Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 yıl önce

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Sevgili Sarıyer Söz gazetesi takipçileri, son günlerde yaşanan olayları ne yazık ki acı bir şekilde takip ediyoruz ve bunlardan derin bir üzüntü duyuyoruz.
00:08Toplumda bir şiddet sarmalı oluşturulduğu algısı yöneliyor. Bizler de bugün hukukçu Dr. Ali Yüksel ile konuşacağız.
00:14Ali Bey öncelikle bizleri burada ağırladığınız için teşekkür ediyorum.
00:17Aykut Bey yayınlar diliyorum. Sarıyer Söz yayın grubu gerçekten son zamanlarda böyle Sarıyer'i hatta Sarıyer'i aşan, İstanbul'u kapseyan yayınlar yapıyor.
00:27Bu da yayıncılık zor, emek veren bir iş. Seviyeli yapıyorsunuz. Tebrik ediyorum. Hoş geldiniz diyorum.
00:32Aslında bugün güzel konulardan konuşmayı sizinle çok isterdik ancak son günlerde sizlerin de takip ettiği gibi ne yazık ki toplumda infial oluşturan olaylara şahit oluyoruz.
00:41İşte narin gülen cinayetiyle başlayıp akabinde bir polisimizin şehit edilmesi, arkasından iki kız evladımızın Fatih'te vahşice katledilmesi.
00:49Sosyal medyada da ister istemez bu durumlar yankı bulduğu zaman bir algı çalışması da olabiliyor.
00:54Bunda haklı da olabilirler. Bugün aslında size onu da sormak istiyorum.
00:57Toplumda bir cezasızlık algısı var. Toplumda bir cezasızlık var mı? Hukuki bir boşluk mevcut mu?
01:03Aslında toplumda bir cezasızlık algısı oluştu. Bu şundan kaynaklanıyor.
01:07Bizde Cumhuriyet döneminde evvelden tabi vardır ama çok aflar çıktı. Bu aflar değişik şeylerde olabiliyor.
01:13Bazen imar affoluyor, bazen ceza affoluyor, bazen banka borcu affoluyor.
01:18Af aslında temelde baktığımız zaman üst gücün daha altta olan bir kesimi hak etmediği halde bir şeyi bağışlaması oluyor ki
01:26çok da fazla özenecek bir şey değil çünkü afın kendisi bir suçluluk içeriyor.
01:30Bu açıdan baktığımız zaman aflar doğru değil. Yani af varsa eğer iki şeyi sorgulaman lazım.
01:36Ya af gereğini ortaya çıkaran sebepler oluşturuyorsun ve kendin suçlusun ki bir kesimi haksız cezalandırdım.
01:43Haksız bu sonuca yol açtım. Ben bunu gidermem lazım.
01:46Ya da hak ettiği halde bir kesimi cezalandıramıyorsan cezalandırma yetisini kendine bulmuyorsun ki affediyorsun.
01:53Veya affı bir rüşvet olarak kullanıyorsun. Üçü de olabilir. Değişik zamanlarda üçü de olmuştur da zaten.
01:59Şimdi özellikle suçlarla ilgili aflara geldiğimiz zaman şunu görüyoruz.
02:03Bir kere Türkiye'de, Türkiye'nin ceza kanunları özellikle Osmanlı zamanından beri İtalyan,
02:09önce Fransa sonra İtalyan ceza kanunları var. İtalyan Roma ceza kanunları var.
02:13Roma ceza kanunlarının da, İtalyan ceza kanunlarının da büyük kısmı Faşist İtalya döneminde kurgulanmış kanunlardı.
02:19Bu kanunlar, Faşist ceza kanunu Türkiye'de uygulandı çok uzun yıllar.
02:23Bu kanunlar da aslında eşyaya önem veriyor, insana daha az değer veriyor.
02:28Çünkü o zaman birisinin bir lirasını zorla aldığın zaman ağır ceza, öldürülsen daha az ceza gibi bir sonuç doğuruyordu.
