri yeniden gerçek amacına ve Kur'an'ı anlamına kavuşturmak ve insanımızı bu kavram kardeşlerinden kurtarmak ise ilim ve cihad erbabının vazifesi ve çilesi budur.
09:50Öyleyse bu kelimelerin ıslahı ve evrensel boyut kazandırılması lazımdır ve zaten demokrasi ve laikliği amaç değil, araçtır.
10:07Toplumda beğeni kazanmış ve hatta insanlığın genel beklentisi halini almış bazı doğru kelimeler kötü niyetli insanlar tarafından yanlış manalarla doldurulup şeytani maksatlar için istismar edilmektedir.
10:24Bugün bunların başında demokrasi ve laiklik gelmektedir.
10:29Halbuki mesela hukuk kavramının evrensel kurallara ve beşerli bir icma, evrensel konsensus ile kabul edilmiş temel ve tabi esaslara dayanması gerektiği gibi demokrasi ve laikliğin de böylesine genel ve gerekli bazı kurum ve kavramlara uyması lazım gelir.
10:52Nasıl ki oyun sahalarının ve kale direklerinin boyutlarını ve futbolun kurallarını Türkiye şartlarına göre değiştiremez, değiştirmemiz mümkün değilse demokrasi, özgürlük ve insan hakları gibi kurum ve kavramları da keyfimize göre eğip bükmemiz, bunları sadece kendimize reva görmemiz bir çifte standart ve artmaksat ifadesidir.
11:20Evet, Türkiye'de demokrasi ve laiklik açıkça istismar ve suni istimal edilmektedir.
11:28Ülkenin büyük çoğunluğunu oluşturan Müslümanlara inandığı gibi yaşama ve İslam'ın kurallarını uygulama hakkı verilmemektedir.
11:38Evet, kanaatince çok kullanılan demokrasi ve laiklik gibi kelimelerin artık izahı ve ıslahı gerekmektedir.
11:49Yeniden yorumlanması bir ihtiyaç haline gelmiştir.
11:53Her türlü istismar ve suni istimalden korunacak şekilde sağlam kalıplara ve tadımlara kavuşturulması icap etmektedir.
12:03Bilindiği gibi toplumların arzuladığı ve uğraşmaya çalıştığı bazı değerleri ve dengeleri ifade etmek için yeni kelimeler ve kavramlar üretilmiştir.
12:15İşte laiklik ve demokrasi de bunlardan birisidir.
12:20Laiklik, devlet düzenini din adamları sınıfının ve din istismarının güdümünden kurtarmak,
12:28farklı din ve mezhep mensuplarını birlikte barış içinde yaşama şartlarını hazırlamak,
12:35amacını ve anlamını belirten evrensel bir kurul ve kavram olarak düşünülmektedir ve işlenmektedir.
12:42Ki bu anlamda güzel ve gereklidir.
12:46Demokrasi ise halkın her kesiminin aktif ve etkin olarak yönetime katılması,
12:53zorbaların ve devrim yuvazlarının köleliğinde kurtarılması ve insanoğluna yakışan bir hürriyet ve haysiyet ortamının hazırlanması,
13:05heves ve hayalinin bir simgesi olarak diye getirilmektedir ki bu amaçla önemli ve önceliklidir.
13:13Bu iki anlam ve amaç temelde İslam'ın ruhuna da uygun düşmektedir.
13:20Dinde zorlanma yoktur.
13:23Çünkü doğru ile yanlış açıklanmıştır.
13:27Bakara Suresi 206. Ayeti
13:30Ve sizin dininiz size, benim dinim banadır.
13:35Kafirun Suresi 6. Ayetleri
13:37Bu amaçtaki laikliğe, onların yönetim işleri aralarında şuura, danışma ve dayatışma iledir.
13:47Bir haksızlığa uğradıkları zaman yardımlaşacak ve haklarını koruyacak kurum götürüyorlar, oluşturmaktadırlar.
13:56Şura Suresi 38-39. Ayetleri ise yine bu anlamdaki demokrasiye uygun görünmektedir.
