00:00Sınırları bir dönem Afrika'dan Avrupa'nın ve Asya'nın ücra
00:06köşelerine uzanan devletlerimizde himayemiz
00:09altında yaşayan farklı inançlardan milyonlarca insanı
00:14barış, huzur ve esenlik içinde yönettik. Tarihte kurduğumuz
00:20devletlerin iki taşıyıcı şutunu oldu. Bunlardan ilki
00:28mülkün temeli olan adalet diğeri de merhametti. Aynı
00:36durum bugün de geçerlidir. Türkiye bir hukuk devletidir.
00:41Medeniyetimizde bir merhamet medeniyetidir. Adaleti
00:48yücelttiğimiz ölçüde devleti yüceltir. Merhametle muamele
00:54ettiğimiz ölçüde insanımızla devletimiz arasındaki bağı
01:00sağlamlaştırırız. Devlet ile millet arasındaki mesafe
01:05açılırsa o zaman da kamu olarak yaptığımız hizmetlerin hiçbir
01:11anlamı olmaz. Biz her iki tecrübeyi de yakın tarihinde
01:17yaşamış bir ülkeyiz. Bakınız devletle millet arasında
01:24duvarlar ören devletle milleti farklı konumlara yerleştiren
01:30elitist zihniyetin ülkemize çok büyük zararları oldu. Milli
01:37iradenin askıya alındığı dönemlerde devlet
01:41vatandaşlarının bir kısmını tehdit kaynağı olarak gördü.
01:46Dış görünüşüyle, kılık kıyafetiyle, kadınların
01:50başörtüsü, erkeklerin saçı ve sakalıyla çok uğraştılar.
01:58İrticacı, takunyalı, tarikatçı, cemaatçi, layık, antilayık,
02:06ilerici, gerici diyerek insanlarımızı birbirine
02:11düşürmeye çalıştılar. Sırf inancını özgürce yaşamak
02:16istediği için sırf anasının dilini konuştuğu için
02:20milyonlarca vatandaşımız ötekileştirildi, ötelendi,
02:26maalesef haksızlığa ve hukuksuzluğa maruz bırakıldı.
02:31Bunun bedelini ise demokrasimiz ödedi. Devletimiz ve milletimiz
02:37ödedi. Bir gerçeği sizlere burada tekrar hatırlatmak
02:42istiyorum. Vatandaşına üstten bakan vatandaşların bir
02:48kısmını tehdit kaynağı gören bürokratik oligarşinin devlet
02:54tasavvurumuzda yeri yoktur.
Yorumlar