02:35Bu yıllarda tartışıldı. Daha insane ceza olabilir mi?
02:38Cezanın fonksiyonu bir cezalandırma mıdır? İyileştirmemedir, ıslah etmemedir?
02:43Çok bunlar ceza felsefesinin konuları. Ama biz bugüne gelirsek,
02:46Türkiye'de nihayet son yıllarda çıkan affılar sonucunda,
02:49hukukçuların yaklaşık çoğunda, vatandaşın da yük kısmında, 150'den fazla kısmında şöyle bir algı oluştu.
02:56Bir suç işlersen ceza görmezsin veya bir yolu vardır yırtmanın diye ceza görmezsin diye.
03:01Bu maalesef yaygınlaştıkça da hem ceza kanunlarının ana hedefi olan,
03:06ana hitap ettiği kişi olan vatandaş üzerindeki cezasızlık algısı suç işleyeni teşvik edici
03:12ama mağdur olanı da üzücü.
03:14Bu defa kendi kendine intikam alma, kendisini cezalandırma eğilimini arttırıcı bir hal almaya başladı.
03:20Hukukçular arasında da son 10 yılda ceza avukatlığı Türkiye'de azalmıştı.
03:24Genel ceza avukatlarının çoğu ceza işlerini bırakıp diğer davalara yönelmeye başladılar.
03:29Bunun da sebebi temelde çünkü ceza avukatına gelen kişi de biliyor ki
03:33ceza almayacak ya da 4 yılın altında ceza alırsa hapise atmayacak.
03:36Bu şekilde öğrendiği için bu konuları ceza avukatına zaten ihtiyaç yok diyordu.
03:40Örgütlü suçlarda da zaten çok büyük bir örgüt varsa ceza almak çok zor.
03:44Mahkemelerin de onu ortaya çıkartması tek başına kolay değil.
03:47Çünkü örgütlü işleri yani bir eroin, bir insan kaçakçılığı, bir milletler arası suç örgütünü,
03:53mafya örgütünü çıkartmak kolay ortaya ama daha büyük mafya örgütlerini,
03:56çünkü bunların içinde bazen devlet yöneticileri de olabiliyor,
03:59kolluk kuvvetinden, adliyeden, değişik ekonomiden, bankadan suç ortakları oluyor.
04:04Onları yakalamak çok kolay değil. Onları da yakalamak uzmanlık işi zaten.
04:08Dolayısıyla bu büyük suç örgütleri de bazen cezalanmak çözüm değil.
04:12Çünkü gerçekten o zaman cezalandırdığın kişiler aslında esas kişiler değil.
04:16Onların ya cezayı üstlenen kişiler ya da cezanın nihayet son noktasında icra edenler.
04:21Yani alandaki piyonlar diyelim. Yani suçu oluşturan, eroin üreten, dağıtan, ithal eden patronlar değil de
04:28sokaktaki en son hapçıyı yakalamış oluyorsun. Bunlar da çözüm değil.
04:32Dolayısıyla bu tabi bir kanayan yara. Son adalet bakanımız daha geçenlerde bunu açıkladı.
04:37Cezasız dalgası yüksek Türkiye'de diye.
04:39Zaten Türkiye'de de adli yargıya güven son 20 yılda %90'lardan %40'lara düştü.
04:45Bunun için de avukatlara dahil, hakimlere dahil, savcılara dahil bugün adliyeden duymayacağımız şeyleri duyuyoruz.
04:51Bir savcı işte suç örgütünün ortağı çıkıyor. Bir hakim işte bagajında bilmem ne taşıyor.
04:57Ya da bir avukat böyle bir örgütü rahatça üstleniyor savunmasını.
05:00Bunlar kolay şeyler değil, toplumu da bozan şeyler.
05:03Bunlara ceza almadıkça da gittikçe normal yoldan senin benim gibi işte hakkını emeğiyle kazanan,
05:10beyniyle kazanan, fikriyle kazanan insanlar bezdirici bir durumla karşı karşıya kalıyorlar.