14:05Ne var ki, özellikle ülkemizde maalesef bugüne kadar laiklik adına bazılarınca din düşmanlığı yapılmış,
14:14zindanlar hayattan ve hükümetten dışlanmış ve laiklik, dine baskı hükümeti veya dine karşı olanların hakimiyeti şeklinde uygulanmıştır.
14:26İşte bu yanlış ve haksız uygulamalar yüzündendir ki, laiklik denince bazı kesimlerin kafasında hemen din düşmanlığı algılanmaktadır.
14:36Ve yine demokrasi, pek çok ülkede ve Türkiye'mizde diktatörlüğün saltanat yerine seçimle yürütülmesi,
14:45krallığın firavunlardan kanunlara sömürücü sermaye varımlarına devredilmesi,
14:52mutlu bir azınlığı demokrat köleler yapılan çoğunluğa hükmetmesi şeklinde yozlaştırılmıştır.
14:59Bu yanlış ve yozlaştırılmış uygulamalara rağmen laiklik ve demokrasi hala insanlığın ortak hayali ve idali konumundadır.
15:10Yani insanlığı, din, devlet barışmasını ve farklı dinden bir arada yaşamasını haklı olarak arzulamaktadır.
15:22Öyleyse gerçek ilim ve fikir adamlarına gereken, ilahiyatçı yazar ve araştırmacılara düşen,
15:30insanlığın bugüne kadar laiklik ve demokrasi diye arayıp da bulamadığı,
15:35arzulayıp da bir türlü ulaşamadığı değerlerin ve dengelerin İslam'da bulunduğunu anlamak ve anlatmaktır.
15:50Bu ilmi ve insani gerçekleri ve bu İslam'ın doğruları ve değerleri ise
15:57bugün insanlığın ortak malı konumunda olan ve herkes tarafından kullanılan ve savunulan
16:04laiklik ve demokrasi gibi evrensel kelimelerle açıklamamız daha uygun olacaktır.
16:10Yani demokrasi ve laikliği yeniden yorumlamamız lazımdır.
16:15Daha doğrusu bu kelime kalıplarına ilmi ve insani olan asıl manalarını yerleştirip topluma sunmamız bir ihtiyaçtır.
16:27Böylece hem zaten bilinen ve peşinden kabul edilen evrensel kelimelerle
16:35gerçekleri ve insani gerekleri, ihtiyaçları anlatmamız kolaylaşacaktır
16:42ve hem de İslam'ın sil kökünden barış ve bereket medeniyeti olarak evrensel bir grup kazanması
16:51ve insanlığın ortak değerleri haline alması mümkün olacaktır.
16:56Öyleyse bu kelimelerden korkmak ve kaçmak anlamsızdır.
17:03Ve zaten insanların bildiği ve benzediği bazı ortak kelimelerle onlara yaklaşmak
17:09Kur'an'ın hükmü ve tebliğin şartıdır.
17:14Bu nedenle laiklik ve demokrasi bir evrensel boyut ve beğeni kazanmış kelime ve kavramları
17:22yozlaşmaktan ve yanlış uygulamaktan kurtarıp
17:27bunların izahına ve ıslahına çalışmak ve ilmi temellere oturtmak hem gerekli hem de güzeldir.
17:35Evet, İslam insanlar arasında adalet ve hürriyeti gerçekleştirmek için gelmiştir.
17:44Bütün peygamberler de bununla görevlidir.
17:48Öyleyse laiklik zulümdür, demokrasi küfürdür gibi yanlış ve yakışırtsız yorumlara girişmek,
17:57kolaycı ve karıştırıcı, kolaycı ve kaçırıcı davranışlara yönelmek herhalde zararlıdır ve tebliğ metoduna aykırıdır.
18:07Bu nedenle laiklik ve demokrasi gibi kelimeleri suçlu ve sorunu tutup savaş açmak
18:15veya bunlardan korkup kaçmak anlamsızdır.
18:19Hem bakınız, laikliği, dün din düşmanlığı, demokrasiyi ise sermaye krallığı şeklinde uygulayan
18:27bazı hain ve zalim çevreler din, iman, Allah, peygamber, hak, hukuk gibi
18:35İslami ve insani kelimeleri kullanmaktan asla çekinmemektedir.
