00:00Sayın katılımcılar, değerli dostlar SODEB'in otuzuncu
00:17yılında Sosyal Demokrasi ve Türkiye başlıklı panel
00:20serimizin Ankara'daki bu güzel etkinliğine hepiniz hoş
00:24geldiniz, şeref verdiniz. Sosyal Demokrasi Vakfı bin
00:28dokuz yüz doksan dört yılında yüz yedi aydın sanatçı,
00:33düşünür, fikir insanı ve siyasetçi tarafından kurulmuş
00:37Türkiye'nin en köklü düşünce kuruluşlarından bir tanesi.
00:41Takdir edersiniz ki böyle kurumların çok uzun yıllar
00:45ayakta kalması eee pek kolay bir iş değil. Biz bu yıl
00:49otuzuncu yılımızı kutluyoruz ve bunca uzun süre ayakta kalmak
00:53sosyal demokrasinin savunucusu olma istiyonunu sürdürmekte
00:58eee bizim için çok büyük bir onur. Eee ve bununla gurur
01:03duyuyoruz. SODEB olarak iki temel amacımız var. Bir tanesi
01:06sosyal demokrasiyi toplumda yaygınlaştırmak ve tabana
01:10yaymak. Diğeri de toplumsal muhalefete güç vermek. Bu
01:15doğrultuda yıllar içerisinde yüzlerce panel, söyleşi,
01:21konferans, atölye çalışması eee gerçekleştirdik. Sosyal adalet
01:27ve eşitlik mücadelesinin her zaman eee en ön saflarında yer
01:32aldık. Bugün de SODEB olarak çok eee değerli eee bir
01:36etkinlik düzenlediğimizi eee Ankara'da düşünüyoruz.
01:39Öncelikle panelimizin eee alanında en saygın eee
01:43konuşmacılarına bizleri Çankaya'da ağırlayan çok
01:47değerli Çankaya Belediye Başkanımıza emeği geçen ekip
01:51arkadaşlarıma ve bu etkinliği anlamlı kılan siz değerli
01:55konuklara teşekkür ederim. Kıymetli konuklar, sevgili
02:00Çankayalılar, değerli hocalarımız, sayın genel
02:02sekreterimiz bugün Ankara'da Çankaya'mızda Sosyal Demokrasi
02:08Vakfı'nın otuzuncu yılı etkinlikleri kapsamında
02:11düzenlenen eee Sosyal Demokrasi ve Türkiye etkinliklerinin
02:17önemli bir parçasını oluşturduğunu düşündüğümüz
02:20inandığımız bu güzel bu kıymetli panelde bizlerle
02:24birlikte olmanızdan çok büyük bir mutluluk duyuyoruz. Sizleri
02:27burada ağırlamaktan, konuk etmekten çok büyük bir mutluluk
02:30duyuyoruz. Hepiniz hoş geldiniz.
02:35Aslında Türkiye'de geçmişten bugüne uzun yıllardır
02:40tartışılan ve en büyük sorunların başında görülen eee
02:45iki başlığı ele alıyoruz. Ekonomik kriz ve adalet
02:49arayışı. Ve aslında bu sorunların çözümü de bu güzel
02:53etkinliği düzenleyen vakfımızın adında gizli, adında
02:57saklı diye düşünüyorum. O da Sosyal Demokrasi. Çünkü Sosyal
03:00Demokratlar geçmişten bugüne eşitlikten, özgürlükten,
03:04adaletten ve dayanışmadan yana tutumlarıyla hem Türkiye'de hem
03:09dünyada en doğru yönetim biçiminde savuncusu
03:13olmuşlardır. Ve Sosyal Demokratların tarihinde Sosyal
03:17Demokrasi'nin tarihine baktığımızda eee zenginleşen
03:23azınlığa karşı eee yoksullaşan çoğunluğunda bir mücadele
03:28tarihini görmüş oluyoruz. Bu bağlamda ben panelimizin çok
03:33kıymetli konuşmacılarının eee hem Türkiye'nin bugünkü
03:36sorunlarına çözüm önerileri anlamında kıymetli görüşlerinden
03:40faydalanacağımızı hem de aynı zamanda bundan sonra yeni
03:44dönemde cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında artık giderek
03:48değişimi gördüğümüz, inandığımız ve ikselleştirerek
03:52yaşadığımız bu süreçte yeni dönemde yeni yönetimde bu
03:55sorunların nasıl aşılacağına ilişkinde çok kıymetli bir eee
03:59bilgi birikim aktarımı paylaşımı olacağını
04:02düşünüyorum. Tekrar burada bugün bizlerle birlikte
04:04olduğunuz için sizlere kıymetli eee konuşmacılarımıza
04:08panelistlerimize ve bu güzel etkinliği düzenleyen Sosyal
04:11Demokrasi Vakfı'mıza çok teşekkür ediyorum. Verimli bir
04:15toplantı olmasını, panel olmasını diliyorum.