05:15Çünkü bir bakıyorsun bir beyaz yaka, bir devlet memuru, bir televizyon muhabiri, bir yayıncı
05:21düzgün para kazanarak bir ev almaya çalışırken, belki 20 senesini harcarken
05:25bir işi ne oldu belli olmayan bir kişi birdenbire 3-4 daire alabiliyor.
05:29Bir lüks arabaya binebiliyor. Bu da adaletsizliği artırıyor.
05:32Bu sefer esasında çalışarak bir yere gelemezsin kanısı oturuyor.
05:36Birçok şirkette, şirket sahibiyle de görüşüyoruz.
05:38Daima müşterilerimizden, müvekkillerimizden görüştüğümüz, yönettiğimiz sivil toplum kuruluşlarla da görüşüyoruz.
05:44Onlar da şu noktaya geliyorlar.
05:46Diyorlar ki ya Türkiye'de her şeyi düzgün yaparsan asla kazanamazsın.
05:51Bu kanı çok kötü. Bu hem ülkeye zarar veriyor hem de dürüst çalışanları da aslında yoruyor.
05:55Dürüst çalışanları da gittikçe yolsuzluğa sevk ediyor.
05:58Bakıyorsun hiçbir özelliği olmayan bir adam pat diye bir siyasi yere görev alıyor.
06:03Birdenbire serveti büyüyor, gelişiyor.
06:05Bir belediyede bir müdür oluyor.
06:06Birdenbire ailesindeki, kendisinde değil ailesinde birdenbire servetler ortaya çıkıyor.
06:11Bunun da aslında bir devlet metodu olarak bu tip yolsuzlukları engellemek için sert cezalar getirmesi gerekiyor ki
06:17dürüst vatandaş da hem devletine güvensin hem de kendi geleceğine güvensin.
06:21Peki efendim şimdi sosyal medyaya baktığımız zaman görüyoruz bir taciz olayı yaşanıyor.
06:26Daha sonradan o kişinin 5 tane suç kaydı olduğu ortaya çıkıyor.
06:29Tutuklanıyorlar, serbest bırakılıyorlar.
06:31Sonra sosyal medyada serbest bırakıldıklarına dair bir kamuoyu oluşuyor.
06:34Ondan sonra bir daha göz altına alıp bu sefer tutuklama kararı veriliyor.
06:37Yani biraz sosyal medya adaleti başlığı altında ilerliyor gibi işler.
06:40Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
06:42Bir hukuk devletinde normal bir durum mu?
06:44Şöyle aslında bütün mahkemeler Türk Milleti adına karar verir.
06:48Ve mahkeme kararlarının başında Türk Milleti adına yazar.
06:51Yani ilk derece mahkemesinde yazar bu.
06:53Danıştay'da yazar.
06:54Anayasa Mahkemesi'nde yazar.
06:55Ve bu kavram da 1789 Fransız İhtilali'nden sonra Fransa'da başlamış.
07:00Sonra bizim ülkemizde de yaygınlaşan bir kavram.
07:03Bunun anlamı şu, biz yargıyı kimse için yapmayız.
07:06Fatır için yapmayız.
07:07Devlet için de yapmayız.
07:08Biz de aslında hatalı bir bakış açısı şu.
07:10İnsanlar sanır ki yargı mahkeme devletin bir organıdır.
07:13Hayır.
07:14Mahkeme devletin organı değil de devletten üstündür.
07:17Devlet de çünkü taraf olduğu zaman devleti de yargılar.
07:19Eğer devletin organı olsa, devletin bir kuruluşu olsa devleti yargılayamazdı.
07:23Çünkü sonuçta nasıl bir işçi patronu yargılayamazsa
07:26o zaman mahkemelerde devletin bir organı olsa, bir odası olsa onu yargılayamaz.
07:31Dolayısıyla Fatih'in efsane bir olayda kendisini mahkemeye veren bir vatandaşı
07:36bakalım izlemiş.
07:37Hakim ne yapacak?