18:42Bu doğru ve değerli kelimeleri yanlış ve değersiz amaçlar için sıkça kullanıp istismar etmektedir.
18:50Ve bu mühim ve mübarek kalıplarının içini boşaltıp batığı ve bozuk manalar yüklenmektedir.
18:59Öyleyse laiklik ve demokrasi gibi çağdaş ve emresel kembe ve kavramlara da bizim sahip çıkmamız
19:07ve bunları ilmi ve insani temel ve tanımlara kavuşturmamız oldukça önemlidir ve gereklidir.
19:15Ancak ne var ki kendi halkına güvenmeyen, sandıkta tecelli eden milli iradeye saygı göstermeyen
19:23despot ve dayatmacı zihniyetlerin gerçekten demokrat oldukları ve demokrasiyi uyguladıkları hiç görülmemiştir.
19:32Zira demokrasi halkın kendi kendini idare etmesi, milli inanç ve ideallerini gerçekleştirmek ve büyütmek istemesidir.
19:43Bir milleti millet yapan diye ve dinamiklere düşman olanlar o milletin tercihine ve hür seçimine nasıl saygı göstereceklerdir?
19:53Bu kafalar mafya diktatörlerine ve masum biraderlerine asla karşı gelemeyecektir.
20:01Bunlar demokrasi diye zulüm ve sömürük düzenlerini yürütmek isteyenlerdir.
20:08Layıklık tanınmalı ve herkesin anlayacağı bir Türkçe ile yazılmalıdır.
20:15Anayasamızın 24. maddesi layıklığın temel esaslarını ortaya koymaktadır.
20:21Ama bunlar kapalıdır ve istismara müsait durumdadır.
20:27Oysa anayasa hükümlerini okuyan herkesin aynı şeyleri anlayacağı biçimde açık ve kesin bir dille ve Türkçe ile yazılması esastır.
20:38Bu nedenle layıklığın 24. maddesindeki temel esaslara uygun olarak yeniden ve Türkçe yazılması,
20:46farklı kesim ve görüşlerden uzmanların ortak bir konsensus ile ortaya koyacağı bir tanım hazırlanması artık zorunlu bir ihtiyaçtır.
20:57Layıklığın doğum yeri kabul edilen Fransa'da başörtüsü sorunuyla ilgili tartışmalar üzerine layıklığı araştırma komisyonu kurulduğu temel haberleriyle dinlemişsinizdir.
21:16Yani Fransa bile layıklığın ne olduğu konusunda hala net bir tanım yapabilmiş değildir.
21:25Zaten dünyanın hiçbir ülkesinde layıklık kavramının kesin ve açık bir tarifi yapılmadığı gibi adil bir tatbiki de gösterilmemiştir.
21:36Erbakan Hoca'nın gel anayasamıza layıklığın tanımını ve Türkçe karşılığını yazalım teklifi hep duymazlıktan gelinmiştir.
21:47Çünkü kötü niyetli ve bozuk niyetli bir kesim İslam düşmanlığı yapabilmek için layıklığın hep böyle mutlak kalmasını istemiştir.
21:58Layıklık, din hizmetleriyle devlet işlerinin birbirinden ayrılması ise yerindedir.
22:06Layıklık, farklı din ve mezhep mensuplarına devletin ve adaletin aynı mesafede kalması ise güzeldir.
22:15Layıklık, değişik din ve düşünceye sahip kesimlerin birlikte hoşgörü ve barış içerisinde yaşama şartlarının hazırlanması ise tabii ki gereklidir.
22:27Layıklık, devletin ve düzenin belli bir inancın veya din adamları sınıfının güdümüne bırakılmaması ise elbette isabetlidir.
22:37Layıklık, herhangi bir dile veya dinsizliğe mensup olmanın devlet ve hukuk önünde ne özel bir imtiyaz ve hürmet ne de kasıtlı bir mağduriyet ve mahrumiyet nedeni sayılmaması ise her halde sahiplenmelidir.