04:17Saygılarımla efendim.
04:23Tabii yarım saatte Türkiye'nin içinde bulunduğu çoklu krizi
04:28hakkıyla tarif etmek, tarif edilen bu kriz üzerinden buna
04:32çözüm önerilerinin hepsini bütün detayıyla paylaşmak
04:35maalesef mümkün değil. Çünkü kriz artık bir toplumsal
04:40bunalımla birlikte çok derinleşmiş ve hayatın her
04:43alanına sirayet eden biraz önce hocamın da söylediği gibi tek
04:48boyutla irdelenemeyecek bir bir hal almış vaziyette. Bu nedenle
04:52ben hem içinde tahlil olan hem de bu tahlilin imkan verdiği
04:57Sosyal Demokrat politikaları ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak
05:00bizim de hem iktidar alanımızdan uyguladığımız hem
05:04de uygulamak konusunda bir irade ortaya koyduğumuz ve
05:08sonra iktidar alanımızın genişlediği yerde de yapmaya
05:11devam edeceğimiz politikaları da paylaşıyor olacağım. Eee panelin
05:16zamanlaması ve içeriği hakikaten çok anlamlı. Bunun
05:20altını çizerek başlamak istiyorum. Esasında hocam
05:23burada benim de ifade etmek istediğim ve önemsediğim bir
05:26şeyi en baştan söyledim. Birincisi sonuçta hepimiz bu
05:30toplumun bir parçasıyız. Içinde yaşıyor olduğumuz durumun çoklu
05:36bir kriz olduğu ama bu çoklu krizin içerisinde iki temel
05:40konunun öne çıktığını her birimiz günlük hayatımızın
05:44içerisinden dolayısıyla halk olarak hayatımızın içinden
05:48görüyoruz. Bir yandan da anketlerle kamuoyu
05:50yoklamalarıyla yapılan ölçümlerde iki kavramın öne
05:54çıktığını gösteriyor. Adalet ve ekonomi. Dolayısıyla her ne
05:59kadar birazdan bunların detayına gireceğiz ve o çokluk
06:02içerisinde ekonomi ve adalet kavramında bir araya gelen ve
06:07çözüm gerektiren çok farklı alt başlıkların olduğunu söyleyecek
06:10olsak da en nihayetinde bu iki temel kavramdaki ihtiyacı
06:15gidermeden yol almanın mümkün olmayacağı bir yıkımın
06:18içerisindeyiz. Eee bu bütüncüllüğü sadece krizin çok
06:23farklı boyutları olması üzerinden değil aynı zamanda
06:27adalet kavramının da çok boyutlu olduğu gerçeğiyle
06:30günden güne tanışıyor olduğumuz ve on yıllara
06:33yayılmış bir demokrasi ve adalet mücadelesiyle de hep
06:37birlikte karşı koymaya çalıştığımız bir yıkımı da
06:40tarif ediyoruz. Yani adalet kavramının da bütüncüllüğünü
06:44gözeten ve politika üretiminde bu bütüncüllüğü görmezden
06:48gelmeyen bir anlayışa ihtiyaç var. Yani bir yandan hak
06:52savunucularının can atalayın tayfun kahramanın kamu yararı
06:56gözeten çalışmaları yürütmeleri nedeniyle hiçbir hukuki
07:00gerekçesi olmaksızın içeride tutulduğu bir Türkiye bir
07:03yanıyla sosyal adaletsizliğin her alana sirayet etmiş olduğu
07:08bir Türkiye bir yanıyla siyasi görüşleri nedeniyle baskı
07:12altına alınan hapsedilen çoklarca insanın olduğu bir
07:16Türkiye bir yanıyla hukuksuzluğun bir siyasi araç
07:20haline dönüştürüldüğü dolayısıyla adaletsizliğin her
07:24yere sirayet ettiği bir Türkiye bir yanıyla hak mücadelesi
07:28veren ve sendikalaşma hakkını kullanan emekçinin bu hakkının
07:33gasp edildiği hakkını kullandığı için şiddet
07:36gördüğü bir Türkiye. Dolayısıyla her ne kadar biz
07:39bugünkü konuşmamız içerisinde sosyal adalet vurgusunu öne
07:42çıkartacak olsak da şunu gözden kaçırmamamız gerekiyor.