07:38Gelen adamı kovacak mı?
07:39Kadı.
07:40Yoksa Fatih'i çağıracak mı mahkemeye?
07:42Beni çağırmasaydı mahkemeyi faydalanmak için ben onu görevden alacaktım.
07:45Çünkü gerçek adalet değil diyor.
07:47Bu bir örnek tabii.
07:48Bu efsaneye doğruluk payı vardır yoktur ama güzel bir örnek.
07:50Şimdi bir hakim de devleti de yargılabileceğini,
07:53vatandaşla devletin ikisinin de taraf olabileceğini düşünmesi lazım.
07:57Zaten esasında bir suç işlendiği zaman da zarar gören devlet değildir.
08:02Toplumdur, kamudur.
08:03Savcı devlet adına konuşmaz.
08:05Kamu adına konuşuyorum der.
08:06Cumhuriyet savcısının görevi kamu adına yani toplum adına suçluyu cezalandırmak için dava açar.
08:11Mahkemede, millet adına yargılar.
08:13Buradan baktığımız zaman, şimdi demek ki bizim bu yargılama kültürümüzde bir kere
08:17devlet adına değil toplum adına yargılıyoruz.
08:20Halk adına karar veriyoruz.
08:21Twitter'da ya da sosyal medyadaki etki güçlerinin ne kadar suni mühendislik planları olduğunu,
08:27hesapla ilgili olduğunu, birçoğunun bilgisayarlarda yazılımla, sana zekâla yönetildiğini bilse
08:34herhalde oradaki karar veren mahkeme veya savcı bu kadar etkilenmez.
08:38Çünkü bunlarla ilgili, örneğin Twitter'da ya da diğer şeylerde tap olan, yukarıya çıkan olaylarda,
08:44çok sayılarda baktığımız zaman gerçek kullanıcının, bu şişirilmiş kullanıcıya göre
08:49%10 olarak da olduğunu görüyorsunuz.
08:51Bunun araştırmaları da var.
08:52Demek ki bunun aslında hakimler, savcılar şöyle düşünüyor.
08:54Halkın tepkisi var.
08:56Halkın tepkisini yok sayamayız diye düşünebiliyor.
08:58Fakat oradaki tepkinin aslında yapmacık olduğunu
09:01ya da o tepkiyi yönlendiren bir gücün olduğunu düşünmesi lazım.
09:04Çünkü bazen gerçek de olabilir ama acaba o tepki gerçek mi?
09:07Yani bugün bir trend topik oldu diye bir konu, bir tutuklamayı yapmalı mısın, bırakmalı mısın?
09:12Ondan etkilenmemel adalet.
09:14Öbür türlü ne kadar kalabalık toplarsa insanlar, bir aşiret kalabalık toplayabilir,
09:18bir cemiyet toplayabilir, bir cemaat toplayabilir, bir siyasi görüş toplayabilir.
09:23O zaman adliyenin önünde kalabalık yapıp bağıran herkes tahliye olursa,
09:27gerçek ya da sosyal medya açısından bu defa adalet olmaz.
09:31Gerçekten belki de o anda hakkı yenen mazlum biri hakkında aleyhine karar veriyorsun.
09:36Burada doğrusu adaleti düşünmektir.
09:38Zaten bizim adliyelerde biliyorsunuz bir kadın heykeli vardır, gözü bağlı, temiz.
09:43Roma okulundan geliyor, eski Yunan'dan geliyor.
09:45Şimdi bunun da sembolik anlamı zaten şu anlama geliyor.
09:48Ben karşımdaki, gözüm kapalı, karşımdaki kişinin kim olduğuna bakmam, olaya bakarım.
09:52Bakarsam kendisine etkilenmeyeyim diye gözümü kapattım diyor.
09:55Yani onun esprisi o.