22:55Ancak, layıklık bir ülkenin anayasaları yapılırken ve diğer gerekli kanun ve kurumları hazırlanırken,
23:02toplumu oluşturan unsurların ve hele kayınçoğunluğun dinini, manevi değerlerini, gelenek ve göreneklerini,
23:11öfke adetlerini hiç hesaba katmama, esas almama şeklinde ifade edilmek isteniyorsa bu hem imkansızdır, hem haksızlıktır, hem yararsızdır.
23:23Üstelik doğal ve sosyal kanunlara aykırıdır.
23:28Ve zaten layıklığın böyle anlaşılıp uygulandığı tek bir ülke dahi yoktur.
23:34Çünkü halkın kimliğini, kültürünü ve hayat tarzını şekillendiren en önemli etken olan dini dışlayarak hazırlanmış ve halka olaylatılmış despotik düzenler dışında tek bir demokratik örnek bulunamayacaktır.
23:52Ve bu açıdan bakıldığında halihazır anayasamızdaki Diyanet Teşkilatı Kurumu kanunları ve uygulaması da layıklığa aykırıdır.
24:02Ve devletin temel nizam kısmen de olsa dini temellere dayandırma suçlamasının muhadabı konumundadır.
24:11Halbuki hukuk halk içindir.
24:15Halkın inancını ve manevi ihtiyacını hesaba katmayan ve özellikle İslam korkusu aldığı her şeye düşman tavrı takınan bir anlayış ve yaklaşım layıklıktır, dinsizliktir ve davallıktır.
24:35Çünkü böyle bir yanlış ve tutarsız bir uyarlama ve uygulama önce devlet millet barışını bozacak, din devlet zıtlatmasını ve çatışmasını doğuracak, ülkede huzur ve güven ortamını sarsacak,
24:51ekonomiden eğitime, yatırımdan üretime, sanattan kültüre hem yönü kalkınmayı ve hayırda yarışmayı ortadan kaldıracak ve nihayet o ülkeyi dış güçlerin yarı sömürgesi, sömürge sahası, hükümetleri izen uzaktan kumandalı kuplası durumuna sokacaktır.
25:15Öyleyse acilen ve kesinlikle evrensel hüküm kurallarına, temel ve genel insan haklarına, toplumumuzun tabii yapısına ve tarihi mirasına, halkımızın inanç ve ahlak esaslarına uygun olarak layıklığın tanımı ile ilgili ilmi ve otoriterlerce tanımı mutlaka yapılmalı
25:43ve bu Türkçe takipte anayasamıza yazılmalıdır ki her önüne gelen layıklığı keyfince yorumlayıp gözlaştırmasın ve hele bu layıklığı İslam düşmanlığı şeklinde uygulanmasın.
25:57Savcılarımız ve hakimlerimiz de hangi temel yasalara ve hangi genel esaslara dayanarak karar vereceği konusunda sıkıntı ve şaşkınlık yaşamasın.
26:10Bu arada şunu da hatırlatalım ki Atatürk Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nu o dönemde Türkiye'de yaygınlaşan ve kendi dilleriyle eğitim yapıp Hristiyan kültürünü aşılayan yabancı okulların tahribatından,
26:26geçimimizi kurtarmayı ve milli eğitim programlarıyla neslimizi koruma altına almaya başlamıştır. Ama ondan sonra gelen de Atatürk'ün çıkardığı bu yasayı tam aksine milli ve manevi eğitim veren imam hatiplere karşı kullanmaya başlamıştır.
26:47Aslında adil bir düzende ve asil bir yönetimde bütün okullarda kendi seviye ve statüsünde milli ve manevi değerle en ilmi ve etkili metotlarla öğretileceğinde bugünkü sıkıntıların çoğu kendiliğinden ortadan kalkacaktır.
27:06Çünkü adil düzen bilinen mezhep ve meşhep tahassülü ile değil, genel İslam'ın prensipler ve temel insanın gereksinler doğrultusunda hazırlanmıştır.