07:46Siyaseten araçsallaştırılmış bir hukuk düzeni içerisinde bu
07:51hukuksuzlukların yarattığı siyasi adaletsizlikler temel
07:55haklardan yoksun bırakılan bir toplum sosyal ve ekonomik
07:58haklardan da yoksun bırakılan bir toplumun adalet
08:02mücadelesinin bu bütüncülüğü gözetmesi gerekiyor. Sadece bir
08:06parçası için mücadele eden bir sürecin sonuca evrilmesi
08:11mümkün değil. Bu bütüncülüğü bilen bir siyasi iradeyi ortaya
08:14koymak gerektiği ve ekonomik programın da bu bütüncülüğü
08:18gözetmesi gerektiği aşikar. Dolayısıyla bizim ortaya
08:21koyduğumuz ve koymak konusunda kararlılık gösterdiğimiz
08:24perspektif işte bu bütüncülüğe dayanıyor. Bir diğer konuda
08:28ekonomi ve adaletin birbirine etkileyen yani iki yönlü bir
08:32etkileşim olduğu gerçeğinden de hareket etmek gerekiyor.
08:35Adaletin olmadığı hukuk sisteminin işlemediği bir
08:39toplumda ekonomik düzenin de sağlıklı işlemesi büyüme
08:43yaratsa bile bunun refah yaratmasının mümkün olmadığı
08:47gerçeğini bizzat Türkiye'de yıllardır hep birlikte içinde
08:51olarak yaşıyoruz. Bunun için bu işin bilimini yapmış olmaya
08:54gerek olmayan bir günlük gerçekliğe dönüşmüş vaziyette.
08:57Öte yanıyla da ekonominin ekonomi politik çerçevesinden
09:02refah üreten buna adil paylaşan ve kalkınmayı gözeten bir
09:07perspektif olmadan uygulandığı koşullarda da adaletin
09:11ortaya çıkamayacağı hukuktan bahsedilemeyeceği de bir gerçek
09:15yine bu da Türkiye'de maalesef hepimizin deneyimle görmüş
09:19olduğu bir bütüncüllüğe ve çok boyutlu bir krize çözümün çok
09:25boyutlu ve bütüncül bir perspektifle çözülebileceğine
09:28dair gerçeği de karşınıza çıkartıyor. Bence bu çoklu ve
09:32bütüncüllük ihtiyacı perspektifinin yanı sıra ııı hem
09:36konu hem zamanlama önemli derken şuna da vurgu yapma ihtiyacı
09:40duyuyorum. Türkiye'de adaletsizliğin çok
09:43derinleşmiş olduğu bütün bu boyutlarda ekonomik düzenin
09:47çarpıklığının maliyetlerinin çok artmış olduğu bir
09:50gerçeklik yaşıyoruz ve bu gerçekliğin içerisinde bunlara
09:55da araksallaştırarak otoriterleşen bir siyasi
09:58iktidarla karşı karşıyayız.
Yorumlar