09:56Şimdi adalette de yani burada çıkan hakim, kürsüye ya da koltuğundaki savcı,
10:02bu zengindir diye onu korursa ya da bu güçlüdür diye korursa,
10:05bu bakanın yeğeni diye korursa, bu adam siyaseten güçlü derse,
10:09o şekilde karar verirse gerçekten adaletin artık olmayacağı herkese vicdanıyla yerleşir.
10:14Herkes suç işlemeyi kendine hak görür.
10:16Çünkü herkesin çalma gücünde göre suç işlemeye başlar.
10:19Birisi bankayı dolandırır, birisi de gücü yetiyorsa bakkalı dolandırır.
10:24Önemli olan cezasızlık algısını oturtmamak, adaletin ne olduğunu göstermek gerekiyor.
10:28Buna rağmen, her şeye rağmen idealist hukukçular çok fazla.
10:31Yani adliyede avukatlar arasında, savcılar arasında hukukun anlamını bilen, uygulamaya çalışan büyük bir çoğunluk var.
10:38Ama bu büyük çoğunluk da gittikçe diğerlerinden etkilenip bozulabiliyor.
10:42Onun için özellikle avukatlarımızın, hakimlerimizin, savcılarımızın yetişmesi lazım.
10:46Bugün adliyelerimizdeki savcıdan hakimlerin çok az tecrübeleri, çoğunun.
10:502 yıllık, 3 yıllık, 5 yıllık hakimler maalesef adaleti anlayamadığı için dağıtamayabiliyor.
10:54Olayları kendi şahsi tecrübeleri de az olduğu için yorumlayamayabiliyorlar.
10:59Hakimlerin sık değişmesi bunu etkiliyor, yerlerin değişmesi.
11:02Hakimlerin az eğitim almış olması, özellikle çok çoğalan hukuk fakültelerinde birçok ders tamir verilmiyor, hocalar yeterli olmuyor.
11:10Ya da birçok ülkede, İngiltere'de, Amerika'da kürsü hakimleri uzun tecrübelerden sonra ancak karar verebiliyorlar.
11:16Bizde şimdi bakanlığın yeni uygulamasında hakim yardımcılığı getirildi.
11:20Yani hakimler önce bir yardımcı olacaklar diyenden sonra.
11:22Olumlu bir gelişme.
11:23Bugün İstanbul'da ben hatırlıyorum işte 20 seneden daha önce İstanbul'a gelen bir hakimin en az bir 20 yıllık tecrübesi olması gerekiyordu.
11:31Ankara, İstanbul gibi yerlere.
11:32Yani 20 yılda çalışmışsa Anadolu'da iyi tecrübeli bir hakimdi.
11:36Ama bugün 2 yıllık hakim de gelebiliyor, 3 yıllık da gelebiliyor.
11:38Bu da İstanbul özellikle büyük metropol İstanbul'daki sorunlar Anadolu'ya benzemiyor.
11:43Yani Anadolu'nun bir kasabasında sorun tipi azdır.
11:45Yaralamadır, orman kesmedir veya tarlaya sınır tecavüzdür falan.
11:49İstanbul'da dünyanın büyük metropollerinden daha fazla çeşit hukuki ihtilaf ve suç türleri var.
11:55Bunları çözecek de çok yetenekli polisi, hakimi, savcı avukatı olması lazım.
12:00Şöyle bir ifade kullandınız.
12:01Aslında özet olarak söylersek yargının bağımsız olması gerektiğini ve karşısındakinin kim olduğuna bakmaması gerektiğini söylediniz.
12:07Bu devlet büyükleri dahi olsa deniz.
12:09Bugünkü mevcut siyasi koşullarda değerlendirdiğinizde siz bunu gerçekçi ve mümkün buluyor musunuz?
12:15Eskiden de Türkiye'de çok farklı değildi belki ama son yıllarda biraz fazla olmuş olabilir.
12:19Bir de sosyal medya bunu her gün duyurduğu için de çok örneklere rastlıyoruz.
12:22Yani Türkiye'de de hani bundan 20 sene önce de belki bir polis milletvekiline ceza kesemiyordu.
12:28Bu yanlış bir şey.