27:18Sünnilerin de, Şiilerin de, dindar kesimlerin de, kalenderlerin de ortak ihtiyacıdır.
27:28Cumhuriyet ve demokrasi gibi kavramların adı aynı ama tadı çok farklı olup onlarca çeşit uygulamaları olduğu gibi laikliğin de genelde üç türlü ve birbirine aykırı algılamaları vardır.
27:44Bir, ateist laiklik, çöken komünist Rusya'da olduğu gibi her türlü dini inanış ve yaşayışı hem devlette hem mabette hem ailede rahatla fertten beyinlerden dışlama ve yasaklama anlayışıdır.
28:02Ve tabi çok kısa zamanda çürümek ve çökmekle sonuçlanmıştır.
28:08İki, bizantinist laiklik, dini kavram ve kurumları devletin kontrolüne ve hizmetine uygun olarak kısıtlama ve basit bir inanç olarak kullanma mantığı ve münafıklarıdır.
28:23Üç, realist laiklik, ilmi gerçeklere ve insani değerlere uygun şekilde din işleriyle devlet hizmetlerinin birbirine karıştırılmadığı ve din ile devletin birbirine düşman olup çatışmadığı ve zıtlaşmadığı,
28:41C, din ve devletin barıştığı ve her birinin kendi sahasında vatandaşa hizmet yarışı yaptığı en doğru ve dürüst yaklaşımdır.
28:51Türkiye'de biz milli görüşçülerin ve adil düzencilerin savunduğu işte bu ilmi ve insani anlayıştır.
29:09Yani amaat insandır, din de, devlet de insana hizmet için bilen araçtır.
29:22Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın laiklik anlayışı da bu doğrultudadır.
29:31Müslümanların bizatihi kendisi laiktir.
29:36Açın Sultan Fatih'in İstanbul'un fethinin arkasında çıkardığı beyanlamayı okuyun.
29:43Galata'daki Cenevizlere dahi bütün haklarınız benim teminatım altındadır.
29:49Her türlü inanç hürriyetine sahipsiniz.
29:53Patrikhaneye her türlü hizmetine devam edecektir demiştir.
29:58Hz. Ömer efendimizin Kudüs'ü terk ettiği zamanki beyanatına bakın.
30:03Herkes kendi dininde serbesttir.
30:07Her inanç sahibi kendi ibadetini muntazam yapacak, rahatlıkla yerine getirecektir.
30:14Sizin korunucunuz benim demiştir.
30:18Selahaddin Eyyubi Kudüs'ü aldığı toprağa aynı şekilde hepimizin inancının teminatı benim demiştir.
30:28Bizim tarihimiz hep bunlarla doludur.
30:32Dünya alem kulağa şahittir.
30:35Bunun için Müslümanlık içindedir bizzat laiklik.
30:40Aslında Müslümanlık varken ayrıca laiklik diye bir şey aramamız bile gereksizdir.
30:47Müslümanlık her zaman herkesin dinine sahibi göstermektir.
30:52Bakınız Müslümanlıkta hiçbir zaman şahısların dine ait kurallara aykırı hareket etmesiyle ilgili bir cezai müeyyide getirilmemiştir.
31:03Kur'an-ı Kerim'de iki tane nizam vardır.
31:07Bir genel insanlık nizamı.
31:10Bu genel insanlık nizamında müsaade edilenler var, yasak edilenler var.
31:15Yasak edilenler nedir?
31:18Adam öldürmek, yana yere şahitlik etmek, çeşitli ahlaksızlıklara yönelmek, ızvena olsa tecavüze yırtılmak.
31:28Bütün bunların hepsinin ve her din için eşit oranda cezası vardır.
31:34Ama namaz kılmamışsa bunun bir cezası yoktur.
31:39Çünkü bu Allah'la kul arasındadır.
31:41Ancak bu durumda Müslümanlar için tavsiye vardır.
31:46O da tatlı dille yapılacaktır.
31:49Namazını kılarsan yarın şu sevabı alırsın diye yönelecektir.
31:55Benim konumumuz da bitti.
31:58Hepinizi güvendiğim için teşekkür ederim.
Yorumlar