12:29Bugün Amerikan Başkanlığı vahkime çağırıp yargılıyor.
12:32Ha bazıları bu sembolik reklam diyorlar ama bizde reklam olsun sonuç değil.
12:35Yani reklam da olsa adaletin sıradan vatandaş olan inancını kurmak için milletvekilini, bakanı, valiyi, kaymakamı
12:42yanlış yapan belediye görevlisini sorgulayabilmelisin.
12:45Bizim burada bir memurun memurlarla ilgili yargılama usulü kanunu var.
12:49Devlet çok memuru koruyor.
12:50Şimdi vatandaş vatandaşa bir haksızlık yaparsa hemen hakim önüne çıkıyor ama
12:54memur yaparsa memuru için soruşturmayı savcı memuru çağıramıyor.
12:59Ben memurun deyince savcı onun amirinden izin alması gerekiyor.
13:02Kaymakamdan, bakandan, belediye başka izin alması.
13:04O da memurunu koruyor.
13:05Bu defa bir de aslında dokunulmayan, dokunulamayan bir devlet kesimi oluşuyor.
13:10Bu defa o da şımarıyor.
13:11Gittikçe işte bakıyorsun geçerken yolda adam hızlıca, sen bekliyorsun trafikte.
13:16Adam basıyor, geçiyor.
13:17Bakıyor sıralı memur.
13:18Onu şikayet etsen onun üst amiri, kaymakamı, vali ya da belediye başkanı ya da müdürü
13:23hayır bir sorun yok diyor.
13:24Ona soruşturma izni vermiyor.
13:25Bu da gittikçe aslında siz bahsettiniz ya böyle bir kurgu olabilir mi?
13:29Vatandaşın devletle rastlaşmak.
13:31Evet doğrudur.
13:32Bu kurgu her zaman vardır zaten.
13:33Çünkü vatandaşın devletle olan güvenliği sarstığın zaman ortaya güvensizlik çıkar,
13:37terör çıkar, haksızlıklar çıkar.
13:39Onu bir çok yöne düşünmek lazım.
13:41Yani o da bir etkendir.
13:43Vatandaşın devlete güvenliği sarsıldığı zaman o zaman o vatandaş vergiyi rahat
13:47kaçırır.
13:48Gizlilik aldığı zaman elektriği de kaçak kullanır.
13:50Gizlilik aldığı zaman başka şey de yapar.
13:52Dolayısıyla önce buna hukuka saygıyı herkes oluşturacak ki.
13:56Bize şöyle bir şey vatandaş hukuka saygı duysun ama yöneticiler duymasın.
14:00Öyle bir şey olabilir mi?
14:01Olmaz o da oturmuyor.
14:02Peki Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan
14:06işte bu son yaşanan olaylara istinaden infaz yasalarında bir değişiklik yapacağız.
14:10Bunu hızlı bir şekilde yapacağız.
14:12Artık 6 yıl altında bir kişi dışarıda elini kolunu sallayarak gezemeyecek dedi.
14:17Çünkü 6 yılın altında hüküm giyen birisi adli kontrol şeklinde tahliye olabiliyordu.
14:21İnfaz yasalarında bir değişiklik bugün koşullarına baktığımız zaman şart mı?
14:25Şart o.
14:26Çok önemli.
14:27Çünkü gerçekten bugün Adalet Bakanı da bunu söylüyor.
14:29Savcılar, vakimler şöyle düşünüyor.
14:30Ben bu adama ceza versem ne olacak?
14:32Zaten bu dava 3 sene sürer, 4 sene sürer.
14:354 sene sürüp ben ceza verdiğim zaman cezası bunun kesinleşene kadar bir af maf çıkar zaten.
14:40Diyerek hiç olmazsa ben bu adamı karşıma almayayım diye düşünüyor.
14:43Çünkü hakim savcı da insan oradan bir yerden karşılaşabilir adamdan.
14:46Niye ceza verdin diye kınıyabilir, bir şey olabilir diye vermemeye çalışıyor.
14:50Bu da kötü bir şey.
14:51Bu defa da oradan çıkan adam da dışarıdaki mağduraya gidiyor.
14:54Bak gördün mü dışarı çıktım.
14:55Şimdi ne yapacaksın diyor.
14:56Böyle bir kısır döngüye giriyor.
14:58Aynı şekilde vergi de öyle.
14:59Vergi hafı çıkarıyorsun.
15:00İki devir balon oluşuyor.
15:01Vergi hafı çıkarıyorsun.
15:02Bu defa muhasebeci sana diyor ki bunu bildirmesen ne olacak şirket olarak?
15:06Bildirmezsin.
15:07Zaten vergi dairesi bunu soruşturana kadar, soruşturana kadar zaten bir haf çıkar.
15:11Bir sene, iki sene içinde yırtarsın diyor.
15:13Bu şekilde artık kaçakçılığa dair, suç işlemeye dair bir meşrulaştırma oluyor.
15:18Bu çok tehlikeli.
15:19Ticaret Bakanı Bakanlığı sitesinden bir açıklama yapıldı.
15:22Ve hileli gıda, taklit ürünler, ete domuz eti karıştıran firmalar gibi bir lista yayınlandı.
15:27Bu listenin içerisinde aslında var olan ancak yürütmeyi durdurma kararı alarak
15:31adının açıklanmasını engelleyen bir köfteciye dikkat çekti.
15:34Ben şunu merak ediyorum.
15:35Orada 500'ü aşkın bir firma var.
15:37Hepsinin ismi açıklanabiliyor.
15:38Ama Türkiye'de 200'den fazla restoran zinciri olan bir köfteci nasıl kendi ismini gizli tutturabiliyor?
15:44Şöyle burada mahkeme eğer bir firma hakkında bu firmanın ismi açıklanmasıyla karar verilmesi
15:50sonra ben saygı duyarım.
15:51Neden? Şöyle kabul ederim.
15:52Mahkeme bağımsız mahkemedir.
15:53İncelemiştir dosyayı, haklı bulmuştur.
15:55Yani eğer biz mahkemelerin kararlarının arkasında bir şey ararsak hepsini arıyoruz.
15:59Bu defa da bütün mahkemelerin kararı şaibeli hale geliyor ki onun sonu yok.
16:03Yalnız burada Türkiye'deki mevcut hukuk sisteminde işte bahsettiğiniz gibi
16:07orada böyle bir yolsuzluk var mahkemede, böyle bir haksızlık var.
16:11Mahkemede bilir işte tarafta belgede suç işleyen işte mahkemeden gider siparişle karar alır
16:16şeklinde bir algı oluşturulduğu için bu mahkeme kararı da belki çok doğru ve adildir.
16:21Ama bu algının kurbanı oluyor.
16:22Ne oluyor?
16:23Mesela güçlü firma bak karar aldı ismi açıklanmıyor diyor.
16:26Belki de o firma gerçekten de haklıdır.
16:28Mahkeme kararı da onu korumuştur geçici olarak.
16:31Çünkü açıklandığı zaman belki haksız yere itibarı zedelenecektir.
16:34Ben o yüzden mahkeme kararı olduğu zaman mahkeme kararı doğru olsun ve yanlış olsun
16:38saygı duyarım, vatandaş duyması lazım.
16:40Ancak mahkeme kararını inceleyecek üst makamlar vardır, hesakanın müfettişleri vardır
16:45onu arka planda inceler, cezası varsa o hakim de icabında meslekten atar.
16:48Böyle olması lazım diye düşünüyorum.
16:50Teşekkür ederim efendim.
16:51Verdiğiniz röportaj için toplumda merak eden birçok konuya açıklık getirdiniz.
16:55Sevgili Sarıyer Söz gazetesi takipçileri, hukukçu doktor Ali Yüksel'le beraberdik.
17:00Kendisine büyük bir eza teşekkür ediyoruz.
Yorumlar

Önerilen